PRESTİJ STONE 728x90

Bizi Takip Edin!

BEŞEN SİGORTA
BEŞEN SİGORTA

Yeni yetme köşe yazarlarına öğütler…

Akıl dane falan değilim. Kimseye akıl vermek hakkım ve haddim ide değil. Lakin kıyıda-köşede, kendini köşe yazarı yerine koyanlara bir çift sözüm olacak. Gerçi bu düşüncemi bend
fb-share
  • Yazdırılabilir Sayfa
  • 29.11.2011 15:54 Tarihinde Eklendi.  Kategori : Yazarlar.
    Mehmet Fiskeci
    Mehmet Fiskeci Tüm Yazıları
    Yeni yetme köşe yazarlarına öğütler…
    YAVUZ NALBANTBAŞI
    Yeni yetme köşe yazarlarına öğütler…
    ERSOY SEVİNÇ
    Yeni yetme köşe yazarlarına öğütler…
    YUSUF TAŞ

    Akıl dane falan değilim. Kimseye akıl vermek hakkım ve haddim ide değil. Lakin kıyıda-köşede, kendini köşe yazarı yerine koyanlara bir çift sözüm olacak. Gerçi bu düşüncemi benden önce Ahmet Hakan dile getirmiş ama olsun, ondan da esinlenerek bir tavsiye demeti hazırladım.

    Faydası olur, lazım olur diyerek…

    Hangi meslek gurubunda olursa olsun, aşkı ve heyecanı yoksa kişinin, hiçbir işe soyunmasın, bismillah deyip kolları sıvamasın, iyi yere dükkân açmasın!

    Öfkesi olacak köşe yazarı dediğinin. Ama öyle samimiyetsiz, gerekçesiz, saman alevi gibi parlayan bir öfke değil sözünü ettiğim. Tepeden tırnağa tertemiz bir öfke kast ettiğim.

    Şunu aklınızdan çıkartmayın ki, öfke adama iyi yazı yazdırır. Hem de kodu mu oturtan cinsinden!

    *

    Polemik her derdin ilacı. Ara sıra köşe yazarlarının birbiriyle didişmesi ruh ve akıl sağlı için değilse, toplum sağlığı için iyidir. Ama bir şartla! Kiminle polemiğe girdiğine iyi dikkat edecek, bunun için adam gibi adamı seçeceksin. Uzaktan kumanda ile yazı yazan, 220 kilometreden yaşadığın yerini resmini çekmeye çalışan amatör fotoğrafçıları ciddiye alma! Öyle langir lingirlerle polemiğe girersen, meslekte bir dikiş tutturamamış bayan-erkek fark etmiyor, çuvalladığı yetmiyormuş gibi, seni de malamat eder. Önce sen kalender ol, efendiliğine leke getirme, yeter! Örneğin, efendiliğini, hanımefendiliğini hiç kaybetmeyeceğine inandığın biriyle kapış, zararı yok! Yani adamını iyi seç!

    *

    Gündemsiz ol, bazen hazırlıksız yakalan! Ama düşün! Belirli bir gündemin içine hapsolmak zorunda kalan zavallı bir yazar, nasıl fark yaratır, son tahlilde dikkat edeceksin!

    *

    İçimde yaşadığın, içine doğduğun kültürel çevrenin seni belirlemesine sakın ola ki izin vermeyesin! O çevreye anlayışlı biri tebessümle yaklaş, lakin sen yine de bildiğini yaz, bildiğini oku, bildiğinden geri kalma! Unutma,  ne demiş atalar,  “korkak bezirgân sürüye kurt getirir” Yine unutma ki, korkaklar iyi yazı yazamaz, yazmaya çalışsa da, kendisi de yazdığından bir şey anlamaz!

    *

    Çok da lügat parçalama, edebiyat yapma, psikolojik savaş açsan bile, karşının saldırmasını beklemeden sen kendin girişiver. Yazarken lafı evirip-çevirme, uzatma! Ne diyeceksen baştan de, sündürme yazıyı. Dolaylı, imalı, kinayeli kelimelere, cümlelere pek itibar etme! Zaten ilk yazıda okur çözer seni, (her ne kadar Mehmet Fiskeci’yi por-çöz bile çözemedi ya, neyse…) küt diye söyleyeceğini söyle, çekinme! Tırsma, korkma! Siyasetçi de olsa, mahkemeye de verse, “Dağa kaldırırım, topuklarına sıkarım, gelir büronu basarım, o kelimeleri ağzının içine sokarım, asar keserim!” diyen çapulculara, sokak kabadayılarına, üç kuruşluk adamlara da çok prim verme, inanma. Ateş olsa cürmü kadar yer yakarlar. Sonra, ısıracak it dişini göstermez, bunu aklından çıkartma! Şayet niyetin dokunaklı yazmaksa, direkt gir!

    *

    Alay, gırgır, şamata… Bunları da koyuver yazına. Müsait yerde ve zamanda içine magazin de kat, kendin dâhil, kelimelerle, cümlelerle dalga geç! Sakın kaçınma bunlardan! Kıkırdayarak okunan bir yazının yapacağı etki, kemali ciddiyetle kaleme alınmış bir yazının yapacağı etkiden bin kat daha fazladır.

    Son olarak, seni eleştirenler de çıkarsa, ki çıkması doğal, şayet herkes aferin, ne güzel yazıyorsun diye pohpohluyor, hiç eleştiri almıyorsan da, orada bir sıkıntı var demektir ki, tehlike çemberinin içinde olduğunun alametidir bunlar.

    Sabırlı ol, tahammüllü ol, eleştiriye açık ol.

    Ve önce insan, sonra gazeteci olduğunu da hatırdan, aklından çıkartma!

    GENÇ YETENEKLER İÇİN!

    Onlara yeni yetme demek haddimi değil. Genç olmalarına rağmen, rüştlerini isbat etmiş, toplumda saygın bir yer edinmiş genç gazetecilerden söz ediyorum. Ulusal gazete muhabirliği yapan çok değerli isimler var, büyükleri saymıyorum, onlar artık ustalaştılar, duayen oldular.

    Bir Ersoy Sevinç örneğin. Gözünü budaktan sakınmayan, ateş parçası. O kadar da mütevazı, kadirşinas…

    Bir Yavuz Nalbantbaşı, önsezileri güçlü, haber kokusunu 70 metreden alabilen yetenekli genç.

    Bir Yusuf Taş, hem beyefendi, hem haberin odağına balıklama dalan gözü pek gazeteci. Bu gençlerle iftihar ediyorum.

     

    Mehmet Fiskeci

    KİMLİK GAZETESİ

    mfiskeci_kimlik@hotmail.com

    GSM: 0. 532 642 02 00

     

    57022  kez okundu.

    BU HABER HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR

    13.11.2014 20:00
    Sayın Bu yazınızı keyifle okudum
    Sayın Bu yazınızı keyifle okudum, yararlandım.Selamlar.
    Yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan; küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım. Detaylı bilgi için Gizlilik Kurallarını okuyun

    Yorum Yazın



    Yandaki kutuya güvenlik kodunu giriniz



    • Google+
    • fb
    • tw
    • yt
    • rss
    Gizlilik Kuralları

    UYARI !
    Internet sitemiz 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır. Haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması önceden yazılı izin gerektirir. Ancak; internet ortamında ise kaynak gösterilmek koşuluyla yeniden yayımlanabilir.


    Telefon & Fax : +90 (344) 235 0643

    kanal46.com aa  iha abonesidir.