PRESTİJ STONE 728x90

Bizi Takip Edin!

BEŞEN SİGORTA
BEŞEN SİGORTA
BEŞEN SİGORTA

BİLSEM velileri dert küpü olmuş!

Bundan önceki yazımızda ‘BİLSEM neyi ne kadar biliyor’ demiştik. Yankısı büyük oldu. Valilik ile İl Milli Eğitim Müdürlüğü, bu yazının ardından Kahram
fb-share
  • Yazdırılabilir Sayfa
  • 23.05.2009 10:42 Tarihinde Eklendi.  Kategori : Yazarlar.
    Süleyman Canbolat
    Süleyman Canbolat Tüm Yazıları

    Bundan önceki yazımızda ‘BİLSEM neyi ne kadar biliyor’ demiştik.

    Yankısı büyük oldu.

    Valilik ile İl Milli Eğitim Müdürlüğü, bu yazının ardından Kahramanmaraş Bilim ve Sanat Merkezi BİLSEM’i mercek altına aldı.

    BİLSEM’de çocuğu olanlar yoğun şekilde aradı. Kendileri ile görüşmelerde bulunduk. Çok sayıda e-mail aldık.

    Konu’nun tarafı olan velilerden gelen bir e-mail aynen şöyle:

    “……Eğitim kanayan yaramız. Gittikçede kanamaya devam ediyor. Böyle giderse devam edecekte. Üstün Zekâlı ve Özel Yetenekli çocuklarımızın gittiği Bilim ve Sanat Merkezleri bunun bir örneği. Kahramanmaraş ta açılan Bilim ve Sanat Merkezini, kızım ilk yıl kazandı. Şimdi dördüncü yılını devam ediyor. Zihinsel ve resim yeteneğinden kazanarak merkeze devam etmeye başladı.

    Öğretmenlerin eğitiminden hoşlanmadığımız için bu sene sadece resim eğitimine göndermeye başladık. Neden mi?

    Matematik öğretmeni, veli toplantısında bir çocuğumuzun ailesine (çocuğunuz SBS sorularının hepsini çözüyor bu nedenle ÖSS sorularını çözdürüyorum ama ben ÖSS öğrencisi değilim diyerek biraz gönülsüz davranıyor) dedi.

    Bunun üzerine; (öğretmenim burası ders çalışma, test çözme merkezi değil bilim merkezi. Zekayı geliştirecek etkinlikler yapmanız gerekir) dedim. Biraz limonileştik.

    Arkasından kızımı sordum. Kızım hakkında bilgi verme yerine (sizin akrabanız U. A. ile problem yaşıyorum. Verdiğim soruları çözmek istemiyor) dedi. Bunun üzerine olayı kızıma sordum. (Matematik dersleri nasıl geçiyor?) diye. Zaten üç hafta gittiler.

    Okul açıldı. Yeni öğrenci kayıtları, Ramazan Bayramı, öğretmen seminerleri ancak gidebildiler. Kızımdan aldığım cevap. (Anne Matematik öğretmeni U.’a çok bağırıyor.

    Hatta geçen ders U. sorduğu Cebir sorusunu çözmek istemedi. Öğretmen de (bak sana şimdi bir küfür ederim ama yanında kız çocuğu var) diye söyledi ve bağırmaya başladı.

    Bağırırken küfür etti. Çok ayıp söyleyemem.)
    Eğitimdeki problemimiz sınıfların kalabalık oluşu değilmiş. İki çocuğun eğitim aldığı birim böyle. Bahsettiğimiz çocuk 6 yaşında sayı oyunlarını çok güzel oynayan, değişik bulmacaları çözebilen en az üç rakamlı iki sayıyı anında toplayabilen ve her alanda çok güzel araştırma yapabilen bir çocuktu. İlköğretim birinci kademe öğretmeni U.’u kendi yardımcısı yaptı. Evde de annesinin babasının öğretmeni oldu. Her akşam okuldaki programı evde ailesine eğitim vererek uyguladı. Hiperaktif bir çocuk olduğu için ancak bu şekilde deşarj olabiliyordu. Meraklı bir çocuk.

