PRESTİJ STONE 728x90

Bizi Takip Edin!

BEŞEN SİGORTA
BEŞEN SİGORTA
BEŞEN SİGORTA

Sahabe-i Kiram'dan Tayyip Erdoğan Bey

Ahmet HAKAN (ahmethakan@hurriyet.com.tr) PEK muhterem meslek büyüğümüz Hasan Cemal Bey, bir vakanüvisçi titizliğiyle, yani pek yorum katmadan işittiğini aktarmış. Hasan Cema
fb-share
  • Yazdırılabilir Sayfa
  • 27.04.2007 11:38 Tarihinde Eklendi.  Kategori : Serbest Kürsü.

    Ahmet HAKAN
    (ahmethakan@hurriyet.com.tr)

    PEK muhterem meslek büyüğümüz Hasan Cemal Bey, bir vakanüvisçi titizliğiyle, yani pek yorum katmadan işittiğini aktarmış.

    Hasan Cemal’in aktardığına göre...

    Tayyip Erdoğan’ın yakın çevresinden bir AKP’li şöyle buyurmuş:

    "Tayyip Erdoğan’ınki tam bir sahabe davranışıdır."

    Sonra da ne demek istediğini izah etmiş:

    "Hazreti Muhammed’in yakın çevresindeki arkadaş halkasına sahabe denir. Sahabe davranışı ise insanın kardeşini kendisine tercih edecek derecede bir fedakárlıkta bulunmasıdır. Tayyip Erdoğan’ın Çankaya’yı Abdullah Gül’e bırakmış olması böyle de tarif edilebilir."

    * * *

    Peki gerçekten durum böyle mi?

    Gerçekten de Tayyip Erdoğan, ortada hiçbir sorun yokken, tereyağından kılın çekilişinin kolaylığına benzer bir kolaylıkla Çankaya Köşkü’ne kadar yükselebilecekken...

    "Çankaya, Çankaya dedikleri / Bir muhafız alayı ile biraz saltanat / Abdullah kardeşime ver Allah’ım / Bana seni gerek seni" diyerek, dertli dolap gibi inlemiş midir?

    Ya da...

    Dünyevi nimet ve zevklere kendini kaptırmayan "yeşil sarıklı bir ulu hoca" gibi tavır koyup...

    En Agáh Hun ses tonuyla...

    "Ben izzet ü ikbal peşinde değilim... Ehli dünya da değilim... Benim yerime oraya kardeşim Abdullah Gül daha çok yakışır. Hayrünisa bacımla birlikte hayrını görsün" diyerek, tarihin şeref levhalarından birini mi kaleme almıştır?

    Tabii ki hayır!

    İşte buradan ilan ediyorum:

    Ben bu aşırı mistik ve hayli romantik yorumlardan artık bıkmış durumdayım.

    Arkadaşlar! Lütfen...

    Tayyip Erdoğan’a, piyasa kurallarının adının bile geçmediği o "hayali" iyilik dönemlerinde yaşayan ve "Ben siftah yaptım, lütfen gidip, henüz siftah yapmamış karşı komşumdan alışveriş yapar mısınız?" diyen faziletli dükkán sahibi muamelesi yapılmasına bir son verir misiniz? Çünkü...

    Ne Medine-i Fazıla’da yaşıyoruz, ne de "Erdemliler ittifakı" kuruyoruz.

    Ne Tayyip Erdoğan her türlü dünyevi hırstan arınarak evliya mertebesine yükselmiş biridir, ne de Abdullah Gül kanatları olmayan melaike sınıfına mensuptur.

    İkisi de insandır. Ve son tahlilde ikisi de...

    Hayli dünyevi ve hayli acımasız politika çarkını çevirmekle meşgul kimselerdir.

    * * *

    Diyebilirsiniz ki:

    O zaman büyük devlet adamımız Süleyman Demirel’in, "Hiçbir fani, ayağına kadar gelen cumhurbaşkanlığı fırsatını kaçırmaz" cümlesine ne diyeceksin?

    Diyeceğim şu:

    Bu cümle, olsa olsa büyük siyaset adamı Demirel’in, siyasete bakışındaki soruna işaret eder.

    "Demek ki Demirel’in kitabında, sorumlu davranmak gibi bir seçenek yazmıyormuş" der geçilir. Ancak...

    Buradan yola çıkarak, Erdoğan’ın verdiği kararın "aşkın" ve "metafizik" bir nitelik taşıdığı söylenemez. Tamam...

    Erdoğan karar verirken sorumlu davranmıştır. Kendisini dayatmamıştır. Riski görmüştür. Zorlukları fark edebilmiştir. İnatlaşmamıştır. Partisinin geleceğini düşünmüştür. Kendi siyasi çizgisinin hálá revaçta olmasını dikkate almıştır.

    Ayrıca ben dahil birçok kişinin "Artık çıkman şart olmuştur" şeklindeki saptamalarına karşın, soğukkanlılığını korumuştur.

    Bunlar hiç kuşkusuz çok önemlidir ve Türk siyasetinde bu tür sorumlu davranışlar ender görülür.

    Ama bu davranışın "ahiret kardeşliği"ne odaklı "sahabe davranışı" ile pek bir alakası yoktur. Yani demem o ki:

    Yiğidin hakkını verelim ama yiğidi uçurmayalım!

    Bir katil tipi

    HEM hafiften bir şeriat yandaşlığı içinde...

    Hem de ağırdan bir Türk milliyetçiliği duygusuyla bütünleşmiş.

    Hem áleme nizam verme hevesi içinde...

    Hem de kendine bile bir düzen verememiş.

    Hem türban, imam hatip eylemlerinin içinde...

    Hem de emekli emniyetçi gruplarla iç içe.

    Hem AKP’nin vatanı sattığını düşünüyor...

    Hem de rektörlerin dini sattığını.

    Hem dinin jandarmalığına soyunmuş...

    Hem de Türklüğün polisliğine.

    Hem oyuna gelip kandırılacak kadar kesin inançlı...

    Hem de yaptığı işten para alacak kadar menfaatçi.

    Hem cehaletin en karanlık pençesinde...

    Hem de en çetrefil meseleleri çözdüğünü düşünüyor.

    Nasıl? En tehlikeli tip, böyle bir tip değil mi?


    Etiketler : Kiram, Tayyip, Erdoğan, Sahabe,
    2495  kez okundu.

    Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk Yorumu Yazan Siz Olun !

    Yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan; küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım. Detaylı bilgi için Gizlilik Kurallarını okuyun

    Yorum Yazın



    Yandaki kutuya güvenlik kodunu giriniz



    • Google+
    • fb
    • tw
    • yt
    • rss
    Gizlilik Kuralları

    UYARI !
    Internet sitemiz 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır. Haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması önceden yazılı izin gerektirir. Ancak; internet ortamında ise kaynak gösterilmek koşuluyla yeniden yayımlanabilir.


    Telefon & Fax : +90 (344) 235 0643

    kanal46.com aa  iha abonesidir.