PRESTİJ STONE 728x90

Bizi Takip Edin!

BEŞEN SİGORTA

Gazzeliler açık hava hapishanesinde yaşıyor

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Çelik, "Yaşarken ölmek' diye bir ifade var. Aslında Gazzeliler ölmediği zaman da yaşamıyor. Gazzeliler bir açık hava hapishanesinde yaşıyor" dedi.
fb-share
  • Yazdırılabilir Sayfa
  • 16.07.2014 17:29 Tarihinde Eklendi.  Kategori : POLİTİKA.

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Çelik, "Yaşarken ölmek' diye bir ifade var. Aslında Gazzeliler ölmediği zaman da yaşamıyor. Gazzeliler bir açık hava hapishanesinde yaşıyor" dedi.

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Hüseyin Çelik, AK Parti Genel Merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündemdeki konuları değerlendirdi ve gazetecilerin sorularını yanıtladı.

    İsrail’in, Filistin’de, Gazze’de sergilediği vahşeti, katliamı şiddetle kınadığını ve orada hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet dilediğini belirten Çelik, "Sözüm ona medeni dünya, bu insanlık dramı karşısında bir şeyler yapar, sesini yükseltir diye umut ediyorum" dedi.

    Bir gazetecinin 4 eski bakanla ilgili fezlekelerin kamuoyuna ne zaman açılacağı yönündeki sorusu üzerine Çelik, konuyla ilgili yeni, esrarlı, gizli, kapağı açılmamış bir şey olmadığını, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun bunları grup toplantısında izlettiğini söyledi.

    TBMM'de kurulan soruşturma komisyonlarının Meclis tarafından yapılan yargılama olduğunu ve Meclis'in adı geçenlerin Yüce Divan'a sevkedilmesine gerek olup olmadığına karar vereceğini ifade eden Çelik, "Bu kadar hayati bir meselede bazı şeylerin çalakalem yapılmasını kimse beklememelidir, hukukun ruhuna, adil yargılanma hakkına her meselede vurgu yapıyorsak, bu meselede de vurgu yapmamız gerekiyor. Süreç devam ediyor, kimsenin süreci tıkamak gibi bir amacı olamaz. Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde de ortaya çıkacak, bizi rahatsız edecek, bizim bilmediğimiz, sizin bilmediğiniz hiçbir şey de yok" dedi. 

    Soma ile ilgili torba yasada, SEKA'nın özelleştirilmesinin önündeki engellerin kaldırılmasına yönelik hükümlerin de yer aldığını anımsatan bir gazetecinin, "Siz, bu düzenlemeyi etik buluyor musunuz?" sorusu üzerine Çelik, "Torba yasada ne Albayraklar geçiyor ne SEKA geçiyor. İsme, adrese yönelik bir düzenleme yapılamaz" yanıtını verdi.

    Bir özelleştirmenin kamu yararına olup olmadığına yargının değil, millet adına siyasi otoritenin karar verebileceğini vurgulayan Çelik, "Bunun adrese teslim, Ahmet, Mehmet için çıkarılan kanun olduğunu söyleyen arkadaşlar kendi yorumlarını katıyor" dedi.

    Hüseyin Çelik, İçişleri Bakanı Efkan Ala'nın, Hazreti Muhammed'e yönelik bazı sözlerinin kamuoyunda tartışıldığını anımsatan bir gazetecinin, değerlendirmelerini sorması üzerine şöyle konuştu:

    "Kim tarafından yapılırsa yapılsın, hangi ağızdan çıkarsa çıksın Hazreti Peygamber ile ilgili söylenmiş olan rahatsız edici bir söze tepki gösterilmesini normal karşılarız. Ancak Sayın Ala'nın böyle bir ifade kullandığı dile getirildi. Sayın Ala, bununla ilgili neyi söylediğini, kastettiğini izah etti. Buradan bir cımbızlama yapıldığı ortaya konuldu. Birbirimizin konuşmalarının bir cümlesini alarak, sağını solunu atarak, boyayarak, mercek altına alarak, karesini alarak eğer değerlendirirsek, söylenen her kelimeden, cümleden dolayı birilerine linç uygulayabilirsiniz. Benim Peygamberime kim ne söylerse söylesin, kim bütün Müslümanları rahatsız ve rencide edici bir söz söylerse elbette ona tepki gösterilmesi Müslüman olmanın gereğidir, ama Sayın Ala bu konuda niyetinin, kastının bu olmadığını söyledi."

