PRESTİJ STONE 728x90

Bizi Takip Edin!

BEŞEN SİGORTA
BEŞEN SİGORTA

GÖRÜŞ: Özal'ı değerlendirirken...

Yıllarca bu millete “Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya” mesajını veren Üstad Necip Fazıl'dan, hayatı boyunca aklından çıkarmadığı şu önemli tavsiyeyi alır:
fb-share
  • Yazdırılabilir Sayfa
  • 18.04.2013 11:43 Tarihinde Eklendi.  Kategori : Serbest Kürsü.
    Prof.Dr. Osman Özsoy
    Prof.Dr. Osman Özsoy Tüm Yazıları

    Yıllarca bu millete “Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya” mesajını veren Üstad Necip Fazıl'dan, hayatı boyunca aklından çıkarmadığı şu önemli tavsiyeyi alır:

    8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal vefat edeli bugün tam 20 sene oldu. Özal'ın kuşkulu ölümüyle ilgili süreçte 20 yıllık zaman aşımı süresi bugün doluyordu ki, savcılığın hazırladığı iddianame dün mahkeme tarafından kabul edildi.

    Tarihi şahsiyetleri değerlendirken yapılan en büyük hata, yaşadıkları dönemdeki koşulların gözardı edilmesidir.

    Turgut Özal, 1983 yılında Anavatan Partisi'nin kurmadan kısa bir süre önce Necip Fazıl Kısakürek'i ziyaret eder. Parti kurma konusundaki düşüncesini açar ve tavsiyelerini almak ister.

    Yıllarca bu millete “Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya” mesajını veren Üstad Necip Fazıl'dan, hayatı boyunca aklından çıkarmadığı şu önemli tavsiyeyi alır:

    “Turgut Bey, tankın paletleri gibi olmalısın. Hem hızlı yol almalı, hem de araziye uymalısın.”

    Bu cümledeki “araziye uymalısın” ifadesini açmam pek uygun olmaz.

    Necip Fazıl bununla da yetinmez. Ertesi gün Seyyit Ahmet Arvasi gibi tanınmış güvendiği bazı yazarları yanına çağırır ve şu tenbihte bulunur: “Sakın Turgut Bey'i zahirine (görünüşüne) bakıp yıpratmaya kalkmayın” der.

    Turgut Özal, Necip Fazıl ile görüşmesinin üzerinden 2 hafta geçmeden 20 Mayıs 1983'te partiyi kurar. 5 gün sonra, 25 Mayıs'ta Necip Fazıl vefat eder. (Necip Fazıl'ın ölüm anında söyledikleri de ilginçtir ama şu an konumuz o değil.)

    Bilindiği gibi, yatsı namazlarında duanın ardından okunan Bakara Suresi'nin son ayetinde (2/286), “Allah herkesi, ancak gücünün yettiği ölçüde sorumlu tutar”  buyurulur.

    İçinde yaşadığımız şartlara, imkan ya da imkansızlıklara, sağlık, varlık ve yoksunluklara ve bu şartlar içinde ne ölçüde istikamet tutturabildiğimize göre hesap vereceğiz Allah'a...

    Kanuni Sultan Süleyman gibi güç ve varlık dönemindeki bir hükümdar zamanındaki imtihanla, Birinci Dünya Savaşı gibi zayıflık ve yokluk dönemindeki imtihanın şartları bir olur mu?

    Tıpkı zekat ve hac Müslüman olmanın (yani İslam'ın) temel şartlarından iken, yoksul insana bu vazifeleri neden yerine getirmedin diye hesap sorulmayacağı gibi...

    Osmanlı Padişahlarına Avrupa'da Viyana kapılarına, Afrika'da Kahire'ye kadar sefer izni (savaşa gitme fetvası) veren Osmanlı alimleri, devlet işleri aksamasın diye hiçbir padişahın Hacca gitmesine fetva vermemişlerdir. Ömrü harp meydanlarında geçen Osmanlı padişahlarına Kabe'yi görmek nasip olmamıştır.

    Allah imkanını vermediği bir şeyin hesabını da sormaz.

    Binaenaleyh, her bir insanı, devleti yönetenleri ve sorumluluk sahibi herkesi değerlendirirken öncelikle bu pencereden bakmak lazımdır.

    Özal'ın annesi Hafize Özal'la yıllarca aynı mahallede oturduk. Evlatları arasında çocukluğundan itibaren dini hassasiyetleri en yüksek olanın Turgut Özal olduğunu söylerdi. Özal ne başbakanken ne de Cumhurbaşkanı iken bu özelliklerinden taviz vermedi. Özal'ı değerlendirenlerin bu noktaları göz önünde tutmakta yarar vardır.

    Özal'ın vefatının ardından ilk kitabı yazmak bize nasip oldu. Vefatının birinci yılında 17 Nisan 1994'te Zaman gazetesinde kaleme aldığımız yazının başlığı “Özal'ı değerlendirirken...”idi.

    Daha o tarihte, Özal'ı değerlendirme konusunda yanlış yorumlara sapılmaması konusunda uyarılarda bulunmuştuk. Özal'ın bu ülke için ne kadar tarihi işler yaptığı günü geldiğinde ortaya çıkacaktır tespitinde bulunmuştuk.

