09 Eylül 2010,Perşembe Sık Kullanılanlara Ekle Açılış Sayfası Üyelik Oturum Aç Ziyaretçi Defteri Reklam
Güncel | Yaşam | Politika | Spor | Ekonomi | Sağlık - Çevre | Magazin | Bilim - Teknoloji | Eğitim-Kültür-Sanat | Serbest Kürsü | Yazarlar |


Melih Tufan

Yazarın Tüm Yazıları
Kahramanmaraş’ın kara sevdalıları…

Evet, yazımıza kaldığımız yerden devam edelim isterseniz.

Bir önceki yazımda da belirttiğim gibi,

Bizim bir SÖZDE SEVDALILARIMIZ var.

Bir de ÖZDE SEVDALILARIMIZ.

Hem de KARA SEVDALILARIMIZ

***

İşte bu ÖZDE KARA SEVDALILARIMIZ’dan bir tanesi Ankara’da ikamet eden ve Ankara’da ki Kahramanmaraşlıların ANNESİ, TEYZESİ, HALASI, ABLASI hülasa her şeyi olan;

İsimi ile müsemma Melek İPEK Hanımefendi.

Kendisini hayır işlerine adamış, Ankara’da olmasına rağmen her sözünün başında Kahramanmaraşlı olmaktan gurur duyduğunu söyleyen ve bunu her zaman ispat eden, sürekli bir eli Kahramanmaraş’ta olan ve yaptıkları ile Ankara’daki Kahramanmaraşlılardan sonra Kahramanmaraş’ta yaşayan ve onu tanıyan herkesin gönlünde taht kurmuş bir İYİLİK MELEĞİ.

Kahramanmaraş adının geçtiği her yerde olmayı kendisine görev edinmiş bir ÖZDE KAHRAMANMARAŞ SEVDALISI.

Yetiştirmiş olduğu çocuklarına ve torunlarına Osmanlı terbiyesi vermiş tam bir OSMANLI ANNESİ.

O Ankara’daki Kahramanmaraşlıları birbirleri ile Kahramanmaraş’tan gidenleri de Ankara’dakilerle birbirine kavuşturan bir HAYIR KÖPRÜSÜ.

Sağ elin verdiğini sol el görmeyecek düsturu ile yaşayan ve bunu tatbik eden dünyalar tatlısı bir insan.

İnanın dünyada böyle insanların olduğunu gördükçe ruhen huzur duyuyorum.

Allah Melek İPEK gibi insanlara hayırlı ve uzun bir ömür verirken ve onun gibilerinin sayısını da çoğaltsın inşallah. (AMİN)

***

Dilerseniz Ankara’da dolaşmaya devam edelim ve sizleri bir Kahramanmaraş sevdalısının yanına daha götürelim.

Bu kardeşimizi de kiminiz Halk Bankasından, kiminiz ise Kahramanmaraş’ın tanıtımı adına yazmış olduğu köşe yazılarından, röportajlardan tanırsınız.

Adı; Yasemin ÜNSAL.

Hani bir deyim vardır ‘Ateş olsa cürümü kadar yer yakar’ diye

Vallahi, Yasemin Kardeşim bu söze takla attırıp tersinden okutan cinsten.

Çünkü cürümüne bakıyorsunuz küçücük,

Yaptığı işe bakıyorsunuz Kaf dağı kadar.

Hele hele Kahramanmaraş’la ilgili hayallerine bakıyorsunuz, Kaf dağının arkasındaki Zümrüdü Anka kuşunun tüyleri sayısınca.

Kimi zaman Gâvur Gölünü ‘Kuş Cenneti’ yapalım diye uğraşıyor,

Kimi zaman ‘Uğur Böcekleri’mizi turizme kazandıralım diye didiniyor.

Kimi zaman da Kahramanmaraş’tan ayrılmış ve her alanda kendini dünyaya ispat etmiş değerlerimizin peşinde koşuyor.

Onu hiçbir zaman ‘bön bön’ otururken göremezsiniz.

Kahramanmaraş’ı tanımak ve tanıtmak adına bir bakıyorsun Dağcı olmuş, Dağcılarla dağlarda geziyor, bir bakıyorsun elinde fotoğraf makinesi kuşların, böceklerin, çiçeklerin resmi çekip bir biri ardına seri yazılar yazıyor.

Yasemin’in hayalleri sana göre, bana göre Ütopya.

Ama ona göre değil,

Çünkü yılmıyor.

Ümidini kaybetmiyor.

Gittiği her yerde anlatıyor.

Neyi mi anlatıyor?

Kahramanmaraş’ın tarihini, Turizmini, Doğal güzelliklerini, Gâvur Gölünü, Uğur Böceklerini, Ulduzun Zirvesini, Havasını, Suyunu…

Kısacası Kahramanmaraş’a dair ne varsa bir bir sıralıyor Yasemin…

Kahramanmaraş’taki o samimiyetini, içtenliğini ve güzelliğini.

