AJANS-46

Bizi Takip Edin!

BEŞEN SİGORTA
BEŞEN SİGORTA

GÖRÜŞ: Ökkeş Şendiller ne yapmaya çalışıyor?

BBP'nin rahmetli Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümünün ardından sis perdesinin aralanmasında sona doğru gelinirken bazı iddialarda ortaya atılmaya devam ediyor.
fb-share
  • Yazdırılabilir Sayfa
  • 25.01.2012 23:31 Tarihinde Eklendi.  Kategori : Yazarlar.

    BBP'nin rahmetli Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümünün ardından sis perdesinin aralanmasında sona doğru gelinirken bazı iddialarda ortaya atılmaya devam ediyor.

    Ökkeş Şendiller'in (BBP eski Genel Başkan Yardımcısı) gündeme yansıyan bazı açıklamaları vardı.

    Son günlerde BBP ve Muhsin Yazıcıoğlu kazası ile alakalı farklı bilgilerle sanki dikkat çekip gündemde yer etmek istercesine açıklamalar yapan Ökkeş Şendiller'in beyanatlarına girmeden önce biraz geriye gitmek istiyorum.

    2007 yılının Mart ayında 14 Nisan 2007 Cumartesi günü Ankara'da büyük mitinge hazırlanan 'Milli Uyanış ve Güç Birliği Platformu, Yükseliş İktisadi ve Stratejik Araştırmalar Vakfı (YİSAV) organizasyonunda ATO'da bir panel gerçekleştirmişti. Bu platformun içerisinde eski MİT görevlisi Korkut Eken, eski Emniyet görevlisi İbrahim Şahin ve BBP eski Genel Başkanı Ökkeş Şendiller ve Emekli Orgeneral Hurşit Tolon gibi isimlerde vardı.

    Tolon, toplantıda yaptığı konuşmada 'medyayı ve aydınları satılmış' olarak nitelendirmiş, askerlerin emekli olsa bile görevlerinin devam ettiğini söylemişti.14 Nisan'daki eyleme 'katılım yüksek olsun' çağrısında bulunmuştu.

    İşte bu açıklamaların ardından, böyle bir toplantıda Ökkeş Şendiller'in adının geçmesi ile ilgili olarak rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu'na ne düşündüğünü sormuştum.

    Yazıcıoğlu, "toplantı esnasında bazı konuşmalar yapılmış, dolayısı ile böyle bir oluşum içerisinde bulunuyoruz denemez. Arkadaşlarımızın kendilerinin söylemiş olduğu fikirler bağlayıcıdır. Bizlerde arkadaşlarımıza güven duyarız" açıklamasını yapmıştı. Ayrıca, "Bir yürüyüş yapacak olurlar ise fikir birliği içerisinde miting yapabilirler. Siz susun demek olmaz. Ancak işin içinde asker varmış gibi göstermekte yanlıştır. Kimse elinde sopa gösteremez. Bugünkü iktidara karşı olduğunu söyleyebilirsin ama niçin karşı çıktığını söylemelisin" demişti.

    Şendiller, daha sonra mitinge de katılmış, gerekçe olarak da "Mitinge katıldım, çünkü esnafım ve siyasetçiyim, halkın çığlığına kulaklarımı tıkayamam" demişti ve "diyelim BBP kapatıldı eee kaybedecek ne var? %1 oy oranı vay vay sanki dersin tek başına bir iktidar yıkılıyor, ekonomik sarsıntı yaşanıyor. BBP yönetimi ömrünü çoktan bitirmiştir artık daha fazla Türk siyasetine ayak bağı olmadan siyasi arenadan çekilmeleri en doğru karar olacaktır" ifadelerini kullanarak "BBP'yi kapatalım" diyerek de görevinden ayrılmıştı.

    Şendiller'in ismi birinci Ergenekon İddianamesine de (Güler Kömürcü ile yaptığı görüşmeler) yansımıştı. Kömürcü ile görüşmesine "efendim emredin" diye başlama sebebi kendisine sorulduğunda, bunu espri mahiyetinde söylediğini, şahsın bahsettiği belgenin ne olduğu ve bu belgeleri neden elden vermek istediği sorulduğunda ise "son TRT genel müdürü atanması sırasında yapıldığı iddia edilen usulsüzlüklerle ilgili belge ve bilgiler verdiğini, onun ile ilgili görüştüğünü" söylemişti.

    Bunları şimdi niye anlattım. Şendiller'in yaptığı gibi asla hiçbir ithamda bulunmuyorum ancak bazı noktaların kafa karıştırdığını düşünüyorum.

