07 Eylül 2010,Salı Sık Kullanılanlara Ekle Açılış Sayfası Üyelik Oturum Aç Ziyaretçi Defteri Reklam
Güncel | Yaşam | Politika | Spor | Ekonomi | Sağlık - Çevre | Magazin | Bilim - Teknoloji | Eğitim-Kültür-Sanat | Serbest Kürsü | Yazarlar |

29.01.2010 11:26 Bookmark and Share Yorum Ekle Arkadana Gnder Yazdrlabilir Sayfa Geri
Öğrendim..!
Tüm Yazıları
Sevgili hemşerilerim, internette dolaşırken yolum Edebiyat Kulübüne düştü.

Güzel pek çok eseri, yazarları, şairleri dolaşırken karşıma Mevlana'nın “Mektubat” adlı eserinden
alınmış bir bölüm geçti.

Okuyunca, bu kısacık yazıda bütün hayatın özetlendiğini gördüm.

Kendi adıma gereken dersleri almaya çalışıyorum.

Umarım Sizlerde kendi payınıza düşeni alırsınız.

* * * * *

Sonsuz bir karanlığın içinden doğdum.

Işığı gördüm, korktum.

Ağladım.

Zamanla ışıkta yaşamayı öğrendim.

Karanlığı gördüm, korktum.

Gün geldi sonsuz karanlığa uğurladım sevdiklerimi...

Ağladım.

Yaşamayı öğrendim.

Doğumun, hayatın bitmeye başladığı an olduğunu;
aradaki bölümün, ölümden çalınan zamanlar... olduğunu
öğrendim.

Zamanı öğrendim.

Yarıştım onunla...

Zamanla yarışılmayacağını,

zamanla barışılacağını, zamanla öğrendim...


İnsanı öğrendim.

Sonra insanların içinde iyiler ve kötüler olduğunu...

Sonra da her insanin içinde

iyilik ve kötülük bulunduğunu öğrendim.

Sevmeyi öğrendim.

Sonra güvenmeyi...

Sonra da güvenin sevgiden daha kalıcı olduğunu,
sevginin, güvenin sağlam zemini üzerine kurulduğunu
öğrendim.

İnsan tenini öğrendim.

Sonra tenin altında bir ruh bulunduğunu.. .

Sonra da ruhun aslında tenin üstünde olduğunu öğrendim.

Evreni öğrendim.

Sonra evreni aydınlatmanın yollarını öğrendim.

Sonunda evreni aydınlatabilmek için önce çevreni aydınlatabilmek

Gerektiğini öğrendim.

Ekmeği öğrendim.

Sonra barış için ekmeğin bolca üretilmesi gerektiğini.

Sonra da ekmeği hakça üleşmenin, bolca üretmek kadar
önemli olduğunu öğrendim.

Okumayı öğrendim.

Kendime yazıyı öğrettim sonra...

Ve bir süre sonra yazı, kendimi öğretti bana...

Gitmeyi öğrendim.

Sonra dayanamayıp dönmeyi...

Daha da sonra kendime rağmen gitmeyi...

Dünyaya tek başına meydan okumayı öğrendim genç yasta...

Sonra kalabalıklarla birlikte yürümek gerektiği fikrine vardım.

Sonra da asil yürüyüşün kalabalıklara karşı olması gerektiğine vardım.

Düşünmeyi öğrendim.


Sonra kalıplar içinde düşünmeyi öğrendim.

Sonra, sağlıklı düşünmenin kalıpları yıkarak düşünmek
olduğunu öğrendim.


Namusun önemini öğrendim evde...

Sonra yoksundan namus beklemenin namussuzluk olduğunu;
Gerçek namusun, günah elinin altındayken,
günaha el sürmemek olduğunu öğrendim.


Gerçeği öğrendim bir gün...

Ve gerçeğin acı olduğunu...

Sonra dozunda acının, yemeğe olduğu kadar hayata da
“lezzet” kattığını öğrendim.

Her canlının ölümü tadacağını,
ama sadece, bazılarının hayatı tadacağını öğrendim.


Ben dostlarımı ne kalbimle nede aklımla severim.

Olur ya ...

Kalp durur ...

Akıl unutur ...

Ben dostlarımı ruhumla severim.

O ne durur, ne de unutur ...


(MEVLANA)

* * * * * * * * * * * * * * * * *
TEBRİK VE İKİ KELAM ...!

Kahramanmaraşımızın yetiştirdiği güzide evlatlarından; Çok kıymetli arkadaşım Dr.Gökhan GÖKŞEN beyefendinin, 12 Şubat Kurtuluş Bayramımızın Milli bayram olması için ortaya koyduğu fikri çok beğendim.

Bundan sonrası iş Sayın Milletvekillerine ve onları bu uğurda teşvik edecek İl ve ilçe başkanı arkadaşlarımıza düşüyor.

Bu kanun teklifine tüm hemşerilerimizde sahip çıkmalıdır. Ama lütfen elimizi çabuk tutalım. Yoksa Maazallah Antepli iş bitirici kardeşlerimiz kalkar bu işide elimizden alıp Antep'in kurtuluş gününü milli bayram olarak kutlatabilirler.

Tek madalyalı şehir olma ünvanımızı daha dün kaptırdığımız gibi, bu konuyuda kaptırmayalım.

Benden söylemesi vebali elinde etkisi yetkisi olanların boynuna.

Erkan ŞERBETÇİ
Email: eserbetci@hotmail.com

Bookmark and Share KANAL46.TV

29.01.2010 11:26 Tarihinde Eklendi.  Kategori : Yazarlar.  
şerbetci GARDAŞIM
yazılarınızla bu şehrin insanların ihtiyacı ilgileniyorsunuz ama bunu bilen duyan varmı böyle belediye olmaz böyle insanlar olmazlar

Yazarlar kategorisindeki diğer başlıklar
Milli Eğitim Müdürü ve taciz iddiaları..
Anadolu’nun son kaplanı...
Memur-Sen’in işgüzarlığı, MHP’yi güç durumda bıraktı!
Kahramanmaraş’ın kara sevdalıları…
Altı boş başkanlara değer vermeyin...
30 Ağustos ve hatırlattıkları…
Kültür ve turizm kahramanları...
Kahramanmaraşspor’un hali ne olacak?
Kozludere’nin fos kozu
Evet mi, hayır mı, güvercin mi, duman mı?
Teşvikten sonra Büyükşehir…
Büyük şehir hayali…
Farkına varamıyorsanız...
Kahramanmaraşlılar Bakan istiyor…
Vehimlerle ülke yönetmek....
Asıl terbiyesizliği yapan kim?
Belediye'den ‘fosseptik çukur aç’ önerisi..
Demokrasi keyfi…
Yardıma davet ve önemsiz şeyler..
'Ne oldum delisi' hastalığı…
Sakarya’dan dostlara selam olsun…
Göksun yolu, şantiyeler ve işsizlik…
Sür sürenin
Kahramanmaraş'ım…

1   2    3    4    5    6    7    8    9    10    »»

 
UYARI !
Internet sitemiz 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır.
Haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması önceden yazılı izin gerektirir.
Ancak; internet ortamında ise kaynak gösterilmek koşuluyla yeniden yayımlanabilir.
rss  xml  

podcast
Adres: Şazibey Mah. Karocular Cad. No: 17 KAHRAMANMARAŞ
Telefaks.: 0.344 224 20 68 e-mail: info@kanal46.com