Bizi Takip Edin!

GÖRÜŞ: Deri kanserlerinde tıbbi yaklaşımlar

Kahramanmaraş’ta uzun yıllar cilt doktorluğu yapan ve şu anda ise Gaziantep Özel Sani Konukoğlu Hastanesi’nde mesleki yaşamına devam eden Dr. Sait Mavi, deri kanserleri
fb-share
  • Yazdırılabilir Sayfa
  • 15.10.2009 12:41 Tarihinde Eklendi.  Kategori : SAĞLIK-ÇEVRE.
    GÖRÜŞ: Deri kanserlerinde tıbbi yaklaşımlar

    Kahramanmaraş’ta uzun yıllar cilt doktorluğu yapan ve şu anda ise Gaziantep Özel Sani Konukoğlu Hastanesi’nde mesleki yaşamına devam eden Dr. Sait Mavi, deri kanserlerinin önlenmesinde tıbbi yaklaşımları ele aldı.

    Geçen günlerde ziyaretine giden AK Parti Kahramanmaraş İl Yönetim Kurulu üyesi Murat Arifoğlu ile Kahramanmaraş’a selam gönderen Mavi, Kahramanmaraş’ta çok güzel yıllarlının geçtiğini ve bu şehri asla unutmayacağını söyledi.

    Kahramanmaraşlıların kendisini Gaziantep’te de yalnız bırakmadığını belirten Mavi, bu ilgiden dolayı Kahramanmaraşlılara teşekkür ettiğini söyledi.

    DR. SAİT MAVİ’Yİ TANIYALIM:

    1953 yılında Gaziantep’te doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini Gaziantep’te tamamladı. 1978 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun oldu. İhtisas sonrası Kahramanmaraş’a görev yaptı. 1998 yılından buyana Özel Sani Konukoğlu Hastanesi’nde Cilt Hastalıkları Uzmanı olarak görev yapan Dr. Sait Mavi, evli ve 2 çocuk babasıdır.

    Dr. Sait Mavi’nin yazısı aynen şöyle:

    DERİ KANSERLERİNİN ÖNLENMESİNDE TIBBİ YAKLAŞIMLAR

    Deri kanserlerinin görülme sıklığı özellikle beyaz ırkta olmak üzere son yıllarda artıyor ve tüm yeni konulan kanser tanılarının yaklaşık % 40’ını deri kanseri oluşturuyor.

    Saptanabilen deri kanserleri standart tedavi yöntemleriyle tedavi edilebilir, ancak hastaların bir bölümünde yeni kanser oluşum oranı çok hızlıdır ve tedaviyi güçleştirir. Bu hastalarda kimyasal önleyici ajan kullanımı yararlı bir yaklaşım olabilir düşüncesiyle ilk kez 1976 yılında ‘’kanserin kimyasal olarak önlenmesi – chemoprevention-‘’ Sporn tarafından tanımlanmış olup, bu tanıma göre karsinojenik pogresyonu geriye döndürmek, baskılamak veya önlemek için doğal ya da sentetik kimyasal ajanların oral veya topikal kullanımını ifade eder. Bu kavram epitelyumda gözlenen erken biyolojik olayları saptama ve kansere dönüşümü önlemek üzere bu olayları hedef alma temeline dayanır. Bu amaçla doğal ya sentetik ajanların kullanımı ile karsinogenesis süreci yavaşlatılabilir, geriletilebilir ya da tamamen durdurulabilir.

    Kimyasal önlem kanser tedavisinden farklıdır. Burada amaç kanserin başlama oranını ve böylece görülme sıklığını azaltmaktır. İdeal bir kimyasal önleyici ajan deri kanserini inhibe edebilmeli, toksisitesi minimal olmalı ve normal hücreleri etkilemeden premalign ya da malign hücreleri etkilemelidir. Doğal ya da sentetik kaynaklardan ekzojen antioksidan desteği deri kanserine karşı koruma sağlayabilir. Son yıllarda retinoidler, vitaminler, mineral ve tiyolleri kapsayan diğer antioksidan bileşiklerin sistemik ya da topikal uygulamaları büyük ilgi görmektedir.

    Diğer taraftan polifenoller, monoterpenler, flavonidler, organosülfidler, indoller gibi doğal ajanların deri kanserine karşı kimyasal önleyiciler olarak etkileri umut vericidir.

    Sentetik Kimyasal Önleyici Ajanlar

    Güneşten Koruyucular:


    Deri kanserlerinin bütün türlerinde ultraviyole etkisi en önemli neden olduğu için kanseri önlemenin temel yolu UV etkisini azaltmaktır. Bu amaçla güneşten koruyucular primer olarak önerilebilir. Ancak bazı araştırmacılar tarafından kimyasal önleyici ajan olarak etkinlikleri kuşkuyla karşılanmaktadır. Öte yandan güneşten koruyucuların içindeki bazı inaktif maddelerin tümör gelişimini artırabileceği ileri sürülmektedir. Güneşten korunma ve güneşten koruyucuların kullanımı foto yaşlanma ve karsinogenesisin önlenmesinde tek başına yeterli olmadığından bu amaçla farklı stratejiler geliştirilmeye çalışılmaktadır.

    Retinoidler:

    Vitamin A ve türevleri (Roaccutane, Zoretanin, Neotigason,…) deri ve üst gastrointestinal sistem kanserlerinde önleyici etkileri ile ilgili etkinliği açıkça gösterilebilmiş olan tek kimyasal ajan grubu olup, serviks ve meme kanserlerinin önlenmesinde de etkinlikleri gösterilmiştir.

    Hem asitretin hem de isotiretinoin melanom dışı deri kanserlerinin önlenmesinde primer olarak etkilidir. İsotiretinoin temel olarak kseroderma pigmentosum ve yassı hücreli deri kanserlerinde kullanılırken, asitretin organ transplant hastalarında ve şiddetli güneş hasarı olanlarda sık görülen deri kanserlerini önlemek amacıyla kullanılmaktadır. Doğurganlık çağındaki kadınlarda isotiretinoin tercih edilmektedir.

    Retinoidler mevcut malign lezyona göre prekanseröz evrede daha etkin bulunmuştur. Bunların etkisi sadece tedavi süresince görüldüğünden dolayı yan etkilerinin izlenmesi ve tedavisi ile birlikte en düşük etkili dozda uzun süre kullanımı gerekmektedir.

    Antioksidan Vitaminler:

    Antioksidanların deri kanser oluşumunun birden çok evresinde potansiyel antikanserojenler olarak etki ettikleri düşünülmektedir. Bunlar yeşil, sarı sebze ve meyvelerde doğal olarak bulunan maddelerdir. Bunlar arasında Beta karoten, alfa karoten, vitamin C, vitamin E, lutein, zeoksantiyum, Beta kriptoksantin gibi maddeler yer almaktadır. Diyetle vitamin D alımı ve kanser riskinde azalma arasında ilişki gösterilememiştir.

    Mineral Antioksidanlar:

    Selenyum antikarsinojenik ve antiinflamatuar özellikleri olduğu kanıtlanmış bir eser mineraldir. Temel selenyum kaynakları et, yumurta sarısı, tahıllar, baklagiller ve fındık, fıstık gibi kabuklu yemişlerdir. Hücresel ve humoral immüniteyi artırma kapasitesi gösterilmiştir. Fare deneylerinin aksine insanlarda deri kanserlerini önlediği gösterilememiştir.

    Sentetik İnhibitörler:

    Deri kanserlerinin nonsteroid antiinflamatuar ajanlar ile önlenmesine ilişkin çelişkili sonuçlar elde edilmiştir. Topikal diklofenak kullanımı dermatolojide kullanılan kimyasal önleyici tedavi için bir örnektir.

