PRESTİJ STONE 728x90

Bizi Takip Edin!

BEŞEN SİGORTA
BEŞEN SİGORTA

Çerkeslerin acısını da anlamak zorundayız!

Gerçek bölücülük, insanların kendi dillerine, kültürlerine sahip çıkması değildir. Gerçek bölücülük tam tersidir. Herkesi aynı kaba koymaya, aynı kalıba dökmeye çalı
fb-share
  • Yazdırılabilir Sayfa
  • 07.03.2012 14:03 Tarihinde Eklendi.  Kategori : Serbest Kürsü.
    Hasan Cemal
    Hasan Cemal Tüm Yazıları

    Gerçek bölücülük, insanların kendi dillerine, kültürlerine sahip çıkması değildir. Gerçek bölücülük tam tersidir. Herkesi aynı kaba koymaya, aynı kalıba dökmeye çalışmaktır gerçek bölücülük. Asıl bölücülük Kürt olarak, Çerkes olarak kendi kültürünü sahiplenmek değildir. Asıl bölücülük tersidir.


    1992 yılı başlarıydı. İstanbul’da bir Kafkas derneğinde konuşmuştum. Beni toplantıya, anlaşılan, anne tarafım Kafkas kökenli olduğu için davet etmişlerdi.
    Anneannem Gürcü’ydü.
    Dedem, Kuzey Kafkasya halklarından Çerkeslerin Gabardey kolundandı.
    İki şeyi anımsıyorum toplantıdan.
    Bir erkek çocuğu sormuştu:
    “Bebeğiniz olsa, onun kulağına önce Çerkes olduğunu mu, yoksa Türk olduğunu fısıldarsınız?”
    Şaşırmıştım.
    İlk defa böyle bir soruyla karşılaşıyordum. Benim kökler biraz fazla karışıktı. Baba tarafım Midilli ve Rumeli’ye, anne tarafım Kafkasya’ya gidiyordu.
    Ben de, kızım da Türk olarak yetiştirilmiş, büyütülmüştük. Ve kızım doğduğunda kulağına herhangi bir şey fısıldamamıştım.
    Salonun genel havasından bu yanıtın pek bir memnuniyete yol açmadığını fark edince şöyle dediğimi hatırlıyorum:
    “Ben asimile Çerkesim!”
    Yirmi yıl önceki bu toplantıda beni şaşırtan ikinci konuya gelince...
    Konuşmam yeni bitmişti. Yaşlıca bir bey, elinde bir kitapla yanıma geldi, anlattı:
    Yıllar önce emek verdiği Çerkesçe-Türkçe sözlüğü İstanbul’da bastırmak ister.
    İzin vermezler.
    Kaç kere emniyete götürülür baskı yapılır, hatta gözaltına alınır ve sonunda vazgeçirilir.
    Ama o inat eder.
    Bu sefer Rusya’ya gidip sözlüğü Kiril alfabesiyle bastırır.
    Titrek elleriyle imzaladığı Çerkesçe-Türkçe sözlük kitaplığımda duruyor.
    Çerkesliğiyle ortalık yerde olmasa da her zaman gurur duymuş olan rahmetli dayıma bunu bir gün anlatınca şöyle demişti:
    “Kökler kaybolmaz oğlum.”
    Köklerin kaybolmadığına, kaybolamayacağına ve kaybolur gibi olsa bile, herkesin bir gün köklerini arayacağına hayatın içinde o kadar çok tanık oldum ki.
    Herkes kendi olmak istiyor.
    Dilini, kültürünü sahiplenmek istiyor.
    Bir başka deyişle:
    İlle de başka kalıba dökülmek istemiyor.
    Bu açıdan önem taşıyan bir toplantı yapıldı geçen hafta:
    Birinci Çerkes Çalıştayı.
    İzmit yakınlarındaki adı Derbent olan bir Abhaz köyünde iki gün boyunca toplanan Çerkesler bir de sonuç bildirisi yayınladılar.
    Taleplerinin bir bölümü şöyle:
    1-Ana dillerinin ilköğretimden itibaren okullarda seçmeli ders olarak okutulması.
    2-7 gün 24 saat yayın yapan Çerkes radyo ve televizyonu.
    3-Kendi sanatlarını, edebiyatlarını, kültürlerini geliştirip üretebilecekleri kültür merkezleri.
    4-Değiştirilen soyadları ve köy adlarının geri verilmesi.
    5-Resmi tarih anlayışının aşağılayıcı, yanlış ve amaçlı yorumlarının tarih kitaplarından çıkartılması.
    N’olacak şimdi?
    Kürtlerden sonra Çerkesler...
    Yeni bölücüler mi?
    N’apacaz?
    Bülent Arınç’ların dediği gibi, “Zaten Çerkesçe medeniyet dili değil ki” deyip geçecek miyiz?..
    Bakın, gerçek bölücülük insanların kendi dil ve kültürlerine sahip çıkması değildir.
    Gerçek bölücülük tam tersidir.
    Herkesi aynı kaba koymaya, aynı kalıba dökmeye çalışmaktır gerçek bölücülük.
    Asıl bölücülük Kürt olarak, Çerkes olarak kendi dilini ve kültürünü sahiplenmek değildir.
    Asıl bölücülük tersidir.
    İnkâr ve asimilasyondur.
    Bu topraklar bunca zaman acıya, trajediye doymamışsa bunun temel nedeni, Cumhuriyet’in kuruluşundan beri bu ülkede farklılıkları reddeden ve hepimize “Hepiniz Türksünüz!” diyen milliyetçiliğin inkâr ve asimilasyon politikalarıdır.
    Bu bir çıkmaz yoldur.
    Yanlışa, acıya açılan yolları kısaltmaktan başka çaremiz yok. 

    Hasan Cemal

    h.cemal@milliyet.com.tr

    MİLLİYET

    44073  kez okundu.

    BU HABER HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR

    07.03.2012 17:48
    bu yazarın milleti kalmamışki.
    yazının içinde anası ve babasının hangi milletten olduğunu dahi söyleyemiyor.milleti yok kalmamış.katma deger olmuş.candır olmuş melez adamdan ne beklersin.türküm demesinimi.türklükle gurur duymasınımı.bu adam zaten ben türküm derse ben kanımdan şübhe ederim.AMA BEN TÜRKÜM:
    07.03.2012 17:38
    bu adamı neden yayınlar kanal 46 bilmem.
    Memlektin bölünmesi ve etnik guruplara ayrılması için mücadele veren hgainlere neden göz yumulur imkanlar verilir anlamıyorum.ermeni dönmesi vatan hainlerini bu devlet her zaman bertaraf etmiştir.
    Yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan; küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım. Detaylı bilgi için Gizlilik Kurallarını okuyun

    Yorum Yazın



    Yandaki kutuya güvenlik kodunu giriniz



    • Google+
    • fb
    • tw
    • yt
    • rss
    Gizlilik Kuralları

    UYARI !
    Internet sitemiz 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır. Haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması önceden yazılı izin gerektirir. Ancak; internet ortamında ise kaynak gösterilmek koşuluyla yeniden yayımlanabilir.


    Telefon & Fax : +90 (344) 235 0643

    kanal46.com aa  iha abonesidir.