AJANS-46

Bizi Takip Edin!

BEŞEN SİGORTA
BEŞEN SİGORTA

Sağlıksız sağlıkçılar ve siyasetin Derviş'i'

Bazı kişi ya da kurumlardan epey zamandır beklediğim cevaplar bir türlü gelmeyince “Sükut ikrardan gelir” atasözümüzü baz alıp bu suskunluğun haklılığımızın is
fb-share
  • Yazdırılabilir Sayfa
  • 16.07.2011 16:06 Tarihinde Eklendi.  Kategori : Yazarlar.
    Melih Tufan
    Melih Tufan Tüm Yazıları

    Bazı kişi ya da kurumlardan epey zamandır beklediğim cevaplar bir türlü gelmeyince “Sükut ikrardan gelir” atasözümüzü baz alıp bu suskunluğun haklılığımızın ispatı olduğunu varsayarak başka konular hakkında Törpümüze devam edelim dedim.

    Efendim malum Mecliste paylaşımlar yapıldı,

    Kimi iller bakanlık, kimileri başka mevkileri kaptı.

    Kapanın elinde kalan bu paylaşımda

    Bize de bol miktarda vekillik düştü,

    Milletvekilliği,

    Grup Başkan Vekilliği,

    Meclis Başkan Vekilliği.

    ‘Kahramanmaraş zaten vekâleten yönetiliyor, Vekillik tamamda ya Bakanlık’ dediğinizi duyar gibiyim.

    Oda başka bahara inşallah.

    Hangi bahara derseniz!

    3 dönemdir Ak Parti’ye en çok oyu veren il olma potansiyelimizi bıraktığımız seçimin yaşanacağı bahara.

    O bahar da gelir mi bilinmez.

    Neyse geçen geçti, kalan sağlar bizimdir.

    Ancak halk arasında konuşulanlar eğer gerçeği yansıtıyorsa bu vekillikler yine bizi hüsrana uğratacak gibi.

    Bu konuşulanlara ben inanmadım ancak maalesef konuşuluyor.

    Peki, ne söyleniyor?

    “Nevzat Pakdil ile Mehmet Sağlam arasında geçen dönemden gelen çekişme bu dönem Meclis Başkan Vekilliğinin Mehmet Sağlam’a verilmesi ile bir zaman sonra ayyuka çıkacak ve bu çekişme nedeni ile Kahramanmaraş yine hüsranları yaşayacak, bunun suçlusu da yıllardır verdiğimiz desteğe rağmen Kahramanmaraş’ı hep üvey evlat gibi gören Başbakandır” deniliyor.

    Elin ağzı torba değil ki büzesin, ağzı olan konuşuyor.

    Peki, bu konuşmaları konuşanların ağzına tıkayacak kim?

    Mehmet Sağlam ve Nevzat Pakdil.

    Bunun böyle olmadığını nasıl kanıtlayacaklar?

    Tecrübelerini ve bilgilerini birleştirecekler, siyasetteki ağırlıklarını hissettirecekler, Başta Ak Parti Milletvekilleri olmak üzere tüm vekillerimizi bir çatı altında toplayıp onlara ağabeylik yapacaklar ve Kahramanmaraş’ı hak ettiği yere getirecekler.

    Biliyorum bu söylediğimiz birçoğunuza ‘Ütopya’ gibi geliyor ama başka çareleri yok.

    Haa bunu yaparken de bir şeyden daha vazgeçecekler.

    İki lafı bir araya getiremeyen, ancak yalakalıkta sınır tanımayan bazı malum Göksunluları bir yerlere atama sevdasında da vazgeçecekler.

    (Gerçekten liyakatli olanların atanmasına hiçbir sözümüz yok bu da biline.)

    Konularımız çok ancak madem biz siyasetten ve hizmetten sözü açtık, birkaç kelam daha etmeden bırakmak istemiyorum.

    12 Haziran geçti, yemin merasimi yapıldı, görevler dağıtıldı, güvenoyu alındı hatta CHP’ye tükürdükleri yalatıldı bile ama Kahramanmaraş’ın beklentilerinden hiç biri hâlâ gerçekleşmedi.

    Mesela yaklaşık 8 bin kişiyi ilgilendiren sağlıkçılar konusu.

    4 yıldır hem Kahramanmaraş’ın hem de sağlık çalışanlarının sağlığını bozanlar hâlâ babalar gibi yerinde oturuyor. Neden?

    8 yılı aşkın bir zamandır Kahramanmaraş'taki bazı hastaneleri babalarının çiftliği gibi kullanan, hastane içinde Bolu beyi gibi davranan, her türlü keşmekeşliği yaşatanlar hâlâ babalar gibi yerinde oturuyor. Neden?

    Kahramanmaraş’ın sağlığını düzelteceğim diyerek ceylan derisi koltuklara oturduktan sonra ‘Bana ne kardeşim Kahramanmaraş’ın sağlığından’ diyorsanız ona bir sözüm yok.

    Benim sözüm yok ama ‘uysal koyunların şehri’ olarak görünen memleketimde zamanı gelince canı yananların bir sözü olur herhalde.

    Gerçi bana göre ‘Sağlıksız sağlık yöneticileri’ tarafından, diğer sağlıkçılar gibi sağlığı bozulan ama o günün şartlarında korumaya alınan malum şahsa maalesef bir şey yapamayan Sayın Sıtkı Güvenç artık TBMM’de.

    Vebali ile günahı ile bundan sonrası onun bileceği iş,

    Ya dua alacak ya da beddua.

    Bekleyelim görelim diyeceğim ama inanın bekleyecek ne tahammül ne de takat kaldı.

    Tabi bu arada da meclis tatile girdi.

    Laf lafı açıyor.

    Geçtiğimiz günlerde Yerel Gazetemizin birinde geçen dönemki milletvekillerimizden Cafer Tatlıbal’ın röportajını okudum.

    Okudukça güldüm, güldükçe okudum.

    Bu röportajdan aklımda kalanlardan bazılarını sizlerle paylaşmak istedim.

    C.TATLIBAL: Mesleğim dolayısıyla Kahramanmaraş’ı bir sağlık kenti yapmak istedim, bunun projelerini yapıyordum ama listeye giremedim olmadı.

    ( YORUM: Sayın Tatlıbal 4 yıl TBMM’deydiniz bu ne biçim bir proje ki 4 yıldır bir proje bile yapılamadı, Allah bilir siz bu dönemde mecliste olsaydınız 4 yılda o projeyi çizdirirdiniz, diğer 4 yılda temelini atardınız, 4 yılda kabasını bitirirdiniz derken 2023 yılında açılışını yapardık.)

    C.TATLIBAL: Bu dönem meclise girenlerin geçmişte milletvekili olanlardan daha meziyetli olduklarını söylemek insafsızlık olur, bizde 4 yıllık dönemde çok büyük hizmetler yaptık asfaltsız ve susuz köy bırakmadık…

    (YORUM: Sayın Tatlıbal meziyet konusuna girmeyeceğim, haklı olabilirsiniz ama şu büyük hizmetler meselesinde bize insafsızlık etmiyor musunuz? Hükümetin 8,5 yıldır uygulamaya koyduğu KÖYDES ve BELDES projeleri ile köylerde ve beldelerde zaten yol ve su problemleri çözülmüş durumda bunu sizin hizmetiniz gibi lanse ederek çok büyük hizmetler yaptık demek insafsızlık değil mi?)

    C.TATLIBAL: Ak Parti teşkilatı ve sivil toplum örgütleri inisiyatif alamadı, aday belirlemede etkili olamadı…

    (YORUM: Sayın Tatlıbal yanılıyorsunuz Ak Parti teşkilatı aday adaylıklarınız süresince inisiyatif aldı ve bu inisiyatifi Sayın Ramazanoğlu ve Sayın Kaçar için kullandı, öyle olmasaydı teşkilatta omuz omuza çalıştıkları arkadaşları Sayın İrfan Karatutlu, Sayın Mahir Tufan ve Sayın İsmail Kahveci’yi yüzüstü bırakırlar mıydı? Sivil topluma gelince onlarda inisiyatif alacak almasına da ah şu siyaset ellerini sivil toplumun üzerinden bir çekse inisiyatifin Kral’ını alacaklar ama ne yapsınlar birkaçı hariç onlarda siyasilerin emir kulu)

    C.TATLIBAL: Listede kendimi göremeyince hayretler içinde kaldım ama kırılmadım. Siyasetin ‘Derviş’i olacağım…

    (YORUM: Sayın Tatlıbal anlamadığım hangi maharetinizden dolayı listede olmayışınıza hayret ettiniz, Cafer Tatlıbal olarak bu memlekete ne yaptınız? Yahu siz daha Karacasu’ya yapılan hastanenin ne hastanesi olacağına karar veremediniz. Bir bakıyorum Araştırma Hastanesi levhası var, bir bakıyorum Yenişehir Devlet Hastanesi Ek Binası levhası var, bir bakıyorum Bölge Hastanesi levhası var, ayı’mıdır, kurt’mudur belli değil, haksız mıyım? Ayrıca siyasetin Derviş’i sözü bana üçlü koalisyon döneminde Türkiye’yi sözüm ona kurtarmak için Amerika tarafından gönderilen, 500 milyon dolar kredi alabilmemiz için 15 günde 15 yasa çıkmasını sağlayan, sonrada rahmetle İsmail Cem’i kandırıp Yeni Türkiye Partisini kurdurarak DSP’yi bölen ve ardından da kendiside bu partiye girmeyip Türkiye’yi terk eden Kemal Derviş’i hatırlattı. Dikkat edin Dervişliğe soyunurken Kemal Derviş gibi olmayın.)

    Aslına bakarsanız daha çok şeyler demiş Sayın Tatlıbal ama şimdilik ‘yeter’ diyerek nokta koyalım istedim.

    Yazacak daha çok şeyler var ama batkımda yazı epey olmuş, birazını da diğer yazılara bırakalım ve sizlere şimdilik veda edelim.

    Başka bir TÖRPÜ'de buluşmak dileğiyle.


    MELİH TUFAN
    e-mail: torpuleyelim@mynet.com



    18908  kez okundu.

    BU HABER HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR

    11.08.2011 14:36
    uğraşma
    Kardeşim bak hiçbir göksunluyu göksunlu vekiller biryerlere mevkilere getirmemişler.gelenler kendi bilekleri nve çalışmaları karşılıgında gelmişlerdir.milli eğitim orman daki gösunlular kendi bilekleri ile gelmişler.ve hakkını veriyorlar.torpille eş dost ilişkisi ile bir makama gelip herkese illallah dedirten maraşlı oldugunu iddia eden(maraşta ikamet edenlerin kim olduğu tarihte yazıyor)şahsı muhteremin hala koltuğunda oturuyorsa bu ayıp zaten maraşlıya yeterde artarda.Gösunlunun yüzü serttir bilegi çelik gibidir.ama kalbi ve insanlığı melek gibidir.zamanın evliyası derlerya işte gösunlu tanımı budur zamanın evliyasıdır.
    Yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan; küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım. Detaylı bilgi için Gizlilik Kurallarını okuyun

    Yorum Yazın



    Yandaki kutuya güvenlik kodunu giriniz



    • Google+
    • fb
    • tw
    • yt
    • rss
    Gizlilik Kuralları

    UYARI !
    Internet sitemiz 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır. Haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması önceden yazılı izin gerektirir. Ancak; internet ortamında ise kaynak gösterilmek koşuluyla yeniden yayımlanabilir.


    Telefon & Fax : +90 (344) 235 0643

    kanal46.com aa  iha abonesidir.