AJANS-46

Bizi Takip Edin!

BEŞEN SİGORTA
BEŞEN SİGORTA

Gül ve Erdoğan bu adamı iyi izlemeli

O bir zamanlar ayakkabı boyacısıydı. Sokağın nabzını iyi kavradı. Ülkesinin kaderi haline gelen yoksulluk ve üst üste yaşanan krizlerin nedenleri konusunda kafa yordu. Sonunda
fb-share
  • Yazdırılabilir Sayfa
  • 22.05.2009 15:20 Tarihinde Eklendi.  Kategori : Serbest Kürsü.
    Prof.Dr. Osman Özsoy
    Prof.Dr. Osman Özsoy Tüm Yazıları

    O bir zamanlar ayakkabı boyacısıydı. Sokağın nabzını iyi kavradı.

    Ülkesinin kaderi haline gelen yoksulluk ve üst üste yaşanan krizlerin nedenleri konusunda kafa yordu. Sonunda şifreyi çözdü.

    Ülkenin içinde bulunduğu vahim durumun, uzun yıllar boyunca devleti yöneten “vasat insanların” ortaya çıkardığı bir fatura olduğuna kanaat getirdi.

    Bir tespiti çok önemliydi: Hükümetler kim için var olduklarını bilmeliler ve politikalarını o önceliğe göre belirlemeliydiler. Hükümet zenginlerin değil, öncelikle yoksul kesimler için var olmalıydı. Çünkü zenginler zaten işin yolunu bulmuşlardı. Önemli olan geniş yoksul kesimlerin elinden tutmaktı.

    Bu düşüncelerle, gidişatı durdurmak ve ülkesindeki yoksulluğu bitirmek için en tepeye çıkmak gerektiğini anladı ve gün geldi ülkesinde cumhurbaşkanı oldu.

    Sözünü ettiğimiz kişi, resmi bir ziyaret için birkaç gündür ülkemizde bulunan Brezilya Cumhurbaşkanı Lula Da Silva’dan başkası değil.

    Da Silva’nın NTV’de ayınlanan röportajını izlerken, ülkesini batık bir devletten IMF’e borç veren bir ülke konumuna nasıl geldiklerinin ipuçlarını öğrendik.

    Röportaj sırasında Da Silva’nın beden dilini, kıyafetini ve içinde bulunduğu ruh halini gözlemledim. Yıkıntı halindeki bir ülkenin enkazı üzerinde puro tüttüren, içinden çıktığı çevrelerden kopuk, tuzu kuru bir papyonlu gibi değil, ütüsüz pantalonu, mutevazi kıyafeti ile, saray havasının bile bozamadığı “bu ülkenin hali ne olacak” sorusuna cevap arayan sokaktaki insanın devletin tepesinde sorumluluk üstlenmiş bir duruşu vardı.

    Da Silva, Latin Amerika’nın en önemli politikacılarından biri. 1945 yılında yoksul bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Doğru dürüst bir eğitim görmedi. 12 yayındayken iş hayatına sokaklarda ayakkabı boyarak başladı. Hani derler ya hayat mektebinden mezun, o da tıpkı öyleydi. Zaman içinde sendika liderliğine yükseldikten sonra 1980 yılında politikaya atıldı.

    Solcu İşçi Partisi lideri olan Lula, 1986 yılında parlamentoya girdi. 2002 ve 2006’da olmak üzere, iki kez ardı ardına cumhurbaşkanı seçildi. Halkın kendisine gösterdiği yoğun destek hala sürüyor.

    NTV sunucusunun, “kendinizi nasıl tanımlarsınız? Sosyalist misiniz, sosyal demokrat mısınız, popülist misiniz, pragmatist misiniz?” sorusuna verdiği cevap çok anlamlıydı. Şöyle dedi: “Bir devlet başkanının alnında etiket olamaz. Ben bütün Brezilyalılar için Brezilya'yı yönetiyorum...”

    Ömrünü IMF politikalarına muhalif olarak geçirmiş, sokaklarda bu konuda elinde pankart ve dövizler gezdirmiş biri olarak IMF ile bir masa oturamazdım diyen Da Silva, ülkesini IMF cenderesinden nasıl kurtardıklarını da anlattışunları söyledi:

    “...Her şeyden önce politik ekonomi açısından bir büyü yok. Mali politikalarda çok ciddi bir tutum ortaya koyduk. Harcamalarımızı çok ciddi bir şekilde tanımladık ve önceliklerimizden biri refah alanıydı. 20 milyon Brezilyalıyı yoksulluktan orta sınıfa çıkardık. Biz artık IMF'den borç alan değil, IMF'ye borç veren ülkeyiz. Bugün rezervlerimizde önemli miktarda para var. Hiçbir kuruma borcumuz yok.

    IMF’nin o zamanki başkanına borcumuzu ödemek istediğimizde; "Yok yok! Brezilya’da kalsın o para, gerek yok vermenize" dediler. 'Siyasi karar verme sürecine yabancı müdahaleleri kabul etmiyoruz. Biz tek taraflı olarak IMF kredilerini ödeme kararı aldık ve ödedik. Artık borçlu değiliz ve aksine biz bugün kredi sağlayabiliyoruz. IMF direktörünün Brezilya'nın artık IMF'den para almaya ihtiyacı yok dediğinde nasıl şaşırdığını hatırlıyorum. Biz IMF'ye bugün en az gelişmiş ülkelere kredi vermesi için kredi veriyoruz.

    Ben hayatım boyunca “IMF dışarı!” pankartları taşıdım. Nasıl IMF ile çalışabilirdim? IMF bu ülkelere borç vermeli, ama o ülkenin ekonomi politikasına ülkeyi yönetenler karar vermeli. Biz artık IMF’nin bizim ulusal ekonomimize müdahale etmesine izin veremeyiz. IMF yetkililerinin bizim bakanlarımıza talimatlar vermesini istemiyoruz.

    Çalışmalarımızla 106 bin istihdam alanı yarattık. Şimdi çok daha iyi bir durumdayız. Brezilya artık bağımsız olmayı öğrendi. Brezilya hiçbir ülkeye bağımlı değli. Hiçbir ülkeye karşı çıkmak istemiyoruz. Ama ikinci sınıf ülke olmak da istemiyoruz. Eşitlik istiyoruz.”

    Hükümet yoksulları kollamalı...

    Da Silva önceliklerini de şöyle sıraladı:

    “...Brezilya'da bizim önceliğimiz, ülkemizdeki yoksullara yardım etmekti. 11 milyon yoksul aileye ulaştık. En uzak yerlere bile elektrik taşıdık. Asgari ücretin yükseltilmesi için çalıştık. 2013’e kadar 203 milyar dolarlık yatırımlar yapılacak. Özel düşük faizli kredi yarattık. Toplumda ihtiyaç duyan kesimlere yardım ettik. Hükümet zengin değil, yoksul kesimler için var olmalı. Çünkü devlete esas ihtiyacı olan yoksul kesimler. Brezilya'nın gerçekleştirdiği büyüyü herkes gerçekleştibilir. Önemli olan bu politkaları uygulamak. Türkiye de bunu gerçekleştirebilir.”

    Da Silva'ya gezisi sırasında bazı bakanları ve çok sayıda Brezilyalı işadamı eşlik ediyor. Brezilya heyetinin Türkiye'nin ardından Suudi Arabistan'a geçecek.

    Başarılı belediyelerimizden birinin, “çalışınca oluyor” şeklinde güzel bir sloganı vardı. Brezilya çalıştı ve başardı.

    Da Silva diyor ki; “Dünyadaki pek çok ülke büyümeye başladı. Çin, Hindistan ve Türkiye önemli rol oynuyor. Bu yüzden Türkiye dünya politikalarında çok daha fazla söz sahibi olmalı.”

    Bugün aslında farklı bir konuyu yazmak istiyordum. Fakat bazı medya gruplarının ve iş dünyasının önde gelen isimlerinin IMF ile anlaşma yapılması konusundaki ısrarcı yaklaşımlarını görünce, Brezilya örneğine dikkatleri çekmek istedim.

    Brezilya Devlet Başkanı Da Silva Türkiye’nin konumunu önemsiyor ve bazı önerilerde bulunuyor. Dilerim yetkililer, “madem onlar başarmış, biz neden başaramayalım ki...” diye düşünürler ve içişlerimize müdahale anlamına gelen IMF kredilerine boyun eğmezler ve ülkemizi bu paraya muhtaç duruma düşürmezler.

    Siyasetin yeniden harmanlanma sürecine girdiği şu konjonktürde Brezilya örneğine tüm ilgililerin dikkatini çekmek istiyorum.

    Kendinize, ülkenize ve insanınıza güveniniz.

    Prof. Dr. Osman ÖZSOY
    yazaramesaj@gmail.com
    Haber 7
    Etiketler : Izlemeli, Adamı, Erdoğan,
    3627  kez okundu.

    Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk Yorumu Yazan Siz Olun !

    Yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan; küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım. Detaylı bilgi için Gizlilik Kurallarını okuyun

    Yorum Yazın



    Yandaki kutuya güvenlik kodunu giriniz



    • Google+
    • fb
    • tw
    • yt
    • rss
    Gizlilik Kuralları

    UYARI !
    Internet sitemiz 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır. Haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması önceden yazılı izin gerektirir. Ancak; internet ortamında ise kaynak gösterilmek koşuluyla yeniden yayımlanabilir.


    Telefon & Fax : +90 (344) 235 0643

    kanal46.com aa  iha abonesidir.