AJANS-46

Bizi Takip Edin!

12 ŞUBAT BELEDİYESİ

GÖRÜŞ: Pınarbaşı Enstitüsü Konseyi'

Bu konseyin yan etkisi yoktur. Alındığında, kullanıldığında güven veren, rahatlatan, alerji doğurmayan ve insan üzerinde aktif enerji yaratan doz gibidir. İç dinamikleri hareket
fb-share
  • Yazdırılabilir Sayfa
  • 04.10.2008 15:55 Tarihinde Eklendi.  Kategori : Serbest Kürsü.
    GÖRÜŞ: Pınarbaşı Enstitüsü Konseyi'
    GÖRÜŞ: Pınarbaşı Enstitüsü Konseyi'

    Bu konseyin yan etkisi yoktur. Alındığında, kullanıldığında güven veren, rahatlatan, alerji doğurmayan ve insan üzerinde aktif enerji yaratan doz gibidir.

    İç dinamikleri harekete geçirir, pozitif enerji sağlar, medya açısından değerlendirecek olursak, kent merkezinde gündem belirler, istikbal vaad eden herkim ise, konsey sayesinde gündeme ya bomba gibi düşer, ya da tepetaklak al-aşağı olur.

    Bu konsey, belki kayıtlı bir sivil toplum örgütü değil. Maliye kaydı da yok. Herhangi bir örgütün şubesi de olmadı, zaten olması da mümkün değil. Hiçbir takımın, rengin, ırkın, etnik hareketin ne temsilcisi, ne de şubesi.

    Bu konseyin başta başkanları sayın Cengiz Kamalı olmak üzere, tüm üyeleri birer gönül, tanıtım elçisi. Kendilerini topluma, doğruluklara, güzelliklere ve insanlığa adamış, mükemmel birer gözlemci, tahlilci ve de alam-ı cihan. Geleneklerine, inançlarına sıkı sıkıya bağlı, milliyetçi, insan kimliğine önem ve değer veren, tüm yasa dışı düşüncelerden, eylemlerden kendilerini soyutlamış ve şehir milliyetçisi insanlar. Her şeyden önce de insan evladı…

    Konseye üye olmak gerekmese, aidat ödemek gibi bir mecburiyetleri bulunmasa da, müdavimleri düzeyli, kaliteli insanlar. Tabi burada başı çeken basın dostu, gönül adamı Cengiz Kamalı"yı alıp başa taç etmek gerekir ki, o da bunu ziyadesiyle hak edenlerden.

    Konseyin ana karargâhı sevgili Kamalı"nın işlettiği Pınarbaşı Çınaraltı Tesisleri. Dedim ya, başka yerde şubesi yok. Ne temsilcisi, ne de muhabiri.

    Siyasetin kalbi burada atar, gündem burada belirlenir, siyasetin önde gelen isimleri kendi aralarında tartışırken bile, kendi kişisel çıkarlarından ziyade, Maraş"ın âli çıkarlarını düşündüklerinden, aralarında görüş ayrılığı olsa da, müşterekte birleşirken dahi düzeyi, kaliteyi, seviyeyi ve adabı, hele hele dostluğu zedeleyici hareket ve konuşma içinde olmadılar, olamazlar. Kariyerleri, ticari ve yerel ahlaki değerleri buna müsaade etmez, izin de vermez.

    Konseyi oluşturan üyeler hep kariyer sahibi kişiler, dostlar. Patronları dediğimiz gülen yüzünü kimseden esirgemeyen dost insan Cengiz Kamalı, arkadaşlarına ev sahipliği yaparken bile, bir gün olsun ne ikramından, ne de gülen yüzünden eksiltme yaptı. Yüreği, gönlü zengin olduğu için, dostları da onu yalnız bırakmak gibi bir lükse sahip olmadıklarını bildiler, biliyorlar.

