PRESTİJ STONE 728x90

Bizi Takip Edin!

BEŞEN SİGORTA
BEŞEN SİGORTA

Uzmanından veli ve ailelere karne uyarısı!...

Gaziantep Özel Sani Konukoğlu Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Nüket Pamukçu, karne alacak çocukların hassas bir süreç yaşadıklarını anımsatarak, aileleri çocuklarına karş
fb-share
  • Yazdırılabilir Sayfa
  • 17.06.2011 11:40 Tarihinde Eklendi.  Kategori : Eğitim-Kültür-Sanat.

    Gaziantep Özel Sani Konukoğlu Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Nüket Pamukçu, karne
    alacak çocukların hassas bir süreç yaşadıklarını anımsatarak, aileleri
    çocuklarına karşı dikkatli ve duyarlı olmaya çağırdı.

    Dr. Pamukçu, “Karnesindeki notları dikkate almadan, çocuğun koşulsuz
    sevildiğini en sıcak ve samimi bir şekilde ona hissettirmeliyiz” dedi.

    Karne alacak çocukların yanı sıra, anne ve babaların, hatta dedelerin,
    ninelerin de heyecanlı olduklarını belirten Dr. Pamukçu, ancak son yıllarda
    bu heyecanın yerini kaygı ve korkunun aldığına dikkati çekti.

    “Peki, ne oldu da bu karne günleri heyecan yerine kaygı ve korkuya dönüştü”
    diye soran Dr. Pamukçu, şu değerlendirmeyi yaptı:

    “Artık çocukların İlköğretim 1. sınıftan itibaren yarışa hazırlandığı,
    okuldan çok dershanelere gittiği, sosyal ve duygusal gelişimlerinin
    yetersiz olduğu, sadece akademik gelişimin bu kadar yüceltilmesinin nedeni
    nedir? Kendi ruh durumunu kontrol altına alamayan anne-babalar, çocuğunu
    kendi kaygılarına kurban ve test eden veliler artık çok yaygın hale gelen
    bir durum olarak gözlenmektedir.”

    NELER YAPABİLİRİZ?

    Bu duruma karşı çocuğun koşulsuz sevildiğinin ona hissettirilmesi
    gerektiğini anlatan Dr. Pamukçu, neler yapılabileceğini şöyle sıraladı:

    · Fazla beklenti, öğrencide kaygı yaratır. Harika çocuk imajını
    kafamızda oluşturmamamız gerekir. Çocuğun kötü bir karnesi olabilir,
    ama kötü davranışlarının olmadığı göz önüne alınmalı ve çocuğun iyi
    yönleri ön plana çıkartılmalıdır.

    · Başka çocuklarla kıyaslamak özgüveni ve benlik algısını olumsuz
    etkiler. Çocuk sevilmediği hissine kapılabilir. Çocuğun karnesine
    bakarak çocuk hakkında kişilik analizi yapmamamız gerekir ( "bu çocuk
    adam olmaz” vs gibi).

    · Çocuğunuzun karnesi, onun kişiliğinin göstergesi değil, okul
    başarısının göstergesidir. Karne sadece öğrencinin sonucu değil,
    öğrencinin yaşam ağındaki herkesin sonucudur.

    · Karnelerin amacı, günahların derecesi ve adı değildir. Ortaya konulan
    veya konulamayan akademik performansın göstergesidir. Maddi ödülleri
    abartmadan kullanmalıyız. Mesela ilköğretim çağındaki bir çocuğa
    pahalı bir ödül almak, karnenin bedeli olarak yorumlanabilir. Onun
    yerine manevi ödüller (gurur duymak, benim için değerlisin, karne
    sonucu kötü olsa da benim için koşulsuz seviliyorsun) gibi ödüller
    tercih edilmeli.

    · Aynı zamanda tatilde anne babanın çocukla beraber geçirmesi de aile
    içi ilişkilerde yapıcı etkiye sahip olmaktadır. Beraber geçirilen
    ortak zaman çocukta da önemliyim duygusunu arttırır. Aynı zamanda
    önemli konularda konuşulması imkânını yaratır. Bu nedenle ailenin tüm
    üyelerinin ortak zaman geçirmesi çok önemlidir.

    · Tatil için ortak kararlar ile plan yapmalı, beraber geçirilecek zaman
    arttırmalıyız. Bunun dışında çocuktan bir ebeveyn olarak
    beklentilerimizi netleştirmeliyiz. Onun potansiyelini çok iyi
    bilmeliyiz. Yani çocuğumuzu tanımalıyız. Uzmanlardan, eğitim ve
    danışmanlık merkezlerinden testler ve çalışmalar yaparak güçlü
    yönlerini ortaya çıkartarak o yönlerini güçlendirmek için çalışmalar
    yaratmalıyız.

    · Karne, çocuğumuzun bize verdiği değeri, sevgiyi önemi ölçmez.
    Velilerin en büyük sorunu işte budur. Karne sonucu kötü geldiğinde
    bunu nankörlük ve vefasızlık olarak algılamalarıdır. Karnelerin
    sadece yeni bir karar alma, yöntem geliştirme ve fark etme olduğunu
    hatırlamak gerekir.

    · Karne sonuçlarına bakarak, önce “NEDEN” leri cevaplamak, sonra
    danışman veya uzman yardımı alarak “NASIL” ları cevaplamak gerekir.

    · Karnesindeki başarısı için öğrenciler tebrik edilmeli, takdir
    edilmeli, fakat tamamen maddi nitelikli ödüller verilmemelidir.

    ŞU SORULARI KENDİMİZE SORMALIYIZ

    Bu süreçte ailelerin kendilerine bazı soruları yöneltmesi gerektiğini
    kaydeden Dr. Pamukçu, şöyle devam etti:

    · Çocuğun özgüvenini kazanması için yardımcı olduk mu, yoksa sürekli
    eleştirip azarladık mı? Sınavlardan düşük not aldığında oturup sorunu
    birlikte çözmeye çalıştık mı yoksa eleştirip yargıladık mı?

    · Çocuğa sağlıklı bir aile ortamı mı sunduk yoksa tartışma ve
    kavgaların olduğu, iletişimin olmadığı bir ortam mı sunduk? Bozuk
    plak gibi “ders çalış” demek dışında neler yaptık. Ayda bir kere
    okuluna gittik mi? Dershanesini takip ettik mi? Kaç öğretmeniyle
    telefonda görüştük? Kaç arkadaşını tanıyoruz?

    · Karnesi iyi ise sorun yok diyoruz. Peki, ruh sağlığı, özgüveni ne
    durumda farkında mıyız? Dersleriyle ilgilenip, ders çalışma
    alışkanlığı kazandırdık mı yoksa onun yerine derslerini biz mi
    yaptık?

    · Çocukların en iyi öğrenmeyi, nasihat şeklinde değil de model alarak
    yaptığını bilmemize rağmen, yapması istenen davranışlarda ona model
    olabildik mi?

    · Sadece para vererek, giydirerek, bir dediği iki yapmayarak görevimizi
    yaptığımızı sanarak, çocuğun gözüyle bakabildik mi?

    “Eğer nota aşırı önem verirseniz, onu kıyaslarsanız, ona küserseniz,
    kendini değersiz hissedecek, öfke nöbetleri yaşayacaktır. Ve kendisine bu
    duyguları yaşatanlardan (velilerden) nefret edecektir” diyen Dr. Pamukçu,
    çocuğun ailelerin beklentilerini her zaman karşılayamayabileceğini ve
    karşılamak zorunda da olmadıklarını ifade ederek, velileri uyardı.

    Dünyanın seyrini değiştiren filozofların bile sınıf tekrarı yaptıklarını ve
    okuldan bile atıldıklarını vurgulayan Dr. Pamukçu, “Çocuklarımızı dünyaya
    başarılı olup bizi en iyi şekilde temsil etmeleri için dünyaya getirmedik”
    diye konuştu.

    11659  kez okundu.

    Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk Yorumu Yazan Siz Olun !

    Yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan; küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım. Detaylı bilgi için Gizlilik Kurallarını okuyun

    Yorum Yazın



    Yandaki kutuya güvenlik kodunu giriniz



    • Google+
    • fb
    • tw
    • yt
    • rss
    Gizlilik Kuralları

    UYARI !
    Internet sitemiz 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır. Haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması önceden yazılı izin gerektirir. Ancak; internet ortamında ise kaynak gösterilmek koşuluyla yeniden yayımlanabilir.


    Telefon & Fax : +90 (344) 235 0643

    kanal46.com aa  iha abonesidir.