Çelik Açıkladı! ''Ankara barosunun yayınladığı kadar çirkin bir metin görmedim!''

Bakan Çelik, "Kendi ürettikleri düşmanlığın esiri olmuş." diyerek Yunan Bakan'a tepki gösterdi. Çelik, Ankara Barosu'na da çok sert çıktı: Tam bir faşist zihniyetin ürünü. Bu metni yazanlar hastalıklı bir zihin içinde. Bunun sorumlusu kimse onlar için bir utanç vesilesidir..

Çelik Açıkladı! ''Ankara barosunun yayınladığı kadar çirkin bir metin görmedim!''

Ömer Çelik'in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle;

27 NİSAN TÜRK SİYASİ TARİHİNDE BİR DÖNÜM NOKTASIDIR
Sanatçılarımız insanlığı temsilen Ankara'nın 7 tepesinden 7 kıtaya seslendiler. Ramazan ayındayız. Aziz milletimizin mübarek günlerini kutluyoruz. Bir araya gelemezsek, birbirimizi tebrik edemesek de manevi günleri hepimiz yaşıyoruz. 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Bayramı kutlanacak. Bütün emekçilerin bayramını kutluyoruz. Dün AK Parti Hükümeti'ne karşı yapılmak istenen muhtıra teşebbüsünün 27 Nisan'ın yıl dönümüydü. 27 Nisan Türk siyasi tarihinde bir dönüm noktasıdır. İlk defa hükümet verilmek istenen muhtırayı kabul etmemiş, tebellüğ etmemiş ve iade etmiştir. Bunun üzerinde iyice durmak gerekir. Cumhurbaşkanlığı makamından tutun da milli eğitim politikalarına kadar muhtıra vermek söz konusuydu.

BÜTÜN BU KÖTÜLÜKLERİN DÖNÜM NOKTASI 60 İHTİLALİDİR
Türkiye'de belli kesimler tarafından alkışlanan bir tabloydu. Türkiye'yi geriye götürmüş son derece yanlış uygulamaların adresi olmuştur. Adeta o günlerde hükümet değil MGK toplantıları gündem oluyordu. MGK Siyaset Belgesi ya da vatandaşın kırmızı kitap dediği, içinde ne olduğunun bilinmediği bir yaklaşım biçimi Türkiye'yi yönetiyordu. Vatandaşımız oyunu veriyordu ama iktidara getirdikleri bir müddet sonra antidemokratik güçler tarafından muktedir olma hükümlerini kaybediyorlardı. Bütün bu kötülüklerin dönüm noktası 60 ihtilalidir.

27 Nisan muhtırası kabul edilseydi bizim hükümetlerimiz de kadük hale gelecekti. Ama hükümetimiz tarafından kabul edilmediğinde bir kağıt parçasına dönüşmüştür. Neticede sivil siyasetin güçlenmesi, reformların yapılması, vesayetin kaldırılması bakımından dönüm noktası olmuştur.

BÜYÜK BİR MEYDAN OKUMA İLE KARŞI KARŞIYAYIZ
Koronavirüsle ilgili dünyadaki tartışmalar büyük bir kargaşayla sürüyor. 100 yılın meydan okuması denen bir tutumla karşı karşıyayız. Kimileri 2. Dünya Savaşı'ndan sonra böyle bir tehditle dünya ile karşılaşmadığını söylüyor. Bunun insanlığın karşılaştığı en büyük tehditlerden biri olduğu rahatlıkla söylenebilir.

Ölümler oluyor, acılar oluyor bunlardan büyük üzüntü duyuyoruz. Ama aynı zamanda doğanın kendini toparlaması, iklimin dengeye gelmesi, coğrafi görünümlerin belirlenmesi, insan hayatına dair daha anlamlı söylemlerin ortaya çıkması bakımından üzerinde çok düşünülmesi gereken bir süreç bu.

.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner63