İDDİA: 4 yılda 4 seçim olabilir!

İDDİA: 4 yılda 4 seçim olabilir!

Türkiye'de 2009-2012 yılları arasında muhtemelen dört seçimle karşı karşıya kalabilir. İşte o muhtemel seçimler..

Biri kesin, biri belki, diğer ikisi ise hiç belli değil. Ama muhtemeldir ki Türkiye 2009-2012 yılları arasında dört sandıkla başbaşa kalabilir

28 Mart 2009 tarihinde yerel seçimler gerçekleştirilecek, bu kesin. Seçim hazırlıkları çoktan başladı. Yerel seçim hazırlıkları hakkında en aktif ve girişken parti CHP. Her gün yeni bir sürpriz, yeni bir dedikodu, yeni bir “açılım” ile çıkıyor kamuoyunun karşısına CHP.

Önce Murat Karayalçın’ı Ankara için aday göstererek işe başladı Baykal, ardından hâlâ konuşulan çarşaf açılımı ile devam etti. Kulislerde İstanbul için Kemal Derviş adı konuşulmaya başlamışken Ecevit’in “eski” sağ kolu Hüsamettin Özkan’ın sürpriz desteği geldi. Ak Parti ise, Erdoğan’ın “ikinci parti olursak genel başkanlığı bırakırım” resti ile iddiasını ortaya koydu.

Çankaya için popüler ve her kesimden oy alabilecek bir aday arayışı ön planda. Yani herkes birbirinin yerine göz dikmiş, birbirinin kalesini “ele geçirmeye” odaklanmış durumda.

Yerel seçim sonuçları ne olur bilinmez, ama şu an uykudaymış gibi görünen bir başka gelişme yerel seçimin kaderini etkileyebilir. Bu gelişme ise, DTP’nin kapatılması durumunda gidilebilecek bir “ara seçim”.

Anayasanın 78. maddesinde; “Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliklerinde boşalma olması halinde, ara seçime gidilir. Ara seçim, her seçim döneminde bir defa yapılır ve genel seçimden otuz ay geçmedikçe ara seçime gidilemez. Ancak, boşalan üyeliklerin sayısı, üye tamsayısının yüzde beşini bulduğu hallerde, ara seçimlerinin üç ay içinde yapılmasına karar verilir.” hükmü bulunuyor.

TBMM’nde şu an çeşitli nedenlerle boşalmış milletvekillikleri nedeniyle 546 milletvekili bulunuyor.

DTP’nin de 21 milletvekili var. Bu durumda, Anayasa Mahkemesi’nin DTP hakkında kapatma kararı vermesi ve bu 21 milletvekilinin tamamına siyasi yasak getirip milletvekilliklerinin düşmesine karar vermesi durumunda boş koltuk sayısı 25 olacak. Ara seçime gidilmesi için Anayasada öngörülen boş koltuk sayısı, 28. Yani birkaç istifa ile erişilebilecek bir sayı.

Bu ihtimal uzak gibi görülebilir, ancak bir ihtimal daha var! Yine Anayasanın 78. maddesine 2002 yılında eklenmiş bir hüküm: -hani şu meşhur, Erdoğan’ın milletvekili seçilmesini sağlayan değişiklik- “Yukarıda yazılı hallerden ayrı olarak, bir ilin veya seçim çevresinin, Türkiye Büyük Millet Meclisinde üyesinin kalmaması halinde, boşalmayı takip eden doksan günden sonraki ilk Pazar günü ara seçim yapılır.”

Bu hüküm gereği, örneğin, DTP’nin kapatılması ve Tunceli’nin iki milletvekilinden biri olan DTP’li Şerafettin Halis’e siyasi yasak getirilmesi ve peşi sıra Tunceli’nin diğer milletvekili olan Kamer Genç’in de istifa etmesi durumunda ara seçime gitmek zorunlu olacak.

Anayasa gereği bir milletvekilinin istifası, ancak TBMM Genel Kurulunca onaylanması durumunda geçerli oluyor (84. madde) Kamer Genç’in, ara seçimi zorunlu kılacak olan böylesi bir durumdaki istifasının TBMM tarafından onaylanıp onaylanmayacağı bilinemez. Ama bu da bir ihtimal.

Bütün bu anayasal gerekçeler sebebiyle Türkiye’nin 28 Mart sonrasında bir de sürpriz bir ara seçimle karşılaşması olası.

Bunlar 2009 yılı için geçerli olan sandıklar. Gelelim diğer iki sandığa. Özellikle Ak Parti’nin yerel seçimde yüzde 47’nin altına düşmesi ve hatta olası bir ara seçimde rakipleri ile arasındaki farkın azalması durumunda şiddetlenecek başka seçim talepleri de olacak.

Bilindiği gibi, 2007 yılında gerçekleştirilen referandum ile kabul edilen Anayasa değişikliklerine göre TBMM seçimleri dört yılda bir; Cumhurbaşkanlığı seçimleri de beş yılda bir yapılır hale getirildi. Bu hükümlerin halihazırda mevcut TBMM ve Cumhurbaşkanı için geçerli olup olmadığı kuşkulu. Ancak, yukarıda da belirttiğimiz üzere, Ak Parti’nin seçim ya da seçimlerde alacağı muhtemel başarı azlığı seçim taleplerini şiddetlendirecektir.

Buna göre, 2007 yılında yapılan genel seçim ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin sırasıyla 2011 ve 2012’de yenilenmesi yönünde hızlıca kamuoyu oluşturulabilir. 2007 yılında yaşadığımız “367” deneyimi göz önünde bulundurulursa, Türkiye’de mevcut olan “ideolojik hukukçu ordusu”nun salvolarına karşı koymak da zorlaşacaktır.

Buraya kadar saydıklarımızın hepsi ihtimal. Kesin olan tek şey, 28 Mart 2009 tarihinde yerel seçim için oy kullanacağımız. Ancak, diğer üç sandık da hiç de uzak değil.

www.stratejikboyut.com ÖZEL - Eşref Kamil

Güncelleme Tarihi: 21 Aralık 2008, 15:47
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner63