İsrail: 'Erdoğan giderek Kaddafi'leşiyor'

İsrail: 'Erdoğan giderek Kaddafi'leşiyor'

İsrail Dışişleri Bakanı Avigdor Lieberman, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın İsrail'in Gazze ve Kudüs'e yönelik son eleştirilerinin ardından, Erdoğan'in "giderek, Libya lideri Muammer Kaddafi'ye dönüştüğünü" söyledi. Lieberman'ın Erdoğan'a cevabı ilişkilerin bir kez daha gerileceğine işaret ediyor.

Türkiye-İsrail krizi, One Minute’den sonra çok daha keskin bir noktaya geliyor…

LİEBERMAN'DAN ERDOĞAN'A KÜSTAH CEVAP

İsrail Dışişleri Bakanı Avigdor Lieberman, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan için çok sert bir ifade kullandı.

Lieberman Erdoğan için, “Giderek Kaddafi’ye benziyor" dedi.

Başbakan Erdoğan ise Le Figaro’nun sorularını cevaplarken, “İsrail maalesef Ortadoğu’da barış istemiyor. Dost acı söyler” diye konuştu.

Lieberman’ın bu sözleri Ankara’da çok sert tepkilere neden oluyor.

Türk Dişişleri Bakanlığı’nın bir açıklama yaparak sert tepki vermesi bekleniyor.

ADIM ADIM KRİZ

-Türkiye ile İsrail arasındaki kriz, Türkiye’nin Gazze’ye yapılan saldırılar üzerine İsrail’e tepki vermesiyle başladı. Ardından Davos’da Başbakan Erdoğan ile İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres arasında tartışma yaşandı ve Erdoğan’ın “one minute” sözü kayıtlara geçti. Erdoğan toplantıyı terk etti.

-Türkiye İsrail jetlerinin Konya’da yapacağı ortak tatbikatı iptal etti.

-TRT, İsrail askerlerini vahşice gösteren Ayrılık dizisini yayınladı. İsrail protesto etti.
-Türkiye İsrail’den alacağı insansız uçaklar için sorun çıkarttı.

-İsrail Dışişleri Bakanı Lieberman'ın yardımcısı Danny Ayalon Türk Büyükelçsi Oğuz Çelikkol’u kendisinden daha alçakta bir yere oturtarak basına “İşte Türkiye’nin yerini görüyorsunuz” dedi.

-Türkiye bu durumu protesto etti.

İşte dünya basınından manşetler:

YNET NEWS: Liberman: "Erdoğan giderek Kaddafi'leşiyor"

İsrail'in Yedioth Ahronoth gazetesinin internet sitesinde yayımlanan röportajda Lieberman, "Erdoğan’ın yavaş yavaş Kaddafi veya Hugo Chavez’e dönüştüğüne inandığını" ifade etti.

Lieberman, "Bu onun seçimi, sorun Türkiye değil, Erdoğan" diye de ekledi.

Haber sitesi, Lieberman'ın, İran'ın nükleer silah sahibi olmaya doğru ilerlemesine, Türkiye'den yönelen eleştirilere, Filistinlilerin bir devlet ilanı tehdidiyle karşı karşıya bulunulmasına ve ABD Başkanı Barack Obama'nın Kudüs’teki inşaatların kontrol altında tutulmasını istemesine rağmen, "Lieberman’ın iyimserliğini koruduğunu" belirtti.

"Biz Firavun'u atlattık, bu dönemin de üstesinden geliriz" diye konuşan Lieberman, İsrail'in bağımsızlığı ve varlığını korumak için mücadele edenlerin bu baskılara da göğüs germesi gerektiğini ifade edip, "Başka bir seçenek yok" diye konuştu.

THE JERUSALEM POST: İsrail’den Erdoğan’a cevap: Chavez’e benzeme

İsrail’den Pazartesi gecesi yapılan açıklamada Başbakan Tayyip Erdoğan’ın İsrail pahasına Arap dünyasıyla bütünleşmeye çalıştığı ifade edildi. Açıklamada Erdoğan’a “Hugo Chavez gibi radikal bir lider olmaması” tavsiye edildi.

