AJANS-46

Bizi Takip Edin!

BEŞEN SİGORTA

Anlayana Sivrisinek, anlamayana Davul…!

'' Kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla '' mukabilinden anlayanlar için sivrisinekler o kadar güzel orkestradır ki...
fb-share
  • Yazdırılabilir Sayfa
  • 30.07.2013 13:09 Tarihinde Eklendi.  Kategori : Yazarlar.
    H.Mustafa Karaaslan
    H.Mustafa Karaaslan Tüm Yazıları

    '' Kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla '' mukabilinden anlayanlar için sivrisinekler o kadar güzel orkestradır ki...

    Fıkralardan ders almak gerek...

    Churchill ismini çoğumuz duymuşuzdur…

    Hani şu tarihteki İngiliz Başbakanı…

    Churchill bir gün akıl hastanesine teftişe gitmiş…

    Bir hastanın kendisine dikkatle baktığını görünce, yanına yaklaşmış ve sormuş…

    Hayrola beni tanımadın mı?

    Hayır, tanımadım, kimsin sen?

    Ben kudretli İngiliz İmparatorluğu'nun Başbakanıyım…

    Akıl hastası gülmüş...

    Ben de öyle başlamıştım, sonra buraya getirdiler.

    Fıkra bu…

    Kimlik Gazetesinin sahibi ve yazarı Mehmet Fiskeci abimiz, 20 Temmuz 2013 günü köşesinde; “Geçmişte mal gibi adamlar belediye meclis üyeliği yaptı. Sözüm ona beni temsil etti. Kendini temsil etmekten aciz adamlar, işin havasında oldular, rantından yana tutum içine girdiler, başkalarının hayır ve hasenatları üzerine inşa ettikleri rant pastasındaki payın en büyüğünü kendilerine ayırdılar. Böyle tıynetsiz, böyle kaba, böyle çıkarcı, böyle şapşal adamlar da, geçmişte yerel yöneticileri zor durumda bıraktılar, yerel yönetimlerin adını kötüye çıkarttılar. Allah belanızı versin e mi?” diyerek yazdı…

    Mehmet Fiskeci abimizi tanırım…

    Demek ki anlatılanlardan çok etkilenmiş ve kızmış…

    Yoksa bu kadar açık ve net yazmaz beddua etmezdi…

    Kanayan yaradır ilimizde, yıllardır bir imar rantçılığından bahsedilir…

    Ama bir babayiğit çıkıp konuşmaz…

    Çark nasıl döner, kimler pastaları götürür, kimler menfaat sağlar hep muammada kalmıştır…

    Mehmet Fiskeci abimiz yazısında, Belediye meclis üyesi der, ama isim vermez…

    Sadece Trabzon caddesinde esnaf der...

    Benim bildiğim, Trabzon caddesinde iki tane meclis üyeliği yapmış esnaf var…

    Bunlardan hangisi acaba, yoksa ikisi de mi?

    Hadi ben, bir adım ileri taşıyayım bu konuyu…

    Bana gelen birçok ihbar var.  Duyduklarımdan ve gördüklerimden. Altın vuruş yapanı mı dersiniz, yoksa gümüş vuruş yapanı mı istersiniz...

    Armudu çöpüyle götürende var, üzümü sapıyla götürende var…

    Dürüstlüğüne güvendiğim Sayın Başkan’ın ve bazı meclis üyelerinin bunlardan haberleri olduğunu düşünmüyorum...

    Çünkü; Teknik olarak yani yemeğin pişirildiği yer, İmar müdürlüğüdür…

    İmar’da yemek pişer, o yemeğin zehirli mi, zehirsiz mi olduğunu ancak ve ancak işin içinde olanlar bilir…

    Şimdi diyeceksiniz ki; ya yeter bir isim ver kardeşim…

    Vereyim vermesine de, isim vermemle bu işler son bulur mu?

    İsim vermem bazı şeyleri değiştirir mi?

    Evet mi diyorsunuz?

    Bende Mehmet Fiskeci abimiz gibi yazayım o zaman üstü kapalı…

    Eski bir İmar Müdürü…

    İddialar çok, hem de öyle yabana atılacak türden değil…

    Sayın Başkanında kulağına mutlaka bu tür ihbarlar gitmektedir ve bu konuda görev yaptığı yıllar içerisinde önlem aldığını tahmin ediyorum…

    Ne kadar önlem alsa da, insanoğlunun hamurunda açgözlü oluşu karşısında ancak ve ancak kendisine ulaşan varsa ihbarlar hakkında gerekli işlemleri yaptığı kanısındayım...

    Buradan birazda muhalefet parti yöneticilerine sitem etmeden geçmek olmaz…

    Yereldeki, muhalefet partileri bu konuda ne yapar?

    Bence seçim tarihlerine kadar koltuklarında fotoğraf çektirir, seçim günü yaklaştığında halktan oy istemeye kalkarlar. Doğal olarak Halk’ta, rahmetli Erbakan Hoca'nın çok güzel bir sözünü hatırlatır kendilerine. Hadi oradan, hadi oradan…

    Bir sitemde, Mimar ve Mühendis odalarına, kamu adına denetim yapmadıklarından bu sıkıntılar ortaya çıkmaktadır. (Denetim yapmadıklarının sebeplerini bir başka yazımızda değiniriz)

    Yazımın başında Mehmet Fiskeci abimiz kendilerine rant sağlayan yetkililere Allah belanızı versin emi demişti…

    Ben ise beddua etmiyorum, '' Allah, kimseye taşıyamayacağı makam ve servet vermesin... Leoparın üzerindeki kıymetli kürkü bile onu hayvanlıktan kurtaramamış'' diyorum…

    Bir şey daha ekliyorum, makamlar, koltuklar hiçbir zaman insanlara baki değildir…

    Fuzuli’nin de söylediği gibi;
    Mey biter saki kalır, Her renk solar haki kalır,
    Diploma insanın cehlini alsa da, Hamurunda varsa eşeklik baki kalır…

    Anlayana Sivrisinek… , anlamayana Davul…!

    H.Mustafa KARAASLAN
    Hmka_@hotmail.com

    92381  kez okundu.

    BU HABER HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR

    03.08.2013 13:43
    Dayı diline sağlık Ellerine sağlık
    Dayı diline sağlık Ellerine sağlık Kalamin her daim keskin kılıç olması dileğiyle..
    31.07.2013 14:42
    keşifler ve icatlar ansiklopedisigbi k.
    keşifler ve icatlar ansiklopedisigbi k.maraş belediyesi baş belirsiz meydan işsiz
    Yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan; küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım. Detaylı bilgi için Gizlilik Kurallarını okuyun

    Yorum Yazın



    Yandaki kutuya güvenlik kodunu giriniz



    • Google+
    • fb
    • tw
    • yt
    • rss
    Gizlilik Kuralları

    UYARI !
    Internet sitemiz 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır. Haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması önceden yazılı izin gerektirir. Ancak; internet ortamında ise kaynak gösterilmek koşuluyla yeniden yayımlanabilir.


    Telefon & Fax : +90 (344) 235 0643

    kanal46.com aa  iha abonesidir.