    Kendisinin ortaya attığı iddiaları ise hangi partiliye sorsam hemen hemen hepsi ortak şeyleri söyledi. Şendiller'in iddiaları karşısında edindiğim bazı bilgileri ise özetle sizlerle paylaşıyorum;

    -Muhsin Yazıcıoğlu davası ile alakalı çok önemli bir sürece girildi. Önemli noktalara gelindiği haberleri ve özel yetkili savcıların insanüstü bir gayret ve cesaretle olayın üstüne gittiği bilinirken birileri hedef saptırmaya, ibreyi genel merkeze yöneltip, olayı mecrasından çıkarmaya çalışıyor.

    -BBP Genel Merkezi tüm gücüyle 3 yıldır bu işin maddi ve manevi tüm sorumluluklarını yerine getirdi. Hukuk içerisinde kalarak Türkiye'nin tüm ilgili kurumlarını ( Başbakanlık Teftiş Kurulu, iki kez Meclis Araştırma Komisyonu, Devlet Denetleme Kurulu, Özel Yetkili Savcılık v.s) harekete geçirdi.

    -Bir avuç avukat, rahmetlinin ailesi, bugün başka niyetlerle horlanan ve fitneye maruz bırakılan yöneticiler insanüstü çaba sarf ettiler. (Zaman zaman Gülefer Yazıcıoğlu'da bunları dillendiriyor.)

    Ortaya bazı iddiaları atanlar;

    -Hiç bir şey yapmayıp kaza süreci ile alakalı maddi manevi katkı sunmayıp acaba "nasıl Genel Başkan olurum" diyerek başka hesap yapanlar mı yoksa "rahmetlinin sağlığında prim vermediği ama öldükten sonra sanki rahmetliyle can ciğer kuzu sarmasıydık havası verenler mi?"

    -29 Ocak'ta kongre yaklaşıyor... Ya da birileri kongre hesabı mı yapıyor? Veya çok önemli bir aşamaya gelmiş kaza sürecinde zor duruma düşen karanlık mahfillerin provokasyonuna gelip BBP Genel Merkezini suçlayıp hedef mi saptırıyor?

    Bugün içerden organize etti diyenler yarın gerçekler ortaya çıktığında ne diyecek acaba...

    Özel yetkili savcılık Ökkeş Şendiller'i dinlemeli... Her ne kadar Muhsin Yazıcıoğlu'na ağır bir istifa mektubu yazıp onu suçlayarak istifa eden ve liderliğini beğenmeyen birisi olarak hatırlansa da…

    Akla takılan diğer bir ayrıntı ise bazı isimler birileri tarafından manipüle edilip farkına varmadan hedef saptırılmasına mı neden oluyor? En azından yaşananlar böyle bir intiba bırakıyor!

    Şendiller'in iddiaları ise süreç anlatılarak şu sözler ile yalanlanıyor;

    -Yerel seçim öncesi Muhsin Yazıcıoğlu'nun miting programı yapılırken o günkü divan ısrarla Çağlayancerit ve Yerköy mitinglerinin programa dâhil edilmemesini istiyor. Çünkü programın çok sıkışık olmasından dolayı İstanbul ve Sivas gibi şehirlere yeterli ağırlık verilmediği düşünülmüş.

    -Muhsin Yazıcıoğlu ilk etapta bu programları divanın tepkisi üzerine geri çekiyor... Daha sonra "bu adamlara Sürmeli Otelinde aday tanıtım programında söz verdim geleceğim diye, şimdi ısrarla gelin diyorlar" diyerek Çağlayancerit ve Yerköy'ü tekrar programa dâhil ediyor...

    -Yazıcıoğlu, "arkadaşlar helikopter tutacaklar" diyor ama helikopterinde tüm maddi faturası Genel Merkeze ve rahmetliye çıkarılıyor. Zor bela para bulunuyor... Rahmetli helikopterin kiralanması aşamasının her köşesinde var. Hatırlanacağı üzere kazadan 1 hafta önce Karaman'daki meşhur basın toplantısında "o halde acı zulüm helikopter tutalım" diyor... Yani kimsenin zorla başkanı bir yere götürdüğü ve helikoptere bindirdiği yok... Bu detaylar zaten tafsilatıyla DDK raporunda var.

    -"İnin dağlardan açıklaması gayet insani ve samimi bir çağrı idi... Dağlardaki bir kaç samimi arkadaş donma tehlikesi yaşadığı için bu açıklama yapılıyor. Üzerinde ceket, altında düz ayakkabı kış koşullarına aykırı elbiselerle bir şeyler yapmaya çalışırken orada bir kaç kişi donsa ya da kaybolsa bu sorumluluğu siz bir parti yönetici olsanız alır mısınız? O dönemde ciddi bir bilgi kirliliği vardı. Herkese kaza yerine ulaşılamadı yalanı söyleniyordu, hatta Başbakan'a, kriz merkezine, mülki amirlere bile…

    -Her şeyin toz duman olduğu ve arama kurtarma işlerini düzenleyen asker kökenli bazı odakların bu işi örtbas ettiği bir ortamda (ki sonradan bunlar ortaya çıktı) sanki birileri başkanın yerini biliyorlardı da herkesi dağlara çağırıyorlardı. Herkesi dağlara çağıranların ve dağlardan inin lafını ihanet olarak algılayan sorumluluk duygusu gelişmemiş kişilerin çoğu Maraş'a dahi gitmemişti.