Bir Dışişleri yetkilisinin ağzından yapılan açıklamada İsrail’in Türkiye dahil hiçbir ülkeyle sorun çıkarma peşinde olmadığı ancak Erdoğan’ın İsrail pahasına Türkiye’yi Arap dünyasıyla bütünleştirmek istediği izleniminin yaratıldığı ifade edildi.

Yetkili, “Kendisine hem Müslüman hem de Batı dünyasıyla bütünleşmek için daha yaratıcı bir yol bulmasını ve Hugo Chavez gibi radikal bir lidere dönüşmemesini öneriyoruz” dedi. Açıklamada ayrıca İsrail’in Erdoğan’ın Müslümanlarla ilgili kaygılı ifadelerinin ardından teröristlerce öldürülen masum Pakistanlılar ve Iraklılar için de üzüntüsünü ifade etmesini beklediği belirtildi.

İsrail’in açıklaması Erdoğan’ın dün yaptığı, “İslam dünyasının ya da Kudüs’ün sorunlarına kayıtsız kalamayız. Araplar ve Türkler kardeştir, aynı değerleri taşıyoruz. Gazze’deki çocuk katlini arkamıza yaslanıp izleyemeyiz” açıklamasının ardından geldi.

THE NEW YORK TIMES: Obama yeni nükleer stratejisini açıkladı

ABD Başkanı Barack Obama Pazartesi günü verdiği röportajda ABD’nin nükleer stratejisini yeniden şekillendirdiğini, bu yeni stratejiyle silahların kullanılmasının zorlaşacağını söyledi. Ancak Obama planda nükleer silahsızlanma anlaşmasının şartlarına uymayan İran ve Kuzey Kore gibi ülkeler için bir istisna yapılacağının da altını çizdi.

Yeni stratejinin resmi olarak açıklanmasından bir gün önce New York Times’a bir röportaj veren Obama, politikasını dünyanın nükleer silahlardan kurtulma ve ülkelerin nükleer hırslarını bir kenara bırakma çabasının bir parçası olarak tanımladı. Örneğin ABD Savunma Bakanı Robert Gates’İn ifadelerinin aksine Obama’nın planı yeni nükleer silah geliştirilmesini kınıyor.

Obama’nın stratejisi kendisinden önceki ABD başkanlarından ciddi bir farklılık gösteriyor. Bu da haydut devletlerin ve terör örgütlerinin Rusya ve Çin gibi süper güçlerden daha büyük bir tehlike olduğu yeni dünya düzeni anlayışını yansıtıyor.

BLOOMBERG: Toyota’ya rekor gaz pedalı cezası

ABD Ulaştırma Bakanı Ray LaHood, Toyota Motor Corp.’un otomobillerdeki gaz pedalı kusurunu “bildiği halde sakladığı” ve ABD yasalarını ihlal ettiği gerekçesiyle 16.4 milyon dolar ceza ödemesini teklif etti. Devletin bir şirkete verebileceği en büyük para cezası olan bu değer Toyota ve LaHood arasındaki tartışmayı da yeniden alevlendirdi.

LaHood daha önce Toyota’yı hatalı araçlarını geri çağırdığı için övmüştü.

Ceza miktarı Toyota’nın ABD’deki satışlarının faizsiz krediler ve indirimler sayesinden yüzde 41 arttığının açıklanmasından bir hafta sonra yaşandı. Yüzde 41’lik bu artış sayesinde Toyota’nın dünya genelindeki 8 milyon araçlık geri çağırma operasyonunun etkilerinden kısa sürede kurtulacağı umuluyordu.

THE GUARDIAN: İngiltere’de büyük gün bugün

İngiltere Başbakanı Gordon Brown, bugün hükümet binasının bulunduğu Downing Street’ten Kraliçe’nin makamı Buckingham Sarayı’na geleneksel yürüyüşünü yaparak seçimlerin tarihinin 6 Mayıs olması için Kraliçe’den izin isteyecek.

Öte yandan Guardian’ın ele geçirdiği İşçi Partisi’ne ait taslak seçim manifestosu “ulusal yenilenme” programı adı altında kamu hizmetlerince ciddi bir reforma gidilmesini öngörüyor. Eğer İşçi Partisi kendi rekorunu kırıp üst üste dördüncü kez hükümet olabilirse, “devletin piyasalara müdahalesi konusunda” daha cesur olacak ve kapsamlı anayasa değişikliklerini gündeme getirecek.