    Kızımın Kimya öğretmeni deney yapmak için malzeme istemiş. (Yaşasın) dedim. Artık 4. yılda bir şeyler yapacaklar.

    Suyun içerisine koku ve biraz alkol koyup kolonya yapmayacaklar. Çok büyük bir şey yapmış gibi ballandıra ballandıra anlatmayacaklar. Süt, sirke ve hayvan içyağını Merkeze gönderdim. Kızım akşam okuldan çıkınca Bilim Sanat’a gidiyor. Bir saatlik ders. Kızım sınıfta tek çocuk. İçyağı ile sabun yapıyorlar. Süt ve sirke ile plastik yapımına geliyorlar. Süt ile sirkeyi ocağa koyuyorlar. Öğretmen (kaynama anında patlayabilir dikkat et) diyor. Malzeme ocakta iken, öğretmenin deyimi ile ders bittiği için laboratuarı terk ediyor. Kızıma göre, dersin daha bitmediği ama Plastik yapımına fizik dersinde de devam ederek bitirmek istediğini öğretmenine söylüyor.

    Öğretmen gidiyor. Kızım deneyini sonuçlandırmak için tek başına bombaların bulunduğu ortamda kalıyor. Nihayet yaptığı plastik patlıyor. Çocuğumun sol yüzü göz çevresiyle birlikte yanıyor. Çocuğun günlük kullandığı gözlük olmasa göz içi de hasar görecek. Çocuk yüzünü tutarak lavaboya gidiyor.

    Yüzünü yıkıyor. Kör olup olmadığını kontrol ediyor. Kantine gidiyor. Dolaptan soğuk su alıyor, gözüne ve yüzüne tampon uyguluyor. Korkudan kendinden geçip yürüyemiyor, oturup kalıyor. Kendini toparladıktan sonra sınıfa gidiyor. Bir arkadaşı ve öğretmeni sınıfta. Saygıdeğmez öğretmenim ocağın altı yanıyor, deneyi yapan çocuk nerede diye merak etmedin mi?

    Sayın Bakanım, Bilim Sanat Merkezlerine gönderdiğiniz parayı çan eğrisinin altındaki okuldan dolayı biliyorum. Çocukların deney yaparken kullanacakları maske alacak para gönderilmiyor mu? (Sınıf süslemeye, Bakanlık tarafından Müdür odasına yeni gönderilen koltuk takımını beğenmediysen değiştir. Odana lüks perdeler yaptır. Son model telefonlar alın) diye mi para gönderiyorsunuz? Müdür Beye, (hocam koltuk alacağınıza, bu perdeleri yaptıracağınıza, çocukların eğitimde kullanacakları araç-gereç alsanız olmaz mı?) diye sorduğumda, (bu kalemden oralara harcama yapamayız) dedi. Merkez ilk açıldığında Okul-aile Birliğindeydim. Parasızlıktan bahsediliyordu. Çevreden para toplayarak Müdürün yaptığı alışverişleri ödedik. Kalan para ile de eğitim araçları aldık. Bunların bir kısmı alındığı gibi kaldı. Öğretmenlerimiz merak edip inceleme gereği duymadılar.....

    Tuvalet kâğıdının alımına kadar para geldiğini biliyorum. Ama okul müdürü sürekli yakınıyor.

    Bir önceki Sayın Valimiz İlhan Atış Bey sık sık Merkezi kontrole gelirdi. Adana’ya tayin edildi. Müdür Beyimiz, Van Bilim Sanat Müdürünü arayarak buraya gelecek yeni Valimizin Merkez’e gelip gelmediğini sormuş. Gelmediğini öğrenince çok mutlu olmuştu. Gülerek anlatması neyi ifade ediyor. Her gün her gün eski Vali’nin uğraması merkezi rahatsız ediyordu. Şimdi istediğine kavuşan sayın müdürüm, merkezde dehaların köreltildiğine memnun oluyordur. Projelerle başarılısın. Hangi çocuğun yaptığı proje? Neden benim çocuğum 4. yılda proje içinde değil. Öğretmenin mi? Çocuğun mu? yaptığını kontrol edeceğim için yok. Bu çocukların şova değil gerçek eğitime ve araştırmaya ihtiyaçları var.

    Uzaya Astronot olarak bu çocuklarımız gidecek ama düşünmeleri geliştirilmez ise nasıl gidecekler. Dehaları yok etmeyelim. Lütfen sesimi duyun ve duyurun.

    Okulöncesi Eğitimde de anne babaya yönelik şov gösterilerini yasaklanmasını sağlamaya yardımcı olun. Eğitim Programımız öğrenci merkezli ama uygulama öğretmen merkezli. Öğretmenin dediğini yapan değil kendi düşüncelerini ortaya koyan çocuklalar yetişmesi için bu yazımı lütfen iletin. Çalıştaya ben de katılmak istiyorum. Saygılarımla… K. Ö…….GSM:…

    Süleyman Bey; üstteki bu yazıyı genel müdürlüğe gönderdim. Merkezin açıldığı günden itibaren sürekli eğitimin nasıl olması gerektiği hakkında merkezin öğretmenleri ile problem yaşadım. Başta müdür bey, çocuğun beynini geliştirici eğitim durumlarına karşı, ona şov yapacağı ortam gerekli. Ne Müdürün ne de bazı öğretmenlerin çocuğu araştırmaya sevk edecek çalışmaları var. Bayan Rehber Öğretmene, (kızım nasıl?) diye sorduğumda, gelişim değerlendirmesi dosyasında diyebiliyorsa ne beklerim.

    Haftanın üç günü birlikte olduğu otuz çocuğu tanıyıp cevap veremeyen öğretmenin üstün zekalı çocukları ne hale getireceğini siz düşünün. Öğretmen kendisi (ben buraya dinlenmeye geliyorum) diyor.

    İlk açıldığı yıl müzik odasına getirttiğim müzik CD’lerini, 4. yılda benim söylemem üzere görevlendirilen Müzik Öğretmeni kullanmaya başlıyor. Eski Müzik Öğretmeni (ne kadar güzel CD’ler, bana da verebilir misin?) diye yeni öğretmenden istiyor. Yeni öğretmen de (Müzik odasından aldım) diyor. 2005 Kasım ayında aldığım, çocukların düşünüp araştırmasını sağlayacak 1000 deneyin bulunduğu Elokronik seti, 2007 Mayıs ayında ilgili öğretmenlere sorduğumda haberlerinin olmadığını söylüyorlar. Hata benim öğretmene, (al bu eloktronik deney setini şu şekilde kullan demem) gerekirdi. Öğretmenlerin çocuklara ne yapmaları gerektiği ile ilgili ellerinde program yok. 4. yılda Okul müdürü ve öğretmenden program istediğimizde, önce bir şey söyleyemeyip daha sonra internetten indirdikleri ve karşı okulun adını silmeyi unuttukları bir program gösteriyorlar. Ya 2. yılda matematik öğretmeni küporamayı veriyor. Kaç yüzü olduğunu soruyor. Çocuklar cevap veriyor. Benim kız 8 yüzü var diyor. Aferin alıyor. Çocuk anlamamış. Öğretmene soruyorum (tabii 8 yüzü var) diyor. Göster diyorum.

    Gösterme yerine diğer öğretmenlere onaylatıyor. Küpte altı yüz vardır. Küporamada o yüzlere çizilen şekillerle oynanan oyundur. Arkadaşım matematikte tangram, sudoku vs gibi oyunlar bulunmuş. Bunları bulanlar düşünmüş üretmiş.

    Bizim çocuklarda araştırarak düşünerek farklı matematik beceri oyunları geliştirsinler. Toplantıdan sonra, masanın üzerinde bulunan tangram parçalarını matematik öğretmenine göstererek, (şekillerin yer aldığı bu parçalarla farklı şeyler geliştirebilirsiniz.) Nasıl geliştirsin ki, toplantı gününe kadar hiç kullanmadığı (çocuğumdan biliyorum) bir aracı sadece o gün masaya indiren ve masadakilerden bahsetmeyip, testleri çocukların nasıl çözdüğünden bahseden bir öğretmen var karşımızda.

    Merkeze ek bina değil, çocukların araştırma yapabilecekleri basit ve detaylı araçların alınması gerekir.

    İnsanların şeytandan dönüştüğünü, insanların tekrar şeytan olabileceğini söyleyen bir öğretmen hâlâ bilim sanat merkezinde. Bu olay ilk yıl oldu. 3 yıl sürekli devam eden çocuğum nedense ingilizcesini geliştiremedi. 4. yılda sağ olsun okulunda ingilizcenin farkına vardı. Öğretmenlerle konuştuğumuzda, (neden çalışmıyorsunuz?) dediğimizde Okul Müdürü’nün duyarsızlığı söz konusu oluyor. ......................................

    Süleyman Bey;

    ................................................

    İşin açıkçası Kahramanmaraş BSM hava atma, dinlenme, diğer işlerden boşta kalan zamanı geçirme, çocuklara bireysel özel ders verme yeri diyebiliriz. Bütün öğretmenleri buna dâhil değil.

    Birde Üstün Zekâlı ve Yetenekli olmayan, verilen çalışmayı hiç yapamayan, bilgisayarın tuşuna bile basamayan çocuklar ne zaman BSM’ye alınmaya başladı. (Veriyorum veriyorum bir şey anlamıyor) denilen çocuğun BSM’de ne işi var.

    Çocuğun adını bilsem söyleyeceğim. Öğretmen beni fark edince Müdüre karşı söylemini yarıda kesti….

    BİLSEM’i gündeme getirdiğiniz ve bizleri dinlediğiniz ve bu fırsatı verdiğiniz için sizlere çok teşekkür ediyor, başarılarınızın devamını diliyorum.”


    SÜLEYMAN CANBOLAT
    (GSM: 0.544. 820 12 02)

    Etiketler : Küpü, Velileri, Olmuş, BİLSEM,
    25749  kez okundu.

    BU HABER HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR

    20.05.2012 18:10
    bir bilsem
    Bu kurumun adı,eğer kısaltmayı doğru yaparsak; bilimin bili,sanatın sası,merkezin mesi (bilsam)olmalıydı.Yahut bilsamer.Bilim sanat eğitim merkezi gibi bir ismi olsaydı bu kısaltma yapılabilirdi. Tıpkı Kalida'da olduğu gibi hatalı bir durum.Kalida yı açarsak (Ka)hramanmaraş (l)ider (i)ş (da)mları derneği mi?Yoksa (Ka)hramanmaraş (lid)er (a)damlar derneği mi?
    26.05.2009 18:43
    Bilim Sanat Merkezi !!!
    Sayın Canbolat! İki yayınladığınız yazınızı da hem bir veli hem de o okulda öğrencisi olan bir öğretmen olarak yakından takip ediyorum. Sizden ricam şudur ki o okulu ne kadar iyi tanıyorsunuz ? Bu konuda okuyucularınızı aydınlatır mısınız? Sizin Adana da yaşadığınızı ve Maraş Bilsem'e hiç uğramadığınızı tahmin ediyorum. Tarafsız ve ilkeleri olan bir gazeteci iseniz bu yazıyı da tıpkı diğer velinin görüşlerini yayınladığınız gibi yayınlayacağınızı düşünüyorum. 4 yıldır Bilim Sanat Merkezinden veli ve öğretmen olarak yakından ilgileniyorum. (Bilsem öğretmeni değilim bu arada) Maddi konuları bilmiyorum ama orada görev yapan öğretmenlerin ders ahlakı, öğrenci motivasyonu, disiplinleri, veli-öğrenci ilişkilerin
    Yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan; küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım. Detaylı bilgi için Gizlilik Kurallarını okuyun

    Yorum Yazın



    Yandaki kutuya güvenlik kodunu giriniz



    • Google+
    • fb
    • tw
    • yt
    • rss
    Gizlilik Kuralları

    UYARI !
    Internet sitemiz 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır. Haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması önceden yazılı izin gerektirir. Ancak; internet ortamında ise kaynak gösterilmek koşuluyla yeniden yayımlanabilir.


    Telefon & Fax : +90 (344) 235 0643

    kanal46.com aa  iha abonesidir.