Ankara’ya da sirayet ettirmiş.

Ankara’da ki Kahramanmaraşlılarda tanıyorlar, biliyorlar ve seviyorlar Yasemin Kardeşimi.

Çünkü Ankara’da Kahramanmaraş veya Kahramanmaraşlılarla ilgili en ufak faaliyette Yasemin Kardeşim orda.

Tabi ki bu kadar işi yaparken asıl yaptığı işi savsaklamıyor.

Sonuçta o bir bankacı.

Onda da ‘Number one’ yani ‘Bir Numara’ olmak için çalışıyor.

Bunda da o kadar başarılı oluyor ki gittiği yerlerin ‘Vazgeçilmezi’ oluyor adeta.

Allah Yasemin ÜNSAL gibi kardeşlerimin sayısını da çoğaltır inşallah (AMİN)

***
İsterseniz şimdide Kahramanmaraş’taki Özde Sevdalılarımıza gelelim;

İşte bunlardan bir tanesi,

Son günlerde gerek Kanal46.com haber portalına gerekse yerel basına yansıyan gurur verici çalışmalarını görüp takdir ettiğimiz.

Taa göreve geldiği günden bu yana bulunmuş olduğu makamdan güç alan değil, bulunmuş olduğu makama güç veren, Kültür ve Turizm Müdürlüğü diye bir müdürlüğün varlığını bile bilmezken, böyle önemli bir müdürlük olduğunu bize ispat eden, ispat etmekle de kalmayıp çalışmaları ile tam bir Kahramanmaraş Sevdalısı olduğu gösteren İl Kültür ve Turizm Müdürü Seydihan KÜÇÜKDAĞLI.

Biliyorum işine gelmeyenler şimdi havalara hopluyordur,

Bırakalım hoplasınlar (Bari bu sayede egzersiz yapmış olurlar, umulur ki karakter olarak zayıflamış olan ruhlarını, bedenen de zayıflatmış olurlar) çünkü onlar görmesi gerekenleri görmeyip başka iş peşinde olan zat-ı muhteremlerdir.

İstiyorlar ki Seydihan KÜÇÜKDAĞLI biz ne dersek onu yapsın, bizim sözümüzden çıkmasın.

Eeeee (Maraşın bildiği nam-ı diğer adıyla) Seydi Hoca bu gibilerine pabuç bırakır mı?

Tabi ki bırakmaz.

O zaman ne yapmak gerek?

Çamur atmak gerek ki izi kalsın.

Peki, çamur atınca ne oluyor?

Kocaman bir HİİÇÇ..

Aslında bu çamurcular da çok iyi biliyor “Güneşin balçıkla sıvanmayacağını”,

Biliyor bilmesine de yinede huylu huyundan, çamur adam da çamurluğundan vazgeçmiyor işte.

Oysa biraz vicdanları olsa da İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün yapmış olduğu faaliyetleri alt alta bir toplayabilseler o zaman anlayacaklar neyin ne olduğunu.

Ama boş verin be Sayın Müdürüm!

Biz sizin görevini de, gereğini de yapan biri olduğunu biliyoruz.

Kara Ozan üstadımın dediği gibi onların hepsi sinek vızıltısı.

Biz senide, çalışmalarını da çok iyi biliyor ve gurur duyarak takip ediyoruz.

Biz biliyoruz ki sen sana yakışanı her zaman yaparsın.

Yılmak yok, hizmete devam.

Allah sizin gibilerin sayısını çoğaltır inşallah. (AMİN)

***

Kahramanmaraş Sevdalısı denince son yılların popüler isimlerinden biri geliyor aklıma hemen Doktor Gökhan GÖKŞEN.

Onunla her görüşmemizde, her konuşmamızda söz Kahramanmaraş ve Kahramanmaraş’ın tanıtımına geldiğinde gözlerindeki ışıltıyı anlatmama inanın kelimeler yetmez.

Biliyorum ki o sevdayı kendiside kelimelere dökemez,

Çünkü bu sevda Âşığın Aşkını yazması gibi bir şey.

Onun yanında yeter ki ağzınızdan Kahramanmaraş sözü çıksın,

Doktorum alıyor sazı eline ve sizi Kahramanmaraş’ın tarihi derinliklerine öyle bir yolculuk yaptırıyor ki;

Zannedersiniz o zamana gidip geldiniz.

Doktorun marifeti bir tek bu mudur peki?

Tabi ki değildir.

Dr. Gökhan GÖKŞEN, beş parmağında beş marifet olanları bir adım geçmiş ve her parmağına iki marifet birden yüklemiş, işte o zamanda bu söz beş parmağında on marifete dönmüş.

Peki, ne yapmış Dr. Gökhan GÖKŞEN bakalım hele…

-İlk olarak kendini mesleğinde yetiştirip iyi bir hekim olarak halkın gönlünde taht kurdu.

-Bazı gazete ve dergilerde mesleği ile ilgili köşe yazıları yazarak bir nevi koruyucu hekimlik yaptı. (Gerçi bunun için bir sürü kınama cezası aldı)

-Kahramanmaraş’ın Kahramanlığına başlangıç ederek, Kurtuluş savaşının kıvılcımını atan Abdal Halil Ağa’yı bize anlatan, bize tanıtan ve bize sevdiren “Beyaz Sessizlik” kitabını yazdı.

-Abdal Halil Ağayı tiyatro sahnesine aktardı ve oynattı.

-Hak-Sen Sendikasının Kahramanmaraş İl Başkanlığını alarak Sendikasına üye olan, olmayan tüm memurların haklarını aradı.(Bunun için de sürgüne bile gönderildi)

-Kahramanmaraş’ın tanıtımı için film senaryosu yazdı.(Bildiğim kadarı ile senaryo hazır, çekimi bekliyor)

-Birçok film yapımcısı ve yönetmenini Kahramanmaraş’a getirdi ve Kahramanmaraş’ı nasıl tanıtırız diye panel düzenledi.

-Ilıca Turizmini geliştirmek için panel düzenledi ve konusunda uzman kişileri getirdi.

—Birçok ile giderek Abdal Halil Ağa ve Kahramanmaraş savaşındaki kahramanlarımızı anlattı.

-12 Şubat’ın İstiklal Savaşı Kahramanlarını anma günü ilan edilebilmesi için imza kampanyası başlattı ve 3 gün içinde 20.000 imza topladı.

-Kanaltürk Televizyonunu birçok defalar şehrimize gelmesine vesile olarak 12 Şubat Kurtuluş Bayramımızı tüm dünyaya duyurdu

-TRT televizyonunu şehrimize getirerek ramazan kültürümüzü tüm dünyaya anlattı.

-Tabip Odası olarak (ki Dr. Gökşen Tabip Odası’nın Genel Sekreteridir) Uluslar arası bir organizasyon gerçekleştirerek birçok doktorun burada 3 gün İleri Yaşam Destek Eğitimi almalarına vesile oldu.

Onu yaptı, bunu yaptı.

Yani yaptı oğlu yaptı.

Bu saydıklarım hemen aklıma geliverenler.

Daha sayacak çook şeyler var.

Sizler zaten bunların bazılarını biliyorsunuz.

Ne diyelim! Allah Dr. Gökhan GÖKŞEN gibi insanlarında sayısını artırsın inşallah (AMİN)

Yazacağım birkaç Kara Sevdalı daha var

Tabiî ki bir sonraki yazıda

Çünkü yerimiz kalmadı

Şimdilik hoşça kalın

Bir sonraki TÖRPÜ’de buluşmak dileğiyle…



MELİH TUFAN
e-mail: torpuleyelim@mynet.com






03.09.2010 10:53. Arkadaşına Gönder Yazdrlabilir Sayfa

Melih Tufan Tüm Yazıları
  03.09.10  Kahramanmaraş’ın kara sevdalıları…
  27.08.10  Evet mi, hayır mı, güvercin mi, duman mı?
  20.05.10  Körler ve sağırlar…
  11.05.10  Günaydın, uyan da balığa gidelim!..
  24.04.10  Ortaya karışık bir kaç konu…
  02.04.10  ‘Usul’en getirirler ‘esas’en götürürler!
  26.03.10  Yazık; Ak Parti ‘RUHSUZ’ kaldı!
  13.03.10  Poyraz, Bastırmacı, Karaaslan, Özkan…
  04.02.10  Hadi bakalım bekliyoruz müdürüm…
  01.02.10  Meğer neler olmuş neler!...
  26.01.10  Acaba hangi vekil?
  03.12.09  MEM’den cevap geldi
  13.11.09  ‘Seni unutmak mümkün mü?’
  07.11.09  2 litre HYPO yetermiş!
  15.10.09  Kahramanmaraş Belediye seçimi de iptal olur (mu?)
  19.09.09  EĞİTİM BİR-SEN’dika olmaktan çıkmış gibi…
  18.09.09  Müdür olmuş müdürler!...
  17.09.09  Uyku Odası mı yoksa Korku Odası mı?
  13.09.09  El bakanlarını seçmiş, biz ise bakamayanları
 
UYARI !
Internet sitemiz 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır.
Haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması önceden yazılı izin gerektirir.
Ancak; internet ortamında ise kaynak gösterilmek koşuluyla yeniden yayımlanabilir.
rss  xml  

podcast
Merkez: Şazibey Mahallesi Karocular Caddesi No :17 Haber Merkezi : Trabzon Bulvarı Emek İş Hanı Kat : 1 No : 40 KAHRAMANMARAŞ
Telefonlar : 0.344 224 20 68 - 0.344.224 20 73 e-mail : info@kanal46.com