Muğla'nın Seydikemer ilçesinde de orman yangınının başladığı bildirildi.

Manavgat yangını Ulukapı köyünde 70 dönüm alana sahip Hazal Tunalı Çiftliği’ni de yuttu. Evlerin, ahırların, özel bitkilerin, hayvanların, antika araba ve eşyaların bulunduğu çiftlikten geriye enkazı kaldı... Çiftlik sahibi, iş insanı Mustafa Tunalı, “50 yıllık emeğim vardı bu çiftlikte. Kendi cennetimi kurmuştum ama cehennem oldu. Burayı bu yaşlarım için yapmıştım. Gördükçe kahroluyorum” diyerek gözyaşı döktü. Öte yandan Muğla'nın Seydikemer ilçesinde de orman yangınının başladığı bildirildi.

Muğla'nın Seydikemer ilçesinde de orman yangınının başladığı bildirildi.

Öte yandan Muğla'nın Seydikemer ilçesinde ormanlık alanda yangın çıktı. Karaköy mahallesindeki ormanlık alanda, henüz belirlenemeyen nedenle yangın başladı. Rüzgarın etkisiyle büyüyen yangına, havadan helikopter ve uçakla, karadan arazöz ve itfaiye ekipleriyle müdahale ediliyor. Yangını kontrol altına alma çalışmaları devam ediyor.

Antalya'nın Manavgat ilçesindeki yangında alevin esir aldığı ve yıktığı yerlerden biri de Ulukapı Köyü Çaltılıbük mevkiinde yer alan, 70 dönüm üzerine kurulu Hazal Tunalı Çiftliği oldu. Çiftliğin kapısından girildiğinde korku filmini andıran görüntüler, yangının şiddetini en iyi şekilde anlatıyor. İki ayrı bölgeden gelen yangının ortasında kalan çiftliğin sahibi, iş insanı, müteahhit Mahmut Tunalı, yangını ve sonrasını Milliyet’e anlattı:

‘MERMİ GİBİ ATIYORDU’ 

“Yangın sabahı saat 04.00’te köyden bir çalışanım telefon açtı. ‘Anons yapılıyor, köyü boşaltın’ diyorlar. Ben de tabii giyindim, geldim. Geldikten sonra söylenilen yangına bir baktım, ‘1-2 güne buraya gelmez’ dedim. Saat 05.20’de çiftliğe döndüm. Şıhlar Köyü’nün tepesinde bir anda alev aldı.

İki ayrı yerden yangın çıkmaya başladı. Hemen hayvanların bulunduğu ahırların kapılarını açtım, kaçıp kurtulabilsinler diye. Yangının bize atladığını gördüğümüz gibi kaçmaya başladık. Ben arabama, çalışanım motoruna bindi, terk ettik. 15-20 dakikada doğudan bir başladı, batıya doğru atladı, gitti. Kozalaklar mermi gibi atıyordu.

Zor kaçtık, rüzgar da vardı. Arkama baktığımda alev alev geliyordu. Her yer ağaç, mevsim de kuruydu, anında zaten tutuşuyordu. Bir alev kitlesi üzerimize geliyordu. Dumanlar, alevleri artık durdurulamayacak derecede görünce kaçtık. Yoksa terk eder miyim, bu kadar emek çektiğim bir yeri.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner66