PRESTİJ STONE 728x90

Bizi Takip Edin!

BEŞEN SİGORTA
BEŞEN SİGORTA

ARMADAŞ, özel günler ve 12 Şubat rantçıları…

Meğer memleketimin ne çok kanayan yarası varmış.
fb-share
  • Yazdırılabilir Sayfa
  • 16.02.2013 16:06 Tarihinde Eklendi.  Kategori : Yazarlar.
    Akın Ozan
    Akın Ozan Tüm Yazıları

    Meğer memleketimin ne çok kanayan yarası varmış.

    Telefon eden herkes bir yarayı kaşıdı, kanattı.

    Kimi zaman yarayı tımar edici yaklaşımlar sergilendi kimi zaman yarayı dağlayıcı kelimeler sarf edildi.

    Sanıyorum bu serzenişler kişinin o kanayan yaradan ne kadar zarar gördüğü ile paraleldi.

    Ancak 1978 yılında yaşanan o tatsız olayla ilgili teklifime çok destek geldi, hatta bazı okurlarım; ‘Bu işi bu kadarcık yazı ile geçiştirme; geniş geniş yaz ve biz bu yazını gereken yerlere gönderelim’ teklifinde bulundular.

    Biliyorum, biliyorum; “ARMADAŞ ne oldu?” diye soruyorsunuz

    Ne olacak; iktidar partisinin il yönetimine kapağı atıp yönetimde de iyi bir yere gelen dolayısıyla da arkasını siyasete dayamış olan ARMADAŞ’ın Sayın Genel Müdürü, vatandaş diye bilinen sıradan insanlarla muhatap olmama geleneğini sürdürmeye devam ediyor.

    Olsun biz onların bu suskunluğunu ‘SÜKÛT İKRARDAN GELİR’ sözü mucibince anlıyor olaydaki haklılığımızın keyfini çıkarıyoruz.

    Çıkarıyoruz çıkarmasına ama şişirilen faturalarımız, alakasız günlerde gelmeye ve bizi Binevler‘de bulunan ve önü araç otoparkı kılıklı yere gitmeye, 80 öncesindeki tüpgaz kuyruğu gibi kuyruğa girmeye, asık suratlı ve işini kaplumbağa hızı ile yapan çalışanlarının karşısına çıkmaya, her şeyden öncede kredi kartı ile değil peşin para ile borcumuzu ödemeye mecbur ediyorlar.

    Kısacası; sevgili dostlar, bu zatı muhteremler, ‘vatandaş’ ismini verdikleri ve yöneticisi bulunduğu partiye oy vermekten başka işe yaramayan bizleri ve dolayısıyla da sizleri adam yerine koymadılar, koymuyorlar ve bu gidişle de koymayacaklar.

    Sanıyorum bunlar; ‘KESER DÖNER, SAP DÖNER, GÜN GELİR HESAP DÖNER’ atasözünü unutmuşlar.

    Şimdi ben diyeceğim ki; ‘Zamanı gelince biz de bu düşüncede olanları adam yerine koymayalım’ ama biliyorum ki kış bittikten 18 gün sonra biz her şeyi unuturuz.

    Peki, neden 18 gün?

    Valla ben bilim adamlarının yalancısıyım bizim ‘Balık Hafızalı’ olduğumuzu söyleyen onlar.

    Bilim adamlarına öyle olmadığımızı ispatlamak sizin elinizde.

    Yani ‘Halep oradaysa, Arşın burada’

    Haa bu arada biz ARMADAŞ’ı yazıyoruz ama bu işin bir de AKEDAŞ tarafı var.

    O kurumu da bir başka yazımda ele alacağım söz.

    Elimde çok güzel konular varken ben şu bitmek tükenmek bilmeyen günler meselesine takıldım.

    14 Şubat Sevgililer günü idi.

    Biz her ne kadar heyt hüyt etsekte maalesef insanlar bir şekilde bu çılgınlığın girdabına kapılmış gidiyor.

    Masamın üzerinde Kahramanmaraş Belediyesi’nin 2013 yılı için yaptırdığı masa üstü takvim var.

    Sağ olsun arkadaşlar bizim masaya da bırakmış.

    Sevgililer gününden sonra, dikkatimi o takvimin altında ki önemli günler bölümü çekti.

    Takvimde her ne kadar 14 Şubat Sevgililer günü diye yazmasalar da 14 Şubat tarihine bir GÜL kondurmayı ihmal etmemişler. (Yani ne şişi yakmışlar ne kebabı.)

    Neyse takvimdeki bu önemli günlere bakarken dikkatimi çekti.

    Aşağı yukarı her mesleğin bir günü var.

    O meslekle uğraşanlar yılın 364 günü haklarını arayamasalar da 1 günde olsa en azından uğradıkları haksızlıkları ya da taleplerine o gün dile getiriyorlar.

    Mesela gelin bazı örnekler verelim.

    10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü, 28 Şubat Sivil Savunma Günü, 8 Mart Kadınlar Günü, 14 Mart Tıp Bayramı, 18-24 Mart Yaşlılar Günü, 21-26 Mart Orman Haftası, 22 Mart Dünya Su Günü, 5 Nisan Avukatlar Günü, 10 Nisan Polis Bayramı, 21-28 Nisan Ebeler Haftası, 23 Nisan Çocuk Bayramı, 12 Mayıs Anneler Günü, 10-16 Mayıs Engelliler Günü, 14 Mayıs Eczacılar Günü, 19-25 Mayıs Gençlik Günü, 16 Haziran Babalar Günü, 19 Eylül Gaziler Günü, 25 Eylül İtfaiyeciler Günü, Ekimin 1 Haftası Camiler ve Din Görevlileri günü, 24 Kasım Öğretmenler günü vs.vs.vs.

    Buraya yazdığım isimler sadece denizin içinde bir kova su diyelim.

    Gelelim asıl konumuza; bildiğiniz gibi ben bir Nüfus çalışanıyım ve aynı zamanda bir sivil toplum kuruluşunun da başkanıyım.

    İddia ediyorum Türkiye’de teknolojiye en çabuk ayak uyduran ve en fazla çalışan kurumlardan biriyiz ve aldığımız ücretin komikliğini, çalışmalarımızı, insanların istese de istemese de hayatlarında birden çok kez bize uğradıklarını hiç uğramayanların bile doğduklarında ve öldüklerinde kendileri uğramasa da yakınlarının mecburen uğramak zorunda kaldıklarını falan söylemeyeceğim.

    Söyleyeceğim tek şey halkın içinde bu kadar çok bulunan bizlerin; ‘NÜFUS ÇALIŞANLARI GÜNÜ’ olmasa da ne olur yılın bir gününü en azından ‘DEVLET MEMURLARI GÜNÜ’ ilan edin de bizde sıkıntılarımızı, dertlerimizi, sorunlarımızı şikâyetlerimizi, memnuniyetlerimizi dile getirelim.

    Doktor 14 Mart’ta, Polis 10 Nisan’da, Ebeler 21 Nisan’da, Eczacılar 14 Mayıs’ta, İtfaiyeciler 25 Eylül’de, İmamlar Ekimin 1. Haftası, Öğretmenler 24 Kasım’da konuşuyor, dertlerini sıkıntılarını anlatıyorsa bizim de konuşacak bir günümüz olsun diyorum.

    Yoksa çok şey mi istiyorum?

    Son olarak;

    Kahramanmaraş'ın 12 Şubat Kurtuluş Bayramını kutladık.

    93 yıldır 12 Şubat’ta kendisine siyasi ve ekonomik rant elde edenler kutlamaktan, biz ise onlara Maraş tabiri ile ‘Çibidik’ çalmaktan usanmadık.

    Kahramanmaraş Belediyesi tarafından bu kutlamalar için harcanan para ile her yıl bir okul yapılır düşüncesindeyim.

    Toplumda adı sanı unutulan, ne halt oldukları toplum tarafından tescil edilmiş ve yılın 364 günü pek ortalarda görünmeyerek suya sabuna dokunmayan insanlar her ne hikmetse her 12 Şubat’ta (uzmanlık alanları, meslekleri ve görevleri olmamalarına rağmen) milletin karşısına çıkıp nutuk atmaktan kendilerini alamıyorlar.

    Peki, toplumdaki bu siyasi ve ekonomik rantçıları nasıl bitirir, kutlamalar için harcadığımız yüz binlerce lirayı nasıl kurtarırız?

    Geçtiğimiz günlerde Aksu TV’de Artı Eksi programını izliyorum, Doktor Uğur Toka orada geçtiğimiz günlerde başına gelen bir olayı hatırladığım kadarıyla şöyle anlattı.

    ‘12 Şubat Bayramı Kutlamalarının devam ettiği haftada bir Alman ile sohbet ediyoruz, Alman bana bu kutlamaların neden yapıldığını sordu bende dilim döndüğünce anlattım. Alman yüzüme bakarak ‘Ne yanı siz 93 yıldır başka bir başarı gösteremediniz de atalarınızın yaptığı bu kahramanlık için mi seviniyorsunuz’ dedi’

    Şimdi yukarıdaki soruyu tekrar soralım.

    Peki, toplumdaki bu siyasi ve ekonomik rantçıları nasıl bitirir, kutlamalar için harcadığımız yüz binlerce lirayı nasıl kurtarırız?

    Bu sorunun o kadar çok cevabı var ki ama ben bana göre en basitini söyleyeceğim; Bir kere 93 yıl önce canlarını hiçe sayarak memleketi düşmandan kurtaran atalarımızın rantını artık yemeyeceğiz, onların kahramanlıkları ile öğünmeyi bir tarafa bırakıp eğer yapabiliyorsak biz onlara layık torunlar olarak memleketi muasır medeniyetler seviyesine çıkarıp bununla öğüneceğiz.

    Yoksa değil 93 yıl 930 yılda geçse biz bunlarla öğünür sonrada kulağımızın üzerine yatar dururuz.

    Kalın sağlıcakla..

     

     

    Akın OZAN

    e-mail: akinozan46@hotmail.com

    GSM: 0 539 799 76 86

     

     

     

     

     

     

     

    69284  kez okundu.

    BU HABER HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR

    16.02.2013 23:55
    Ne kadar para harcandı acaba?
    12 Şubat Kurtuluş Bayramı kutlama etkinlikleri için Belediyenin yani milletin cebinden ne kadar para harcandığını çok merak ediyorum. İddialara göre 880 bin lira para harcandığı öne sürülüyor. Aylar önceki şiir festivaline de 700 bin lira harcandığı iddia edilmişti. 'Merhametre müdür vekilinin' idaresindeki Belediye lokantasına 500 bin liraya yakın binlerce adet tabak çanak ve bardak alındığı doğru mudur? Belediye Lokantası neden İşletme ve İştirakler Müdürlüğüne değilde Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğüne bağlıdır? Orası imarethane midir? Bu arada sportif direktörlük yapan hakem eskisi için ne kadar maaş ödemesi yapılıyor? Bunların kamuoyuna çok acilen açıklanması elzemdir. Şuyuu, vukuundan beter derler. demedi demen. Dost
    Yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan; küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım. Detaylı bilgi için Gizlilik Kurallarını okuyun

    Yorum Yazın



    Yandaki kutuya güvenlik kodunu giriniz



    • Google+
    • fb
    • tw
    • yt
    • rss
    Gizlilik Kuralları

    UYARI !
    Internet sitemiz 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır. Haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması önceden yazılı izin gerektirir. Ancak; internet ortamında ise kaynak gösterilmek koşuluyla yeniden yayımlanabilir.


    Telefon & Fax : +90 (344) 235 0643

    kanal46.com aa  iha abonesidir.