Brown’un Buckingham Sarayı ziyaretinin önemli bir döneme denk geldiği ifade ediliyor zira Guardian ve ICM’in ortak anketi İşçi Partisi’ne verilen desteğin yeniden yükselişe geçtiğini gösterdi. Muhafazakarlar hala önde olsalar da İşçi Partisi an itibariyle farkı dört puana kadar düşürmüş görünüyor.

CNN: Bir maden kazası da ABD’de yaşandı

West Virginia’nın Raleigh County kasabasında bulunan bir yer altı madeninde yaşanan patlamada 12 kişinin öldüğü, 10 kişinin ise kayıp olduğu bildirildi. Madenin yönetici şirketi tarafından yapılan açıklamada Upper Big Mine isimli madende yaşanan patlamada 21 kişinin de yaralandığı bildirildi

Görgü tanıkları ve yetkililer patlamanın öğleden sonra yaşanan vardiya değişimi sırasında yaşandığını ifade etti. Çevre kasabalardan Raleigh County’e en az 20 ambulans ve üç helikopter gönderildi.

Madenin denetçisi Massey Energy Co.’nun tepe yöneticisi Don Blankenship, şirketin “kurtarma çalışmalarını titizlikle sürdürdüğünü” ifade etti.

INDEPENDENT: İngiltere savaş suçlularının sığınağı haline geldi

İngiltere’ye sığınan katliamcı ve işkenceci oldukları iddia edilen kişilerin sayısındaki rekor artışın ülkenin savaş suçlularının başkenti olmasına neden olduğu ifade edildi. İngiltere’de yaşayanlar arasında Saddam Hüseyin rejiminin üst düzey yöneticileri, Robert Mugabe dönemi Zimbabvesi’nden bir yetkili ve bir basın röportajı sırasında suçunu itiraf eden bir Kongolu polis şefi de var.

Ancak içişlerinin 51 şüphelinin ismini polise bildirmesine karşın henüz hiçbir inceleme yapılmadı. Geçtiğimiz beş yılda ortaya çıkarılan şüphelilerin göçmenlik ya da oturma izinlerine son verilmişti. İnsan hakları grubu Aegis Trust tarafından elde edilen yeni rakamlar İngiltere’nin kaçakların yuvasına dönüştüğünü gösteriyor.

XINHUA: Çin’de bir idam daha

Çin’in bir Japon vatandaşını uyuşturucu kaçakçılığı suçuyla idam ettiği bildirildi. İdam edilen kişi Pekin ile Tokyo arasındaki diplomatik ilişkilerin 1972’de yeniden kurulmasından bu yana idam edilen ilk Japon oldu.

Çin’in Laioning Eyaleti’nde idam edilen Mitsunobu Akano isimli 65 yaşındaki Japon’un Eylül 2006’da 1.5 kilogramdan fazla uyarıcı hapla Dalian’daki bir havaalanında yakalandığı bildirildi.

Hem Japonya’da hem de Çin’de idam cezası uygulanıyor ancak Japon yetkililer bu son kararın iki ülke ilişkilerine zarar vereceğinden endişeli olduklarını dile getirdi.

MARKET NEWS INTERNATIONAL: Yunanistan AB anlaşmasını değiştirip IMF’den kurtulmak istiyor

Yunanistan hükümeti IMF’nin yardım karşılığında sert koşullar öne süreceğinden çekindiği için geçen ay düzenlenen Avrupa Birliği zirvesinde kabul edilen anlaşmayı değiştirmek ve IMF’yi aradan çıkarmak istiyor.

Atina’dan üst düzey kaynakların açıklamalarına göre Yunanistan Başbakanı Yorgo Papandreu anlaşmadan bu yana IMF’yle muhtemel önlemler ve reformlar konusunda iletişim halindeydi. Kaynaklar, “Önlemler çok sert, siyasi ve sosyal huzursuzluğa neden olabilir. Dolayısıyla birçok kabine üyesi IMF’nin varlığına itiraz etti” dedi. (Hürriyet)



Güncelleme Tarihi: 06 Nisan 2010, 10:57
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner66