PRESTİJ STONE 728x90

Bizi Takip Edin!

BEŞEN SİGORTA

Nereden nereye!..

Türkiye’de 12 Eylül darbesi sonrasında kavram kargaşası yaşandı. Bu yaşantı da alabildiğince hızlı bir şekilde devam ediyor. 12 Eylül darbecileri kendilerini risklerden ko
fb-share
  • Yazdırılabilir Sayfa
  • 29.11.2007 18:49 Tarihinde Eklendi.  Kategori : Yazarlar.
    Mehmet TAŞ
    Mehmet TAŞ Tüm Yazıları

    Türkiye’de 12 Eylül darbesi sonrasında kavram kargaşası yaşandı. Bu yaşantı da alabildiğince hızlı bir şekilde devam ediyor.

    12 Eylül darbecileri kendilerini risklerden koruyacak ve o nisbette de dar anlayış içinde dayatma bir anayasayı milletin önüne koydular.

    Bu zorla millete diretilen yasa, doğası gereği toplumun hiçbir kesimini memnun etmedi. Kimi iktidarlar zaman zaman değiştirmek istediler ama. Olmadı. Ülkemizde ağır bir statüko ve bu statükonun bozulmasını istemeyen güçler var.

    12 Eylül sonrasında “ezberci bir eğitim modeli” oluşturuldu. Bu eğitim modeli gereği, düşünen, sorgulayan ve eylem yapma yüreği ve bilgi birikiminden yoksun yetiştirilen gençler, sadece “para” anlamında bir değer yargısını yaşamlarına endekslediler.

    İşte gelinen sonuç.

    Vatan borcu olan Askerlik görevinden kaçan çok ünlü yönetmenin söyledikleri. “Bir kağıt parçası!”

    Toplumsal değerlerden mahrum sadece para ile yatıp kalkmak üzere yetiştirilen 12 Eylül sonrası bir insanın değer yargısı.

    “TC kimliği” için ‘bir kağıt parçası’ diye konuşan insanın, bu millet için millete hizmet etme adına verebileceği bir şey var mı?

    Son zamanlarda artan PKK terörü nedeniyle ülkemizin dört bir yanında protesto ve telin mitingleri yapıldı.

    Genç kuşağı milli değerleri anlama ve yaşama adına önemsediğim bu protestoların bir infial halini almaması da milletimizin ne denli necip ve soylu olduğunu anlatmaya yeter diye düşünüyorum.

    12 Eylül öncesinde sağ ve sol cenahta karşılıklı kavga eden kurşun sıkan insanların ortak bir mücadelesi vardı.

    Bu mücadelenin adı ülkeyi kurtarmaktı. Kavgalar ülkemizin ve insanımızın geleceği üzerine şekillenmişti.

    Oysa şimdi.

    Şimdi insanlarımızın uşak, ülkemizin de işgal edilmesi hatta parçalanması için çalışan adına da aydın dediğimiz nice gafiller TV ve medya organlarında alabildiğince fazla galiba.

    Nereden nereye.

    Dünün solcularını da, sağcılarını da ben özlüyorum aslında.

    Onların ortak kaygıları ile bu günkü jenerasyonun ortak kaygıları çok farklı.

    İşte bunu anlatmamızın gerektiğini düşünüyorum.

    Ezberci ve para mantalitesi içinde yetiştirilen gençlerimizin “vatan, millet, bayrak ve namus” gibi millet olarak kırmızı çizgi saydığımız ve bizi biz yapan değerlerimizin yine kendi ellerimizle ihanete varacak derecede bozulduğunu millet olarak yüzümüz kızararak takip ediyoruz. İzliyoruz.

    Ama nereye kadar?

    Bu vurdumduymazlık, bu ilgisizlik daha nereye kadar devam edecek?

    Yeni Anayasa yapılması çalışmalarının hızla devam ettiği şu dönemde kırmızı çizgilerimizin yeni yasada yer almasını istiyoruz.

    Kırmızı çizgiler dar kalıplarda ve demoklesin kılıcı gibi olmamalı.

    İnsanlara hareket kabiliyeti vermelidir.

    Sorgulamalı, araştırmalı ve eleştirebilmelidir.

    Eleştiri ve sorgulamadan yoksun olan dayatma kanunlar millete fayda getirmez.

    Bugün 301. maddede tıkanma ve değiştirilmesi için yoğun çaba varsa sebebi bundandır.

    Buna benzer maddeler bütün Batı Ülkelerinde vardır.

    Bizdeki gibi değildir.

    Almanya’da “Almanlar 2 milyon yahudiyi kesti” diye bir şey bizdeki olduğu gibi ne yazılır ne de çizilir.

    Buna Alman yasaları izin vermez.

    Çünkü kimse de bunu yazmayı gerek görmez.

    Olan olmuştur ve o eskide kalmıştır.

    Bizde öyle değildir.

    Biz, bizim için ihanet sayılacak sözleri bile söylemekten ar etmiyoruz, utanmıyoruz.

    Bunun sonucu ise; suç yasaya bulunuyor.

    “ Biz ermeniyiz!” diye pankart açanların şehit cenaze törenlerinde hiç görülmediğini hesaba katacak olursak.

    Bunca anlatmak istediklerimizin cevabı ortaya çıkar diye düşünüyorum.

    Gerisi laf-ı güzaf!....

    VE İL GENEL MECLİSİ

    İl Genel meclisinin bir toplantısına katıldım. Üyeler kentin gelişmesi için çaba sarf ediyor.

    Ancak bir çok konuda yetkilerinin olmadığı da ortaya çıktı.

    Öte yandan KÖYDES yatırımlarını takip eden müşavirlik firması ile ilgili eleştirilerde yenilir yutulur cinsten değildi.

    Ayrıca İl Genel Meclisi üyesi Gazi Dedeler’in İl Genel Meclisinin çalışması ve yatırımlar ile ilgili bir açıklaması var ki;

    Altına imza atasım geldi.

    İl Genel Meclisi ile ilgili izlenimlerim ve yazılarım geliyor!...
    Etiketler : Nereden, Nereye,
    5134  kez okundu.

    Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk Yorumu Yazan Siz Olun !

    Yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan; küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım. Detaylı bilgi için Gizlilik Kurallarını okuyun

    Yorum Yazın



    Yandaki kutuya güvenlik kodunu giriniz



    • Google+
    • fb
    • tw
    • yt
    • rss
    Gizlilik Kuralları

    UYARI !
    Internet sitemiz 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır. Haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması önceden yazılı izin gerektirir. Ancak; internet ortamında ise kaynak gösterilmek koşuluyla yeniden yayımlanabilir.


    Telefon & Fax : +90 (344) 235 0643

    kanal46.com aa  iha abonesidir.