Sabancı, enerjiye 6,5 milyar dolar yatıracak

Sabancı, enerjiye 6,5 milyar dolar yatıracak

Sabancı Holding Enerji Grup Başkanı Selahattin Hakman, Avusturyalı ortakları Verbund ile birlikte 2015 yılına kadar elektrik üretimi alanına nükleer santral hariç 6,5 milyar dolar yatırım yapacaklarını belirterek enerjide liberal piyasa istedi.

Hakman, "Öngörülebilir ve sürdürülebilir bir liberal piyasanın bir an önce derinleştirilmesi gerekli. Elektrik sektörünün en kısa zamanda tüm kurum ve kurallarıyla işleyen liberal bir yapıya kavuşmasını bekliyoruz" dedi.

Sektörde liderlik hedefi için portföylerini yüzde 35 hidroelektrik, yüzde 30 doğal gaz, yüzde 30 kömür, yüzde 5 rüzgar olarak planladıklarını kaydeden Hakman, Verbund dışında bir yabancı ortak için görüşmeler yaptıkları nükleer santral için de kararlı oldukları mesajını verdi. Hakman, nükleer gibi kapsamlı bir yatırımda yatırımcının kimliğinin önemli olduğu uyarısında bulundu.

-DAĞITIM İHALELERİNE KATILMAYA DEVAM-

ANKA'nın sorularını yanıtlayan Hakman, Başkent Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi ihalesini kazanmalarının ardından yeni hedeflerini açıklarken, Verbund ile birlikte Türkiye'deki elektrik enerjisi üretimi, dağıtımı, toptan ve perakende ticareti işlerini geliştirme yolunda ilerlemeye devam edeceklerini kaydetti. Hakman, "Üretim yatırımlarımızı aynı kararlılıkla sürdürecek ve gelecek dağıtım ihalelerinden hedeflediğimiz payı almak için çalışacağız" dedi.

Sabancı Holding'in ortağı Verbund ile birlikte 2015 yılında en az yüzde 10 pazar payı ile yaklaşık 5000 MW kurulu güce ulaşmayı hedeflediğini kaydeden Hakman, bu hedef doğrultusunda 2015 yılına kadar sadece elektrik üretimi alanına 6,5 milyar dolar yatırım yapılacağını ifade etti.

-PORTFÖY DENGELİ DAĞILACAK-

Enerjisa'nın mevcut kurulu gücünün 455 MW olduğunu bildiren Hakman, kurulu gücün 370 MW'ının Kocaeli, Adana, Çanakkale ve Mersin'de faaliyet gösteren doğalgaz kombine çevrim santrallarına, 85 MW'ının Antalya, Mersin ve Kahramanmaraş'taki hidroelektrik santrallarına ait olduğunu anlattı. Öncelikli olarak yerli kaynaklara yöneldiklerini ifade eden Hakman, "Toplam 1000 MW'lık hidroelektrik santralleri, yerli linyite dayalı 450 MW'lık Tufanbeyli Termik Santrali, 920 MW'lık Bandırma Doğal Gaz Santrali'nin lisansları aldık, gerekli uzman kadroları ile proje çalışmalarına hız kazandırıyoruz" dedi.

Üretim portföyünün stratejik avantaj yaratacak şekilde çeşitlendirilmesi amacıyla 155 MW'lık rüzgar santralleri başvurusu gerçekleştirdiklerini ifade eden Hakman, "Hedefimiz liderlik olduğu için portföyümüzde de dengeli bir dağılım oluşturuyoruz; yüzde 35 hidroelektrik, yüzde 30 doğal gaz, yüzde 30 kömür, yüzde 5 rüzgar olarak planlamaktayız" dedi.

-FİYAT SERBEST REKABET ALANINDA OLUŞMALI-

Dünyada artan hammadde ve enerji fiyatlarının, yine aynı hızla artan yatırım maliyetlerinin Türkiye'de de elektrik fiyatlarının artmasına neden olduğunu vurgulayan Hakman, "Rekabetçi liberal piyasa mekanizmalarının gelişmesi ve yerine oturması ile ülkemizde de maliyetleri yansıtan ve uzun vadeli işlemlere, dolayısıyla öngörülebilirliğe izin veren bir fiyat yapısı oluşacaktır" değerlendirmesinde bulundu.

Kamudan beklentilerini anlatan Hakman, "Yatırım bedelleri dahil toplam gerçek maliyetleri yansıtan ve serbest rekabette oluşan fiyatlara dayalı öngörülebilir ve sürdürülebilir bir liberal piyasanın bir an önce derinleştirilmesi gerekli. Elektrik sektörünün en kısa zamanda tüm kurum ve kurallarıyla işleyen liberal bir yapıya kavuşmasını bekliyoruz. Bu yapı Türkiye'nin kaliteli elektrik enerjisi arzını sürdürülebilir bir şekilde güvence altına alacaktır" diye konuştu.

-DARBOĞAZ DOĞAL GAZA İTİYOR, GÜNEŞ MÜMKÜN DEĞİL-

Türkiye'nin karşı karşıya bulunduğu elektrik arz darboğazı dikkate alındığında, en kısa sürede kurulabilecek üretim tesisi olarak doğal gaz santrallarına yönelinmek zorunda kalındığını kaydeden Hakman, "Orta vadede, bir yandan Türkiye elektrik üretiminin doğal gaza bağımlılığı azaltılırken, öte yandan doğal gaz piyasasının da süratle liberal bir yapıya kavuşturulması ve böylelikle doğal gaz alanında bir arz sıkıntısının doğmasına imkan verilmemesi gerekiyor" dedi.

Yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı ile yakından ilgilendiklerini ifade eden Hakman, güneş enerjisinde ise maliyet sorunu olduğunu belirterek, "Güneş enerjisinin elektrik üretimi amacıyla kullanılması günümüz şartlarında son derece yüksek maliyetlere neden oluyor ve bu nedenle yaygın bir şekilde kullanımı şimdilik mümkün değil. Bu konuyu ülkemizde geliştirebilmek için ne yapılabileceği üzerinde yoğun olarak çalışıyoruz" dedi.

-NÜKLEERDE YATIRIMCININ GÜVENİLİRLİĞİNE DİKKAT EDİLMELİ-

Eylül ayında yapılacak olan nükleer santral ihalesi konusunda değerlendirmelerde bulunan Hakman, "Nükleer santral yatırımı çok büyük, kapsamlı bir yatırım. Milyarlarca dolar boyutunda hatta kaç santral yapacağınıza paralel olarak daha yüksek rakamlara da ulaşabiliyor. Bunun sağlanabilmesi için bir kere sponsorların yani yatırımcıların kim olduğu, bunların güvenilirlikleri, kredibiliteleri çok önemli. Biz Türkiye'nin bu konuda en güçlü kuruluşlardan biri olarak buna ciddi bir katkı sağlayabileceğimizi düşünüyoruz" diye konuştu.

Santralın güvenli şekilde işletilmesi için, tecrübeli bir yabancı nükleer yatırımcının ortaklığın içinde olması gerektiğini anlatan Hakman, "Aynı şekilde güvenilir bir nükleer teknoloji teslimatçısının da bu modelin içinde yer alması, bütün bunların ciddi bir özsermaye katılımı ile projeye katılmaları önemli. Bunun yanı sıra sağlanacak olan, özellikle enerji alım anlaşması ve diğer anlaşmalar kapsamında sağlanacak olan güvencelerin bu projenin finansmanını sağlamakta yardımcı olacağını düşünüyorum" dedi.

-VERBUND İLE NÜKLEER DIŞINDA BERABERİZ-

Nükleer enerji dışındaki tüm alanlarda Verbund ile hareket etmekte olduklarını kaydeden Hakman, "Nükleer konusunda da firmalar ile görüşmeler sürüyor. En kısa sürede sonuçlandırıp, yeni bir ortaklığa imza atmayı hedefliyoruz" diye konuştu.

Nükleer konusundaki kararlılıklarının altını çizen Hakman, "Biz bu projenin içinde Türkiye'nin finansman-mali güç açısından güçlü gruplarından biri olarak yer almak istiyoruz" dedi.

Nükleerde yer seçimlerinde bir problem olmadığını söyleyen Hakman, "Türkiye'nin çeşitli bölgelerinde nükleer santrallar yapılabilir. Akkuyu veya Sinop uygun yerlerden biridir. Bir takım deprem kaygılarından söz ediliyor, bugün özellikle Japonya'ya veya dünyanın değişik yerlerine baktığımız zaman deprem bölgelerinde depreme dayanıklı nükleer santrallar kurmak ve dolayısıyla herhangi bir problem olmasını engellemek teknik olarak mümkün" dedi. (ANKA)


Güncelleme Tarihi: 05 Temmuz 2008, 08:38
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner66