|
İnsana yatırım yapan kurum: SGK
Şeyh Edebali’nin Osman Gazi’ye vasiyetindeki “insanı yaşat ki devlet yaşasın” diyen cümleyi hangi çağ hangi devir haksız görebilir ki…?
SGK İl Müdürlüğü’nün daveti üzerine; 'devlet insan için vardır' diyen samimi bir toplantıya katıldım. İl Müdürümüz Mehmet Dere Bey’in dikkatle dinlediğim titiz konuşmasında, Sosyal güvenlik hizmetlerinde şu an gelinen noktada, “insan” odaklı devlete merhaba dediğimizin de müjdesini almış oldum.
Bugüne dek, arada uçurumlar olan sosyal farklılıkların, hizmetlerde de yaşadığını gördükçe ben de herkes gibi zaman zaman içerlerdim. Kendime sorduğum; “insanın mutlu olmadığı devlet nasıl payidar olur? Nasıl bahtiyar olur?” sorusunun içimi dağladığı çok an bilirim…
Sayın Müdür’ün izaha çalıştığı sosyal güvenlik yasasının Kahramanmaraş’ımızda nasıl projelendirildiğine dair kurduğu samimi ve özenli cümleleri dinlerken, Mevlana hazretin; "Aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguları paylaşanlar anlaşabilir” sözünü geçirip durdum hatırımdan… Öyleydi. Bulunduğum konum itibarı ile bir yandan da işverendim. Orada bulunmakla devletin temsilcisini iki cepheden de dinlemiş ve değerlendirme fırsatı bulmuş oluyordum.
Hep yaşadığımız şeydi: Bugüne dek işveren farklı konuşurdu, devleti temsil eden daha farklı… Oysa artık, “önce insan” diyen duygularla yapmamız gerekenleri konuşuyor ve paylaşıyorduk. Bu şu demekti: devletimizle birlikte insandan insana köprü olmaya ve duyguları aktarmaya talip oluyorduk.
“Önce insan” konuşuluyordu ülkemde ve memleketimde. Sosyal güvenliği yaşamak ve yaşatmak önceliğinde büyük bir emek ve özveri ile çalışıyordu memleketimizdeki Sosyal Güvenlik Kurumu’da…
Sayın Dere, Kahramanmaraş SGK tarafından uygulanan pek çok projeden bahsederken, sağlık alanında da geri dönüşümü sağlayacak olan “destek ol hayat bul” projesinden bahsediyordu.
Dalmışım… Bugünün ihmal edilmiş toplumunda var olan insan ölçeğine böylesine hayatiyet kazandıran ve önem veren bir projeler silsilesine destek ve katkı vermeyecek kim olabilir ki diye düşünüverdim bir an.
Bir kurum proje geliştirmeliydi ama ona sahiplenecek kuvvet, yine uğruna projeler geliştirilen insanoğlundan başka kim olabilirdi ki?
Devlet, Sosyal Güvenlik Yasası ile önce insan diyordu hepimize.
Zira önce insan dediğinizde yanınıza binlerce kişiyi katabilirsiniz.
Bu durum, iş yerinde de böyle, ülke yönetiminde de böyle. Öyleyse, “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” düsturunun izdüşümünde aradığımız gerçeğin sahiplenicisi olmak için acele etmeli herkes.
Peki ne yapmalı?
Bütün sevdalarımızla yaşadığımız kent Kahramanmaraş’ta, işçisinden işverenine dek hepimiz için gece gündüz çözümler üreten Sosyal Güvenlik Kurumu’nun yorgunluğunu, hakkını veren bir uygulayıcı ve destekçi olarak göstereceğimiz en yüksek gayretle en aza indirebilmek, herşeyden evvel, insan olarak sorumluluğumuzun da ilk adımı olacaktır.
Sigorta güvencemizdir… Bugüne kadar ayrı çatılarda hizmet veren Emekli Sandığı, SSK ve Bağkur gibi hizmetlerin tek çatı altında toplanarak giderlerin azaltılması ve hizmetin artırılması politikasını çok önemsiyorum. Kahramanmaraş’ımız da sağlık giderlerimize binaen aylık 26 trilyona yakın ödeme yapan İl Sosyal Güvenlik Kurumu’nun yükünü hafifletmek hepimizin görevidir elbette ki.
Sosyal hizmetler hususunda kazanılacak şuurla, devletin cebindeki tüyü bitmemiş yetimin hakkına dair yapılan israfı da önlemiş olmanın bahtiyarlığını yaşayacağız. İşverenden sanayicisine, kurumundan kurumlarına, organize sanayiinden işçisine dek “insan” olmanın gönüllülüğünü el ele gönül gönüle vererek yaşamalı ve yaşatmalıyız.
Düşündüklerinizi ifade etmenin en özge yolu, icraat yapmaktır. Bu minval üzere diyebiliriz ki; her bir üretimin ilk ve son amacı insan için değilse, tasarruf edilen kazancın en büyük kayıpla başladığı bilinmelidir.
Her işletme kendi vizyonuna ve misyonuna “insan odaklı” üretimi almalıdır. Öyleyse önce insana inanmalıdır… İnanmaksa “insan” hakikatine inanmakla başlar. Bugüne dek hayatta her ne varsa; ilim, bilim, medeniyet ve modern yaşam adına, hepsinin yine insan için olduğu sonucuna ulaşırsınız.
Ve devletin yanında ve yakınında bütün samimiyetimizle yer alarak, insan olmak ve insan için gerçekleştirmek hazzını yaşamak için duyarlı olmalı ve hiçbir gayrı meşruluğa tahammül etmemekle işe başlamalı…
Zira insana yatırım, üretimlerin de insani olanını meydana getirmektir. Sosyal Güvenlik Kurumu’na destek olmak, insana destek olmak gibi algılanmalıdır. İşte o vakit; insanın başarabileceklerinin sınırsızlığını görebiliriz.
Şimdi;
Aradan sınırları kaldırmaya, sınırsız insan gücüyle gücünüze güç, veriminize verim katmaya var mısınız?
O halde el ele gönül gönüle kurulacak bir sosyal güvenlik için güvenli adımlarımızla ildeki temsilcimize, yani Kahramanmaraş İl Sosyal Güvenlik Kurumu’na eşlik etme borcumuz vardır.
Mali borçtan daha da önemlisi ve veballisi sanırım budur…
Toplumun saadet ve huzuru, insanın baki ve bahtiyar varlığı ile mümkün değil midir?
Kul hakkı dediğimiz en özge hakkın, önce insan demekle mümkün olduğunu yer gök haykırıyorken, çabalarımızın baki bir toplumun varlığına hizmet ettiği bilinciyle yaşamanın bahtiyarlığından kim vazgeçebilir ki?
“Önce insan” dediğinizde ancak ebedi yaşar bir kurum da... Bu duygularla SGK’yı kentimizde temsil eden kuruma, “hayat dondurmamız eriyor, tükenmeden birşeyler yapalım” çağrısı ile seslenen İl Müdürü Mehmet Dere Beyefendi’nin şahsında teşekkür ediyor, Onlara destek olmayı, kurumundan kuruluşuna dek hepimizin borcu olarak gördüğümü bir kez daha vurgulamak istiyorum…
İnci OKUMUŞ
inciokumus@yahoo.com
| 26.06.2010 11:48.
|
|
|
 |
 |
|
|