AJANS-46

Bizi Takip Edin!

BEŞEN SİGORTA

Plastik bürokrasi ve klikleşen akademisyenlik..

Devlet kurumlarının varlık nedeni, toplum için eşit uzaklıkta olması gereken yapılar olmasıdır.
fb-share
  • Yazdırılabilir Sayfa
  • 17.02.2013 15:39 Tarihinde Eklendi.  Kategori : Yazarlar.
    Mehmet Akif Şahin
    Mehmet Akif Şahin Tüm Yazıları

    Devlet kurumlarının varlık nedeni, toplum için eşit uzaklıkta olması gereken yapılar olmasıdır.

    Devleti oluşturan unsurların özelliklerini saymak ve bunların amaçlarını tartışmak çok doğru olmasa da bireysel düşüncelerimizi toplumla paylaşmak bir görevdir. Kendi bireysel ve toplumsal tarihimizin gerçekliği bizi medeniyete ilikleyecek önemli bir niteliktir. Dün nasıl toplumsal tepkilerimiz vardı? Bugün ne kadar gelişip değiştik?

    Yakın geçmişimizde devlet ve toplum olarak hangi şartlarda nasıl bir değişim ve dönüşüm geçirdik?

    Bugün modern bir kaosun içine doğru sürükleniyoruz. Günümüzde toplumu ve devleti oluşturan kurumlar inandırıcılığını kaybetmeye devam ediyor. Bu toprakların insanları kendi değerlerine devletine ve onun kurumlarına ilahi değerlere inanır gibi inanıyorlar.

    Ancak bugün bir toplum ve devlet kurumları tamamen ideolojik dini ve siyasi güçlerin elinde çeteleşmeye ve klikleşemeye doğru gidiyor. Geçmiş dönemlerde bu durum aşikar yaşanıyordu, bu gün ise bu kısır döngü devam etmektedir.

    Güç odaklarının gizemli serüvenler yaşadığı zamanları yaşamaktayız. Yaşadığımız son asır da bu kurumlar vatandaşa çok uzak bir konuma gelmiştir. Adaletli ve evrensel değerler uğruna çalışan bireylerin hayatları bazı durumlarda yön değiştiriyor.

    Şöyle ki siyasetin ve devletin önemli birimlerine görevlendirilen veya hak kazanan erdemli insanlar çok kısa süre sonra hukuki kriterlerden ve kendi değerlerinden uzaklaşmaya başlıyorlar.

    Bunun sebebi güce sahip olmanın getirmiş olduğu yozlaşma geleneğidir. Bugün insanlar kendi bulundukları toplumsal katmanlarda ayrılınca kendi saflarını da değiştiriyorlar. Kendi cemaatlerini partilerini veya toplumdaki konumlarını değiştirdikleri gün daha önce bulundukları safları da değiştiriyorlar. Kendi inandıkları özlerine ihanet etmek adına bu saf değişimi güçlü olana boyun eğmenin getirmiş olduğu bir yozlaşmanın sonucudur     

    Bu gün üniversiteler bilimin ve bilimselliğin uzağında kalmış ve toplumun diğer katmanlarına nazaran daha fazla gayri hukuki düzenekler kurulmuştur. Bu düzenekler bilime ve bilimselliğe uygun olmayan yapıları meşrulaştırmış ve içselleşmiştir. Buna örnek üniversitelerdeki yozlaşmış akademisyenlerin fosilleşen plastik duruşlarıdır.

    Dün çağdaşlığı farklı tanımlayanlar bu gün kılık değiştirmişler. Üniversitelere ve bilimsellik merkezlerine! yerleşmek ve yakışmak adına içkili balolar düzenleyenlerin bir çoğu bugün dindar insanların duygularında peydahlanan mistik sohbet halkalarına dahil olmak için yarışıyorlar.

    Buna sadece basit bir kaç noktada bakmak yeterli olur. Yeni YÖK tasarısının tartışıldığı bu günlerde değişen ve gelişen ve geri kalan yönleriyle değerlendirmek gerekir. Bilim adına yapılanları tartışmak belki doğru olmaz. Ama üniversitelere yerleştirilen öğretim elemanları ve öğretim üyelerinin bölümlere alınma usulleriyle ilgili durumları örnek vermek sanırım yanlış olmaz. Geçmiş dönemlerde bu iş nasıl oluyordu bu gün nasıl oluyor.

    Üniversitelere alınan uzman yardımcı doçent, doçent ve öğretim üyesi gibi v s yerleştirilme usullerine bakmak birçok noktayı aydınlatacaktır. Bu konuda dün üniversiteler ne idi? bu gün ne oldu? Bunu basit bir noktada değerlendirmek yeterli olur. Benim görüşüm pek bir şey değişmedi.

    Dün çağdaşlık ölçütleri olarak tanımlanan ilkel ve zorba unsurlar bugün değişen iktidara göre şekil değiştirmiştir. Dün ve bugün plastikleşen akademik kişilikleri ve klikleşen bilimsel değerleri tarih affetmeyecektir Ülkemizde ve şehrimizde olan olayların canlı tanıklarının çoğu bu gün yaşıyor.

    Bu insanların içinde erdemli olanlar ellerini vicdanlarına koyup düşünüp itiraf etmeleri gerekir.

    Geçmiş ve günümüzde yaşananları anımsatmak ve gerçekleri insanlığa anlatmak geç kalınmış olsa bile bilime ve insanlığa sunulan en önemli evrensel değer olacaktır. 

    DR. MEHMET AKİF ŞAHİN

    makifsahin@hotmail.com

    60134  kez okundu.

    Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk Yorumu Yazan Siz Olun !

    Yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan; küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım. Detaylı bilgi için Gizlilik Kurallarını okuyun

    Yorum Yazın



    Yandaki kutuya güvenlik kodunu giriniz



    • Google+
    • fb
    • tw
    • yt
    • rss
    Gizlilik Kuralları

    UYARI !
    Internet sitemiz 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır. Haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması önceden yazılı izin gerektirir. Ancak; internet ortamında ise kaynak gösterilmek koşuluyla yeniden yayımlanabilir.


    Telefon & Fax : +90 (344) 235 0643

    kanal46.com aa  iha abonesidir.