    Doğal Kimyasal Önleyici Ajanlar

    Polifenoller:


    Bu konuda iki umut verici kimyasal önleyici ajan grubu polifenolik antioksidanlar ve isoflavonlardır. Polifenolik antioksidanlar yeşil çay ve üzüm tohumunda bulunmaktadır. Bilinen güneşten koruyucularla birlikte kullanıldığında UV ışınlarının etkilerine karşı daha iyi koruma potansiyeline sahiptir. Her ne kadar fare deneylerinde kimyasal önleyici ajan olarak etkileri gösterilmişse de insanlarda daha ayrıntılı çalışmalara gereksinim vardır.

    Resveratrol:

    Reserveratrol üzüm, sert kabuksuz meyveler, yer fıstığı ve kırmızı şarapta doğal olarak bulunan polifenolik bir antioksidan maddedir. Yapılan fare çalışmalarında kimyasal kanser önleyici etkisi gösterilmiş olsa da bu bulguların in vivo deri kanser modellerine uyarlanması için ileri araştırmalar gerekmektedir.

    Zencefil (Ginger) Bileşikleri:

    Zencefilin kimyasal kanser önleyici etkisi içeriğinde bulunan antioksidan potansiyeline bağlanmıştır.

    Curcumin (Hint Safranı):

    Çalışmalar curcuminin antimutojenik ve antikarsinojenik etkileri gösterilmiştir. Antioksidan ve antiinflamatuar özellikleri iyi bilinmektedir. Ancak insanda deri kanserini önleyici etkisi ile ilgili daha fazla çalışmaya gereksinim vardır.

    Diallil Sülfid:

    Sarımsak ve soğanda bulunan güçlü bir antioksidan maddedir. Fare çalışmalarında deri kanseri önleyici etkisi gösterilmiştir.

    Silimarin (Meryemana Dikeni):

    Silimarin kimyasal deri kanseri önleyici özellikleri olan antioksidan bir bileşik olarak bilinir. Ancak bu ajanın da insanlar üzerindeki etkinliği için ileri çalışmalar gerekmektedir.

    Genistein:

    Soyada bulunan bir isoflavon olan genisteinin deride antioksidan ve antikarsinojenik etkileri gösterilmiş olup son yıllarda büyük ilgi gören bir maddedir.

    Apigenin:

    Meyve ve sebzelerin çoğunda bulunan bir flavonoid olan apigenin deride antiinflamatuar ve antikarsinojenik etkilere sahiptir. Deride papiloma oluşumunu inhibe eder ve papillomların kansere dönüşümünü azaltma etkisi gözlenmiştir.

    Siklopamin:

    Mısır ve zambakta bulunan bir maddedir. Özellikle nevoid yassı hücrenin kanserlerde etkili olduğu gözlenmiştir.

    Likopen:

    Domates, karpuz gibi kırmızı renkli sebze ve meyvelerde bulunan antioksidan özellikli bir maddedir. Doğal ya da sentetik olarak oral alımı veya topikal uygulama ile foto koruyucu etkinliği gösterilmiştir. Gıdalarla yüksek oranda likopen alanlarda melanoma riskinin önemli oranda azaldığı gösterilmiştir. Ancak likopenin de deri kanserini önleyici etkisini değerlendirmek için daha ileri araştırmalar gerekmektedir.


    Dr. Sait MAVİ
    Cilt Hastalıkları Uzmanı





    19200  kez okundu.

    Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk Yorumu Yazan Siz Olun !

    Yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan; küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım. Detaylı bilgi için Gizlilik Kurallarını okuyun

    Yorum Yazın



    Yandaki kutuya güvenlik kodunu giriniz



    • Google+
    • fb
    • tw
    • yt
    • rss
    Gizlilik Kuralları

    UYARI !
    Internet sitemiz 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır. Haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması önceden yazılı izin gerektirir. Ancak; internet ortamında ise kaynak gösterilmek koşuluyla yeniden yayımlanabilir.


    Telefon & Fax : +90 (344) 235 0643

    kanal46.com aa  iha abonesidir.