Bu şirkette çaycı da hissedar!

Bu şirkette çaycı da hissedar!

Çinli Haier'in Türkiye distribütörü DataStar, özgün şirket yapısıyla dikkat çekiyor. Çoklu ortaklıkla yönetilen şirkette çaycıdan genel müdüre hemen çalışan hissedar. Ve katılımcı bir yönetim anlayışı hakim...

SEKTÖRÜ yakından tanıyanlar, şubat ayında Haier marka dizüstü bilgisayarların satışına başlayan DataStar'ın arkasında eski Infronic ekibinin olduğunu bilir. Aralık 2008'de kurulan firmanın, örneklerine daha çok Avrupa'da rastlanan çoklu ortaklık yapısına sahip olması ise geri planda kalmış bir konu. Bu yönetim modelinin temelinde, Türkiye'de eşine az rastlanan “insan kaynağını sermayedar yapma” ilkesi yatıyor.

İşte DataStar, bu özgün yapısıyla hem yerli hem de yabancı firmaların ilgi odağı olmuş durumda. Sadece yönetim kademesine değil çaycıdan güvenlik görevlisine tüm çalışanlarına hissedar olma fırsatı sunan DataStar, katılımcılık ve demokrasi ilkelerinden taviz vermeden yönetiliyor.

KİMSEYE AYRICALIK YOK

DataStar'da yönetim kurulunda alınan her kararın arkasında aynı zamanda hissedar olan çalışanların da imzası var. Üstelik oylamalar sermaye paylarına bakılmaksızın yapılıyor. Bu da doğrusu Türkiye'de pek alışılmış bir yönetim şekli değil. Hatta başka bir örneğinin olduğunu da sanmıyoruz.

Bu yapının aksamadan işlemesinde ise önemli bir nokta var. O da çalışanların görev ve sorumluluklarını hisse paylarını göz önünde bulundurmaksızın yürütüyor olması. DataStar Genel Müdürü Mehmet Kaplan, bu durumu şöyle açıklıyor: “Hissedar olmak çalışanlara bir ayrımcılık getirmiyor. DataStar'da herkes görevinden sorumludur ve piyasa koşullarını gerektirdiği ortalamalarda maaş alır.”

Kaplan, hisse paylarının çalışanlarda şirkete ortak olmak hissini uyandırdığını ve yıl sonunda şirketin elde ettiği kar payının dağıtımında etkili olduğunu söylüyor. Ve en üstten en alta kadar şirkette hiçbir çalışanın ayrıcalığı bulunmadığını özellikle vurguluyor.

EN BÜYÜK HİSSE YÜZDE 6

DataStar'da hisse dağılımı da oldukça adil görünüyor. En yükseği yüzde 6, en küçüğü yüzde 0.5 olan paylar arasında uçurum olmaması, demokratik ve katılımcı yönetim anlayışına da uygun bir zemin hazırlamış. Hissedarlık yapısı kurulurken alt ya da üst kademe farkı gözetilmemiş. Mehmet Kaplan, en büyük paya yönetim kurulunda yer almayan bir çalışanın da sahip olabileceğini anlatıyor.

Tabii bu noktada, şirketin kuruluş aşamasında ortaya konan sermayenin önemi var. Yani yaptığı iş itibariyle yönetim kademesinde olmayan bir çalışanın, kuruluş aşamasında yüksek miktarda sermaye koyarak firmaya ortak olması mümkün. Durum böyle olsa bile, bu kişi eski işini yapmaya devam ediyor. Aynı şekilde yöneticilerin seçilmesi de hisse oranıyla bağlantılı değil.

AVRUPA'DA YAYGIN

Mehmet Kaplan, bu yapıyı kurmadan önce Avrupa'da birçok şirkette çoklu ortaklıkların nasıl işlediğini görme ve inceleme fırsatı elde etmiş. Sistemi çok beğenmiş ve 2008 krizini benzer bir yapıyı kurmak için fırsat olarak görmüş.

Bu süreçte güvenin çok önemli olduğuna değinen Kaplan, DataStar'ın hissedarı olan çalışanlarla 1993 yılından bu yana başka şirketlerin çatısı altında birlikte görev yaptıklarını vurguluyor. “Birbirimize güvenimizin tam olması sağlam bir yapı kurmamızda etkili oldu” diyen Kaplan, Haier'in kendileriyle çalışma kararı almasında da bu yapıya olan inançlarının etkili olduğunu belirtiyor.

Türkiye'de DataStar'a yakın bir sistem İş Bankası'nda uygulanıyor. Ancak burada katılımcı bir yönetim söz konusu değil. Sadece çalışana opsiyonlu bir pay ayrılıyor. Yani çalışanın istifa etmesi ya da emekli olması durumunda ortaklığı düşüyor. Avrupa'da uygulanan çoklu ortaklık yapısında ise çalışanlar tamamen mülkün sahibi konumunda bulunuyor.

2011'E KADAR TEKLİFLERE KAPALI

Halen 54 kişinin çalıştığı DataStar, 200-300 ortaklı bir yapıya ulaşmayı hedefliyor. Firmanın için önceliği ise cirosunu belli bir konuma ulaştırmak. Bu doğrultuda 2010 yılı ciro hedefi 52 milyon dolar olarak belirlenmiş.

Mehmet Kaplan, büyüme hızını katlayacak birleşmelere ve ortaklıklara açık olduklarını söylüyor. Ancak DataStar, 2011'den önce bu tür anlaşmalar yapmayı düşünmüyor. Hem yurtiçi hem de yurtdışından bu tür teklifler aldıklarını belirten Kaplan, “Yapımızı bozmayacak bir anlaşmaya imza atmak bizim için çok önemli. Sistemi ezecek tekliflere kapalıyız” diyor. Arzu ettikleri noktaya ulaştıklarında da şirketi halka arz etmeyi planladıklarını ekliyor.

Hem ucuz hem kaliteli

DataStar'ın Türkiye'ye getirdiği Haier marka dizüstü bilgisayarlar (notebook) 399 dolar gibi oldukça makul bir fiyatla satılıyor. Mehmet Kaplan, ürünün fiyatının uygun olmasının kalite konusunda herhangi bir şüphe uyandırmaması gerektiğini vurguluyor. Ardından da Haier'in hedef kitlesinin orta ve alt gelir grubu olduğunu belirtiyor.

İlk etapta Türkiye dizüstü bilgisayar pazarının yüzde 5'ini ele geçirmeyi planlayan Haier'le 6 yıllık anlaşma yapan DataStar, bu yıl 60 bin adet ürün satmayı hedefliyor. Şirket, bu yıl sonuna kadar Haier'in BT (bilgi ve iletişim teknolojileri) segmentindeki diğer ürünlerini de Türkiye pazarına sunmayı planlıyor.

DataStar'ın Haier dışında distribütörü olduğu markalar arasında Lacie, PQI, Biostar, Trend Micro, TP-Link, Asrock, KTC, Promex, Princo ve Egreat yer alıyor. Firmanın iç pazardan alıp dağıtımını üstlendiği markalar ise HP, Dell, Acer, Samsung, Intel, Asus, Toshiba, Kingston, Lenovo ve Microsoft... (Milliyet)

Güncelleme Tarihi: 08 Nisan 2010, 16:24
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner66