AJANS-46

Bizi Takip Edin!

BEŞEN SİGORTA
BEŞEN SİGORTA

Adil ve refahı yükselten bir düzen sağlanmalı

Başbakan Yardımcısı Arınç, "Her ülkenin kendine has şartları vardır. Ortak olan temsilde adalet, yönetimde istikrarı mümkün kılacak, refahı yükselten bir düzeni sağlamaktır" dedi.
fb-share
  • Yazdırılabilir Sayfa
  • 26.05.2014 17:15 Tarihinde Eklendi.  Kategori : POLİTİKA.

    Başbakan Yardımcısı Arınç, "Her ülkenin kendine has şartları vardır. Ortak olan temsilde adalet, yönetimde istikrarı mümkün kılacak, refahı yükselten bir düzeni sağlamaktır" dedi.

    Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, her ülkenin ve bölgenin kendine has şartları, öncelikleri, yöntemleri ve mekanizmalarının olduğunu belirterek, "Ancak ortak olan temsilde adalet, yönetimde istikrarı mümkün kılacak, zulmetmeyen, yoksullaştırmayan refahı yükselten bir düzeni sağlamaktır. Bu sağlanmadığı zaman neler olabileceğini halk hareketleri sürecinde gördük ve görüyoruz" dedi.

    Arınç, Katar'ın başkenti Doha'da düzenlenen El Cezire Forum'un açılışında yaptığı konuşmada, böyle bir programa katılmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

    Forum'un kısa bir geçmişe sahip olmasına rağmen, katılımcı düzeyi ve ele alınan konuların içeriğiyle şimdiden Ortadoğu’nun ve dünyanın en önemli etkinliklerinden birisi haline geldiğini ifade eden Arınç, "Bölgemizin ve dünyanın sorunlarını, daha iyi bir dünya ve Ortadoğu için çalışan, okuyan ve yazan farklı kesimlerle konuşmak başlı başına bir değerdir" dedi.

    Toplantının bu yılki konusunun "Arap Dünyasında Değişim: Nereye” olarak seçilmesinin yerinde ve zamanlıca olduğunu, kısa geçmişine bakıldığında Forumun bizzat kendisinin bile, bu değişimin "nereye doğru olduğuna" dair bir cevap verdiğini söyledi.

    Bu toprakların asırlar boyu, büyük peygamberler, liderler ve medeniyetler gördüğünü aktaran Arınç, şöyle devam etti:

    "Bilgi ve kültür bu coğrafyada büyümüş; ilim ve irfanla yıkanmış, büyük bir medeniyet olarak günümüze gelmiştir. Kadim bir medeniyet ve geniş bir hoşgörü atmosferi, bu bölgenin en önemli mirası olarak karşımıza çıkıyor. Farklı dinler, mezhepler ve kültürler bu topraklarda birlikte yaşamıştır. Bu açıdan Arap dünyasına baktığımızda, genellemeler yapamayacağımız bir coğrafya görüyoruz. Bugün Fas ile Ürdün, Mısır ile Tunus, Libya ile Suriye birçok farklı özelliklere sahiptir."

    "Değişimin ruhu"

    Bu medeniyetin geleceğini konuşmanın tam vakti olduğunu vurgulayan Arınç, "Son yüzyılda büyük sıkıntılar atlatan coğrafyamızda, artık büyük bir değişim ve dönüşüm hamlesi var. Ortadoğu’da, Afrika’da, Asya’da ve Uzakdoğu’da değişimin ruhu, yaşanan tüm sıkıntılara rağmen dimdik ayaktadır. Bu süreci devam ettirmenin en önemli yolu, bölgemizin ve coğrafyamızın geleceğine dair vizyonları açıkça ortaya koymak ve konuşmaktır. Bölge ve coğrafya derken sadece Müslümanları kastetmiyorum. Özellikle farklı dini inançlara mensup kesimler de asli unsurdur ve bütünümüzün mütemmim cüzüdür" diye konuştu.

    Arap dünyasının nereye gideceği sorusunun cevabının da bu birliktelik ve bütünleşmede gizli olduğunu ifade eden Arınç, şunları kaydetti:

    "Bu coğrafya, dünyanın kalbidir. Ve kalbimizde bir sızı varsa, küresel düzende de bir sıkıntı vardır demektir. Bugün öne çıkan değişim arzusu ve gücü, sadece coğrafyamızı değil, tüm dünyayı ayağa kaldıracak dinamik bir ruhu temsil etmektedir. Bu ruh sayesinde, dünyanın kalbi olan bölgemiz, sağlıklı bir değişim süreciyle, küresel düzenin de sağlıklı bir şekilde işlemesine yol açacaktır. Ortadoğu devletleri ve Arap dünyası, yeniden dünyanın önemli bir denge unsuru olacaktır.

    Değerli kardeşlerim, Her ülkenin ve bölgenin kendine has şartları, öncelikleri, yöntemleri, mekanizmaları vardır. Ancak ortak olan temsilde adalet, yönetimde istikrarı mümkün kılacak, zulmetmeyen, yoksullaştırmayan refahı yükselten bir düzeni sağlamaktır. Bu sağlanmadığı zaman neler olabileceğini halk hareketleri sürecinde gördük ve görüyoruz. Aralık 2010’da Tunus’ta başlayan ve birçok ülkeye yayılan hareketlenmelerin temel özelliğinin, hak ve adalet arayışı olduğunu, Libya, Yemen’de, Mısır’da ve en son Suriye’de halkından kopuk yaşayan yönetimlerin artık süreleri dolmuştu."

    "Türkiye'deki deneyimlerden bir sonuca ulaşmaya çalıştık"

    Arınç, Katar'ın başkenti Doha'da düzenlenen El Cezire Forumun açılışında yaptığı konuşmanın ardından Katar Başbakanı ve İçişleri Bakanı Şeyh Abdullah bin Nasır bin Halife Al Sani'yle bir araya geldi.

    Görüşmenin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Arınç, "Arap Dünyasında Değişim: Nereye" başlıklı forumda Türkiye deneyiminden hareketle, Arap ve İslam dünyasında yaşanan değişimlere değindiğini anlatarak, "Çekilen sıkıntılar, sebepleri ve bundan sonraki sonuçları, Arap dünyası, Kuzey Afrika, Ortadoğu ve yönetimlerin neler yapması gerektiği, Türkiye'deki deneyimlerden, kendi ölçeğimizde yaptığımız reformlardan bahsettik, bir sonuca ulaşmaya çalıştık" diye konuştu. 

    Forumun 3 gün süreceğini ve farklı konuların tartışılacağını, Türkiye ait bir bölümün de olduğunu belirten Arınç, "Türkiye'ye ait bölümde, bilebildiğim kadarıyla AK Parti, Cumhuriyet Halk Partisi ve Halkların Demokratik Partisi adına bazı konuşmalar yapılacak. Bazı toplantılara ben de katılma arzusu içerisindeyim" şeklinde konuştu.

    Forumda Türkiye'nin en üst düzeyde temsil edildiğini hatırlatan Arınç, "El-Cezire Forumu'nun mutlaka yararlı olacağını düşünüyorum. Bu forumun verimli ve başarılı olmasını en içten şekilde temenni ediyorum" dedi.

    "Ortadoğu dediğimizde..."

    Türkiye'nin Arap dünyasıyla medya alanında işbirliğini arttırması gerektiğinin altını çizen Arınç, şunları kaydetti: 

    "Özellikle gençlerin de bu sürece katılmaları için, onlarla işbirliği yapılması gerekli. Tabi ki Arap dünyası veya coğrafyası dediğimiz zaman sadece Müslümanları da kasdetmiyoruz. Bu topraklar üzerinde farklı inançlar da farklı medeniyetler de geçmişten bu yana oldu. Hepsini birbirinin mütemmim cüzü kabul ediyoruz. Dolayısıyla Arap ülkeleri, İslam ülkeleri, bu coğrafya, dediğimiz zaman müşterek bir kaderi yaşadığımızın farkındayız. Ama ben konuşmamda özellikle Suriye'de yaşanan vahşete dikkati çekmek istedim. Mısır'da binden fazla verilen idam kararının ne anlama geldiğini ifade ettim. Libya'da son günlerde yaşanan travmadan bahsettim. Bütün bu olaylara karşı, hem Afrika'nın hem Ortadoğu'nun hem Asya'nın hem de İslam coğrafyasının hangi konular üzerinde odaklanması gerektiğini ifade ettim. Dolayısıyla Ortadoğu, Arap alemi dediğimiz zaman, sadece Müslümanları değil bu topraklarda yaşayan kadim medeniyetleri de kasdediyoruz." 

    Katar Başbakanı'yla görüşmelerine değinen Arınç, Katar'la Türkiye arasındaki ilişkilerin çok iyi düzeyde olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:

    "Son yıllarda bu siyasi ilişkilerimiz ekonomik anlamda da büyük gelişme gösterdi. Şu anda Türkiye'den 60 büyük yatırımcı, Katar'da 13,5 milyar dolar değerinde iş aldılar. Bunlar altyapı hizmetlerinden ulaşıma, büyük binaların müteahhitlik hizmetlerine kadar devam ediyor. Katar'da 2022 Dünya Kupası oynanacak. Katar bunun için 100 milyar dolarlık bir yatırım portföyüne sahip. Bundan da en büyük payı Türk yatırımcılarının aldığını biliyoruz. Katar'la Türkiye arasında savunma sanayine yönelik işbirliği mevcut. Artık Türkiye ürettiği corvettelerden, insansız hava araçlarından ve diğer silah gereçlerinden Katar'a satmaya başladı. Bunları üretmek üzere sözleşme yaptı.Turizm, eğitim, kültürel ilişkilerimiz de fevkalade güçlendi. Sayın Başbakan'la geldiğimiz noktayı görüştük. Bundan sonrası için yapılması gereken hususlarda, işbirliği içerisinde olduğumuzu fark ettik."

    "Başbakan Erdoğan'ın Almanya ziyareti"

    Bülent Arınç, Başbakan Erdoğan'ın Almanya'nın Köln kentinde, UETD'nin kuruluşunun 10. yılı dolayısıyla düzenlenen etkinlikte yaptığı konuşmayı, Türkiye'de televizyonlardan izlediğini ifade ederek, şunları söyledi: 

    "Çok kalabalık, çok heyecanlı büyük bir katılımın olduğu, büyük bir coşkunun üst noktaya ulaştığı bir toplantıydı. Sayın Başbakan, Türkiye'de de kısmen dinlediğimiz ama Avrupa'da olması hasebiyle biraz daha çeşitlendirdiği önemli konulara temas etti. Zannediyorum 40 bin kadar yurttaşımızın katıldığı toplantı oldu. Salonun dışında uzaklarda bazı protesto gösterileri olsa da biz bunları çok önemli saymıyoruz. Önemli olan 3 milyon yurtdaşımızın yaşadığı Almanya'da dolayısıyla bütün Avrupa'da Türkiye Başbakanı'nın bir mesaj vermesiydi. Bu mesajı herkesin çok iyi aldığı kanaatindeyim. Başarılı bir konuşmaydı umuyorum ki yurttaşlarımız bundan fevkalade memnun oldular."

     

    (AA)

    21420  kez okundu.

    Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk Yorumu Yazan Siz Olun !

    Yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan; küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım. Detaylı bilgi için Gizlilik Kurallarını okuyun

    Yorum Yazın



    Yandaki kutuya güvenlik kodunu giriniz



    • Google+
    • fb
    • tw
    • yt
    • rss
    Gizlilik Kuralları

    UYARI !
    Internet sitemiz 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır. Haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması önceden yazılı izin gerektirir. Ancak; internet ortamında ise kaynak gösterilmek koşuluyla yeniden yayımlanabilir.


    Telefon & Fax : +90 (344) 235 0643

    kanal46.com aa  iha abonesidir.