    "Gazzeliler ölmediği zaman da yaşamıyor"

    Çelik, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarına ve ateşkes çağrısına Hamas'ı ikna etmeye yönelik Türkiye'nin bir çalışması olup olmayacağı, bu konuda AK Parti'nin tavrının ne olacağı sorusuna da şöyle yanıt verdi:

    "Yaşarken ölmek' diye bir ifade var. Aslında Gazzeliler ölmediği zaman da yaşamıyor. Gazzeliler bir açık hava hapishanesinde yaşıyor. Bu insanlar kendi yurtlarında mahpus olarak yaşıyorlar, bunlar ilaçtan bile mahrum olarak yaşıyorlar. Son Mısır yönetiminin de tavrından dolayı Gazze daha bir köşeye sıkışmış vaziyettedir. Gazze'ye uygulanan ambargonun kalkması gerekiyor. Gazzeli insanların sadece nefes almaları onların yaşadığı anlamına gelmiyor. Onlara hayatın bütün nimetlerini çok gören, onlara hürriyeti çok gören, onlara en hayati, insani ihtiyaçları bile çok gören bir İsrail anlayışı var.

    Eğer bir ateşkes uygulanacaksa, şunun altını çizmeliyiz; Türkiye'nin tavrını birileri yanlış değerlendirmesin. Biz, antisemitizmi bir insanlık suçu olarak görüyoruz. Bir bütün olarak Yahudilere düşmanlığı, insanlığa düşmanlıkla eş değer görüyoruz. Bizim kendi ülkemizdeki Musevi vatandaşlarla bir derdimiz yok, İsrail'de olup bitenlerden dolayı birilerinin onlara nefret oklarını yöneltmesini de biz asla insani bulmuyoruz. İsrail halkıyla da bizim bir derdimiz yok. Bizim derdimiz yıllardır İsrail'i yönetenlerin uyguladığı vahşet ve katliamdır. Eğer Hamas veya diğerleri bu konuda bir talepte bulunuyorsa gerçekten bıçak kemiğe dayandığı içindir."

    Hüseyin Çelik, İsrail ile diplomatik ilişkilerin normalleşmesi için Türkiye'nin şartlarından birinin de Gazze'ye uygulanan ambargonun kalkması olduğunu anımsatarak, "İsrail bu konuda her zaman o malum tavrıyla bir şey yapıyormuş gibi gösterip, ama esasında yapmadılar, yapmaya da niyetleri yok gibi görünüyor" dedi. 

    "İstifa çağrılarına YSK kesin bir cevep verdi"

    Türkiye'nin ağırlıklı güdeminin cumhurbaşkanlığı seçimi olduğunu ifade eden Çelik, Cumhurbaşkanı adayı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, adaylık sürecinde başbakanlık görevinden istifa etmesine yönelik talep ve eleştirilere Yüksek Seçim Kurulunun, istifa etmeye gerek bir durumun olmadığı yönünde kesin bir cevap verdiğini söyledi. 

    Muhalefet partilerinin bu süreçteki eleştirilerinin, başarısızlık ve hezimet için mazeret üretmekten ibaret olduğunu savunan Çelik, halkın muhalefetin eleştirilerine prim vermediğini, bütün bunların seçim için mazeret üretme çabası olarak gördüğünü kaydetti.

    Cumhurbaşkan adayları Erdoğan ve Ekmelettin İhsanoğlu'nun eşit şartlara sahip olmadığı, TRT ve diğer bazı medya organlarının İhsanoğlu'na yer vermediği eleştirilerini de cevaplayan Çelik, Erdoğan'ın aynı zamanda başbakanlık görevinde bulunduğunu anımsatarak, görevi gereğince medyada daha çok yer almasının doğal olduğunu belirtti. 

    "Tatlıses ve Gencebay ile taverna sanatçısına ilgi aynı olabilir mi?"

    "CHP'nin, '30 Mart seçimlerinde İstanbul adayımıza medya tarafından gösterilen ilgi, verilen yer, diğer partilerin adaylarına da verilsin' diye bir iddiasına rastladınız mı?" diyen Çelik, "Ses sanatçıları derneği gibi bir dernek kuruluyor, İbrahim Tatlıses veya Orhan Gencebay aday. Onların medyadan göreceği ilgiyle bir taverna sanatçısı da bu işe taliptir, onun göreceği ilgi aynı olabilir mi? Süper Lig'de 18 takım var, Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'a yer verildiği kadar, düşme bandında olan takımlara o kadar yer veriliyor mu? 18 takıma eşit yer verilsin diyen var mı? Böyle birşey oldu mu? Şahsiyetlerin kendilerinden kaynaklanan karizmayla ilgili, yaptığı görevle ilgili olaydır" diye konuştu. 

