AJANS-46

Bizi Takip Edin!

BEŞEN SİGORTA

Bayramdan bayrama 'unuttuklarımız'..

Aslında söze nasıl başlanacağı önemli değil. Önceki akşam, iftar saatini beklerken gözüm TRT’nin ekranlarındaydı. İftara ne kadar kaldı diye izlediğim spor kanal
fb-share
  • Yazdırılabilir Sayfa
  • 09.09.2010 11:07 Tarihinde Eklendi.  Kategori : Yazarlar.
    Akif ARSLAN
    Akif ARSLAN Tüm Yazıları
    Bayramdan bayrama 'unuttuklarımız'..

    Aslında söze nasıl başlanacağı önemli değil.

    Önceki akşam, iftar saatini beklerken gözüm TRT’nin ekranlarındaydı.

    İftara ne kadar kaldı diye izlediğim spor kanalından TRT 1’e döndüğümde hem kulaklarımın pası açıldı, hem de gözlerim buğulandı.

    Serdar Tuncer
    ’in sunuculuğunu yaptığı Onbir Ayın Sultanı adlı programın o anını izlerken yüreğim ağladı.

    Kirpiklerim birbirine değdi.

    Derinden bir nefes aldım.

    **

    “Gurbeti mesken mi tuttun

    Gittin beni de unuttun

    Belki başka yar da buldun

    Bir selam gönder bari

    Bayramdan bayrama..”


    **

    Bilir misiniz, Kazım Birlik’i..

    Ankaralı bu sanatçının sözlerini ve bestesini yaptığı bir türkü “Bayramdan bayrama…”

    **
    Geçen yılların bir gününde, özel bir işim için valiliğe gitmiştim.

    O dönemler Kahramanmaraş Valiliği Yazı İşleri Müdürü olan, şimdiki Valilik Özelik Kalem Müdürü Halit Uğur’un kapısının önünden geçerken durdum.

    Halit Uğur’u yıllar öncesinden, hastane memuriyeti döneminden tanıyorum.

    Şimdi, Kahramanmaraş Yorum ismiyle günlük olarak yayınlanan gazetenin, haftalık olarak ve Aksu ismi ile çıktığı ilk yıllardan tanışıklığımız var.

    Mürettip olarak, birçok yazısı dizmiştim.

    Gönlümüzde her zaman saygın bir yere sahip Halit Uğur.

    Eh, yaşça benden biraz büyük olması ve müdür olmadan önce tanıştığım için “Halit abi” olarak hitap ediyorum.

    Halen de öyle ya:

    - Ne haber Halit abi?

    — İyidir Akif gelsene.

    - Abi şurda bir işim var, halledeyim dönerken gelirim.

    - Mutlaka gel, sana bir türkü dinleteceğim.

    - Tamam abi geleceğim.


    **

    İşimi bir çırpıda bitirip, Halit Abi’nin yanında bitiverdim.

    - Emret Halit Abi.

    - Estağfurullah Akif. Sen seversin bu türküleri. Sana bir türkü dinleteceğim.

    - Dinleyelim abi.


    Cep telefonun müzikçalar bölümüne komut gönderdi, Halit Uğur!

    Ses tonu yabancı değildi, melodiyi ilk kez duyuyordum.

    - Kim abi?

    - Bakalım bilecek misin?


    Birkaç tahmin yaptım ama tutmadı. Sözler dökülmeye başladı, yorumcunun ağzından:

    “Gurbeti mesken mi tuttun

    Gittin beni de unuttun

    Belki başka yar da buldun

    Bir selam gönder bari

    Bayramdan bayrama..”


    Sanatçının kim olduğunu soracağım sırada Halit Abi, “Emel Taşçıoğlu” deyiverdi.

    Türküyü dinledik birlikten.

    Ardından bir daha dinledik.

    **

    “Gurbeti mesken mi tuttun
    Gittin beni de unuttun
    Belki başka yar da buldun
    Bir selam gönder bari
    Bayramdan bayrama.
    Ne yazarsın ne çizersin
    Yollar ırak der geçersin
    Gel desem de gelemezsin
    Cemalin göster bari
    Bayramdan bayrama.
    Deyin vefasız yârime
    Belki de çıkmam yarına
    Arada gel mezarıma
    Bir fatiha oku bari
    Bayramdan bayrama”


    **

    Önceki akşam da TRT 1’de Onbir Ayın Sultanı’nda izlerken takıldım.

    Usta yorumcu Orhan Hakalmaz kendine has yorumu ile “Bayramdan bayrama..”yı seslendirirken duygulandı.

    “Bayramdan bayrama…”

    Söz yazarı Kazım Birlik, gurbete gidip dönmeyen yârinin kendisini unuttuğunu düşünerek ve onun başka bir yar bulduğunu sanarak “Bir selam gönder bari… Bayramdan bayrama…” diyor..

    Giden sevdalısının kendisine mektup yazmadığını dile getiren söz yazarı, aradaki mesafenin uzaklığını bahane edebileceğini düşündüğü yâri için “Yollar ırak der geçersin. Cemalin göster bari… Bayramdan bayrama…” diye sesleniyor.

    Ve en önemlisi de sözlerin son mısraında aşikâra gelen dilek.

    Söz yazarı“Deyin vefasız yârime. Belki de çıkmam yarına.

    Arada gel mezarıma. Bir fatiha oku bari… Bayramdan bayrama”
    diyor.

    **

    Peki, biz ne yapıyoruz?

    Bugün bayram.

    İnanan, Müslüman bir toplumun ferdiyiz.

    Bu dünyadan gerçekliğe dönüp gidenlerin, bizlerden bir fatiha bekleyenlerin dileğini yerine getirebiliyor muyuz?

    Ahrete intikal eden dedelerimizin, ninemizin, diğer büyüklerimizin ardından bir fatiha gönderebiliyor muyuz, bayramdan bayrama…

    Sahi?

    Yapabiliyor muyuz?

    Yapıyorsak, gün boyu şehrim insanının sokaklardaki, çarşı-pazardaki anlamsız koşturmacası niye?

    Neyin peşinde koşuyor insanlarımız?

    “Bayramdan bayrama..:”

    **

    Bugün bayram.

    Ramazan bayramını kutlayacağız!

    “Bayram” dedik te… “2008’in Ramazan Bayramı için yazdığım bir yazıyı buraya nakledelim; tam yeridir” diye düşündüm.

    “Bayramınız bayram olsun!” temennisi taşıyor, başlığı yazının!

    Buyrun:

    **

    ‘Recep’ti, ‘Şaban’dı derken, işte bugün de ‘Ramazan’ı da bitiriyoruz.

    Yarın, bayram..

    Kimine göre ramazan, kimine göre şeker…

    Ama bu cümlenin ikinci kelimesi ‘bayram’.

    İster ‘Ramazan Bayramı’ deyin, ister ‘Şeker Bayramı’ deyin.

    İşte sonuçta ‘bayram’.

    Müslümanların iki dini bayramından biri.

    İnananlara kutlu olsun.

    Yaradan, bayram vesilesi ile tüm insanlara huzur ve saadet versin.

    **

    Bugün bayram günü derler alem eğlenir,

    Sen bizim yaylaya gel başın için..

    Dertliler oturmuş derdin söyleşir,

    Etme intizarı gül başın için
    ; diyor Davut Sulari’nin Erzincan-Tercan’dan derlediği ‘Bugün Bayram Günü Derler’ türkümüzde.

    Muzaffer Sarısözen de Şanlıurfa Yöre Ekibi’nden derlediği ‘Bugün Bayram Günüdür’ türküsünün bir bölümünde şunları aktarıyor:

    Bugün bayram günüdür,
    Güzeller düğünüdür,
    Herkesin yüzü güler,
    Bana seyran günüdür.
    .

    Malatya’dan Adnan Gül ve Ahmet Yamacı’nın kaynak olduğu ‘Aşağıdan Gelir Omuz Omuza’ türküsünde de şu ifadeler yer alır:

    Aşağıdan gelir omuz omuza
    Çiğdem de karışmış güle nergize
    Benden selam söylen o vefasıza
    Baba bayramınız mübarek olsun
    Kirve bayramınız karalı geçe.


    **

    Bayramlar, dargınlıkların sona erdiği gündür.

    Bayramlar, küskünlüklerin bitirildiği gündür.

    Bu bayramda da gelin öyle yapalım:

    Varsa dargınlığımız, sona erdirelim.

    Varsa küskünlüğümüz barışalım.

    **

    Nakledeceğim yazıyı www.yazarport.com adlı internet sitesinde görmüştüm.

    Beğendim, size de sunuyorum.

    “Bayramın adı...

    Ramazan mı, şeker mi? Yoksa tatil mi?

    Kimileri, elbette Ramazan dedi kesin bir ifadeyle. Kimileri şeker tadında günler olduğu için “Neden şeker olmasın?”
    tereddütlerini yaşadı. Bazıları da bayramda yapacağı tatilden dem vuruyordu.

    Ramazan densin, şeker de yensin. Millet, tatile de çıksın. Ne çıkar?

    Neler çıkmaz ki?

    “Şeker yiyebilirsin, ama şeker diyemezsin. Tatile çıkabilirsin; ama Bayramı salt tatil göremezsin. Bayramın adı, ille de Ramazan olmalı. Ramazan ayından çıktık, onca mücadele ettik nefisle. Şimdi bunu kutlama anı.”

    Çoğunluğun-başbakanımız da bu çoğunluğa dahil-düşüncesi bu.
    -Peki, ne zaman bayram edeceğiz?

    -Ramazan bittiğinde.

    Burası önemli.

    Ramazan bayramı, Ramazan ayı içinde değil. Şevval ayının birinci, ikinci, üçüncü günü. Ramazanla ilgisi...

    Niye bayram edeceğiz? Ramazan bitti diye mi?

    Sorular, sorular...

    Biz babadan böyle gördük kanıksanmışlıklarını bir kenara koyup araştırmaya devam edenler, ilahiyatçıların kapısını çaldılar.

    -“Bayramın adı Ramazan bayramı mı, şeker bayramı mı?”

    Verilen cevap, zihinlerdeki soru işaretlerine bir yenisini daha ekliyordu.

    -“Ne ramazan ne de şeker?”

    -“Nasıl yani hocam, başka bir adı daha mı var?”

    -“Evet, bayramın adı FITIR bayramıdır.” dedi ilahiyat hocası.

    Bu isimlendirme, Sadaka-i fıtır ile ilişkilendiriliyor. Ancak Ramazana isim olması, kelimenin taşıdğı anlamdan.

    Fıtır, “yemeğe dönüş” demek.

    Ramazan demeyelim bayrama; çünkü Ramazan'da değil. Hem oruçlar geride kaldı diye bayram etmek olmaz. Bayram; hoştur, tatlıdır. Yalnız şekere de indirgememek lazım.

    Tatil de ataletten gelir. Atalet ise tembelliktir. Bayramlar, tembellik zamanları da değildir.

    Bu bayram, fıtır bayramıdır.”

    **

    Pardon, bir de bayram sonrası var.

    Referandum.

    Hani evet ya da hayır diye tercih yapacağımız bir anayasa değişikliği.

    Evet çıkarsa iktidar iki bayramı bir arada yapacak.

    Hayır çıkarsa bu defa muhalefet göbek atacak.

    Zaten üçüncü bir şık yok.

    Elbette hakkımızda nasıl hayırlısı ise öyle olsun.

    **

    Deliye her gün bayram derler de, harçlık verilen bir deliyi hiç görmedik.

    **

    Ve son iki cümlemiz:

    İzninizle hepinizin bayramını en halisane duygularla kutluyor; büyüklerimin ellerinden, küçüklerimin gözlerinden öpüyorum.

    Bayramınız bayram olsun.



    AKİF ARSLAN
    Akşam Postası Gazetesi
    Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
    Tel.: 0.344. 223 53 55
    KAHRAMANMARAŞ
    13846  kez okundu.

    Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk Yorumu Yazan Siz Olun !

    Yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan; küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım. Detaylı bilgi için Gizlilik Kurallarını okuyun

    Yorum Yazın



    Yandaki kutuya güvenlik kodunu giriniz



    • Google+
    • fb
    • tw
    • yt
    • rss
    Gizlilik Kuralları

    UYARI !
    Internet sitemiz 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır. Haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması önceden yazılı izin gerektirir. Ancak; internet ortamında ise kaynak gösterilmek koşuluyla yeniden yayımlanabilir.


    Telefon & Fax : +90 (344) 235 0643

    kanal46.com aa  iha abonesidir.