PRESTİJ STONE 728x90

Bizi Takip Edin!

BEŞEN SİGORTA
BEŞEN SİGORTA

Maraş’ta Yaşamak…

Toprağına sadık kalarak, bu memlekette yaşama vefası gösteren ‘Maraş İnsanı’nı hangi lütufla ansam anlatamam…
fb-share
  • Yazdırılabilir Sayfa
  • 27.10.2014 15:07 Tarihinde Eklendi.  Kategori : Yazarlar.
    İnci Okumuş
    İnci Okumuş Tüm Yazıları

    Toprağına sadık kalarak, bu memlekette yaşama vefası gösteren ‘Maraş İnsanı’nı hangi lütufla ansam anlatamam…

                    Bütün cümlelerim bu toprağı bırakmayanlaradır.

                    Tutkun şehirdir Maraş… Tutkun yaşatır insanı. Nice değerleri üst üste getirip koysan, yetişemez yine de Maraş’ın müşahhas değerlerine. Toprağına düşen bereketli yağmurlar gibi tutkun yaşar bu toprakta yaşayan. Ayrılansa alevden kopan bir akkor olur. Nice tütse de, Maraş sevdasınca yanmanın onun rüzgârıyla nefeslenmekle başladığını iyi bilir. Geri dönmek, anlayabilen bahtlara kısmet…

                    Bir bal peteğinden bir parmak bal almışçasına damağa değen ‘ahretlik’ tadı, dünyanın hiçbir beldesinde bulmanın imkânı yok. Yaraları sarmanın, birbirine sarılmanın, az’dan çoğa akmanın tadı bu toprağın içinde ki mayada gizli. Ne var ki uzaktan uzağa kurulan köprüler hep salınır durur. Bu şehrin  içinde birbirlerine nefes nefes, yol yol bağlananlara selam olsun.

                    Dudak izinde kalan sohbetin lezzeti, gün pekmezine döndüğünde gün de dönmüştür. Düşünde görse yola düşer,‘’İçine dam’sa’’ kapısında belirir. Kalbi teyakkuz içinde, gönlü secdeli öylece konuşur, güler, ağlar, bekler, söyler… Kimse duymaz içlenişlerini, ağıtlar gülüşlere döner. Kaptan kaba dökülür içindekiler… Deli poyraz eser, çatlar dudaklarına dek… Elleri yüreğinin nasırına bulaşır, her zaman hatırlar; ya ‘’ bağ budama vahtı’’ yahut ‘’incir vahtı’’ doğduğunu… Olsun, hepsi de Maraş takvimidir hiçbir coğrafyanın yaşayamadığı…

                    Körpe dallar yere eğilir, baş’larsa dimdiktir. Menturlar, çıtlıklar ve lökkeler ve peygamber gülleri dallarda yani iri iri bakan peygamber gülleri, gençliğini verir seksenlik ‘maşallah Ayşe’ye. Herkesi ayrı ayrı tanımanın sırrı bu toprağın zekâsında gizlidir. Gözünden göz izi toplarcasına yaşar, gönlünde tek bir leke bırakmamacasına siler gerekmezleri. Maraş toprağında yaşamak iz bırakır yüzlerde. Toprakla içlene içlene, yüzleşe yüzleşe ve alnı ak, başı dimdik yaşar Maraş’ta kalan… Ver der ki; ‘’yüzünün suyunu döküp gidenlere selam olsun.’’ Ve seslenir;’’ beni uzaktan sevenin canı sağ olsun’’

                    Ruh-u canına sarar her ne varsa bu toprakta yaşamayı göze alan. Rikkat ve dikkatle can yorar yaşarken. Yaşamak; uzaktan yakılan hasret türküsüne benzemez Maraş’ın, yaşamak; türkü türkü yakar her nağmesine insanın yüreğini. Kendini yorar, aklını ve ilmini yorar. İçi kof sözlere emek vermez, kulak çözmez Maraş toprağına basarak yaşayan. Tarar saçlarını; uzun, dalgın ve dalgalı saçlarını, kim bilir hangi dostun hüznünü düşünürken bakar aynalara… Saçlarına dek siner o koku, aynalara dek siner… Sonra o kahraman anaların elinden düşmeyen tespihler gibi tane tane buluşur kalbin sayhalarında ve iner gözlerinden secdelere bir dua ırmağı. Maraş toprağı, dua kuşlarını çağırır ruhun incinmemiş dallarına.

                    Ana kokar, yar kokar, can kokar Maraş toprağı. Seven bırakmaz. Bağlanan çıkmaz. Yaralanmayı göze almayandan yar olmaz. Bağrını açmayanı bağrına basmaz. Bunu ancak toprağın kalbine dokunabilenler, bağrına basabilenler anlar.

                    Gidene hasret düşer derler de kalanların hasretine binlerce yürek eritsen yetişemez.

                     Maraş’ta yaşamak, göze almaktır; kendinden önce sevdiklerin için yaşamayı…

                    Daha ne çok yazmalı bilmem ki.

                    Maraş’ta kalmak, Maraş’ta yaşamak cesaret ister, yürek ister… Birbirine koşacak denli sağlam duruşla can üzeri fedakârlık ister. Denizi yoktur; yüreğinde kabaran denizler ister. Sahili yoktur, huzur içinde sahillenmek ister.Limanı yoktur; süt liman bir teslimiyet ve dualı bekleyiş ister.

                    Maraş’ta olmak, Maraş’a katlanmak merhamet ister.

                    Maraş’ı göze almak, itaat ister.

                    Bir yerlerde Maraş’a rastlamaksa, sızlatır burun direğini.

                    Hülasa; Maraş’ta yaşamak sevmeye memur eder insanı. Tayinimizin ahrete çıkacağı güne dek…

                    Selam olsun; her sabah Maraş toprağına basmayı, poyrazına dokunmayı ilham bilenlere. Verdiği az’ı çok eyleyip gönül ceplerinde bereketleyenlere…

                    Selam olsun Maraş’ı aşk edinenlere.

                    Bu toprağa karılarak yaşamak, sadakat ister, sağlam şuur ister, şiir ister…

                    Kahramanca yaşamak bu’dur işte!

    İnci OKUMUŞ / 27 Ekim 2014

    Etiketler : Yaşamak, Maraş,
    402666  kez okundu.

    BU HABER HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR

    28.10.2014 09:28
    Maraş’ta Yaşamak…
    Maraş’ta Yaşamak…isteyenlere selam olsun,
    Yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan; küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım. Detaylı bilgi için Gizlilik Kurallarını okuyun

    Yorum Yazın



    Yandaki kutuya güvenlik kodunu giriniz



    • Google+
    • fb
    • tw
    • yt
    • rss
    Gizlilik Kuralları

    UYARI !
    Internet sitemiz 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır. Haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması önceden yazılı izin gerektirir. Ancak; internet ortamında ise kaynak gösterilmek koşuluyla yeniden yayımlanabilir.


    Telefon & Fax : +90 (344) 235 0643

    kanal46.com aa  iha abonesidir.