Bizi Takip Edin!

NEJAT KARPUZOĞLU

'Ah' Memleketim..

Bir 'ah' çekerek, başlamak zorunda kaldım yazıma. Hele bu memlekete aşık bir insansanız bir sevda türküsü gibi, düşmez dilinizden Kahramanmaraş. Biraz eski heyecanlardan bahsetmek istiyorum.
fb-share
  • Yazdırılabilir Sayfa
  • 27.11.2017 12:20 Tarihinde Eklendi.  Kategori : Yazarlar.
    Mustafa Önyurt
    Mustafa Önyurt Tüm Yazıları

    Bir 'ah' çekerek, başlamak zorunda kaldım yazıma. Hele bu memlekete aşık bir insansanız bir sevda türküsü gibi, düşmez dilinizden Kahramanmaraş. Biraz eski heyecanlardan bahsetmek istiyorum.

    Bakırcılar çarşısından şöyle bir uzandığımızda, seslerin ahenkli inişlerinde geçmişin izlerini yakalarsınız. Kahramanmaraş tarihi zenginliği ve kültürel değerleri ile geniş bir mozaik. Bu mozaikte neler bulunmaz ki; dondurma kültüründen oymacılığa, tekstilden bakırcılığa biberciliğe uzanan dopdolu maharetlerimiz. Şehrimizin geçmişinde ipek yolunun bıraktığı, kültürel zenginlikler. İnsan çeşnisinin fazla olması sebebi ile geniş bir kültür yatağı. Bunların temelinde bizi ayakta tutan, sağlam geleneklerimiz, yavaş, yavaş kaybolmaya yüz tutmuş.
    Temelinde insan sevgisi ile bezenmiş, o güzelliklerimiz nerede? Hele bizim bir araya geldiğimiz toplantılarda, insana ait bütün değerlerle, Maraşlı olmanın, insan olmanın güzelliğini yaşardık. Kış gecelerinde soba başlarında, yüreklere sıcak sohbetler akıverirdi. O güzellikler, yardımlaşmalar, rahatlamaları birer, birer yok ediyoruz. Birbirimize kalben de yakın olduğumuz ahşap evlerden sıyrılıp, apartman hayatıyla içimize kapandık. Kalp kapılarımızı da çelik kapılarla kapattık. Cıvıl, cıvıl bir Maraş yerine içine kapanık bir toplum oluştu.

     J.Rahsen‘in dediği gibi ”İnsan kendinin farkında olmadıkça bir hiçtir.”
    Bunun için kendimizden ve yaşadığımız sokaktan başlamalıyız ne doğru, ne yanlış diye sorgulamaya! Mekânlar insanları, insanlarda mekânları şekillendirir. Burada bu yaptırımları, en iyi yönleri ortaya çıkaran insanlardır Çünkü hayat bize istediklerimizi sunar, öyleyse istemesini niye becer edemiyoruz. Diğer kentler nasıl yapıyor bu bu işi öyleyse bizde bir sosyolojik eksiklik var toplum olarak. Bu kentin çıtasının nerde olmasının bilinci mi yok insanımızda?! Tarihi yapısı ve coğrafi konumuyla Kahramanmaraş bunu çoktan hak ediyor.

    Bir birimizle selamlaşmayı bile çok görmeye başladık, sohbetlerde matematiksel konular ağır basmaya başladı.. Toplumlar kültürüyle ayakta kalır. Devletin bütünlüğüne temel olur,

    kimlik olur. Teknolojiyi takip ederken, kültürel zenginliğimizi de muhafaza edelim.

    Uzunoluk’tan şöyle bir uzandığımızda. Sütçü İmam çeşmesindeki berraklıkta, korunan bir namusun şerbetini içersiniz!

    Savurduğu süt kadar saf imanın dan aldığı inançla düşmana ilk kurşunu sıkan, Sütçü İmamın torunları olduğumuzu unutmayalım. Bir Cuma namazın da bağımsızlığa ilk adımı atan, bayrağımıza sahip çıkan bir neslin çocuklarıyız. Bir çınarın heybetli gölgesinde, Sütçü İmamın mezarı, şahsiyeti bizler için önem arz eder.

    Yaşlı çınar nöbetine devam ediyor, edecekte! Kendini kurtaran şehir olmanın şerefini taşıyan bu şehir, kendi öz kültürünü de korumasını iyi bilir, bilmelide!

    İşte bunun için kültürel varlıklarımıza, değerlerimize hep birlikte; şahıs olarak kurum olarak sahip çıkalım!

    Bu şehir mevcut kültürel değerleriyle, tarihi dokusuyla iyi bir tanıtım bekliyor. Bu kutsal görevde kurumların, yetkili mercilerin diyalog içinde, tarihçisiyle, kültür adamlarıyla iş birliği içinde harekete geçmesini bekliyoruz. Çünkü memleketimiz yazarıyla şairiyle, tarihçisiyle, sanat adamlarıyla dolu bir bir potansiyel. Bütün mesele iyi koordinasyonla bu insanları bir araya getirmek. Bizler de bu işin içinde biri olarak düşen görevin, bir kutsiyet olduğuna inanıyoruz.

    Bu kentin üzerine ne de güzel dökülmüş Şair Mehmet Gemci hocamızın “Güneş Kekre Bir Ayva veya Maraş’ta Sonbahar” adlı şiirinden şu birkaç mısrası;

    Burası Ahırdağı şehri

    Mevsim sonyaz

    Gayrı damlardaki firikler de tarhana olur

    Ve inceden inceye dizilerek kilere konur

    Artık evlerde sobalar kurulur

    Misafirlere kuru üzüm ve ravanda şerbeti ikram edilir

    Sıcak sohbetlerin kıyısına bir de cevizler kırılır

    Çay demlenir, muhabbet koyulaşır ve gece uzar

    Söz, Necip Fazıl, Karakoç ve Zarifoğlu’na varır

    Mehmet Akif ‘in ‘Bülbülü’ nden geçilerek

    Yahya Kemal’in ‘Rindlerin Ölümü’ nde durulur.

    Hoşçakalın!
    Mustafa ÖNYURT

    Etiketler : Memleketim,
    1241876  kez okundu.

    Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk Yorumu Yazan Siz Olun !

    Yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan; küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım. Detaylı bilgi için Gizlilik Kurallarını okuyun

    Yorum Yazın



    Yandaki kutuya güvenlik kodunu giriniz



    • Google+
    • fb
    • tw
    • yt
    • rss
    Gizlilik Kuralları

    UYARI !
    Internet sitemiz 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır. Haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması önceden yazılı izin gerektirir. Ancak; internet ortamında ise kaynak gösterilmek koşuluyla yeniden yayımlanabilir.


    Telefon & Fax : +90 (344) 235 0643

    kanal46.com aa  iha abonesidir.