Günlük 4 bin tane üretiliyor, Yer:Kahramanmaraş

Gastronominin en önemli şehirleri arasında bulanan Kahramanmaraş’ta MADO tarafından tamamen elle günlük 4 bin içliköfte üretiliyor. Saray sofralarından günümüze kadar gelen içliköftelerin damaklarda eriyen cinse gelmesi için günlük verilen emeği ise Kanal 46 ekibi yerinde görüntüledi.

Günlük 4 bin tane üretiliyor, Yer:Kahramanmaraş

Türkiye’nin en büyük markaları içerisinde yer alan, bünyesinde en başta dondurma, tatlı, pasta, yemek ve bir çok ürünü bulunduran MADO, annelerin el lezzeti ile yapılan içliköfteleri, tamamen yüzdeyüz streril ortamlarda üreterek vatandaşların damak lezzetine sunuyor.

Gaziantep- Kahramanmaraş karayolu üzerinde bulanan MADO fabrikasının Yöresel Mutfak bölümünde, Kahramanmaraş’ın vazgeçilmezi olan ve menüde, “Maraş Tabağı” olarak geçen lezzet üretiliyor.

Dolma, mimbar ve içliköfte üretimi, deneyimli usta bayanlar tarafından yapılarak, şehirde bulanan şubelere gönderiliyor.

SABAHLEYİN SAAT 8’DE BAŞLAYAN MESAİ GÜN BOYUNCA ÜRETİM YAPILIYOR

Gıda mühendisinden daha sonra ise son teknoloji ölçüm cihazlarından geçen değerler ilk önce hamura dönüşüyor. Daha sonra ise ağızda eriyen hamur maharetli eller tarafından açılıyor. Ağıza aromatik tadı veren kıyma, soğan ve çeşitli baharatlar ile kıyma harcı yapılıyor. Suda kaynatma ve yağda kızartma şeklinde hazırlanan içliköfteler, şehirdeki ve Tüm şubelere dağıtılarak vatandaşların damaklarına ulaşıyor.

MADO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kanbur’un; “Benim yemediğimi vatandaş’ta yemez” ilkesini benimseyen usta eller ise işlerini zevkle yaptıklarını, gelen yorumların ise kendilerini motive ettiklerini belirtiyor. Tamamen el yöntemi ile yapılan mimbar, dolma ve içliköfteler ise şubelerin hepsine vatandaşlara sunuluyor.

Mikrofona konuşan kanbur’un ise notları şu şekilde:

"Bizim saray kültürünün yanında bir de geçmişimiz var. Burada Roma, Bizans, Asur gibi 9 medeniyetin izleri var. Biz de bu kültürümüzün yemeklerini, tatlılarını dünya insanlarına tattırmak için yola çıktık. Çalışanlarımız büyüklerinden, anneannelerinden ve babaannelerinden öğrendikleri yemekleri burada hayata geçiriyorlar. Kanada'ya, Amerika'ya çeşitli ülkelere numuneler gönderdik ve çok beğeni kazandı. Şu anda 40 ülkedeki kendi mağazalarımıza ve marketlere gönderiyoruz."

- "Kendi yaptığını önce kendi yiyor"

Anadolu'nun kadim yemek kültürünün dünyaya tanıtılması ve dünya mutfaklarında yerini alması olduğunu dile getiren Kanbur, şöyle devam etti:

"Çok iddialıyız, bunun da sebebi ürünlerimiz hep geleneksel usullerde yapılıyor. Her şey elle yapılıyor. Dokunmadan olmuyor. Teknoloji kullanmıyoruz. Onun için geçmişi geleceğe taşıyoruz. Bir aşçı bir yemeğe kendisini vermezse o yemek olmaz. Bir yemeğe kendini vermezsen bir şey yapman mümkün değil. Ruhunu veriyor, dokunuyor, dokunduğu zaman zaten sevgi giriyor. Eti bile özel seçiyorum. Her etten kebap olmaz. Bunun eti, pirinci özel. Burada ki ablalar da özel. Özel seçiyoruz. Hangi köyde yaşıyor, annesinden özel bir tarif almış mı? Yeteneği var mı? Kendi yaptığını önce kendi yiyor zaten. Ondan sonra insanlara yedirmeye çalışıyor en önemli faktör de bu. Benim yemediğimi kimse yemez diyecek. Onun için burada her şey sevgi ile yapılıyor. Bizim gayemiz, bütün dünya mutfaklarında dünya restoranlarında Mado'nun Türkiye'nin ve Kahramanmaraş'ın geçmişi olan yemek kültürünü dünyaya tanıtmak."

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner66