12 Eylül için son darbeyi Maraş'ta vurdular!

12 Eylül için son darbeyi Maraş'ta vurdular!

Bundan 33 yıl önce meydana gelen ve 100'den fazla kişinin yaşamını yitirmesi ile sonuçlanan kanlı Maraş olayları ile ilgili haber, yazı ve programlar ulusal basın-yayın organlarında yayımlanmaya devam ediyor.


Olayların perde arkasında yaşananlarının ortaya çıkartılması yönünde Zaman gazetesindeki haberler bugün de devam etti.


Zaman gazetesinin 24 Aralık tarihli bugünkü sayısında Hüseyin Keleş ve İbrahim Doğan imzası ile yer alan haber aynen şöyle:


12 Eylül için son darbeyi Maraş'ta vurdular


Eski Elazığ Valisi Güngör Aydın, Maraş olaylarının darbeye giden yolda son hamle olduğunu anlatıyor. Söz konusu dönemde Elazığ'da ortaya konulan oyunları deşifre eden Güngör, "Çatışma çıkarmak isteyenleri engelledik. Kontrgerilla görevden alınmam için baskı yaptı, öldürülmem için rapor hazırladı. Açıktan tehdit edildim." ifadelerini kullanıyor.


Önce işçiler meydanlara indi. 1 Mayıs 1977'de Taksim Meydanı'nda kurşunlar, sloganlara karıştı ve 34 kişi hayatını kaybetti. Ardından kontrgerilla ile ilgili ilk raporu hazırlayan Savcı Doğan Öz, evinin önünde katledildi. Sonra Demokrat Partili Malatya Belediye Başkanı Hamid Fendoğlu ortadan kaldırıldı. Alevî-Sünni çatışması isteyenlerin son adresi Maraş'tı. 19-26 Aralık 1978'deki olaylarda 105 kişi öldü. 1,5 yıl sonra Çorum'u kana buladılar. Sonra da asker idareye el koydu.


Dönemin Elazığ Valisi Güngör Aydın, 33 yıl önce yaşanan bu kanlı süreci anlatırken, Maraş olaylarının darbeye giden yolda son hamle olduğunu vurguluyor. Açıktan oynanan oyunları deşifre ettiği için tehdit edildiğini anlatıyor: "Kontrgerilla görevden alınmam için baskı yaptı, öldürülmem için rapor hazırladı. Açıktan tehdit edildim."


Maraş olayları 12 Eylül darbesinin önemli eşiklerinden biriydi. Aradan tam 33 yıl geçti. O gün yaşananların tanıklarından biri de dönemin Elazığ Valisi Güngör Aydın'dı. Elazığ'da planlanan birçok provokatif eyleme engel oldu. Maraş'taki olaylar başlamadan üç ay önce dönemin Başbakanı Bülent Ecevit tarafından Antalya Valiliği'ne atandı. Aydın, söz konusu tayinde kontrgerillanın parmağı olduğunu anlatıyor. Elazığ'da toplumsal çatışma çıkartılmak için onlarca girişimde bulunulduğunu söylüyor. Göğüs göğüse mücadele ettiğini ancak kontrgerillanın görevden alınması için istekte bulunup kendisini açıktan tehdit ettiğini belirtiyor. Şu ifadeleri kullanıyor: "Kontrgerilla benim öldürülmem için rapor hazırlamış. Antalya'ya atanmam da sözde beni koruma amaçlı ama benim orada görevden alınmamı öngörüyordu. Benim görevden alınmamdan 15 gün önce Alparslan Türkeş bir açıklama yaptı. 'Bu valiyi buradan almazsanız kan gövdeyi götürür.' dedi."


Güngör Aydın, o dönemde beş hassas il olduğunu anlatıyor. Bu illerin Maraş, Elazığ, Erzincan, Sivas ve Malatya olduğunu kaydediyor. Şunları söylüyor: "Beş ilde ayrı ayrı Alevi toplu kırımı yaratılması planlanmıştı. Kontrgerilla da bu hadiseleri başlatmak için merkez olarak Elazığ'ı seçti. Elazığ'da benim dışımdaki bütün üst yönetim kadroları kontrgerillanın denetiminde ve olayları destekleyen insanlardan oluşuyordu. Belediye başkanı, kolordu komutanı, MİT bölge müfettişi, jandarma alay komutanı, cumhuriyet savcısı ve ağır ceza reisiydi."


"Suyumuza zehir attılar" diyerek kışkırttılar


Eski Elazığ Valisi Aydın, kentte nifak tohumları atmak için çokça denemeler yapıldığını dile getirdi. Bunlardan bir tanesinin de gece yarısı yapılan, "Elazığlılar, suyumuza zehir atılmıştır." anonsu olduğunu aktardı. Daha sonra tutuklanan bu kişilerin ise kontrgerillanın denetiminde olan insanlar olduğuna dikkat çekti. Kontrgerillaya o dönemde önemli tavizler verildiğini belirten Güngör Aydın, "Önlemler alınabilseydi Maraş'ta olaylar yaşanmazdı. Görevden alındıktan sonra Sayın Başbakan Bülent Ecevit'e konuyla ilgili alınması gereken önlemlere ilişkin sunum yaptım. Beş ilde bütün kadroların demokrasiyi ve sivil yönetimi savunan isimlerden oluşturulmasını önerdim. Ancak gerekli önlemler alınamadı." şeklinde konuşuyor.


Öfkeli kalabalığı bir subay yönlendiriyordu


Kanlı Maraş olaylarının yakın tanıklarından öğretmen Akif Dalgaç, "Maraş olaylarında sağ sol kavgası, Alevi-Sünni çatışmasına dönüştürüldü." diyor.


Kanlı Maraş olaylarının tanıklarının 33 yılın ardından anlattıkları, o dönemde ortaya konan karanlık oyunu da deşifre ediyor.



Maraş'ın Pazarcık ilçesine bağlı bir Alevi köyü olan Hanobaşı'nda öğretmenlik yapan Akif Dalgaç, olayların yaşandığı güne kadar Alevilerle hiçbir sorun yaşamadıklarını söylüyor.


Olayların patlak verdiği gün evin kapısı çalar. Aile dostu Alevilerden birinin oğlu olan Hulki Soğuksu kendisini kovalayan bir gruptan kaçarak Dalgaç ailesine sığınır. Akif Dalgaç, olayı şöyle anlatıyor: "Hulki o kadar korkmuş ki yıllardır birbirimizi tanıyorduk. Ama bizden bile çekiniyordu. Babam ona gereken güveni sağladı. Bir gün bizde kaldı. Ertesi gün bizim eve 50-60 km uzaklıktaki Kumçatı köyüne kadar babam refakat etti." Dalgaç ailesi Alevi köyünden gittiğinde birkaç kişinin kışkırtması sonucu halk evlerini yakar. Muhtarı da ikna ederek sıkıyönetime, "Akif Dalgaç, evini devletten para almak için kendisi yaktı. Alevi evlerine çarpı işareti atanlardan biri de bu." diye iftirada bulunmuşlar. Haklarında arama çıkan aile, karakola gider. Dalgaç, karakolda muhtarla yüzleşir. Muhtarın, "Bizim hiç ayrımız gayrımız olmadı. Sizin hiç kötülüğünüzü görmedik ama gençler ifade vermem için çok zorladı, ölümle tehdit etti." der. Maraş'ı terk eden Alevilerin şehre kırgın olduğunu dile getiren Dalgaç, izini kaybettiği Hulki Soğuksu'yla da tekrar görüşmeyi çok istiyor. O günlerde Alevi komşularını koruyamadığından yakınan Dalgaç, olayların bu kadar büyüyeceğini tahmin etmediklerini belirtiyor. Olayın çıktığı güne de şahitlik eden Dalgaç o günü şöyle anlatıyor: "Arkadaşımın dükkanı olayların olduğu caddedeydi. Camlar kırılmasın diye kepenkleri kapattık. Üst katın penceresinden yürüyüşü izledik. Tanımadığımız insanlar vardı. 'Ordu millet el ele' sloganlarıyla ilerleyen topluluğu bir subay elleriyle 'gel gel' işareti yaparak Ulucami'ye çekiyordu. O asker resmen topluluğu yönlendiriyordu."


Dönemin belediye başkanı 'tanık' sıfatıyla ifade verdi


Maraş olayları sırasında belediye başkanlığı yapan Ahmet Uncu, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 12 Eylül askerî darbesine ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında, dün talimatla Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı'na 'tanık' sıfatıyla ifade verdi. 1978 yılında meydana gelen Maraş olayları sırasında belediye başkanı olduğunu ve yaşananları savcıya anlattığını belirten Uncu, verdiği ifadeyle ilgili ayrıntılara girmek istemediğini kaydetti. (AYŞE TOSUN KAHRAMANMARAŞ)




(KAYNAK: Zaman gazetesi 24.12.2011)


 

Güncelleme Tarihi: 24 Aralık 2011, 08:58
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner23

banner63