PRESTİJ STONE 728x90

Bizi Takip Edin!

BEŞEN SİGORTA
BEŞEN SİGORTA
BEŞEN SİGORTA

Barajzedelerin 19 yıllık dramı...

Yerleşim yerlerini Menzelet Barajına bırakan Çakırdereliler 3 yıl önce devletin afet konutu olarak yaptırdığı 49 konuta yerleştikten sonra talihsizlikler yakalarını bırakmadı.
fb-share
  • Yazdırılabilir Sayfa
  • 23.10.2012 00:48 Tarihinde Eklendi.  Kategori : YAŞAM.

    Yerleşim yerlerini Menzelet Barajına bırakan Çakırdereliler 3 yıl önce devletin afet konutu olarak yaptırdığı 49 konuta yerleştikten sonra talihsizlikler yakalarını bırakmadı.

    19 yıl önce köylerini zorunlu olarak terk eden Çakırdere köyü sakinleri 2010’da tekrar bir araya geldiler. Köylerini bırakarak Kahramanmaraş’a gelen Çakırdereliler yetkililerden iki önemli istekleri var. Belediyecilik hizmetinin kıyısından da olsa gelmesi ve içme suyunun Karasu’ya bağlanması, diğer taraftan ise küçük bir sarsıntıda beşik gibi sallanan iskan konutlarının fiziki incelemeleri yaparak haksızlığın ortaya çıkması.

    Çakırdere köyündeki evlerini bırakarak 17 yıl kiracı hayatı yaşadıktan sonra Karacasu Karşıyaka mahallesindeki iskan konutlarına yerleştirilen barajzedeler tam bir insanlık dramı yaşıyor. Kendilerinin sahipsiz olduğundan ve seslerini kimseye duyuramadıktan yakınan barajzedeler kendilerine Suriyeliler kadar ilgi gösterilmediğini, evlerinin yıkılmak üzere olduğunu haykırıyor.

    ÇAMURLU SU İÇİYORUZ

    Karacasu Karşıyaka mahallesinde ikamet eden ve oturmaya başladıktan 1 yıl sonra yapı kullanma izinleri alınabilen barajzedeler Manşet Gazetesine konuştu. Mahallede bulunan kadınlar Belediye’yi, erkekler ise eski ismiyle Bayındırlık Müdürlüğünü şikâyet etti. Mahalle sakinlerinden Elife Ceritli, biz üç yıl önce buraya geldik. Karacasu Belediyemizin statüsü iptal edilip Kahramanmaraş’a bağlanınca unutulup kaldık. Biz buraya taşındık taşınalı çamurlu su içiyoruz, çocuklarımızı karın ağrısı sebebiyle hastaneye taşıyoruz. Hep yetkililer bizi kandırıyor, şuan kuyu suyu içiyoruz. Su depomuzun üstü açık ve herkes çıkıp bakabiliyor. Allah rızası için biri çıkıp baksın, içerisinde her türlü böcek mevcut.” Dedi.

    BELEDİYECİLİK ANLAMINDA BİR ŞEY GÖRMÜYORUZ

    Gülay Tolu ise şuanda en büyük sıkıntılarından birinin ulaşım olduğunu, çocuklarının okula gidip gelmede zorlandığını, kilometrelerce yol yürüdüğünden yakınarak şöyle konuştu; “saat 18.00’dan sonra dolmuş yok. Servise yazdırıyoruz; onlarda 1 kilometre aşağıda bırakıyor. Çocuklarımız aralığa düştü.  Biz çoluğumuz çocuğumuz ile mağdur kaldık. Yetkililer, bizi evde oturuyor muyuz diye kontrol ediyor. Bir sıkıntınız var mı? Diye soran yok. Çocuğumuzu ücretsiz servise yazdıracaklardı, ondan da bir ses çıkmadı. 100 TL vereceğiz ama servis yok. Kahramanmaraş Belediyesi halka böyle mi hizmet ediyor”

    KÖYDEKİ YAŞANTIMIZ HADA İYİYDİ

    Ev ve arazilerinin Menzelet Barajının altında kaldıktan sonra şehre taşınmak zorunda kaldıklarını belirten Ayşe Akkoyun da yetkililere sitem etti. Köydeki yaşamlarının daha iyi olduğuna dikkat çeken Akkoyun, “Köydeki hayatımız daha iyiydi. Burası gibi çamur, pis filan yoktu. Evimizin tavanı düştü, mutfak dolabımız düştü. Bir sene önce bütün olumsuzluklar yaşanmaya başladı. Yetkililer bu durumu gördü ama kimse bir şey yapmadı. Kocamın işi gücü yok, ulaşım sıkıntılı, her taraf pis içinde.” dedi.

    EVLERİMİZİ 6 AYDA YAPTILAR BİZE KAKALADILAR

    19 yıl önce Çakırdere köyündeki evini bırakarak şehre taşınan  Süleyman Tolu’da yaptığı konuşmada 1993 yılından bu yana bu evleri beklediklerini ancak 3 yıl önce kendilerine teslim edildiğini belirtti. Tolu şöyle konuştu; “Evlerimizi 6 ay süre zarfında yaptılar. Bize de; evlerinizi ‘teslim alın’ dediler. Bizde evleri teslim almaya gittiğimizde evlerin hazır olmadığını gördük. Yeni yapılmasına rağmen evlerin hiç biri teslim alınacak durumda değildi. O zaman ki ismiyle Kahramanmaraş Bayındırlık Müdürlüğü yetkilileri ile konuştuk. Evleri bu şekliyle teslim alamayacağımızı belirttik. Bayındırlık Müdürlüğü yetkilileri ise bu evleri teslim almadığınız takdirde Doğu’dan aynı iskâna tabi olan insanları buraya getireceklerini söylediler. Bizde  1993 yılından bu yana bu evleri bekliyorduk ve bir 20 yıl daha beklememek için evleri hemen kabul ettik ama burada birçok olumsuzluk ile karşılaştık. Çevre düzeni yok, evlerin tavanları düşüyor, mutfak dolapları düşüyor, tezgahlar bozuluyor. Yapının her yeri çürük. Yetkililere bu durumu bildirdik. Bayındırlık Müdürlüğüne 20 kere gittim. Buradaki eksikliklerin hepsini liste yaptım, durumu yetkili birimlere belirttik, onlarda ha bugün ha yarın diyerek bizi geçiştirdiler. 2 sene geçti aradan ne bakan var ne ilgilenen var. Evlerin tavan düşmesi teslim tarihinden 3 ay sonra başladı. Bu evler bir müteahhit’in klasik devlet yapımı, yani müteahhidin devlete bakış açısını söylememe gerek yok. Şimdi bunun hesabını kim soracak, sizin aracılığınızla yetkililere sesleniyorum. Yaklaşık 1 aydan bu yana buralarda depremden ötürü sarsıntılar meydana geliyor. O depremde bile evlerde çatlama meydana geldi. Evin taşıyıcı kolonuna 8’lik demir koymuşlar. Bizzat ben duvar yüzünden geçen kanalizasyon borusunu geçirmek için taşıyıcı kolunu açarak baktım. Gördüğüm manzara beni şoka uğrattı. Yetkili birimlere de bunu göstereceğim. Ufak bir sallantıdan çekiniyoruz. Biz mahalle sakini olarak hem belediyecilik hizmetlerinden tam yararlanmak istiyoruz, hem de devletin yetkili kurumları buralara gelerek evlerimizin sağlamlık yapısını analiz etsinler” diye konuştu

    BİZ TAŞINDIKTAN İKİ YIL SONRA FİYATI BİZE BİLDİRDİLER

    Barajzedelerden Mehmet Karaüzüm ise ev fiyatının 85 bin TL olduğunu bu rakamın ise iki yıl sonra kendilerine bildirdiklerini söyledi. Karaüzüm; “biz buraya geldiğimizde evin fiyatları bildirilmedi. Para konuşulmadı. 2 yıl sonra bize 85 bin TL, fiyat teklifi sundular. Oturduktan iki yıl sonra teklifi sundular. Buradan çıkacak olsak, bize yine zor şartları sunuyorlar. Bizi sözleri olan tarlayı bir türlü vermediler. Tarlayı vermedikleri gibi, tarlanın evraklarını da göstermiyorlar. Karınca duası gibi bize bir yazı verdiler, ne yazdığı da belli değil. Devletten bu evler bekleniyordu, ama ne arsalar verildi ne tarlalar. Yıllık 3 ila 4 arasında değişine bir ödeme planı yaptılar. Bu insanlar zaten çalışmıyor, çoğu zaten yaşlı, bu parayı burada kimse ödeyemez. Çocuklarım gece yarısı okula gidip geliyor, ulaşım zaten çok zor. Kahramanmaraş Belediyesinden bir temizlik görevlisi desen uğradıkları yok. Evlerin elektrik ve su abonelerini 7–8 ay sonra hatta 1 sene sonra alamadık. Vatandaşlar, burada mağdur oldu. 1,5–2 bin TL civarında para ödediler. Bunların suçu ne günahı ne.” Şeklinde konuştu

    ÖNCEKİ MÜDÜR BURAYI FAZLA KURCALAMAMAMI İSTEDİ

    Eksikleri görüp yetkililere bildirdiklerini belirten barajzedelerden Yaşar Tolu ise eski müdürün buraya gelerek müteahhitin bana kızabileceğini, onun için fazla buraları kurcalamaması telkininde bulundu. Tolu’nun anlattığı kan donduran konuşmalar ise şöyle; “Menzelet Barajı mağdurlarından birisiyim. Biz 2009’un Ağustos ayında buraya geldik. Bize teslim edilen evlerin alt kısmını bir oda yapmak istedim. Bunu yapmak isterken bir şey dikkatimi çekti. Kanalizasyon boruları duvardan geçiyor. Alt yapı olarak geçmesi gereken borular, duvardan geçiyordu. Bende kolonunu açıp, o boruyu geçirmek zorunda kaldım. Kolonu açtığımda, demirinin 10’luk demir olduğunu gördüm. Önceki müdür ve yardımcıları, gelip burayı çok kurcalamamı istedi. Eski Müdür; “Müteahhit gelirse sana kızar” dedi. Bende ‘gelsin bana kızsın’ dedim. Yetkili bana ne yapacağımı sordu, bende 10’luk demir ile deprem kolunu yapmış, buranın proje bu mu? Yetkili bana önceki projeyi görüp görmediğimi sordu, bende görmediğimi söyledim. Bunun üzerine yetkili görmediğin bir şey hakkında neden konuşuyorsun’ dedi. Bir arkadaşımızın evinde, iç demir 8’lik dıştan giden demir 10’luk. Bunu tüm yetkililere gösterebiliriz. Aynı zamanda bu evler ruhsatsız kaçak yapılmış. Bize, o zamanki adıyla TEDAŞ memurları gelerek suçlu muamelesi yaptı. Bize büyük bir ceza yazdılar. Belediye geldi kaçak tutanağı yazdı. Bunu ödemek için köyümde bulunan 5 dönüm arazimi satıp, devletin elektrik ve su borcunu ödedim. Bütün tutanaklar ve evraklar elimde.

    Bu evlerde ise yeni bir sorun çıktı. Bize verilen yapı ruhsatına göre bu evler inşaat görünüyor. Yetkililere ısrar edip illa oturma iznini alacağız deyince dediğimiz zaman oturma izni verdiler. Ruhsat ile oturma izninin arısında 2–3 ay var.

    BİZE OKUTMADAN İMZA ATTIRMIŞLAR

    Bir arkadaşlarla beraber, yetkililere sesimizi duyurmak için gittik. Yetkililer bize Ankara’dan gelecek kararı gösterdi. Üzerinde hiç yazı yok. Sanki açık senet imzalıyormuş gibi bize imza attırmaya çalıştılar. Bunun üzerine ben, bu Ankara’dan gelecek bir emir, en son imzalanacak evrak, siz evlerimizde dökülen sıvalı yapın, biz imzamızı atarız dedim. Yetkili şahıs, sana bunu kim söyledi dedi. Bende, bunu ben kendim söylüyorum mesleğim inşaatçılık deyince, yetkili; biz ne yapalım müdür ne yapsın? Dedi. Bu evleri içini görmeden teslim altık. Anahtarları burada duran bir bekçiden aldık. Gölcük depreminde bu kadar ev yıkıldı, yıllar geçtikten sonra müteahhit Veli Göçer tutuklandı. Devlet depreme dayanıklı binalar yapmaya çalışıyor, bizim evlerimiz niye bu şekilde. Bir araya gelip de kanuna başvuramadık. Evrakların arasında bize çeşitli imzalar attırdılar. Hiçbir evrak okutmadan. Şimdi ise arazi hakkı yok diye imza atmışınız dediler. Biz bu kadar cahil değiliz, buna razı olmayız. Şu an bu evlerin fiyatları 75–77–85 bin TL civarında. Aynı zamanda bu evlerin Erzurum tipi evler olduğunu öğrendik. Buraya gelen yetkili kişiler bizi uyandırdı. Biz müteahhit’i hiç görmedik. Her seferinde bize bir bahane gösterdiler ve müteahhitle hiç karşılaştırmadılar.”

    Şimdi ise mahalle sakinleri konunun yargıya intikal etmesini, bu işten sorumlu olanların cezalandırılmasını istiyor. KAYNAK: Mustafa Kılınç

    http://www.marasmanset.com/index.php?option=com_content&view=article&id=9237:barajzedelerin-19-yllk-dram&catid=85:guendem&Itemid=271

    37377  kez okundu.

    Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk Yorumu Yazan Siz Olun !

    Yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan; küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım. Detaylı bilgi için Gizlilik Kurallarını okuyun

    Yorum Yazın



    Yandaki kutuya güvenlik kodunu giriniz



    • Google+
    • fb
    • tw
    • yt
    • rss
    Gizlilik Kuralları

    UYARI !
    Internet sitemiz 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır. Haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması önceden yazılı izin gerektirir. Ancak; internet ortamında ise kaynak gösterilmek koşuluyla yeniden yayımlanabilir.


    Telefon & Fax : +90 (344) 235 0643

    kanal46.com aa  iha abonesidir.