PRESTİJ STONE 728x90

Bizi Takip Edin!

BEŞEN SİGORTA

Özalp, 'Milli Mücadele'nin ilk zaferi'ni anlattı...

Kahramanmaraş’ın tarihine ışık tutan Tarihçi Yazar Yalçın Özalp, 40 yılı aşkın süredir araştırdığı Maraş Milli Mücadelesine yönelik şok iddialarda bulundu. Özal
fb-share
  • Yazdırılabilir Sayfa
  • 16.02.2012 20:48 Tarihinde Eklendi.  Kategori : Eğitim-Kültür-Sanat.
    Özalp, 'Milli Mücadele'nin ilk zaferi'ni anlattı...
    Özalp, 'Milli Mücadele'nin ilk zaferi'ni anlattı...
    Özalp, 'Milli Mücadele'nin ilk zaferi'ni anlattı...
    Özalp, 'Milli Mücadele'nin ilk zaferi'ni anlattı...
    Özalp, 'Milli Mücadele'nin ilk zaferi'ni anlattı...
    Özalp, 'Milli Mücadele'nin ilk zaferi'ni anlattı...

    Kahramanmaraş’ın tarihine ışık tutan Tarihçi Yazar Yalçın Özalp, 40 yılı aşkın süredir araştırdığı Maraş Milli Mücadelesine yönelik şok iddialarda bulundu. Özalp, Televizyonda izlediği Kurtuluş törenlerinin şov olduğunu, Rıdvan Hoca diye birinin olmadığını ve Sütçü İmam’ın gerçek adının İmam olduğunu öne sürdü.

    Kahramanmaraş Kültür ve Sanat Evi tarafından Necip Fazıl Kısakürek Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Milli mücadelemizin ilk zaferi” konulu konferansa katılan 73 yaşındaki tarihçi Yazar Yalçın Özalp, Maraş Milli Mücadelesine yönelik şok iddialarda bulundu. Tarihin saptırıldığını öne süren Özalp şunları dile getirdi: “Televizyonda seyrettim, Sütçü İmam 3 tane Fransız askeri vurdu. Daha birinin hesabını veremiyoruz. Mantıklı olalım tarihi safahatı bozamazsınız. Bozmak hakkına sahip değilsiniz. Siz film çeviriyorsunuz. Sütçü İmam olayında elimdeki kaynaklara göre hamamdan çıkan kadınların peçesini açıyor. Ama kaynaklarda peçe açıldı diyor. El insaf Peçe açmak başka ilişmek başka”

    SÜTÇÜ İMAM'IN KAÇ TABANCASI VAR

    Araştırmalarında Sütçü İmam’ın tabancasının her kaynakta 3 tane olarak geçtiğini belirten Özalp konuşmasını şöyle sürdürdü; “Süt satarak geçimini sağlayan bir kişinin nasıl 3 tabancası olabilir. Benim aklım yetmiyor. Sütçü İmam Fransız üniforması giymiş Ermenilere müdahale ettiği sırada, Karadağ tabancası Ermenilerin elinde geziyor. Kendinize gelin. İyi bir tarihçi çıkarsa sizi sefil eder. O zaman İçel Veteriner Müdürü olan Raif Karadağ’ın yazdığı yazıda Sütçü İmam için şunlar söyleniyor; ‘Sütçü İmam’ın Karadağ tabancasını Bertiz’e kaçarken Fransız müfrezesi tarafından alındı diyor’ sayfa 11, Sütçü İmam’ın heykelindeki tabanca ney? Markası ne? Sütçü İmam’ın müzedeki tabancası ne? Kafa buluyorsunuz bizle! Sütçü İmamın 3 tane tabancası var. Sütçü İmam Nahırcı. Nahırölünde Nahırları dağıttıktan sonra Nahır sahipleri Sütçü İmama süt veriyorlar, bir kısmını içiyor; bir kısmını satıyor. Sütçü İmamda 3 tabanca ne geziyor?  Sütçü İmamın Karadağ tabancasını Fransa’dan mı istiyorsunuz?

    SÜTÇÜ İMAM’IN ADI ALİ DEĞİL İMAM

    Tarihe yön tutacak kitapların çarpıtıldığını iddia eden Tarihçi Yazar Yalçın Özalp; “Yaşar Akbıyık bu kitabı yazmış; kitabı ise Kültür Bakanlığı basmış. Yayımlanan bu kitap da 149 kaynak var. 86 Kaynak benim. O kitap da Sütçü İmam’ın adı Aliymiş. El insaf ne olur etmeyin. Kaynaklar benim, kitabında kaynaklarında beni göstermiş. Sütçü İmam’ın adı ne zaman Ali oldu; Sütçü İmam’a kim koydu bu ismi? Niye koydu? Ben Sütçü İmam’ın ‘İmam’ adını PTT’ye anlatamadım. TRT’ye anlatamadım. Tarık Buğra’ya anlatamadım. Çırpınıyorum Sütçü İmam’ın adının İmam olduğunu anlatmak için.

    GAZİANTEPLİLER TARİHİ PERİŞAN ETMİŞ

    Sütçü İmam ile okuduğum bu bölümü işgal kuvvetleri komutanı ‘Abadinin’ Gaziantep’te yazdığı bir eserinden aldım. Bu eseri Abadi yazmış. Abadini, Maraş yenilgisinden sonra emekli olan komutandır. Bu eseri Müdafaaname olarak yazmıştır. Bu eseri Türk Yüzbaşısı Selahattin Türkçeye çevirmiştir. Türkçeye çevrilmiş bu eseri Gaziantepliler bugünkü harflere çevirerek perişan etmişler. Maraş ile ilgili bölümlerini tahrip etmişlerdir. Bu eserin ne olur Fransızcasını isteyin. Bunun Fransa’dan getirilip Türkçeye çevrilmesi şart. Bu eserinde eksik olduğu kanaatindeyim. Pazarcık Protestonamesinde Sütçü İmamı anlatan bölüm yer almaktadır. Bugün güncel olarak işlediğimiz konular bu eserde yok.

    RIDVAN HOCA OLAYI

    Allah rızası için bilen var mı? Bu Rıdvan Hoca kim? Arslanbey’in hatıratı elimizde, ama hatıratta Rıdvan Hoca diye biri yok. Hüsamettin Karadağ’ın İçel Veteriner Müdür olmasının sebebi ‘Maraş Milli Mücadelesini’ anlatan eserini Özel İdareye vermesi. Bu eser Özel İdarede çalınmış. Ve kendisini İçel’e Veteriner Müdürü olarak tayin edilmiş.

    O kitabın bir baskısını kendi yaptı. Latin harfli. Bir baskısını, Mehmet Özbaş yaptı. Bir baskısını da Serdar Bey yaptı. 3 kitapta da önsözünü bulamıyorum. Hüsamettin Karadağ’ın İçel Veteriner müdürü olarak tayin edilmesini bu kitaplarda bulamıyorum. Bir şeyler oluyor. Hüsamettin Karadağ Ulu Cami’de birinci safta namazda. İsim vermiyor. Olayı okudum, ama hoca ismi yok.

     RIDVAN HOCAYI ÇIKARTAN YAZAR YAŞAR AKBIYIK'TIR

    Süleyman Zülkadiroğlu Beyin hatıratı var orada da Rıdvan Hoca diye birisi yok. Bu sayılan isimler Milli Mücadelenin öncülerinden. Milli Mücadele hakkında eser yazmış insanlar. Elimde dört kaynak var; dördünde de yok. Rıdvan Hocayı ilk defa çıkaran adam şu anda Profesör Doktor o zamanda Doçent Doktor olan Yaşar Akbıyıktır. Benim Hocam olan Rafet bey; ‘Maraş’ı hep senden dinledik birde yabancı bir kalemden dinleyelim mi’ dedi. Bende; ‘tabi hocam dinleyelim’ dedim. Yaşar Akbıyık’a Maraş Milli mücadelesini doktora tezi olarak verdi. Yaşar Akbıyık o zamana kadar yayımlanmış dört kitabımı hediye ettim. 3 defa da Maraş sempozyumuna davet ettim. Akbıyık yazdığı kitaplarda 149 kaynak var. 86 Kaynak benim. Ama ben kaynaklarımda Rıdvan Hocadan bahsetmedim.

     FRANSIZLAR ERMENİLER TARAFINDAN KARŞILANDI

    29 Ekim 1919 Çarşamba günü Yüzbaşı Yorgo Cezayir Süvarisi bulunan birlikle Fransız bayrağı arasında şehre girdiler. Ermeniler ise 400 Ermeni kızını Fransız askerlerine sundular. Daha sonra büyük bir merasimle şehre doğru ilerlemeye başladılar. Ermeniler yol boyunca; ‘Ay doğdu gün doğdu burası Ermenistan oldu, Fransızlar yedi lokumu, Müslümanlar yedi’ diye türküler söyleyerek, camilerimize çan takacaklarını Müslümanları öldüreceklerini haykırarak kışlaya gittiler. Maraş’ta Kilikya hükümetinin kurulduğunu ilan ettiler. Komiser Cemil Bey vasıtasıyla Ata Bey’e haber gönderdiler. Ata Bey herhangi bir olay çıkabilir diyen Müslümanları tutukladı. Uzunoluk hamamından çıkmış kadınları saldırarak ‘Burası artık Türkiye değil, Fransız memleketinde artık peçeyle gezilmez diyerek, peçesini zorla kaldırıp ilişmek istediler.’ Türkler bu duruma derhal müdahale etti. Fransız üniforması giymiş Ermenilere,  nasihat kar etmeyince Çakmakçı Sait, Gaffarlı Osman duruma müdahale etti.

     MONDROS MÜTAREKESİ

    Asırlardır hasta adamın durumuyla uğraşanlar, hasta dedikleri bu devin yalnız başına hakkından gelemeyecekleri bildikleri için aralarında yüzlerce antlaşma imzaladılar. Aralarından biri olan 3 Ocak 1916 yılında imzaladıkları anlaşma ile Güneydoğunun kaderini akıllarınca tayin ettiler. Cihan devleti sonbaharın son günü olan 31 Ekim 1918 yılında Mondros Mütarekesinin 7. maddesi takut safhasına çıkardı. Bu madde ‘Müttefikler emniyetlerini tehdit edecek vaziyet durumunda, herhangi bir askeri noktayı işgal hakkına sahip olacaktır’ diyordu. Bu maddelere dayanana İngiliz Mareşali ‘Allan Bee’ 9 Aralık 1917’de Makamat-ı Mukaddese (Kudüs)’ü fethetti. Bugün Kudüs’ün en büyük caddelerine Mareşalin ismi verilmiştir.

     MAREŞAL ALLAN BEE’NİN TEKLİFİ

    İngiliz Mareşal’i Allan Bee’nin, İngiliz süvarisinin daha iyi şartlarda barınması için işgal sahalarını genişletti.  Allan Bee’nin teklifi üzerine çok miktarda süvarilerini daha iyi şartlar altında barındırabilmek için işgal sahalarını genişletmeye başladı. Bu sahanın içine Kahramanmaraş’ta giriyordu. İngilizlerin bu niyetini Yıldırım Orduları Grup Komutanı Mustafa Kemal Paşa’nın gözünden kaçmamıştı. 15 Şubat 1919 yılında Maraş’taki askeri ağırlığın 22 Şubat tarihinden önce Ceyhan’ın batısına çekilmesi için telgraf emri verdi. Telgrafı alan ilgiler malzemenin bir kısmını küçükkültür ve Köşürge ormanlarına nakil ettiler. Fakat yerli Ermenilerin bu durumdan haberinin olması üzerine malzeme daha güvenli olan Kayseri’ye taşındı.

    YÜZBAŞI GÖNDERİLMESİ

    Mütarekenin hükümlerine göre şehirde kalan malzemenin teslimi için Yüzbaşı gönderildi. Yüzbaşı mekanizmaları ve tek tüfek kapaklarını toplattırdı. Maraş’ta ki süvari alaylarının hayvanlarını Kadri Bey teslim almaya geldi. Kadri Bey Süvari tertibatı yapılırsa hayvanları Maraş’tan götürmeyeceğini Yüzbaşı’da mekanizmalara soygun yapıldı adı altında bırakabileceğini söyledi. Geçerli bir cevap alamadıkları için Yüzbaşı mekanizmaları Kadir Bey’de hayvanları götürdü.”

    Konferansı düzenleyen Kültür ve Sanat Evi Başkanı Oğuz Paköz ise Maraş’ta uygulanan vahşeti unutmayacaklarını, unutturmayacaklarını kaydetti. Sütçü İmam Olayı’nı, Bayrak Olayı’nı ve Abdal Halil Ağa Olayı’nı anlatan Paköz, “Tüm bu olaylar çok önemlidir ve bir bütünün parçalarıdır. Yaşanmış bu olaylar bizlere Kahramanmaraş’ta genciyle yaşlısıyla, kadınıyla erkeğiyle, zenginiyle fakiriyle tek bir ferdin bile milli mücadeleden ve bağımsızlık inancından kaçmadığını gösteriyor. Bu güzel kenti bizlere vatan yapan ecdadımıza bir kez daha minnetlerimizi gönderiyor, tüm şehit ve gazilerimize Allah’tan rahmet diliyoruz.” ifadelerini kullandı. (Haber: Mustafa Kılınç /Manşet gazetesinden alınmıştır.)

    84580  kez okundu.

    Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk Yorumu Yazan Siz Olun !

    Yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan; küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım. Detaylı bilgi için Gizlilik Kurallarını okuyun

    Yorum Yazın



    Yandaki kutuya güvenlik kodunu giriniz



    • Google+
    • fb
    • tw
    • yt
    • rss
    Gizlilik Kuralları

    UYARI !
    Internet sitemiz 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır. Haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması önceden yazılı izin gerektirir. Ancak; internet ortamında ise kaynak gösterilmek koşuluyla yeniden yayımlanabilir.


    Telefon & Fax : +90 (344) 235 0643

    kanal46.com aa  iha abonesidir.