IMF, "ümüğümüzü" sıkacak!

IMF,

Üst düzey ekonomi yetkililerinden edinilen bilgiye göre, Uluslararası Para Fonu (IMF) ile 2009 başında yürürlüğe girmesi beklenen yeni anlaşmada önemli ölçüde mutabakat sağlanan kamu maliyesi kapsamında alınacak önlemler netleşmeye başladı.

Öngörülen bazı önlemler şöyle:

IMF’den sağlanacak kaynak yapılan hesaplamalara göre kaynak tutarı 25 milyar dolar düzeyinde bulunuyor.

IMF ile kesin olmamakla birlikte 18 aylık bir stand-by düzenlemesi yapılması öngörülüyor.

Sonra piyasa koşullarının düzelmesi halinde bu düzenlemenin ihtiyati stand-by’a dönmesi söz konusu olabilir.

2009 yılında GSYH büyümesi yüzde sıfır olarak öngörülüyor ve bütçede 8-10 milyar YTL düzeyinde harcama kısıcı önlem alınması söz konusu.

2009 yılında enflasyon yüzde 14-15 aralığında tahmin ediliyor.

IMF yüzde 18 olan genel KDV oranında değişiklik değil, yüzde 8 olan bazı ürünlerdeki KDV’nin yüzde 18’e çıkarılmasını istiyor. Bunun dışında bir vergi artış talebi yok.

IMF maaş artışına neden olacak personel reformunun bu dönemde uygulanmamasını talep ediyor.

IMF ile anlaşmaya varıldıktan sonra 2009 içinde gerekli ayarlamalar için yeni bir yasa çıkarılması öngörülüyor.

Harcama kısıcı önlemler ağırlıklı olarak yatırımlardan değil, cari harcamalardan yapılabilecek.

Bütçeden 2009 yılında belediyelere yapılacak olan 4 milyar YTL’lik aktarımın 1.7 milyar YTL’lik bölümü kesilecek.

Belediye ödeneklerine kesintinin yılın ilk çeyreğinde değil, izleyen dönemde yapılması bekleniyor.

Sosyal güvenlik açığının daraltılması öngörülüyor ve bu kapsamda sağlık harcamalarında kesintiye gidilmesi gündeme gelebilir.

"TÜRKİYE İLE IMF ARASINDA ÇOK ÖNEMLİ BİR MESAFE KAT EDİLDİ"

Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye ile IMF arasında yürütülmekte olan görüşmeleri değerlendirirken, "Çok önemli bir mesafe kat edildi, alınması gereken tedbirlerin miktarı üzerinde de anlaşmaya aşağı yukarı varılmış durumda" dedi.

Şimşek, Hazine Müsteşarlığında düzenlediği "Ekonomi Değerlendirme" Toplantısında, gazetecilerin IMF ile yürütülmekte olan görüşmelere ilişkin sorularını da yanıtladı. Şimşek, içeriğe ilişkin çalışmaların devam ettiğini bildirdi. Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, Ekonomik Değerlendirme başlıklı bugünkü basın toplantısında şunları söyledi:

-IMF ile çok önemli mesafe kateldi, anlaşmaya varılmak üzere.

- IMF ile müzakereleri son haline getirip ondan sonra program talebinde bulunmak gerek.

- IMF ile görüşmeler ülkemizin çıkarlarını gözeten bir şekilde sürdürülmektedir.

-IMF ile programın ne kadar süreyle olacağı, ne kadar destek sağlayacağı en son aşamada verilecek kararları oluşturmaktadır.

- IMF ile tedbirlerin içeriği ile ilgili çalışmalar devam ediyor, çalışmayı en kısa zamanda tamamlayacağız.

-Hazine önümüzdeki dönemde iç piyasada hasılat payına ve temettü gelirlerine endeksli tahviller gibi yeni finansman araçları kullanmayı planlamaktadır.

- Yıllık ihracat desteği son kararlarla 3 milyar dolar düzeyine çıktı.

-Eximbank'ın ödenmiş sermayesi bu senenin sonunda ve gelecek yıl artırılacak.

-Yeni finansman araçlarına yönelik tasarı yakında TBMM'ye sevk edilecek.

- Önümüzdeki dönemde gelişmelere göre yeni tedbirler alınacak.

-Türkiye'nin dış finansman açığı 30-35 milyar dolarla ifade edilecek düzeyde değil, bazı kuruluşlar bunun yarısı düzeyinde olduğunu tahmin ediyor.

-Önümüzdeki dönemde uluslararası piyasaların normalleşme süreci devam ederse tahmin edilen dış finansman açığı çok düşük, hatta sıfıra yakın olma ihtimali var.

- Alacağımız tedbirlerin etkili olması, bütçe disiplinini bozmaması ve imkanlarımızla sınırlı olması doğaldır.

-Reel sektöre destek anlamında imkanlarımız çerçevesinde bir takım değerlendirmeler yapılabilir, ama bütçe disiplini bozulmamalı.

- Sistemde TL mevduatı artıyor dolayısıyla bankacılık sektörü ile ilgili en ufak kaygımız söz konusu değil.

-Vergi indirimlerini bu aşamada gündeme almamız zor.

- Çeşitli ülkelerle sadece swap anlamında değil, finansman imkanlarını nasıl çeşitlendirebiliriz şeklinde görüşmelerimiz devam ediyor.

IMF, BAYRAMDAN SONRA TÜRKİYE'YE GELİYOR

Uluslararası Para Fonu’nun (IMF), yeni benimsediği yaklaşım, Türkiye ile anlaşma ihtimalini iyice güçlendirdi.

AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, IMF’den bir heyetin, Stand-By çalışmaları için Türkiye’ye gelmesi bekleniyor.

Ekonomi yetkilileri bayram süresince, IMF Ankara Temsilciğindeki uzmanlarla çalışma yapacaklar.

Bayram sonrasındaki çalışmaların ise Washington’dan gelecek heyet ile devam ettirilmesi planlanıyor. Çalışmanın tamamlanmasının ardından da, hazırlanacak olan Niyet Mektubu’nun, en kısa sürede İcra Direktörleri Kurulu’na sunulması bekleniyor.

TERCİH, STANDART STAND-BY

Öte yandan, hemen mali destek imkanı sağlanması ve kotanın üstünde bir kredi alınabilmesi açısından kısa vadeli bir standart Stand-By’ın tercih edildiği öğrenildi.

Standart Stand-By’ın 1,5-2 yıl vadeli olacağı da belirtiliyor. Uluslararası piyasa koşullarındaki düzelmenin sağlanması halinde, gelecek yılın ikinci yarısından sonra İhtiyati Stand-By’a da geçilebileceği ifade ediliyor.

Kasım ayına kadar, sıkı mali disiplin ve yatırımlara fren talep eden IMF, küresel krizin de derinleşerek reel sektörü etkilemesi üzerine, anlaşmalarında daha esnek bir düzenleme prensibini kabul etti.

Finansal sektörde başlayan krizin reel ekonomiyi de etkileyerek, işsizlik başta olmak üzere, olumsuz sosyo ekonomik sorunlara neden olduğunu gören IMF, üye ülkelerde "daraltıcı olmayan" programların uygulanmasının da yolunu açtı.

IMF’NİN YENİ YAKLAŞIMI

IMF, yeni benimsediği yaklaşımında, Türkiye’de, harcamalarda aşırı tasarrufa gidilmemesine, gelirlerin daha az artırılmasına, ekonomik büyüme ve istihdamı destekleyen yatırımların yapılmasını itiraz etmiyor.

Fonun, yüksek bir faiz dışı fazla istemezken, ekonomik büyümede de orta vadeli mali çerçeveye uyumlu bir büyümeye karşı çıkmadığı ifade ediliyor.

Türkiye’nin, mali disiplini bozmadan, ancak yatırımları da kısmadan yürütülecek bir program üzerinde ısrar ettiği vurgulanıyor.

Görüşmelerde Türkiye’nin, kamu finansman açığı ve bütçe disiplinin de AB’nin Maastricht kriterlerine fazlasıyla uyduğu belirtilirken, ekonomik büyümeyi sağlayacak teşvik ve yatırımların, küresel finansal krizin üstesinden gelinmesi için gerekli bir unsur olduğu üzerinde duruluyor.

Güncelleme Tarihi: 05 Aralık 2008, 12:36
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner63