AJANS-46

Bizi Takip Edin!

BEŞEN SİGORTA
12 ŞUBAT BELEDİYESİ

İşin cılkı ve ARMADAŞ'ın garip inadı...

Offfff yeter artık be.
fb-share
  • Yazdırılabilir Sayfa
  • 18.01.2013 00:33 Tarihinde Eklendi.  Kategori : Yazarlar.
    Akın Ozan
    Akın Ozan Tüm Yazıları

    Offfff yeter artık be.

    Sıktınız ama.

    İşin bırakın suyunu, suyunun suyunu çıkardınız.

    Ekranlara baktıkça öğürüyorum.

    (Afedersiniz) Kusasım geliyor.

    Baksanıza kanalların hepsi söz birliği etmişçesine tam bir haftadır Türkiye’yi üç Pkk’lı ile yatırıp kaldırıyor.

    1 haftadır, ölen üç teröristin isimleri hafızalarımıza öyle bir kazındı ki, durumun farkında olmayan çocuklarımız nerede ise artık oturup bu üç terörist için üzülmeye başlayacaklar.

    Açıyorsun A kanalını Paris’ten canlı yayında,

    Açıyorsun B kanalını Diyarbakır’dan canlı yayında,

    Açıyorsun C kanalını Tunceli’den canlı yayında,

    Açıyorsun X kanalını toplamış koca koca Prof’ları, üç pkk’lı ne için öldürüldü, kim tarafından öldürüldü, nasıl öldürüldü onu tartışıyorlar.

    Açıyorsun Z kanalını Diyarbakır Belediye Başkanı ve Bdp’lilerin tehdit kokan, çirkeflik akan konuşmaları.

    Yok, efendim dini inançları üzerine gömüleceklermiş, yok efendim biri yezidi ikisi alevi imiş yok şuymuş, yok buymuş.

    Yeter artık yahu,

    Sabır taşı olsa ortadan çat diye çatlar.

    Bunların dini imanı olsa zaten dağa çıkıp terörist olup, polisimizi askerimizi öldürmezlerdi.

    Üçü ile beraber hepsinin canı cehenneme.

    Başta İmralı’da yatan gözbebeğimiz (!) olmak üzere darısı gerisine, hepsi birden geberir de biz de kurtuluruz inşallah.

    Diyorum, ama şunu da biliyorum benim bu sözüme kızacak bir sürü zırtapozda olacak.

    Haa çok mu önemli?

    Asla ve katââ…

    Yukarıda da söylediğim gibi bir haftadır yayınlara bakıyorum inanın yüreğim daralıyor.

    Ölenler sanki diplomat, sanki ateşe, sanki bakan, sanki başbakan.

    (Sanki asker, polis demiyorum nasıl olsa alıştık her gün gelen şehit haberine, bakın televizyonlar bile artık vermiyor haberlerini verirse de haber 1 dakikayı geçmiyor ki ben bu yazıyı kaleme alırken Mardin’in ortasında bir polis hemşehrimiz şehit edildi ancak bizim medyamız hala üç teröristin cenazesi ile meşgul.)

    Yahu altı üstü kıçı kırık Allah’ın belası bir terörist.

    Böyle diyorum ama çok garip bir millet olduğumuzu da söylemeden geçemeyeceğim.

    Literatürde bizim gibilere ne derler bilmiyorum.

    Biz ‘Stockholm Sendromlu muyuz’ yoksa ‘Ölü Sevici miyiz’ ya da başka bir şey miyiz?

    Karar veremiyorum.

    Çünkü biz ülkesi için çalışan Başbakanını ve Bakanlarını gözünü kırpmadan asan ardından da ona methiyeler dizerek ‘İade-i itibar’ veren bir milletiz.

    Çünkü biz terörist diyerek yargılayıp astığımız adamlar için, yıllar sonra methiyeler dizerek onlarla ilgili ‘Darağacında üç fidan’ diye kitaplar yazan ve onları ‘ömürleri boyunca hiç adam öldürmedi’ diyerek çok masum göstermeye çalışan bir milletiz. 

    Çünkü biz 30 bin kişinin katili diyerek ülke, ülke fellik, fellik aradığımız, yakalama uğruna savaşmayı göze aldığımız katili yakalayıp emrine doktorlar, hemşireler, diyetisyenler, avukatlar, gemiler, botlar, aşçılar vermiş ve rahat yaşaması için İmralı adasını tahsis etmiş bir milletiz.

    Çünkü biz yıllarca diplomatlarımızı öldüren, katliamlar yapan ve fırsat buldukça da bunu tekrarlamaktan geri kalmayacağını her fırsatta gösteren Ermenilerden biri öldürüldü diye (ki bu öldürülme olayını tasvip ettiğimi sanmayın) sokaklara çıkarak ‘Hepimiz Ermeniyiz’ diye pankart açıp, slogan atan milletiz.

    Çünkü biz Kanunları ve Yasaları hiçe sayarak kaçakçılık yapanlar öldürüldü diye kaçakçılığı meşru gösterip öldürdüğü suçlular için tazminat ödeyen ve bu suçluların ailelerini en üst düzeyde ziyaret eden bir milletiz.

    Bunu uzatacak olursam uzaaaaaar gider.

    Yani demem o ki gebertilen bu üç terörist için yarın methiyeler dizilirse ve anma günleri yapılırsa hiççççç şaşırmam.

    Siz de şaşırmayın.

    Son söz; ‘Pkk terör örgütü öldürülen her üst düzey Pkk’lı için bu kadar propagandanın yapılacağını önceden bilse idi inanın her ay bir üst düzey yetkilisini kendisi öldürürdü.’

    Allah bizlere sabır, reyting uğruna bunu sulandıranlar ve kafamızı ütüleyenlere de akıl fikir versin.

    AMİNNNNNNNNNN…

    ŞİMDİ GELELİM ARMADAŞ'A...

    Ulusal baz da moralimizi bozan bu kadar olay olurken yerel bazda her şey güllük gülistanlık mı peki?

    Tabi ki değil.

    İşte bunlardan en son yaşadığım ve Kahramanmaraş’ın kanayan yaralarından biri.

    Geçen yazımda elektriğe ve doğalgaza gelen 2012 zamlarından ve bana gelen 353 TL’lik doğalgaz faturasından bahsetmiştim.

    Benim bu faturamın son ödeme tarihi 14 Ocak 2013.

    Tabi ayın 14’ün de memurun parası olmayacağı için ayın 15’inde ben bu faturamı yatırmak için bankaya gittim, bankacı son ödeme tarihini 1 gün geçtiği için faturayı tahsil edemeyeceklerini söyledi.

    “Peki nereye yatıracağım?” diye sordum.

    Günü geçen faturaların ancak Armadaş’ın Binevler’deki binasında tahsil edildiğini söylediler.

    Atladım arabaya gittim, birde ne göreyim abartmıyorum Armadaş binasının önü tıpkı otopark gibi,

    Anladım ki benim gibi çoook ‘tarihzede’ var.

    Zar zor arabayı park edip içeriye girdim. Sabahın saat 08.15’i olmasına rağmen içerisi adam dolu.

    Hepsinin sıkıntısı da aynı.

    Nedir sıkıntı? Tabi ki günü geçen fatura.

    Girdik sıraya görünürde iki tane vezne var ancak içinde kimse yok, derken saat 08.30’da iki bayan veznedar gelip yerine oturdu.

    Aldıkları her parayı bir kere değil iki kere değil bazen üç bazen dört kere para sayma makinesinden geçirdikleri için işler kaplumbağa hızı ile işliyor. (Kesinlikle abartmıyorum)

    Hele öndeki vatandaşlardan biri toplu bir para getirmişse yandı gülüm keten helva.

    İnsanların yüz hatlarından anlıyorum ki herkes gergin nasıl gergin olmasın ki adamın doğalgaz faturası 15-20 TL bunu yatıracak parası yok günü geçmiş eşinden dostundan bulmuş buluşturmuş parayı yatırmaya gelmiş, gelip giderken dolmuşa para vermiş, bir de oraya varınca gördüğü muamele insanı çileden çıkarmaya yetiyor da artıyor bile. 

    Sanıyorum kasada para tahsil edenleri bilerek bayanlardan seçmişler ki sinirlenen erkekler kendilerini dizginlesinler diye, ancak onların umursamaz ve yavaş tavırları insanların sinir katsayısını daha da artırıyor.

    Sırf belaya bulaşmamak adına sinirlenip faturanı yatırmadan orayı terk edeceksin ancak duvarda ‘Eşşek’ kadar bir yazı aynın şöyle; “GAZI KESİLEN ABONELERİN GAZ AÇMA İŞLEMİ 48 SAAT İÇİNDE YAPILMAKTADIR”.

    Yani diyor ki canımı sıkarsan (yani benim dediğim gibi paranı yatırmazsan, bana asi olursan) gazını keser seni 48 saat gazsız bırakırım.

    Haa duvarda çok enteresan bir yazı daha, diyor ki yazı; “ FATURA ÖDEMELERİ VE GÜVENCE BEDELİ NAKİT OLARAK ALINMAKTADIR

    Yani?

    Yanisi şu bu kurumda kredi kartı geçerli değil.

    Peki NEDEN???

    Benim bildiğim kadarı ile kayıt dışı harcamaları kayıt içine almak için devlet bile özellikle kredi kartı kullanımımı yaygınlaştırmaya çalışırken bu kurumun kredi kartına alerjisi neden acaba?

    Ben bu ve buna benzer sorularla kafamı meşgul edip faturamı yatırıp çıkarken eksik gördüğüm bu hususları Kurumun Genel Müdürü ile görüşmek istedim ancak Genel Müdürün gelip gelmediğini sorduğum bir çalışan beni kaale almazcasına yüzüme bile bakmadan‘bilmiyorum’ dedi.

    Ben de o zaman ben arayayım diyerek Sayın Genel Müdürü cebinden aradım o gün cevap vermediği gibi bu güne kadar hala dönen olmadı.

    Bu bilgiler ışığında şimdi sorularımızı soralım ve bu yazımıza son noktayı koyalım.

    1- Sayaç okumalarınızı ayın 1’i ile 15’i arasında yapsanız ve vatandaşın fatura ödemeleri 15’inden sonra olsa ne kaybedersiniz?

    2- 500 bin nüfuslu bir şehirde neden ısrarla ve inatla şube açmamakta direniyorsunuz?

    3- Hadi şube açmıyorsunuz o zaman neden 2 vezne ile bu işi götürmeye çalışıyorsunuz?

    4- Plastik paranın yani Kredi Kartlarının tavan yaptığı bir zamanda ısrarla ve inatla neden Kredi Kartı ödemelerini kabul etmiyorsunuz? (Bankalara mı güvenmiyorsunuz, vatandaşa mı güvenmiyorsunuz yoksa başka bir bildiğiniz mi var)

    5- Personelinizi özellikle asık suratlılardan mı seçiyorsunuz yoksa asık olmalarını mı salık veriyorsunuz?

    6- Cep telefonunuza ulaşan kişilere cevap vermemek veya kişileri kaale almamak gibi bir alışkanlığınız mı var? Yoksa adamına göre mi muamele yapıyorsunuz?

    7- Eğer bu memlekette alternatifiniz olsaydı bu kadar vurdumduymaz ve vatandaşı kaale almaz tavırlarınız devam eder miydi?

    Daha sorulacak çok şey var ama şimdilik bu kadar, lütfedip cevap verirlerse eğer onu da buradan sizlerle paylaşırım.

    Biraz uzun oldu ancak buraya kadar geldiyseniz yazınında sonuna gelmişiniz demektir.

    Kalın sağlıcakla.

     

    Akın OZAN

    akinozan46@hotmail.com

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

    Etiketler : Cılkı, İşin, ARMADAŞ, Garip, Inadı,
    83383  kez okundu.

    Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk Yorumu Yazan Siz Olun !

    Yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan; küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım. Detaylı bilgi için Gizlilik Kurallarını okuyun

    Yorum Yazın



    Yandaki kutuya güvenlik kodunu giriniz



    • Google+
    • fb
    • tw
    • yt
    • rss
    Gizlilik Kuralları

    UYARI !
    Internet sitemiz 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır. Haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması önceden yazılı izin gerektirir. Ancak; internet ortamında ise kaynak gösterilmek koşuluyla yeniden yayımlanabilir.


    Telefon & Fax : +90 (344) 235 0643

    kanal46.com aa  iha abonesidir.