PRESTİJ STONE 728x90

Bizi Takip Edin!

BEŞEN SİGORTA

GÖRÜŞ: Son karanfiller ve Firuze..

Ülkemizde son günlerde peş peşe meydana gelen provakatif eylemler bizlerin her zaman olduğundan daha fazla kardeşlik duygularıyla kenetlenmemize neden olmalı. Türk, Kürt, Laz, Ç
fb-share
  • Yazdırılabilir Sayfa
  • 22.08.2012 14:35 Tarihinde Eklendi.  Kategori : Serbest Kürsü.
    GÖRÜŞ: Son karanfiller ve Firuze..

    Ülkemizde son günlerde peş peşe meydana gelen provakatif eylemler bizlerin her zaman olduğundan daha fazla kardeşlik duygularıyla kenetlenmemize neden olmalı. Türk, Kürt, Laz, Çerkez, Alevi, Sünni ayrım yapmadan, doğudan batıya, kuzeyden güneye, ayrımsız şartsız kardeş olduğumuzu haykırmalıyız. Bu düşüncelerle "Ne yapabilirim" derken Ramazan Bayramı’nın son gününde Edeler Diyarı Grubu’ndan reddemeyeceğim bir teklif geldi. Evlatlarını, canlarını bu vatan için bizlerin huzuru için kardeşçe yaşamak için feda etmiş şehitlerimizin ailelerine bayram ziyaretinde bulunmayı teklif ettiler.

    21 Ağustos sabahı erken vakitte iki araçla yola çıktık. Yüreğinde vatan sevgisiyle, terörün yaktığı ocakların acısını hafifletmek isteyen kardeşleri olarak, şehit ailelerinin anne, baba, kardeş ve evlatlarını ziyarete başladık. Gittiğimiz her evde aynı sevgiyle, gözlerde saklanan yaşlar ve şehit ailelerinin vakarıyla karşılandık. Ailelere hediye olarak genç bir kardeşimiz karanfil almıştı.

    Kahramanmaraş’ta eskiden her evde saksılarda rengârenk yetişen bu güzel çiçekleri, şehit ailelerine gönlümüzde yeşerttiğimiz kardeş sevgisinin simgesi olarak takdim edecektik. Uğradığımız her eve üç karanfil götürüyorduk. Bunun belli bir sebebi yoktu. İki şehit ailesini ziyaret ettikten sonra yol arkadaşım Şeref Dere “Gökhan Hocam her eve üç karanfil yerine iki karanfil verelim. Çocuğu olan şehitlerimizi ziyaretimizde, şehitlerimizin çocuklarına da karanfil verebiliriz.” deyince; Şehit anne babalarının bulunduğu evlerde iki karanfil hediye etmeye başladık. Karanfilleri alan arkadaşımız bunları en saf duygularla şehit yakınlarına ulaştırmak için almıştı. Son şehit ailesini ziyaret ettikten sonra çıkışta arabada karanfiller kaldığının farkına vardık ama artık vedalaşmıştık. Geri dönüp karanfil hediye etmeyi düşünsek de epey yol aldığımızdan vazgeçtik.

    Şehit ailelerimiz bu ziyaretimizden çok memnun kalmışlardı, biz yeni bir gelenek başlatmanın mutluluğunu yaşıyorduk. Bizlerin huzuru için ezanlar susmasın, al bayrağımız özgürce dalgalansın diye canlarını veren kardeşlerimizin, artık bu milletin anası babası olmuş ebeveynlerini millet adına ziyaret etmiştik.

    Akşamüzeri yol arkadaşlarımı evlerine bıraktıktan sonra bayramlaşamadığım arkadaşlarımı ziyaret etmeye karar verdim. Tek başıma arkadaşlarımın yanlarına geldiğimde arabamın kapısını kilitlerken arkada 15 aylık kızımın bebek koltuğunun üzerinde şehit çocuklarına vermek için dağıtamadığımız son karanfilleri gördüm. Arabanın içinde unuttuğumuz bu karanfilleri içimde uyanan çok net bir hisle elime almak ihtiyacı hissettim. İlerde oturan arkadaşlarıma bakarak “bu karanfiller kimin rızkındaysa burada ona hediye edeceğim.” diye düşündüm.

    Elimde karanfiller, şehitlerimizi ülkemde ve dünyada akan kardeş kanının sebeplerini, neden birbirimizi anlamak yerine ucu dışarıda olan mihraklara kandığımızı ve bunu durdurmak için birey olarak ne yapabileceğimi, ziyaret ettiğim şehit ailelerinin sözlerini düşünerek arkadaşlarımın oturduğu masaya ilerlerken, meslektaşım Dr. Rafet Arslanoğlu’nun başka bir masada olduğunu gördüm. Bayramlaşmak için elimde karanfillerle yanına gittiğimde “az önce bahsettiğimiz Dr. Gökhan Gökşen bu kardeşimiz” diyerek masa da oturan akrabalarıyla beni tanıştırdı. Şehit çocukları için ayırdığımız karanfiller elimde kalmıştı. Masada oturan akrabası hanımefendiyi tanıştırırken “Firuze Hanım rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’nun kızı…” dediğinde bir an aklıma elimde tuttuğum karanfiller, ziyaret ettiğimiz şehit aileleri ve Şeref Dere kardeşimin bu karanfilleri şehit çocukları için ayırmış olduğu geldi. Bu kadar tesadüf bir arada olamazdı.

    Asgari ücretli bir işçi kardeşimin helal rızkıyla şehit aileleri için satın aldığı bu karanfiller, yüreğimin aklımla olan münakaşasını başlatırken, şehit çocukları için ayırdığımız son karanfiller çoktan Rahmetli Şehit Muhsin Yazıcıoğlu’nun bu millete emaneti kızı Firuze’nin ellerindeydi…

    (Bu yazıda bahsedilen her şey tamamen yaşanmış olaylardır. Allah Şehitlerimizin emanetlerine sahip çıkmayı nasip eylesin.)

    Dr. Gökhan GÖKŞEN 

    Etiketler : Karanfiller, Firuze,
    40497  kez okundu.

    Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk Yorumu Yazan Siz Olun !

    Yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan; küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım. Detaylı bilgi için Gizlilik Kurallarını okuyun

    Yorum Yazın



    Yandaki kutuya güvenlik kodunu giriniz



    • Google+
    • fb
    • tw
    • yt
    • rss
    Gizlilik Kuralları

    UYARI !
    Internet sitemiz 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır. Haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması önceden yazılı izin gerektirir. Ancak; internet ortamında ise kaynak gösterilmek koşuluyla yeniden yayımlanabilir.


    Telefon & Fax : +90 (344) 235 0643

    kanal46.com aa  iha abonesidir.