PRESTİJ STONE 728x90

Bizi Takip Edin!

BEŞEN SİGORTA
BEŞEN SİGORTA

'CHP, kongreye gidince sosyal devleti hatırlıyor'

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 'Ana muhalefet ne zaman genel kongreye gitse, ne zaman seçime gitse hemen aydınlanmaya uğruyor, açılıma gidiyor, toplumun g
fb-share
  • Yazdırılabilir Sayfa
  • 07.02.2009 19:24 Tarihinde Eklendi.  Kategori : POLİTİKA.
    'CHP, kongreye gidince sosyal devleti hatırlıyor'

    AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 'Ana muhalefet ne zaman genel kongreye gitse, ne zaman seçime gitse hemen aydınlanmaya uğruyor, açılıma gidiyor, toplumun gündemine yaklaşıyor, sosyal devleti hatırlıyor' dedi.

    Başbakan Erdoğan, ASKİ Spor Salonu'nda düzenlenen AK Parti'nin 'Tüm Türkiye Belediye Başkan Adayları Tanıtım Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, AK Parti kurulduğunda Türkiye'nin üzerinde kara bulutlar dolaştığını, ekonomik, siyasi ve sosyal anlamda dar boğazdan geçtiğini belirterek, milletin krizlerden, kaoslardan, belirsizlikten, yamalı bohça gibi koalisyonlardan bezdiğini, yolsuzluk, yoksulluk ve yasakların çığ gibi büyüdüğünü, sorunların çözülemediğini, çözüm üretilemediğini, geminin su almaya başlayarak hızla dibe doğru gittiğini, ülkenin ulusal ve uluslararası itibarının yara aldığını söyledi.

    Türkiye'yi ak yarınlara kavuşturmak, ak günlerle buluşturmak, aydınlık günlere ulaştırmak için AK Parti'yi kurduklarını dile getiren Başbakan Erdoğan, 'Milletimize, 'bizatihi kendisi çözüm üretecek' dedik. Çünkü 'bu millet buna muktedirdir' dedik. 'Milletimiz artık kendi sesini yükseltecek, artık herkes susacak, bu millet konuşacak' dedik. O zaman dedik ki 'yeter artık söz de karar da milletindir. AK Parti'yi millet kurmuştur, iktidara da millet taşıyacaktır' dedik' şeklinde konuştu.

    Partiyi kurduktan sonra Türkiye'yi adım adım, ilçe ilçe, köy köy dolaştıklarını ve her yerde büyük bir coşku, sevgi, özlemle kucaklandıklarını, mahşeri kalabalıklarca karşılandıklarını, milletin hayır duasını aldıklarını anlatan Başbakan Erdoğan, Türk milletinin, önce 3 Kasım 2002'de, ardından 28 Mart 2004'te ve 22 Temmuz 2007'de, artan bir muhabbetle 'AK Parti' dediğini kaydetti.

    Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin 780 bin kilometresindeki her bir vatandaşa karşı mahcup olmamanın en büyük gayeleri olduğunu vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

    '(Milletimizin başı öne eğilmeyecek, bu parti yüklendiği sorumluluğu hakkıyla taşıyacak, millete hizmette yorgunluk yoktur, olamaz) dedik. 'Milletin emanetine halel getirmeyeceğiz' dedik. Hamd olsun ne dediysek onu yaptık. 'AK Parti, temiz siyasetin adresidir. AK Parti, ilkeli siyasetin adresidir. AK Parti, millet odaklı insan odaklı siyasetin adresidir' dedik, bunu yaptık. AK Parti bizzat milletin partisidir, milletin iktidarıdır. Partimizi kurduğumuz andan, iktidara geldiğimiz andan itibaren bu ilkelerden şaşmadık. Siyasetin kirli ayak oyunlara hiçbir zaman tevessül etmedik. Popülizm bizim siyasetimizde kendisine asla yer bulamadı. Toplumun karşısına her zaman samimiyetimizle, açık yürekliliğimizle çıktık, açık sözlü olduk. Rotamızı milletin rotasından asla ayrı gayrı görmedik. Seçimden seçime vatandaşımızı hatırlayan, seçimden seçime Anadolu yollarına düşen, seçimden seçime halkın hatırını soranlardan olmadık. Ankara'ya mahkum olan bir siyaset anlayışını ülkemizde egemen kılmadık ve 'Ankara'ya mahkum olan siyaset anlayışını ülkemizden kovuyoruz' dedik ve kovduk.

    Biz dünyayı dolaştık. Biz dolaşırken ana muhalefeti de yavru muhalefeti de 'bunlar çok geziyorlar' dediler. Onların anlayışında Ankara'dan dışarı çıkmak yoktu ama biz önce 81 vilayetimizi fellik fellik dolaştık. Ondan sonra da tüm dünyayı dolaştık, çünkü yapmamız gereken, ulaşmamız gereken buydu. Bu millete yakışan buydu. Bizim tarihimizde bu vardı. 'Tarihimizin o şanlarla dolu, zaferlerle dolu yapısını biz ayağa kaldıracağız' dedik, bunu başardık, ayağa kaldırdık. Şimdi de bunun heyecanı içindeyiz, bunu sürdürüyoruz ve sürdürmeye devam edeceğiz.'

    Bu yola barış ve kalkınma için koyulduklarını, şimdiye kadar da bu alanda büyük mesafeler aldıklarını ifade eden Başbakan Erdoğan, 'Türkiye haritasının belli kesimlerine hitap edemeyenler, Sivas'tan öteye geçemeyenler var değil mi? Hala var mı? Var. Sivas'tan öteye hala geçemiyorlar. Biz 81 ilin 81'inde varız. 71,5 milyon vatandaşımızın her biriyle el eleyiz. Biz milletin efendisi değil, bu milletin hizmetkarıyız bizi onlardan ayıran bu' dedi.

    -'ÇÜNKÜ SANDIK GÖRÜNDÜ...'-

    'Ufukta sandık göründü siyasi partilere bu aralar bir haller oldu. Birdenbire Türkiye'yi hatırladılar, halkı hatırlamaya başladılar' diye konuşmasını sürdüren Başbakan Erdoğan, milletin on yıllardır özlemini duyduğu, hasretini çektiği mevzuların bu partilerin gündemine girmeye başladığını söyledi.

    Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:

    'Biz de tabii sevindik. On yıllardır ayak direttikleri o engeller, çeşitli yaklaşım tarzlarıyla ortaya koydukları engel kabul ettikleri bu konulara, şimdi baktık ki şefkatle yaklaşmaya başladılar. Gerilim ürettikleri, fırtına kopardıkları konular siyasetlerinin ana başlığı haline geldi, çünkü sandık göründü. Bunlar müthiş bir aydınlanmaya maruz kaldılar. Bu ana muhalefet ne zaman genel kongreye gitse, ne zaman seçime gitse hemen aydınlanmaya uğruyor, açılıma gidiyor, toplumun gündemine yaklaşıyor, sosyal devleti hatırlıyor. Ne demek istediğimi anlıyorsunuz değil mi? Detaylarına girmeyeceğim. Bizler diyoruz ki istismar politikalarıyla değil, samimi politikalarla halkımızın karşısına çıkmadığınız müddetçe halkımız sizi asla hiçbir zaman tek başına iktidar yapmayacaktır, bunu böyle bilin.'

    CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın Bosna'da başörtüsü dağıttığını, çarşaflılara rozet takmaya başladığını dile getiren Başbakan Erdoğan, 'Bunlar da güzel gelişmeler, arkadan baktık değişik değişik haberler gelmeye başladı. Baktık daha da ileri gitmeye başladılar' dedi.

    CHP'nin kurmayı vadettiği 'mahalle evi'ni AK Parti'li belediyelerin 'semt konakları' adı altında çoktan kurduğunu anlatan Başbakan Erdoğan, 'Biz semt konaklarında Kur'an eğitimi vermiyoruz. Bilgisayar, okuma yazma, yabancı dil eğitimi veriyoruz, el işi yaptırıyoruz. Bizim ulaştığımız bu yerlere bunların hayalleri bile ulaşamaz ve ulaşamadılar' diye konuştu.

    -'TERECİYE TERE SATMANIN NE ANLAMI VAR'-

    Başbakan Erdoğan, Diyanet İşleri Başkanlığının Kur'an kursları olduğunu için semt konaklarında Kur'an eğitimi vermediklerini vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

    'Tereciye tere satmanın ne anlamı var. Dürüst olalım, samimi olalım. Bu işin erbabı orası. Efendim 'bir odayı biz bu işe ayardık, müftülüğe müracaat edeceğiz oraya hoca tayin edecek.' Müftünün işi gücü yok elinde bu kadar kadro var, bir de oraya hoca mı tayin edecek? Şu anda devlet olarak Diyanet İşleri Başkanlığı bunun gereğini yapıyor. Sadece oy endişesiyle biraz da buradan oy alırım diye kalkıp da bu tür oyunların içine girilmesinin kimseye kazandıracağı bir şey yok. Benim halkım da gelmiyor zaten. Camilerimiz var bu camilerimizde de bu eğitimler verilebilir. Bakıyorsunuz Kocaeli'nde bir caminin yapılmasına izin verilmeyecek kadar ileri gidiyorlar. Bu CHP zihniyeti İstanbul'un en önemli olan yerlerinden birinde ihtiyacı olan bir yerde camiyi imar planlarından çıkaracak kadar ileri giden bir anlayışın temsilcisi. Daha da ileri gidiyorum bu noktada eğer 'halkın talebidir' diyorsan, orada da halkın talebi var halkın talebinin önüne niçin geçiyorsun?'

    Tüm bu gayretleri, bütün bu girişimlerin amacı ne olursa olsun büyük bir memnuniyetle mutlulukta izlediğini ifade eden Başbakan Erdoğan, 'Hayırlı olsun diyorum. Ana muhalefetin şu andaki tüm temsilcilerine de teşekkür ediyorum ama sözünüzün arkasında durun. Seçimi kazandınız kazandınız millet sizi izleyecek ama kazanamadınız bunları yapan Ak Parti yönetimlerine estek köstek olmayın. Konu ne olursa olsun diğer partilerin de milletin gündemine dönmesinden, milletin hissiyatına yakınlaşmasından her zaman memnuniyet duyarız' dedi.

    Bazı köşe yazarlarının, 'sahicisi varken taklidine gerek yok' diye yorumlar yaptıklarını hatırlatan Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:

    'Biz olayı böyle de değerlendirmiyoruz ama Ak Parti'yi farklı yere oturmak isteyenler, 'AK Parti İslamcı partidir' diyenler var. Lütfen ne dinimiz İslam'a ne de AK Parti'ye kimse saygısızlık yapmasın, alavere dalavere yapmasın. Bir defa 'AK Parti İslamcı bir partidir' ifadesi temelinden yanlıştır. Ak Parti demokratik laik sosyal bir hukuk devleti içinde kurulmuş muhafazakar bir kimliğe sahip bir partidir. İslam hiçbir partinin sıfatı olacak kadar aşağılanamaz, lütfen bunu birbirine karıştırmayalım.

    Bu ifadeleri kullananların da dinimize ne kadar saygıları olduğu bellidir. Bizler bu yolda çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz, din üzerinden siyaset yapılmasına fırsat vermeyeceğiz. İnsan eksenli siyaseti kendimize hedefledik, bunu muhafazakar demokrat bir anlayışla sürdürmeye devam edeceğiz.'

    AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 'İsrail'deki bazı sorumsuz çevrelere de seslenmek istiyorum, bunlar hükümet çevreleri, bunlar bazı medya çevreleri. Yalan yanlış haberlerle kasıtlı yönlendirmelerle hakaret içeren yaklaşımlarla lobilerin, medyanın ayak oyunlarıyla Türkiye'nin karşısına dikilmeyin' dedi.

    Başbakan Erdoğan, 'Türkiye İsrail ilişkilerine zarar verecek, iki ülkenin karşılıklı menfaatlerine gölge düşürecek provokasyonlara yeltenmeyin. Bu yaklaşımlarınızla da İsrail devletinin de İsrail halkının da menfaatlerine hizmet etmiş olmuyorsunuz' diye konuştu.

    Başbakan Erdoğan, ASKİ Spor Salonu'nda düzenlenen AK Parti'nin 'Tüm Türkiye Belediye Başkan Adayları Tanıtım Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, seçim boyunca tüm Türkiye'de yankılanacak sloganlarının 'İşimiz hizmet, gücümüz millet' olacağını söyledi.

    Güçlerini milletten aldıklarını ifade eden Başbakan Erdoğan, bu güçle millete hizmet ürettiklerini belirtti. Başbakan Erdoğan, bundan sonra da 'bu anlayışla bu parolayla güçlerini milletten alarak, hizmet üretmeye devam edeceklerini' belirterek, şunları kaydetti:

    'Biz 'barış içinde yarış' diyoruz. Biz seçim yatırımı olsun diye popülizm yapmıyoruz. Seçim yatırımı olsun diye milletimizin mukadderatı ile geleceği ile oynamıyoruz. Avrupa'nın bazı ülkelerinde olduğu gibi başka ülkelerin üyeliklerini tartışmaya açıp ayrımcılık, dışlayıcılık yapan, başka milletler üzerinden iç siyaset yapan bir hareket olmadık. Çevre ülkeler üzerinden iç politika istihbaratı yapan, seçim uğruna başka milletleri tahrif eden, kötüleyen bir yaklaşımın da içinde olmadık. Başka ülkelerin insanlarını, partilerini muhatap alarak hamaset yapan bir hareket de olmadık.'

    -'ELEŞTİRİLERİMİZDE SERTLİK BULANLARI AYNAYA BAKMAYA DAVET EDİYORUM'-

    Partililere 'Son günlerde İsrail'de siyasi kampanyanın nasıl yürütüldüğünü çok iyi görüyorsunuz' diye seslenen Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:

    'Bir lider diyor ki 'Seçilirsem Hamas'ı yok edeceğim'... Bir lider diyor ki 'Hamas liderleri yok edilmeli', 'İran nükleer programından vazgeçmezse bombalanıp yerle bir edilmesi lazım.' Diğer bir lider diyor ki 'Tokat sert olacak. Gerekirse tekrar Gazze şeridine saldırabiliriz'. Başka bir lider diyor ki 'Bütün düşmanlarımızı imha edeceğiz'. Bu söylenenlerin Gazze'de yaşananların nasıl bir seçim yatırımı olduğunu şimdi gayet iyi anlıyorum. Savaş çığırtkanlığı yapan, vurmayı, yok etmeyi, kan üzerinden, ölüm üzerinden, bir anlayışla siyasi rekabette geçer akçe bir yol kabul etmek bizim kitabımızda yok. Daha fazla öldürmeyi vaad eden bir seçim kampanyası olabilir mi? Bu savaş zihniyeti hangi demokrasiyle bağdaşabilir? Hangi hukuk anlayışıyla tarif edilebilir? Hangi insaniyetle hangi siyasetle izah edilebilir, soruyorum sizlere... Oy uğruna insanların hayatlarıyla onurlarıyla mukadderatıyla oynamak neyle izah edilebilir? Ondan sonra birileri çıkıyor diyor ki 'Kin ve nefret tohumları ekmeyin'... Ülkemizden diyenler var bunu. Bu mu kin ve nefret tohumu ekmek? 'Şiddete, çatışmaya tahrik etmeyin'... Bizim eleştirilerimizde sertlik bulanları aynaya dönüp bakmaya davet ediyorum. Bu savaş çığırtkanlığı, bu kin, nefret bezirganlığı nedir? Böyle bir siyaset olur mu? Böyle bir diplomasi olur mu? İşte bu yüzden 'Barış içinde yarış' sloganımızın önemi daha iyi ortaya çıkıyor.'

    -'BARIŞA, DOSTLUĞA, REFAHA KATKIDA BULUNMAYA DEVAM EDECEĞİZ'-

    Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:

    'İsrail'deki bazı sorumsuz çevrelere de seslenmek istiyorum. Bunlar hükümet çevreleri, bunlar bazı medya çevreleri. Yalan yanlış haberlerle kasıtlı yönlendirmelerle hakaret içeren yaklaşımlarla lobilerin, medyanın ayak oyunlarıyla Türkiye'nin karşısına dikilmeyin... Türkiye-İsrail ilişkilerine zarar verecek, iki ülkenin karşılıklı menfaatlerine gölge düşürecek provokasyonlara yeltenmeyin. Bu yaklaşımlarınızla da İsrail devletinin de İsrail halkının da menfaatlerine hizmet etmiş olmuyorsunuz.

    Türkiye'nin amacı bölge barışına, güvenliğine katkıda bulunmaktır. Biz bölgedeki tüm halkların, tüm insanların huzur içinde, esenlik içinde, barış içinde, refah içinde olmasını arzu ediyoruz. Tüm insanları etnik kökenine, dinine, mezhebine, ülkesine göre değil, sadece insan olarak görüyor ve insanı yaradandan ötürü seviyoruz. Farkımız budur. Önümüzdeki dönemde de aynı samimiyetle aynı heyecanla barışa, dostluğa, refaha katkıda bulunmaya devam edeceğiz.'

    AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ana muhalefet ve muhalefet partilerinin belediye başkan adaylarının ya AK Parti'nin projelerini konuştuklarını veya farklı yollardan 'karalama kampanyası' yaptıklarını söyledi.

    Başbakan Erdoğan, 'Eğer bunların söyledikleri, bizim mesleğimizle alakalı ise bu karalamalar, lütfen zerre kadar insafları, zerre kadar haysiyetleri varsa bu ülke bir hukuk devletidir. Giderler, yargıya dosyaları verirler, yargı ne gerekiyorsa bunu yapar' dedi.

    Başbakan Erdoğan, ASKİ Spor Salonu'nda düzenlenen 'AK Parti'nin Tüm Türkiye Belediye Başkan Adayları Tanıtım Toplantısı'nda yaptığı konuşmada belediye başkan adaylarına seslendi.

    'Barış içinde yarış' anlayışıyla hareket edeceklerini ifade eden Başbakan Erdoğan, kampanyanın hareket sloganının bu olduğunu belirti. Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

    'Bizim gerilim siyasetiyle işimiz olmayacak. Çatışma siyasetiyle işimiz olmayacak. Şuraya yalnız dikkat, yumuşak başlı isem kim dedi 'uysal koyunum'. Bunu da parantez içine koyacağız tabii... Biz, ayrıştıran değil birleştiren olacağız. 71.5 milyonun tamamına gönül telimizden sesleneceğiz. Aynı kelimelerle konuşacağız. Çamur atmak, karalamak, enkaz edebiyatı yapmak bizim tarzımız değildir.

    Biz, eserlerimizle hizmetlerimizle konuşacağız. Bu salonda teşkilatımızın her kademesinden arkadaşlarımız bulunuyor. Genel merkezimizdeki arkadaşlarımız, kadın kollarımız, il teşkilatımız, gençlik kollarımız bulunuyor. Burada bulunanlar şehirlerine gittiklerinde burada bulunmayanlara anlatsın. Bizim 6 yılda hükümette, 5 yılda belediyelerde yaptıklarımız kendimizi anlatmak için yeter.'

    Başbakan Erdoğan, 6 yılda 130 bin derslik ile 400 hastaneyi hizmete açtıklarını ifade ederek, '340 bine yakın konut inşa halinde. Bunların 240 binini sahiplerine teslim ettik. 9 bin kilometre duble yol yaptık. Göreve geldik, 9 ilde doğalgaz vardı. Şimdi 63 vilayetimizde doğalgaz var. Nereden nereye... Çağdaşlık bu, modern olmak bu' diye konuştu.

    -'YARGIYA MÜRACAAT ET'-

    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, şehirleri metroyla raylı sistemle tanıştırdıklarını da aktardı. Başbakan Erdoğan, bu konudaki projelerinden örnekler vererek, 'Bütün bunlarla birlikte bu adımlar atılırken bunların acaba 'Teşekkür ederiz, bu ilde böyle bir şey yoktu. Hakikaten siz bunları nasıl başardınız' dediklerini hiç duydunuz mu? Ama 'Gölge etmesinler başka ihsan istemiyoruz' diyerek yolumuza devam edeceğiz' dedi.

    Başbakan Erdoğan, ana muhalefet ve diğer muhalefet partilerinin belediye başkan adaylarının yapacakları projeleri anlatmadıklarını savunarak, şunları söyledi:

    'Ya bizim projelerimizi konuşuyorlar veya farklı yollardan karalama kampanyası yapıyorlar. Eğer bunların söyledikleri, bizim mesleğimizle alakalı ise bu karalamalar, lütfen zerre kadar insafları varsa zerre kadar haysiyetleri varsa bu ülke bir hukuk devletidir. Giderler, yargıya dosyaları verirler, yargı ne gerekiyorsa bunu yapar. Benim belediye başkanımın dokunulmazlığı yok.

    Hadi git, belediye başkanımla ilgili yargıya müracaat et. Ne gerekiyorsa yargı yapsın, ama dertleri bu değil ki... Çünkü, tutarlı bir yanı yok. Kafaları bulandırmak... Acaba, biz kafaları bulandırır da buradan bir şey elde edebilir miyiz? Yaptıkları iş bu. Ama benim milletim bu oyuna asla gelmedi, yine gelmeyecek, gelmeyecek... Çünkü onlar bunun içinden geldiler. Yolsuzlukların içinden geldiler. Mahkum olanları oldu. Ama biz partimizin içerisinde bu tür şeylere bulaşanları zaten barındırmadık. Kendimiz ihraç ettik. Bizim farkımız bu... Şu an ihraç ettiğimiz bu tür başkanlarımız var. Artık partimizle uzaktan, yakından alakaları yok. Kimi tutuklandı, kiminin davası devam ediyor.'

    Başbakan Erdoğan, şehirleri estetiğe kavuşturduklarını, parklarla, bahçelerle şehirlerin standartlarını yükselttiklerini, yeşil alan, temiz hava, temiz su sağladıklarını bildirdi. Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:

    'Biz ürettiğimiz hizmetleri ve eserleri anlatacağız. Planlarımızla projelerimizle konuşacağız. Ak hükümetin eserlerini, ak belediyelerin eserlerini gösterecek, hem 'hizmete devam' diyecek hem de hizmet kervanımıza yeni şehirler, yeni ilçeler, yeni beldeler katacağız. İşte bu anlayışla seçim boyunca tüm Türkiye'de yankılanacak olan sloganımız şu olacak 'işimiz hizmet, gücümüz millet'...'

    AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 'Dört gündür Tunceli'de valimizin yaptığı yardımları dillerine doladılar. Televizyonlarda bakıyorsunuz çekimler yapmışlar, bunları yayınlıyorlar. Soruyorum onlara (Siz acaba hiç Tunceli'ye gittiniz mi?)' dedi.

    Başbakan Erdoğan, ASKİ Spor Salonu'nda düzenlenen 'AK Parti'nin Tüm Türkiye Belediye Başkan Adayları Tanıtım Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Türk milletinin hiçbir zaman Türkiye'de taklitçilere prim vermediğini söyledi.

    Başbakan Erdoğan, bazı kesimlerin aylardır yaptıkları sosyal yardımları eleştirdiklerini hatırlatarak, şöyle konuştu:

    'Bu ülkede yoksulluğun sebebi AK Parti değildir. Yoksul üreten, yoksulluk üreten politikaların sahibi AK Parti değildir, olmamıştır. 2002 sonunda iktidara geldi. Ülkenin bütün illerinde, ilçelerinde, köylerinde yoksulluk vardı. Ne dedik '3 Y ile amansız şekilde mücadele edeceğiz'. Niçin 3 Y? Çünkü Türkiye'de yoksulluk vardı, yasaklar vardı, yolsuzluklar vardı. Onun için 3 Y dedik ve mücadelemizi bu şekilde sürdürürken Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşma Fonu'nu hiç olmadığı bir şekilde harekete geçirdik. Anadolu'nun dört bir yanına Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Fonu'ndan yardımlar gönderilmeye başlandı. Kimin emrine verildi? Valilerimiz, kaymakamlarımız, muhtarlarımız, belediye başkanlarımız, hepsi bunların içinde yer aldı ve bu sözümüzün arkasında durduk. Akılcı, gerçekçi, ayağı yere basan milletimizin gerçekleriyle örtüşen ekonomi politikaları uyguladık. Yoksullukla makro ölçüde mücadele ederken ihtiyaç sahiplerine doğrudan yardımlar yaptık. Seçim demedik, propaganda demedik, popülizm demedik.'

    Başbakan Erdoğan, bu yardımların seçimden seçime yapılmadığına işaret ederek, şöyle devam etti:

    'Göreve geldiğimiz andan itibaren tüm yoksul vatandaşlarımıza kömür dağıtımı yapılmıştır, soba dağıtımı yapılmıştır. Okullar açılırken okulda tüm öğrencilere sıralarının üzerine kitapları konularak, bu destekler verilmiştir. Tüm yoksul ailelere valiliklerimiz maaş bağlamıştır. Her ay belli bir maaş veriyor. Yani eğitimde yoksulluk bahane olmasın, dedik. Kredi Yurtlar Kurumu olarak daha önce belli bir miktarda üniversite öğrencine burs verilerken biz 'kredi yurtlar kurumuna kim müracaat ederse etsin ayrım yapılmaksızın hepsine burs vereceğiz' dedik. Kredi verdik, burs verdik. 'Bu AK Parti'lidir, Bu AK Partili değildir' demedik. Ama şimdi hedef saptırıyorlar, niçin? Seçim var... Eeee siz bu ülkede iktidar oldunuz. Siz iktidar olduğunuz zaman bu tür şeyleri niçin yapmadınız? Benim ülkem az önce yine söyledim aynı zamanda sosyal devlet. Bu devlet, sosyal devlet olduğuna göre, sosyal devletin görevi nedir? Fakiri fukarayı bulacak, garip gurabayı bulacak, yoksulu bulacak onlara elini uzatacak. Bunu yüzde yüz başardık mı? Hala başaramadık. Daha da uzanacağız.'

    -TUNCELİ'DEKİ YARDIMLAR-

    AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan, yapılan yardımların Anayasa'nın kendilerine yüklediği bir sorumluluk olduğunu vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

    'Medeniyetimizin de bize öğrettiği bir sorumluluk, onu yapmanın gayreti içinde olduk. Dört gündür Tunceli'de valimizin yaptığı yardımları dillerine doladılar. Televizyonlarda bakıyorsunuz çekimler yapmışlar, bunları yayınlıyorlar. Soruyorum onlara 'Siz acaba hiç Tunceli'ye gittiniz mi?' Türkiye'nin 81 vilayetinden bir tanesinin Tunceli olduğunu biliyor musunuz? Böyle bir meseleniz, böyle bir derdiniz oldu mu? Sizin Tunceli'ye merhem olacak, deva olacak bir politikanız oldu mu? Tunceli'de gösterebileceğiniz bir eseriniz var mı? Bunları söyleyin de alkışlayalım sizleri. Bunlar ancak yoksulluk üretebilir. AK Parti ise sizin ürettiğiniz bu yoksullukla mücadele ediyor.

    Tunceli'deki valim sağolsun, adeta tebdili kıyafet edip halkın arasına karışıyor. Tunceli'nin yollarına düşüyor. Tunceli'nin sokaklarında, köylerinde ihtiyaç sahiplerini tespit ediyor. Soğuktan titreyen çocukları, okulundan evine 5 kilometre, 10 kilometre yürümek zorunda kalan öğrencileri, üzerinde kıyafeti olmayan çocukları, tenceresinde aşı olmayan anaları, cebinde harçlığı bulunmayan babaları buluyor. Onlara mümkün olduğunca çare üretiyor. Benim 81 ilimin valisi, tüm kaymakam arkadaşlarım bu anlayışla şehirlerini idare etmeye başladılar. Ben kendilerini tebrik ediyorum. Bir yandan bunu eleştiriyorsun, Tunceli'de yoksullarla dayanışmaya karşı çıkıyorsun bir yandan da Ankara'da İstanbul'da bol keseden vaatlerde bulunuyorsun. Bir yandan 'Ben de yoksullara dağıtacağım' diyorsun, hem de '600 TL dağıtacağım' diyorsun. Bir yandan benim öğrenci kardeşimin aldığı bursa gözünü dikiyorsun. İşte Anayasa Mahkemesine gittiler kim gitti? Ana muhalefet partisi gitti. Ne dedi? 'Belediyeler bu bursu kaldırmalıdır' dedi. Ne oldu? Anayasa Mahkemesi de bu istikamette kararını verdi. Şimdi belediyeler üniversite öğrencilerine burs veremiyor.'

    -'BU NE PERHİZ BU NE LAHANA TURŞUSU'-

    Başbakan Erdoğan, öğrencilerin bu konuda 'ana muhalefet partisinin temsilcisi olan şahsa (siz öğrencilerden yanayız diyorsunuz, peki bizim belediyelerden aldığımız bursu niçin engellediniz?)' diye sorduğunu belirterek, şunları söyledi:

    'Verdiği cevap çok ilginç. 'Bu bursun miktarını az bulduk da onun için Anayasa Mahkemesi'ne gittik' diyorlar. Bunlar secaat arz ederken sirkatin söyleyenlerden. Bunlar böyle ve battıkça batıyorlar. Bir yandan sosyal devlet diyorsun, öbür yandan bu ülkenin valisinin, kaymakamlarının şevkini kırmak için elinden geleni yapıyorsun. Bu tutarlılık değil. İnsana derler ki, 'bu ne perhiz bu ne lahana turşusu?'. Amacın üzüm yemek mi bağcıyı dövmek mi? Bir yandan on yıllar boyunca özgürlüklerin önünde dağ gibi, duvar gibi duruyorsun, AK Parti'nin her türlü özgürlük açılımını engellemek için de çaba harcıyorsun. Milletin inançlarını, milletin geleneklerini göz ardı ediyorsun, görmezden geliyorsun. Onlarla adeta alay ediyorsun, bir yandan da az önce söylediğimiz gibi yok 'şu açılımı', yok bilmem 'şu açılımı, bu açılımı' deyip milletin karşısına çıkıyorsunuz. Bu da tutarlılık değil. Siyasetin temeli tutarlı olmaktır. Dürüst olmaktır. Samimi olmaktır. İstikrarlı olmaktır.'

    AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti belediye başkan adaylarına, 'Her bir kuruşa gözünüz gibi bakacak, en iyi şekilde değerlendirecek ve amacı dışında tek bir kuruşun bile harcanmasına göz yummayacaksınız' diye seslendi.

    Başbakan Erdoğan, ASKİ Spor Salonu'nda düzenlenen 'AK Parti'nin Tüm Türkiye Belediye Başkan Adayları Tanıtım Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin, anayasasında da ifade edildiği gibi dört temel taş üzerinde inşa edildiğini belirtti.

    Türkiye'nin, demokratik, laiklik, sosyal bir hukuk devleti olduğunu, bu ilkelerden hiçbirinin diğerinden daha az önemli olmadığını, hiçbirinin diğerine feda edilemeyeceğini söyleyen Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:

    'Sosyal devleti ıskalayarak hukuk devleti inşa edilemez. Demokrasiyi öteleyerek laiklik inşa edilemez. Laikliği bir kenara koyarak demokratik, sosyal bir hukuk devleti inşa edilemez. İşte AK Parti olarak 6 yıldır bu anlayışla, bu felsefeyle, bu bakış açısıyla yolumuza devam ediyoruz. Tıpkı laiklik gibi demokrasiyi, hukuku, sosyal devlet ilkesini bütün yönleriyle, bütün boyutlarıyla hayata geçirmeye çalışarak yolumuzda ilerliyoruz. İşte bunun için 'Avrupa Birliği' diyoruz. İşte bunun için 'daha çok demokrasi' diyoruz. 'Daha çok özgürlük' diyoruz. İşte bunun için ülkemizi çağdaş standartlara kavuşturuyoruz. Bunun için çetelerle, mafyayla kararlılık içinde mücadele ediyoruz. Yoksullarımızı bunun için gözetliyoruz. Bu sayede Türkiye'yi büyütüyor, bu sayede sofradaki ekmeğimizi büyütüyor, bu sayede Türkiye'yi bölgesinde ve dünyada küresel bir güç haline getiriyoruz.'

    Başbakan Erdoğan, demokrasinin, hizmetin yerelde başladığını belirterek, belediye başkan adaylarının en küçük beldeden büyük şehirlere kadar millete hizmet etmek gibi kutsal, onurlu bir yolculuğa çıktığını söyledi. Başbakan Erdoğan, 'Omuzlarınızdaki yük, emanet çok büyük. Bu yükü, bu emaneti hakkıyla taşıyacağınıza, asla ve asla yere düşürmeyeceğinize, bu emanete leke kondurmayacağınıza bütün kalbimle inanıyorum' dedi.

    -'SİZLERE GÖNDERİLEN KAYNAK MİLLETİN VERGİLERİNDEN OLUŞUYOR'-

    Başbakan Erdoğan, belediye başkan adaylarına şöyle seslendi:

    'Makam odalarınız ve telefonlarınız asla kapalı olmayacak. İdare ettiğiniz birimlerin her bir köşesi sizin mesuliyetiniz altındadır. Bizim ücra, uzak kavramını, ulaşılamaz kavramını kabul etmemiz mümkün değil. Her bir semtten, mahalleden, sokaktan haberdar olacaksınız. Şunu unutmayın, sizlere gönderilen kaynak, idare ettiğiniz finansman bu milletin vergilerinden oluşuyor. Burada farklı etnik unsurlardan vatandaşımın da parası var. Farklı mezhebi unsurlardan olan vatandaşlarımın da parası var. (Şuna gönderirim, buna göndermem) bizim kitabımızda bu yok. Bunu böyle bilelim.

    Biz etnik milliyetçiliği ayaklarımızın altına aldık. Bölgesel milliyetçiliği ayaklarımızın altına aldık ve hangi etnik unsurdan, mezhepten, dinden, hangi bölgeden olursa olsun hepsine en ideal hizmeti, hem mahalle hem de merkezi yönetim olarak birlikte ulaştıracağız. Bundan vatandaşlarımın hepsi emin olsunlar. Bunu beraber sağlayacağız. Her bir kuruşa gözünüz gibi bakacak, en iyi şekilde değerlendirecek ve amacı dışında tek bir kuruşun bile harcanmasına göz yummayacaksınız.'

    Başbakan Erdoğan, belediye başkan adaylarının bu konuda hassas olduklarını bildiğini belirterek, 'Belediye başkanlarımıza bu yönde çamur atanlar oldu. Bundan sonra da bu çamur siyasetine devam edecekler, bundan hiç endişeniz olmasın. Bunlara asla aldanmayacak, bize engellemeye, bizi yavaşlatmaya, durdurmaya çalışanlara asla prim vermeyeceğiz' dedi.

    Türkiye'deki birçok şehrin dünya kentleriyle yarıştığına dikkati çeken Başbakan Erdoğan, bu konuda da örnekler verdi.

    Başbakan Erdoğan, Türkiye'ye, gücüne, potansiyeline, zenginliğine inandıklarını ifade ederek, bu inancın kendilerini bugüne taşıdığını söyledi. Başbakan Erdoğan, bugün artık Türkiye'nin hem bölgesinin hem dünyanın en büyük, en stratejik, en güçlü ülkelerinden biri haline geldiğini kaydetti.

    Başbakan Erdoğan, '(Milletimizin başını öne eğdirmeyeceğiz) dedik ve hamd olsun hiçbir ortamda, hiçbir platformda milletimizin onurunu çiğnetmedik. Tarihimizden, kültürümüzden, medeniyetimizden, coğrafi konumumuzdan aldığımız güçle geleceğe doğru emin adımlarla ilerliyoruz. Bu ülkeyi yıllarca küçük düşünmeye mahkum ettiler. Bu ülkeyi yıllar boyunca dar kalıplara sıkıştırmaya çalıştılar. Benim ülkemi, milletimi on yıllar boyunca yapay sorunlarla, sonu gelmez tartışmalarla meşgul ettiler ama AK Parti ile tüm bunlara 'yeter' dedik. 'Türkiye büyük bir ülkedir' dedik' diye konuştu.

    29 Mart seçimlerinde 'büyük Türkiye'ye, büyük düşünmeye' vurgu yaptıklarını dile getiren Başbakan Erdoğan, eliyle 'Sen Türkiyesin, büyük düşün' sloganına işaret ederek, bunun önemli olduğunu söyledi. Başbakan Erdoğan, 'Çünkü bize küçük düşünmek yakışmaz. Biz büyük düşüneceğiz. Bunu tüm Türkiye'de, tüm illerimizde, ilçelerimizde, beldelerimizde vurguluyoruz. Sen İstanbulsun, Ankarasın, İzmirsin, Kayserisin, Diyarbakırsın, Eskişehirsin, Mersinsin, Adanasın, Samsunsun... Büyük düşün' dedi.

    Yerel seçim kampanyası çerçevesinde yarın ilk mitingi Kocaeli'de yapacaklarını hatırlatan Başbakan Erdoğan, yaklaşık 60 ilde düzenlenecek mitinglere katılacağını bildirdi.

    Başbakan Erdoğan, dün gece trafik kazasında hayatını kaybeden Eskişehir Bozan Belde Belediye Başkanı Osman Güngör'e de Allah'tan rahmet diledi.

    -NOTLAR-

    Başbakan Erdoğan'ın konuşması sık sık alkışlarla kesildi. Partililerin 'Türkiye seninle gurur duyuyor' şeklinde tempo tutmaları üzerine Başbakan Erdoğan, 'Biz de sizinle gurur duyuyoruz' karşılığını verdi.

    Salonda, 'Yumuşak başlıysam kim dedi ki uysal koyunum', 'Kesilir belki fakat çekmeye gelmez boynum', 'İşte çiğnetmedi namusunu çiğnetmeyecek', 'İşimiz hizmet gücümüz millet', 'Sen Türkiyesin büyük düşün', 'Sen Allah'ın lütfusun, dünya liderisin', 'Başbakan'ın kralı Kasımpaşalı' yazılı pankartlar ve dövizler açıldı. Başbakan Erdoğan, salona girmeden Nazım Hikmet'in 'Bu Memleket Bizim' şiiri okundu. Törende, AK Parti'nin yerel seçim kampanyasında kullanacağı yeni şarkılara da yer verildi.

    Başbakan Erdoğan'ın konuşmasının ardından AK Parti'nin tüm Türkiye belediye başkan adayları sahneye çağrıldı ve fotoğraf çektirildi. Başbakan Erdoğan, salondan ayrılırken partililere karanfil dağıttı.


    1623  kez okundu.

    Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk Yorumu Yazan Siz Olun !

    Yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan; küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım. Detaylı bilgi için Gizlilik Kurallarını okuyun

    Yorum Yazın



    Yandaki kutuya güvenlik kodunu giriniz



    • Google+
    • fb
    • tw
    • yt
    • rss
    Gizlilik Kuralları

    UYARI !
    Internet sitemiz 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır. Haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması önceden yazılı izin gerektirir. Ancak; internet ortamında ise kaynak gösterilmek koşuluyla yeniden yayımlanabilir.


    Telefon & Fax : +90 (344) 235 0643

    kanal46.com aa  iha abonesidir.