PRESTİJ STONE 728x90

Bizi Takip Edin!

BEŞEN SİGORTA

'Oligarşi Cumhuriyeti' ve Yumuşakçalar !

Charles Dickens'in “Küçük Dorrit” adında bir romanı var. Bu romanda, her yaşta, her çapta ve her makamdaki “Yumuşakçalar”dan bahsediliyor. Yumuşakçalar
fb-share
  • Yazdırılabilir Sayfa
  • 18.07.2009 10:16 Tarihinde Eklendi.  Kategori : Serbest Kürsü.

    Charles Dickens'in “Küçük Dorrit” adında bir romanı var.

    Bu romanda, her yaşta, her çapta ve her makamdaki “Yumuşakçalar”dan bahsediliyor.
    Yumuşakçalar, dedikse yanlış anlamayın!
    “Yumuşakçalar”, Dickens'in bu romanında önemli mevkilerdeki memurlara verdiği addır.

    Ülkedeki tüm hâkim noktalarda bu yumuşakçalara rastlayabilirsiniz.
    Bazen açıktan açığa bazen de gizliden gizliye büyük bir sadakatle görevlerini ifa eden yumuşakçalara…
    Hemen hemen tüm kurumların üst noktalarında görevlendirilmiş “Yumuşakçalar” zamanı gelince ait oldukları yumuşakçalar familyasını korumak ve kollamak adına tüm yetkilerini kullanmaktan çekinmezler.
    Gerek eylemeleriyle gerekse üzerlerine vazife olmayan açıklamalarıyla görevlerini hakkıyla yerine getirmeye çalışırlar!
    Gerekirse “Yumuşakçalar” için korkusuzca çarpışmaktan da geri durmazlar. Çünkü onların varlık sebebi yumuşakçalar ailesidir.
    Yumuşakçalar, korunaklı sitelerde, halktan uzak yaşarlar, yüksek maaşlar alırlar; daha çok para almak için, yeni yeni vazifeler ihdas edip diğer yumuşakçaları da oralara yerleştirirler.

    “Oligarşi Cumhuriyeti”ni korumak ve kollamak adına elbirliğiyle çalışırlar.
    Kızlarını, bürokratlarla, diplomatlarla, yüksek makamlı diğer memurlarla evlendirirler; böylelikle onları da yumuşakçalar sürüsüne katıp yumuşakça sayısını artırmaya çalışırlar.
    Çocuklarını da iyi bir yumuşakça olsun diye en iyi şekilde eğitirler!
    Erkek yumuşakçalara gelince, bunlar da oligarşi cumhuriyetinin finansal ayağı olan patronların zengin kızlarıyla evlenirler; böylece, zengin kayınpederler; müstakbel yumuşakçaların zengin, nüfuzlu olması için yumuşakçalar sürüsüne bağlanırlar.

    “Yumuşakçalar”ın en güçlü temsilcileri mebuslardan oluşmaktadır.
    Mecliste sadece yumuşakçaları temsil eden, gerektiği zaman gerektiği şekilde onları müdafaa eden kelli felli, göbekli, sesi gür, kudretli yumuşakçalar vardır;
    Bu mebuslar, varlıklarını tüm yumuşakçalara armağan etmiştir adeta.
    Onlar sadece yumuşakçalara hizmet için mecliste bulunurlar. “Oligarşi Cumhuriyeti”ni muhafaza etmek için her tarafa saldırırlar. Yumuşakçalar herhangi bir konuda sıkıntıya düştüğü zaman onları korurlar.

    “Yumuşakçalar”ın en fazla güç aldıkları ve en çok güvendikleri diğer bir birim de yargıdır.
    Yargıda oldukça fazla sayıda yumuşakçanın en üst noktalarda yerleşmesini sağlamışlardır.
    Ne yaparlarsa yapsınlar kimsenin onlara dokunamayacağını düşünürler. Yaptıkları hiçbir şeyden sorumlu tutulamazlar. Onlar dokunulmazdır.

    “Yumuşakçalar”ın bir başka ayağı da medyada yer almaktadır.
    Bunlar gazeteciden çok, insafsız avcıya yardım eden varlıklara benzerler. Bağır, diyince bağırırlar; sus, diyince susarlar. Sahipleri kime saldır derse ona saldırır; onu korkutmaya, ürkütmeye, gözden düşürmeye hatta yok etmeye çalışırlar.

    Yumuşakçalar kendilerine özgü “Oligarşi Cumhuriyeti” oluşturmuşlardır adeta…
    Kendilerine has siteleri, okulları vardır.
    Kendilerine özgü baloları, müzikleri, sanatçıları, eğlence mekânları, sahilleri vardır onların.
    Hangi konuda olursa olsun onlarla ilgili eleştiriye, kontrole muhakemeye kesinlikle tahammül edemezler, derhal saldırıya geçer, iftira atar, muhataplarını yok etmeye çalışırlar.
    Kendilerinden olmayanları, kendileri gibi düşünmeyenleri hor ve hakir görürler; onlara “çoban, köylü, göbeğini kaşıyan adam” muamelesi yaparlar.

    Yumuşakçaların saltanatını sarsmaya çalışanları, tüm güçleriyle saldırarak yok etmeye çalışırlar.
    Menfaatlerine azıcık olsun dokunuldu mu milletin, memleketin mahvolacağına insanları inandırmak için ellerindeki tüm medya yumuşakçalarını kullanırlar.
    Kendileri tarafından bilinçli olarak sanal korkularla ürkütülmüş kesimleri de yanlarına alarak nümayişler düzenleyip sövüp sayarlar.

    Yaptıkları her şeyi milletin gözü önünde yaparak kendilerinin ne kadar güçlü ne kadar dokunulmaz olduğunu tüm belleklere yerleştirmeye çalışırlar.
    Böylece milletin tüm umutlarını yok etmek isterler.
    Kendilerine tapmayanların, kendilerinden olmayanların er geç yok olup gideceğini insanları inandırmaya çalışırlar.

    Cumhuriyet, onların “Oligarşi Cumhuriyeti” olmaya devam etmezse onu bile ortadan kaldırmaktan çekinmezler.

    Eserde “Yumuşakçalar” ülkesindeki halkın düşüncelerine fazla yer verilmemiş.
    Peki, siz “Yumuşakçalar”ın tahakkümü altında “Oligarşi Cumhuriyeti”nde yaşıyor olsaydınız ne yapardınız?


    Sami Türk/Cafesiyaset

    3817  kez okundu.

    Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk Yorumu Yazan Siz Olun !

    Yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan; küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım. Detaylı bilgi için Gizlilik Kurallarını okuyun

    Yorum Yazın



    Yandaki kutuya güvenlik kodunu giriniz



    • Google+
    • fb
    • tw
    • yt
    • rss
    Gizlilik Kuralları

    UYARI !
    Internet sitemiz 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır. Haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması önceden yazılı izin gerektirir. Ancak; internet ortamında ise kaynak gösterilmek koşuluyla yeniden yayımlanabilir.


    Telefon & Fax : +90 (344) 235 0643

    kanal46.com aa  iha abonesidir.