    -Genel Başkan'ın odasından bir şeyler çalındı diye Muhsin Başkan'ın eski arkadaşları itham ediliyor. Bu iddianın doğruluğu ispat edilmeli. En azından bir şey çalındıysa çalınanın ne olduğu söylenmeli! Hem aldığım bilgilere göre Genel Merkezde, Genel Başkanın koltuğuna makam odasına kamp kuranlardan biri de Ökkeş Şendiller'di… Ökkeş Bey kazadan sonra memleketi Maraş'a gitmeye bile tenezzül etmedi. O vakit orada bugün eleştirdiği yöneticilerden 4 Genel Başkan yardımcısı vardı. O da Maraş'taki ne idüğü belirsiz özel harekâtçılar ve Jitemciler'den gelen ne idüğü belirsiz haberleri sağıyla soluyla paylaşıyordu.

    Edinilen bilgilerde gösteriyor ki Yazıcıoğlu'nun ölümü üzerindeki sis perdesinin aralanması birilerini çok rahatsız ediyor.

    Bu durumda Ökkeş Şendiller'in açıklamalarına açıkçası bir anlam veremiyorum.

    Onun da daha önce yukarıda bahsettiğim ve kendisinin katıldığı organizasyonlarla alakalı olarak Muhsin Yazıcıoğlu'nun inandıkları davaya zarar gelmemesi adına şahsının hukukunu koruyan beyanatlarına benzer bir tavır alması gerekmez miydi?

    BBP yöneticilerini itham eden açıklamalarda bulunmasını doğrusu yadırgadığımı bir kez daha söylemem gerekir… Yazıcıoğlu'nun vefatının ardından, Yalçın Topçu'nun Genel Başkanlığa geldiği kongre öncesinde de benzer iddialar havada uçuşmuştu tıpkı Mustafa Destici'in kazandığı kongre öncesinde olduğu gibi!

    Hepsi bu mu şimdi!

    Direk olarak bir suçlamada bulunmak istemiyorum ama aklıma gelen ihtimallerde hiç hoşuma gitmiyor.

    Partinin 29 Ocak'ta gerçekleşecek kongresi ve Muhsin Yazıcıoğlu kazasıyla alakalı dava sürecinde gerçeğe yaklaşma anlamında olumlu şeyler olmasına yakın bir zamanda bu tip anormalliklerin ortaya çıkması normal bir durum gibi gözükmüyor. Belki işin ucu çok önemli odaklara dokundu. Bu odaklarda hedef saptırmaya başladı! Bilemiyoruz.

    Böylesine kritik bir süreçte ise BBP camiası şüphe uyandıracak ve fitneye malzeme olacak bu tip işlere bulaşmamalı, serinkanlı ve sakin olmalıdır.

    Akılları karıştırmak isteyenler amaçlarına ancak bu şekilde ulaşamayacaktır.

    Düşünüyorum da üç yıldır devam eden süreçte, kimsenin burnu kanamadan, toplumu germeden, Muhsin Yazıcıoğlu algısına ve sevgisine zarar vermeden bu zamana dek gelindi ise demek ki tabana lazım olan biraz daha sabır!

    Arzu Erdoğral
    www.habervaktim.com 24.01.2012
    http://twitter.com/ArzuErdogral

    (Arzu Erdoğral Kimdir?

    Televizyonculuğa ilk olarak Star TV’de başlayan Erdoğral, daha sonra meslek hayatına Kral TV, Kent FM, Radyo Fener, Kanal 6, TV8, Senkron TV, Radyo 7, Marmara FM, Hilal TV'de devam etti.

    Arzu Erdoğral halen on5yirmi5 gençlik sitesinde “özel içerik ve özel haber yetkilisi” ve habervaktim internet sitesinde köşe yazarlığı görevini yürütüyor. Erdoğral evli ve bir çocuk annesi.)



     

    49053  kez okundu.

    Benzer Haberler


    Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk Yorumu Yazan Siz Olun !

    Yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan; küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım. Detaylı bilgi için Gizlilik Kurallarını okuyun

    Yorum Yazın



    Yandaki kutuya güvenlik kodunu giriniz



    • Google+
    • fb
    • tw
    • yt
    • rss
    Gizlilik Kuralları

    UYARI !
    Internet sitemiz 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır. Haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması önceden yazılı izin gerektirir. Ancak; internet ortamında ise kaynak gösterilmek koşuluyla yeniden yayımlanabilir.


    Telefon & Fax : +90 (344) 235 0643

    kanal46.com aa  iha abonesidir.