    Cumhurbaşkanlığı seçiminde siyasi partilerin masraflarını üstlenerek, mitingler, toplantılar düzenleyebileceklerini anlatan Çelik, "2014 yılı için AK Parti'ye Hazine'den ödenen para 177 milyon liradır. CHP ve MHP'ye ödenen para da 138 milyon liradır. Hazine, AK Parti'ye para veriyor da size nasihat mı veriyor, size başka bir şey mi veriyor? Siz miting düzenlediniz de Sayın Ekmelettin İhsanoğlu'nu kürsüye çıkarıp, konuşturdunuz da size mani olan mı var? Sayın İhsanoğlu'nu çıkardınız ortaya, garibi kendi haline bıraktınız, sonra buna bir ajans buldunuz, o da gitti, bula bula 'ekmek için Ekmelettin'i buldu. Bunu yaparsanız birilerinin sizi ti'ye almasına, kafa bulmasına, alay etmesine mani olabilir misiniz?" dedi. 

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun vatandaşlara yönelik, "tıpış tıpış, adam gibi gelip oy kullanacaksınız" sözlerini de eleştiren Çelik, "Şu anda elinde birşey yokken sen kürsüleri yumrukluyorsun Sayın Kılıçdaroğlu. Sayın Başbakan böyle bir şey söyleseydi ne buyurganlığı ne diktatörlüğü kalırdı. CHP'nin genlerinde devlet zoruyla, zorla, tehditle oy kullandırmak var. Millete adamlık dersi vermek sana mı kaldı Kılıçdaroğlu" ifadelerini kullandı.

    İhtiyaç sahibi vatandaşlara kömür dağıtımı yapılmasını da seçim yatırımı olarak gören ve bunu eleştirenlere de yanıt veren Çelik, "Bu iddia terbiyesizliğin ta kendisidir. Kömür dağıtımı asgari 4 ay sürüyor. 2 milyon ton kömür dağıtılıyor. Anadolu'da insanlar kışlık odununu, yakacağını yazdan hazırlar, kışa hazırlık diye bir şey var. 100 bin adet kamyon bu işte görevlendiriliyor, tren hariç. Bu ülkenin topraklarından çıkartılan kömürü, bu ülkenin mağdur, halivakti yerinde olmayan insanlarına dağıtıyoruz, bu bugüne mahsus bir şey değil. Makarna dediniz, kömür dediniz, bunlar tutmaz arkadaşlar" dedi.

    Hüseyin Çelik, "Ekmek için Ekmeleddin", ben Ekbel Bey'in yerinde olsam oturup düşünürüm. 'Ben icraat yapmam'diyor. Peki ekmeği nasıl büyüteceksin? Kaldı ki bu ekmeğin hamuru bayat bir hamur. Türkiye'de halkının ekmeğini büyütmüş bir lider karşısında böyle bir iddiayla ortaya çıkmışsanız, insanlar size gülerler" diye konuştu. 

    AK Parti iktidarında ekonomik gelişmeleri anlatan Çelik, Başbakan Erdoğan'ın tarafsız olmayacağına yönelik ifadelerine ilişkin de şöyle konuştu:

    "Sayın Başbakanın söylediği şudur; elbette Sayın Başbakan iyiyle kötü çatışması olduğu zaman iyiden yana taraf olacak, tarafsız olmayacak. Doğru ile yanlış çatışırsa Sayın Başbakan doğrudan yana olacak, tarafsız olmayacak. Haklı haksız söz konusu olduğunda haklıdan yana tavrını koyacak. Güzel çirkin söz konusu olduğu zaman güzelliklerin yanında olacak, çirkinliklerin yanında olmayacak. Zalim mazlum ikileminde bugüne kadar olduğu kadar Sayın Başbakan elbette mazlumun yanında yer alacak. İsrail Filistin söz konusu olduğu zaman tabii ki Filistin'in yanında olacağız. Hainin yanında değil vatanperverin yanında bir duruş sergilememiz lazım. 'Devletin varlığı ve bütünlüğü' bu konuda tereddüdü olan mı var? Şunun çok iyi bilinmesi lazım. Sayın Başbakan Köşke çıktığı zaman devlet adına millete ayar çekmeyecek. Köşkten millet için devlet adamı olacak. Devlet adına milletin ensesinde boza pişiren bir görüntü görmeyeceksiniz. Sayın Gül de bunu yapmadı. Olması gereken buydu. Herkes bulunduğu makama kendi rengini verir" diye konuştu. 

    Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş'ın da İhsanoğlu'nun kendisine yaptığı nakdi yardımın ardından sosyal medyada kullandığı "Başbakana gönderdiğini de bana gönder, bende yok, onda çok" ifadelerini de eleştiren Çelik, "Sayın Selahattin Demirtaş, hiç boşuna timsah gözyaşı dökme. Senin sırtını dayadığın silahlı gurupların halktan topladığı haraçlar varya ondan size bolca aktarılır merak etme. Senin belediyelerinin vatandaşlardan hangi türlü yollarla para topladığını hepimiz çok iyi biliyoruz. Biz biliyoruz kimde neyin olduğunu" dedi.

    Demirtaş'ın vizyon belgesi olarak açıkladığı "Yeni Yaşam Çağrısı"nın kendisini çok memnun ettiğini dile getiren Çelik, "Bütün varlığını insan öldürtmek ve kan dökmek üzerine oturtmuş, bundan beslenen bir terör örgütünün uzantısı olan bir siyasi partinin lideri cumhurbaşkanı adayı olmuş ve hayattan, yaşamdan söz ediyor. Bu çok güzel bir şey, temenni ederim ki Türkiye kazançlı çıkar, herkes kazançlı çıkar" ifadelerini kullandı.  

    Hüseyin Çelik, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, "Erdoğan, Köşk'e çıkarsa biz Köşk'e gitmeyiz" sözlerine de "Sayın Bahçeli siz Köşke gitmezseniz, Sayın Başbakan hasretinden helak olur. Onun için canınız isterse gidin, istemezse gitmeyin. Bizim karşımızda şu partiler ittifak oluşturdular deniliyor, biz halkla ittifak diyoruz" diye konuştu.

    "Dünyanın en yalancı insanları, muhattaplarını yüksek sesle yalancılıkla suçlayanlardır aslında" diyen Çelik, Kılıçdaroğlu'nun "madencilere hükümet tarafından verilen sözler tutulmadı" ifadelerinin yalan olduğunu savundu.

    Madencilikle ilgili dünyadaki örneklerin incelendiğini, madencilikle ilgili yeni bir yönetmeliğin dün itibariyle Başbakanlığa sunulduğunu belirten Çelik "Oksijen Ferdi Kurtarma Üniteleri" adı altına yeni tedbirler alındığını, milimetrik olarak madenlerde nelerin olup olmamasına kadar herşeyin düzenlendiğini söyledi. 

    Çelik, Başbakan Erdoğan'ın katıldığı televizyon programında siyasi hayatını anlattığını, orada 1990'lı yıllarda kızının "baba bir akşamını da bize ayır" diye not iliştirdiğini söylediğini anımsatarak, Kılıçdaroğlu'nun dün grup toplantısında "kızı Esra'nın doğumu 1983. Esra doğmadan babasına not yazmış" sözlerini eleştirdi. Çelik, "Sayın Kılıçdaroğlu buradan sana ekmek çıkmaz. Müsrif tüccar eski defterleri kurcalar diyoruz ya siz müsrif siyasetçilersiniz. Biz, Ekmeleddin İhsanoğlu'na kefiliz... Size kim kefil olur?" diye sordu.

     

    (AA)

    72188  kez okundu.

    Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk Yorumu Yazan Siz Olun !

    Yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan; küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım. Detaylı bilgi için Gizlilik Kurallarını okuyun

    Yorum Yazın



    Yandaki kutuya güvenlik kodunu giriniz



    • Google+
    • fb
    • tw
    • yt
    • rss
    Gizlilik Kuralları

    UYARI !
    Internet sitemiz 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır. Haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması önceden yazılı izin gerektirir. Ancak; internet ortamında ise kaynak gösterilmek koşuluyla yeniden yayımlanabilir.


    Telefon & Fax : +90 (344) 235 0643

    kanal46.com aa  iha abonesidir.