    Yukarıdaki iddiamı yineleyecek olursam; evet, siyasetin kalbi burada atıyor. Tansiyon burada yükselir ya da düşer, şeker burada tırmanışa geçer, kalp atışları burada anormal seviyeye çıkar, kolesterol kendini burada kontrolden çıkartır. Bereket versin konseyin içinde sevgili Dr.Gökhan Gökşen var da, ilkyardımı, acil müdahaleyi gerektirecek zaman ve yerde olaya el koyar. Tebessümü icat edenin ilki, beyefendi, gönül adamı. İyi ki var. Yazar kimliği yanında, başarılı bir doktor da. İlk müdahaleyi yapabilecek çap ve kapasitede.

    Pınarbaşı Enstitüsü Konseyi üyeleri birer dahi. Proje üretim merkezinin beyinleri. Ekonomiden tutun, siyasete, spora, sosyal gündeme ilişkin ne varsa burada kendini bulur, yön değiştirir, kaderini belirler. Tarihler, kişiler, düşünceler, vaadler, olaylar ve fikirler burada hak sahiplerine iade edilir, ya da makbuz karşılığı geri alınır. Hak etmeyene su bile verilmezken, hak edene, layık olana dünyalar bağışlanır.

    Proje derken, demir-çimento veya inşaat kalitesinden çok, genellikle siyasi projeler hayat bulur. Ara sıra buna imar tadilatları da eklendiğinde, sohbet yeme de yanında yat tadına, kıvamına girer ki, bu ana rastlamak, hergün dinlemek, şahit olmak mümkün. Her devrin, her siyasi iktidarın ve de özellikle belediyelerin yumuşak karnı imar tadilatları, bu konseyin ana konularından da olabiliyor bazen.

    Belediye başkanları, adaylar, il genel ve belediye meclis üyeleri burada belirlenir, şekil alır ve öne çıkara, ya da yerin dibine batırılır. Çünkü, konseyi oluşturan üyelerin hiçbir siyasi beklentisi yoktur. Ha, yüzde yüz yok diyemem de, kadere ve şansa inanan insanlardan oluştuğu için kişisel çıkarları için fikir ortaya atmazlar, kentin âli menfaatleri için düşüncelerini özgürce ifade ettikleri için kimseye diyet borçları da yoktur. Mutlaka gönüllerinde yatan bir aslan vardır, o da aslansa tabi, ama bunu açık açık deklare etmez, sadece düşüncelerini ifadede rahat bir dil kullanırlar.

    Cengiz Kamalı, kaliteli bir işletmeci olduğu kadar, örnek, mükemmel bir ev sahibidir de. AK Parti sempatizanı olmak biryana, onun her partiden, her düşünceden arkadaşı, müşterisi var. Çünkü O, her şeyde önce esnaf, işletmeci. Bunun bilincinde, farkında. Zaten onu Cengiz Kamalı yapan da bu. Gönlünde yatan aslana ayrı bir yer ayırır, herkese eşit mesafede davranır, her düşünceye, eleştiriye açık olduğundan, dostları, müşterileri arasında ayırım yapmadan, “Ben her şeyden önce insanım ve esnafım. Ekmek teknem burası, burada herkes eşittir” anlayışından hareketle, seviyeyi, kaliteyi bozmaz, bozması da düşünülemeze zaten.

    Pınarbaşı Enstitüsü Konseyi çok tuttu. Yeni bir parti kursanız, gazete çıkartsanız, işyeri açsanız, bu kadar kısa zamanda tutmaz ve sevilmez. Aranan, sorulan ve sorgulanan mekân haline gelmez, marka olmaz. Üstelik etkin de olmaz. Ama bu konsey, üyelerinin kalitesinden, seviyesinden ve kariyerinden olsa gerek, dost sohbetlerinde dile getirildiğinde, hatırlatıldığında, “Konsey üyeleri ne dediyse doğrudur” düşüncesi şehre hâkim olmaya başlayınca, bu konseyin başını çeken Kamalı ve dostları, kentte ayrıcalıklı olmaya başladılar.

    Merkez, üs haline geldi Pınarbaşı.

    Seçimler, tarihler, olaylar ve insanlar burada şekillenir, dillendirilir. Çünkü konsey üyelerinin hepsi de birer siyaset uzmanı, dehası. Ara sıra spor ve ekonomi konuşulsa da, toplumsal meselelere zaman ayrılsa da, siyasetin kalp atışları gibi burada yürek hoplatır, tansiyon düşürür, şekeri yükseltir. Kolesterol de Allah"a emanet!

    Tabi konsey, genellikle akşam saatlerinden sonra toplanıyor, bir araya geliyor. Konu ve konuk sıkıntıları bulunmadığı için, gündem oluşturmak, yaratmak konsey üyeleri için birer çocuk oyuncağı. Çünkü, akşam saatinden sonra konseye dâhil olan konuklar sıradan olmayınca, gündem de kaliteyle buluşuyor. Siyasetin ağır topları, ekonominin önde gelen isimleri, bürokratların en düzeylisi, basın camiasının en gözde isimleri, sivil toplum örgütlerinin saygın temsilcileri, bürokrasinin marka mensupları konseye dâhil olunca, ortaya tadını doyum olmayan, Çınaraltı Tesislerinin lezzetli yemekleri kadar leziz bir sohbet ortamı çıkıyor. Ve gecenin ilerleyen saatlerine kadar, konsey başta kentin, sonra da Türkiye"nin nabzını tutuyor.

    Bir not düşmem gerekirse, geçtiğimiz bayram öncesi, Göksun"a bağlı Tombak köyü Selçuklu iİköğretim Okuluna giderek, burada yoksul çocukları sevindiren, “Söz vardır savaş başlatır, söz vardır savaş bitirir!” ilkesinden hareketle, “Çocuklarımızın bayramı bayram olsun!” diyerek onları bizzat giydiren, mutluluklarına ortak olan, başta Konsey başkanı Sayın Cengiz Kamalı"ya, Kanal 46 ekibine ve hayırsever dostlara teşekkür ediyorum. Örnek davranışlarından ötürü…

    Konseyin genel başkanı, basın camiasının sevilen dostu Kamalı"ya ayrı bir yer ayırarak, konsey üyelerine tebriklerimi ve selamlarımı göndermek istiyorum. Kimlere? Gazeteci dostum, kanal 46"nın beyni sayın Mustafa Şirin ve DHA muhabiri sayın Lütfi Yıkan"a, sorgusuz sualsiz ve soruşturmasız sağlık camiasının beyefendi insanı doktor Gökhan Gökşen"e, medyanın etkin ismi, marasgundem.com"un patronu, gündem belirleyen gazeteci sayın Mehmet Taş"a, iktidar partisinin etkin ismi Mahmut Ercan"a, siyasi fikirleri ve duruşlarıyla yüreklere hançer saplayan sayın Ayhan Hançerkıran"a, ulaşım hizmetlerinden sorumlu, spor camiasının sevilen siması sayın Mustafa Arguz"a, konseyin gönül elçisi, Kaplanlar Sürücü Kursu sahibi sayın Selahattin Türkkahraman"a, projelerin, fikirlerin sessiz ve isimsiz babası sayın Metin Çaylı"ya, siyasetin genç, yeni ve parlayan yıldızı sayın Erkan Çayır"a, gazetecilik mesleğinin yüz akı sayın Akif Arslan"a, işadamı Said Çıkrıkçı"ya, esnaf Mustafa Kandeğer"e.

    Konseyin kayıtlı - kayıtsız (aidat versin-vermesin) tüm üyelerine tebriklerimle birlikte başarılar diliyorum.

    MEHMET FİSKECİ
    Kaynak: Maraş Gündem

    mfiskeci_kimlik@hotmail.com
    04 Ekim 2008 Cumartesi
    3696  kez okundu.

    Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk Yorumu Yazan Siz Olun !

    Yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan; küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım. Detaylı bilgi için Gizlilik Kurallarını okuyun

    Yorum Yazın



    Yandaki kutuya güvenlik kodunu giriniz



    • Google+
    • fb
    • tw
    • yt
    • rss
    Gizlilik Kuralları

    UYARI !
    Internet sitemiz 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır. Haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması önceden yazılı izin gerektirir. Ancak; internet ortamında ise kaynak gösterilmek koşuluyla yeniden yayımlanabilir.


    Telefon & Fax : +90 (344) 235 0643

    kanal46.com aa  iha abonesidir.