    Bazı çevrelerin sonradan farklı düşündüklerine bakmayın. O tarihlerde diğer merkez sağ partilerin önde gelen isimleri Özal'ı neredeyse Müslüman yerine bile koymuyorlar, kendi sempatizanlarına bu yönde mesajlar veriyorlardı.

    Ünlü yazar Hekimoğlu İsmail, “Özal'ın Misyonu” adlı kitabıma 1994 yılında yazdığı sunuş yazısında şu noktaların altını çizmişti:

    “Sadece solcular kapitalistler değil, bir kısım dindar teşekkürler de -Bizim dışımızda nasıl dini faaliyetler geliştirilir, nasıl oy potansiyelimiz düşürülür diye- O'na karşı çıkmışlardı.

    Turgut Özal, Türkiye'nin Türkiye'deki cemaatlerin, partilerin durumunu çok iyi biliyordu. Ayrıca dünya devletlerinin ne yapmak, nereye gitmek istediklerinden de haberdardı. Fikir, inanç ve ideoloji tufanında kendine bir yol çizdi, istediği noktaya da vardı.” 

    Sözü uzatmayalım...

    Halkın yarısına yakınının oyunu almış AK Parti'nin düne kadar devleti yönetme konusunda yaşadığı zorluklar ve karşılaştığı engeller ortada...

    Ya Özal?

    12 Eylül darbesinin ardından yapılan ilk serbest seçimlerin ardından iktidara gelen ve başbakanlık yılları darbeyi gerçekleştiren orgeneralin Çankaya'da cumhurbaşkanı sıfatıyla oturduğu dönemde geçen Özal'ın neler çektiğini, ne zorluklarla karşılaşmış olabileceğini bir düşünelim.

    4 Haziran 1986'da TOBB Başkanı seçilen Ali Coşkun, yeni TOBB yönetimini iftar yemeği verdi diye, laik bir ülkede iftar yemeği verilemez gereçekçesiyle,  dönemin Cumhurbaşkanı Kenan Evren tarafından Çankaya Köşkü'ne çağrılarak fırça atılır.

    Özallı Yıllar, öyle yıllardır...

    Özal içinde bulunduğu şartlar hiç düşünülmeden muhafazakar çevrelerin büyük bölümü tarafından kıyasıya eleştirildi. Tekfir edenler oldu. O kadar ki, Özal vefat ettiğinde Burdur'da “özel taburda” 3 günlük bedelli askerdim. Kendisini dindar olarak kabul eden kalburüstü insanlar da vardı kışlada... Özal için giyabi cenaze namazı kılma fikri ortaya atılınca, belli siyasi partiye yakın insanlar, “İnönü'nünki kılınır, Özal'ınki asla kılınmaz” diye karşı çıktılar ve namazı kılınmadı. O dönemde bir türlü anlayamadılar O'nu...

    Askerden terhis olur olmaz ilk işim Özal'la ilgili bir kitap yazmak oldu.

    Sözün kısası, Özal görev başında iken hep Necip Fazıl'ın tavsiyesine uydu...

    Tankın paletleri gibi oldu. Hem hızlı yol aldı, hem de araziye uydu.

    Bugün eğer ülkede  bazı şeyler özgürce tartışılabiliyorsa, Sayın Gül Çankaya'da oturabiliyorsa, Türkiye bunu büyük ölçüde Özal'a borçludur...

    Bu arada küçük bir not: Özal Çankaya'ya çıkınca Demirel gibi Erbakan da kendisini dışladı. Refah Partisi milletvekillerinden sadece Abdullah Gül o dönemde Özal'ı anladı. Partisinin genel yaklaşımına ve rıza göstermemesine rağmen, Özal Çankaya'da iken verilen resepsiyonlara partisinden sadece o katıldı. Kadere bakın ki, şimdi Abdullah Gül Çankaya'da, bir zamanlar Özal'ın da oturduğu koltukta...

    Sayın Gül bu ayrıntıyı, Çankaya'ya çıktıktan sonraki ilk televizyon programında TRT'de anlatmıştı.

    Özal'ın ruhu şad olsun. Birer fatiha okuyalım...

    Gelecekte bu ülke için neler yaptığı daha iyi anlaşılacaktır.

     

    Prof. Dr. Osman Özsoy
    Haber 7 - 17.04.2013

    yazaramesaj@gmail.com

    Etiketler : Özal, Değerlendirirken,
    426489  kez okundu.

    Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk Yorumu Yazan Siz Olun !

    Yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan; küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım. Detaylı bilgi için Gizlilik Kurallarını okuyun

    Yorum Yazın



    Yandaki kutuya güvenlik kodunu giriniz



    • Google+
    • fb
    • tw
    • yt
    • rss
    Gizlilik Kuralları

    UYARI !
    Internet sitemiz 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır. Haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması önceden yazılı izin gerektirir. Ancak; internet ortamında ise kaynak gösterilmek koşuluyla yeniden yayımlanabilir.


    Telefon & Fax : +90 (344) 235 0643

    kanal46.com aa  iha abonesidir.