PRESTİJ STONE 728x90

Bizi Takip Edin!

BEŞEN SİGORTA
BEŞEN SİGORTA

Çıngırakların sesini takip eden uşaklar!

Yağmurlu, rüzgârlı melankolik bir hava... Sahnede, yanık yanık hüzünlü İrlanda şarkıları sö
fb-share
  • Yazdırılabilir Sayfa
  • 04.12.2011 18:55 Tarihinde Eklendi.  Kategori : Serbest Kürsü.
    Hasan Cemal
    Hasan Cemal Tüm Yazıları

    Yağmurlu, rüzgârlı melankolik bir hava... Sahnede, yanık yanık hüzünlü İrlanda şarkıları söyleyen gencecik kız... Johnnie Fox’s’ta güzel bir gece... Ben Dublin’i ve İrlandalıları sevdim. Ve yine düşündüm: Yaşamak için ille de acı çekmek mi lazım diye... 

     Dublin’de kaldığımız şatonun büyücek bir odasının tavanında çepeçevre çıngıraklar asılıydı.
    Küçükten büyüğe doğru sıralanmışlar, altlarına da oda ve salon isimleri yazılmıştı.
    Pembe oda, kütüphane, kırmızı ziyafet salonu, yeşil misafir odası, çalışma, bilmem ne yatak odası gibi...
    Bir zamanlar 1400 hektarlık toprağın üstünde bir soylunun yaşadığı bu şatoda trafik, çıngıraklar sayesinde düzen içinde yürürmüş.
    Hizmetkâr ve uşaklar çalan çıngırağın sesinden hangi odaya koşturacaklarını bilirlermiş.
    İngiliz soyluları, mükellef şatolarında güzelce yaşayıp yüzyıllar boyu yönetmişler İrlanda’yı.
    Ama İrlandalıların da kendileri değil, İngilizler gibi olmalarını istemişler.
    Bunun için İrlandalıların kendilerine özgü elbiselerini giymeleri, çocuklarına İrlanda adı koymaları ya da İrlanda dili Gaelic’i öğrenip kamuya açık yerlerde konuşmaları yasaklanmış...
    Kısacası:
    İrlandalılar ikinci sınıf sayılmış, bu nedenle de sık sık ayaklanmışlar.
    Milyonlarcası hem ‘ikinci sınıflık’tan usandıkları, hem de yoksulluktan bunaldıkları için sürekli Amerika’ya göç etmiş...
    Katolik İrlandalılar ile ötekiler arasında bir zamanlar nasıl bir duvar yükseldiğini, bir Protestan’ın ağzından geçen gün hayretle dinledim:
    “18 yaşıma kadar ne bir Katolik görmüştüm, ne de bir Katolik’in elini sıkmıştım. Bir Katolik’e ilk kez üniversiteye girdiğim zaman rastlamıştım.”
    Bunu yapan Britanya’ydı.
    ‘Üzerinde güneş batmayan’ bir imparatorluğu kuran ve Londra’dan yöneten soylulardı, egemenlerdi, bütün bu eşitsizlikleri yüzyıllar boyu yaşatan...
    O yüzden Dublin’de nereye gitseniz, Britanya’ya başkaldıranların izleri göze çarpıyor.
    Onlar kahramanları çünkü...
    Bu bakımdan, Johnnie Fox’s adını taşıyan pub ya da birahanenin gerçekten ayrı bir yeri var.
    Kuruluş tarihi 1798.
    İrlanda’nın ‘en yüksek pub’ı diye ünlenmiş. Değil dağı, doğru dürüst tepesi bile olmayan bir ülkenin en yüksek yerine kurulmuş Jonnie Fox’s...
    Yağmurlu, ıslak bir akşam gittik buraya. Rüzgar, şemsiyeleri tersine  çeviriyordu.
    Bir anda sırılsıklam oldum.
    Tipik bir İrlanda havası dediler, melankolik, hüzünlü...
    Kim bilir belki de bu havaydı, İrlanda’dan büyük şair ve romancıları, Yeats’leri, James Joyce’ları, Oscar Wilde’ları çıkartan...
    Bir yere çerçeveli asmışlardı:
    “Bu pub, James Joyce Pub Ödülü’ne layık görülmüştür.”
    Her taraf ahşap. Hem bu hali, hem şöminesi ve Black Bush marka İrlanda viskisi içimi ısıtıverdi.
    En çok Michael Collins adını taşıyan duyurular gözüme çarptı duvarlarda. Çünkü o, 1910’larda, 1920’lerde Güney İrlanda’nın Britanya’dan bağımsızlığını getiren kahramanlarından biriydi, sonradan bir suikasta kurban giden...
    1922’de, Johnnie Fox’s’ta yapılan bir toplantının sararmış bir duyurusu vardı duvarda:
    “Sinn Fein paneli...
    İrlanda’nın bağımsızlığı, birliği ve barışı...
    1922...
    Michael Collins.”
    Ve kendisi de sıkı bir İrlandalı olan Bono’nun sesi, Britanyalı güvenlik güçlerinin İrlandalılara yaşattığı o ‘Kanlı Pazar’ı anlatan şarkısı kulağıma çalınıyordu pubda:

    Gözyaşlarını sil
    Gözyaşlarını tamamen sil
    Gözlerindeki kanları sil
    Pazar, kanlı Pazar
    Ve bugün milyonlar ağlıyor.

    Salman Rushdie’nin, Vaclav Havel’in, John F. Kennedy’nin, Bono ve U2’nun fotoğrafları...
    Duvarlarda yok yok.
    Sonra sahneye biri, yanık yanık hüzünlü İrlanda şarkıları söyleyen bir kızla, gitar çalan iki erkek çıktı.
    İrlanda’nın havasından mı, suyundan mı nedir, bende de  melankoli galiba zirve yaptı.
    Güzel bir geceydi.
    Johnnie Fox’s’ta yedik içtik eğlendik.
    Ben Dublin’i ve İrlandalıları sevdim.
    Ve yine düşündüm:
    Yaşamak için ille de acı çekmek mi lazım diye...
    İyi pazarlar! 

    Hasan Cemal

    h.cemal@milliyet.com.tr

    36091  kez okundu.

    Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk Yorumu Yazan Siz Olun !

    Yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan; küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım. Detaylı bilgi için Gizlilik Kurallarını okuyun

    Yorum Yazın



    Yandaki kutuya güvenlik kodunu giriniz



    • Google+
    • fb
    • tw
    • yt
    • rss
    Gizlilik Kuralları

    UYARI !
    Internet sitemiz 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır. Haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması önceden yazılı izin gerektirir. Ancak; internet ortamında ise kaynak gösterilmek koşuluyla yeniden yayımlanabilir.


    Telefon & Fax : +90 (344) 235 0643

    kanal46.com aa  iha abonesidir.