"Şerefli", "Şerefsiz" kavgası

CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, arasındaki düello gergin başladı. Kılıçdaroğlu'nun sözünü sürekli olarak, “168 Euro'nun belgesi nerde” diyerek kesen Gökçek, soruları yanıtladı. Ancak Kılıçdaroğlu'nun konuşması sırasında Melih Gökçek'in sık sık araya girmek istemesi üzerine düelloyu yöneten Uğur Dündar tarafından uyarıldı.

Gökçek, konuşması sırasında CHP'nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı ve Ankara'nın eski Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Karayalçın hakkında da çeşitli iddialarda bulundu. Gökçek'in sık sık konu dışına çıkarak, farklı iddialarda bulunması üzerinde düello yönetici Uğur Dündar tarafından kısa zamanda sona erdirildi. İşte düelloda geçen konuşmalar:

CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Uğur Dündar'ın yönettiği Star TV Ana Haber Bülteni'nde canlı yayında karşı karşıya geldi. Gökçek, Kılıçdaroğlu'nun doğalgaz konusundaki iddialarını yanıtladı. Uğur Dündar, programın başında sadece doğalgaz sayaçları ve onun bağlantıları ile ilgili tartışma yapılacağını ve siyasi üsluba özen gösterilmesini istedi. Gökçek, “Bugün kısmet o belgelerini sunacak bende konuşacağım. Başka konu varsa o zaman yeni iddialarını dile getirir ve yine geliriz” dedi.

-“HANGİMİZ ŞEREFSİZ ORTAYA ÇIKACAK”-

Gökçek, iddialarla ilgili dosyalarını hazırlayarak getirdiğini belirtirken, programın sonunda 5 dakikada ise 25 tane yolsuzluk dosyasının Kılıçdaroğlu'na soracağını bildirdi. Gökçek, “Bugün sadece iddiaları üzerine konuşacağız, başka yöne saptırılmasına müsaade etmeyeceğim. Seviyeyi düzgün tutmak lazım. Ama bir insanın itham edilebileceği en büyük şey yolsuzluktur. Yolsuzluk yapmak şerefsizliktir. Kim yaparsa yapsın şerefsizdir. Ama birisine yolsuzluk iddiası yapınca onu kanıtlayamayan daha fazla şerefsizdir. Burada hangimiz şerefsiz, hangimiz şerefli o ortaya çıkacak” dedi.

Kılıçdaroğlu, programa katılırken satır başları ile iddiaları anlattığını, programda ise bunu açacağını söylediğini anımsatarak, “Ben doğalgaz sayaçları dolayısıyla Ankaralıların nasıl soyulduğunu belgeleri ile anlatacağımı söyledim. Sayın Gökçek, benim için demişti ‘Kılıçdaroğlu kaçarsa bütün bilboardlara ilan vereceğim' dedi. Bunu Yapacak mıydınız?” sorunu Gökçek'e yöneltti. Gökçek ise “Evet yapacaktım” diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, ise sadece İstanbul'da 6 bin 500 tane bilboard bulunduğunu kaydederek, “Tanesi haftalık 3 bin 240 YTL'ymiş. 2 milyon 104 bin 500 YTL kirası sadece İstanbul'un. Gökçek bunun nereden ödeyecekti” dedi. Gökçek ise,“Başka konuya kesinlikle saptırmam” yanıtını verdi. Konuşma sırasında Dündar sürekli olarak Gökçek'e müdahalede bulunmak zorunda kalırken, Gökçek'e sakin olması uyarısında bulundu.

-KILIÇDAROĞLU'NUN SORULARI-

Kılıçdaroğlu, Mehil Gökçek'e sorularını yöneltirken şu diyaloglar yaşandı:

“Kılıçdaroğlu: Doğalgazda, Sayın Gökçek ihaleye çıkıldı. İlk ihale 224,5 dolar. Dünyada bu sayacı 224 dolara alan bir belediye var mı? 224,5 dolar, bu uluslararası piyasada alay konusu oluyor da. ‘Ankara fiyatı' olarak anılıyor. Şimdi 224.5 dolara alıyorsunuz ve 300 dolara Ankara halkına satıyorsunuz. Dünyanın hangi ülkesinde bir büyükşehir belediye başkanı 300 dolara bu ön ödemeli sayacı satar? Ön ödemeli doğalgaz sayacına neden geçildi. Ankara'da 115 bin 456 mekanik sayaç var, tahsilat yüzde 99. resmi daireler yüzde 100. İstanbul'a baktım. 3 milyon 939 bin sayaç var ve tahsilat yüzde 98.42. İzmir, yüzde 99.9. Yani tahsilat oranı yüksek. Amaç ne? Bu sayaçların alımında Ankara halkı daha az bedel ödeyecek mi? Yok. Dünyanın en pahalı doğalgaz sayacını satıyor, tek satıcı var ve bu satıcı aynı zamanda bakım işini de üstleniyor. Ben neden böyle bir sayaca ihtiyaç duyuldu bunun anlatılması lazım.

Gökçek: Konu sapılıyor. 168 Euroluk sayacın faturasını göstersin şerefli bir insan gösterir.
Kılıçdaroğlu: 224 dolardan aldınız mı almadınız mı?
Gökçek: Ben size soruyorum dedim. Sıkıştığı konudan kaçıyor.
Kılıçdaroğlu: Ben Ankara halkının nasıl soyulduğunu göstermek zorundayım.
Gökçek: Belgeyi gösterin. 168 Euro'luk belgeyi gösterin. Sayın Kılıçdaroğlu, Ben bu konuyu saptırmam.
Kılıçdaroğlu: 224,5 dolara aldınız mı?
Gökçek: Ben de size 168 doların belgesi nerde onu gösterin diyorum.
Kılıçdaroğlu: Geleceğim oraya diyorum ben de. 300 dolara sattınız mı satmadınız mı?
Uğur Dündar: Bana izin verin lütfen saygı gösterin. Ben gazeteciyim hiçbir tarafa da eğilim göstermiyorum lütfen bana izin verin.

-“NEDEN AYNI FİRMA?”-

Gökçek: Siz bana 168 Euro'yu gösterin
Gökçek: Böyle bir sayaç yok, böyle bir fatura yok. