PRESTİJ STONE 728x90

Bizi Takip Edin!

BEŞEN SİGORTA

Ben de bir zamanlar ‘Baasçı’ydım!...

Enver’in bıyığından Tayyip Erdoğan’ın kalpağına kadar uzanabilen Baasçılık...
fb-share
  • Yazdırılabilir Sayfa
  • 01.09.2012 12:51 Tarihinde Eklendi.  Kategori : Serbest Kürsü.
    Hasan Cemal
    Hasan Cemal Tüm Yazıları

    Enver’in bıyığından Tayyip Erdoğan’ın kalpağına kadar uzanabilen Baasçılık...

    Baasçılığın da, Osmanlı’da Enver’in bıyığından Kemalistlerin ya da bugünlerin ‘kalpağı’na kadar uzanan İttihatçılık gibi bir hayalet olduğunu hayatın içinde öğrenecektim. İttihatçı dedem Cemal Paşa’nın ruhu beni uzun yıllar rahatsız etmişti. O yıllarda ‘cahil halk’a demokrasiyi çok görmüş, askerle bir olup darbe yapmanın gönüllü tezgahtarlığına soyunmuştum.

    Ben de ‘Baasçı’ydım bir zamanlar. Bilmiyordum ama öyleydim.

    Baasçılığın da, Osmanlı’da Enver’in bıyığından Kemalistlerin ya da bugünlerin ‘kalpağı’na kadar uzanan İttihatçılık gibi bir hayalet olduğunu hayatın içinde öğrenecektim.

    İttihatçı dedem Cemal Paşa’nın ruhu beni uzun yıllar rahatsız etmişti.

    O yıllarda ‘cahil halk’a demokrasiyi çok görür, askerle bir olup darbe yapmanın gönüllü tezgahtarlığına soyunur ve çok partili rejime ‘asker freni’ni savunurdum.

    Yıllarım böyle geçti.

    İttihatçılık güçlü bir damardır.

    Osmanlı’dan başlayıp Cumhuriyet’in kuruluşundan bugünlere kadar uzanan dirençli bir devamlılığa sahiptir.

    Osmanlı İmparatorluğu’nda padişah deviren Enver-Talât-Cemal üçlüsü Arap ülkelerine de esin kaynağı olmuştur.

    Mısır’da Cemal Abdülnasır’ın Cemal’i, Enver Sedat’ın Enver’i ve kral deviren Arap milliyetçisi Nasır hareketi de bizim İttihatçılık’tan esinlenmiştir.

    Irak’ta Saddam’ın, Suriye’de Esad’ın bugünlere kadar uzanan zalim darbe düzenleri, yani Baasçılığı da özünde İttihatçılık’tır.

    Irak’ta Saddam’ın Baasçılığı örneğin Kürtlere zulmetmiştir. Bizim Ankara’daki Baasçılar da, -İttihatçılar, Kemalistler de diyebilirsiniz onlara- bir yandan bizim Kürtleri yok sayarken, Saddam’la bir olup onları ezmenin yollarında yürümekten hoşlanmışlardır.

    Hatta bizim Baasçılar, Saddam’ın son döneminde bile hâlâ bir konjonktür değişikliği hayal edip, Kuzey Irak’taki Kürt yönetiminin Bağdat’la birlikte nasıl ezilebileceğine dair düşünce egzersizleri yapmışlardır Ankara’da, devletin kuytuluklarında...

    Bizim Baasçılar, Miloşeviç’i de sevmişlerdi. Miloşeviç, Bosna’da Müslümanları katlederken, Mladiç’ler, Karadziç’ler Sreprenizsa’da soykırım suçu işlerken bazı siyasetçileri, diplomatları, hatta gazetecileriyle Belgrad’ın yollarında arada bir arzı endam eylemişlerdi.

    Gerekçeleri de pek güzeldi:

    Aliya İzzetbegoviç Bosna’ya ‘Suudi parası’yla İslami düzen getirmeye hazırlanıyordu.

    Miloşeviç’e karşı Müslüman Boşnakların safında İslam dünyasından simsiyah sakallarıyla ‘İslamcı mücahitler’in savaştıkları ne kadar doğruysa, 1992’de, 1995’te savaş zamanı Saraybosna’da tanıdığım İzzetbegoviç’in ülkesine İslami düzen getireceği o kadar palavraydı.

    Bizim Baasçılar, Arap baharı’na da daha çok irtica penceresinden baktılar. Bu yüzden, Şam’daki Beşar Esad’ın Baasçı rejimini bile kollamak istediler.

    Bugün bile Şam’daki zalim düzenin devamını isterler, çünkü Baas diktası giderse, yerine radikal İslamcı bir düzen geleceğine ve Kürtlerin de bağımsızlık yolunda mesafe alarak bizim Kürtlere kötü emsal olacaklarına inanırlar.

    Bizim Baasçılar böyledir.

    ‘Tek tipci’dirler.

    Farklılığı, çoğulculuğu sevmezler.

    Torna tezgahından çıkma bir toplum düzeni olsun isterler.

    Kürt, Kürdistan sözcüğünden rahatsız olurlar. Alevilik canlarını sıkar. Ermeni deyince tüyleri diken diken olur. 

    İttihatçılar’dan Cumhuriyet döneminin ‘milliyetçi Kemalistleri’ne kadar bizim Baasçılarımız böyledir.

    Yazımın başında belirttiğim gibi, bizim Baasçılarımız aslen İttihatçı’dır. Hem devlette ve asker-sivil bürokraside, hem CHP’de, hem de MHP’de mebzul miktarda mevcutturlar.

    Peki ya Ak Parti’de?

    ‘Bizim Baasçılar’ elbette Ak Parti’de de etkin biçimde konuşlanmışlardır.

    Kürt deyince, Alevi deyince, Ermeni deyince, her seferinde vücut kimyalarının bozulmasından apaçık anlaşılıyor iktidar partisinin içindeki nüfuzları...

    Uzun lafın kısası:

    Bizim siyasetteki İttihatçı -ya da Baasçı- damar epeyce güçlüdür. Öyle olmasaydı, Tayyip Erdoğan’a da kalpak giydirebilirler miydi?..

    HASAN CEMAL

    MİLLİYET

     

    http://siyaset.milliyet.com.tr/enver-in-biyigindan-tayyip-erdogan-in-kalpagina-kadar-uzanabilen-baascilik-/siyaset/siyasetyazardetay/01.09.2012/1589386/default.htm

    Etiketler : Zamanlar, Baasçı, Ydım,
    27632  kez okundu.

    Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk Yorumu Yazan Siz Olun !

    Yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan; küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım. Detaylı bilgi için Gizlilik Kurallarını okuyun

    Yorum Yazın



    Yandaki kutuya güvenlik kodunu giriniz



    • Google+
    • fb
    • tw
    • yt
    • rss
    Gizlilik Kuralları

    UYARI !
    Internet sitemiz 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır. Haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması önceden yazılı izin gerektirir. Ancak; internet ortamında ise kaynak gösterilmek koşuluyla yeniden yayımlanabilir.


    Telefon & Fax : +90 (344) 235 0643

    kanal46.com aa  iha abonesidir.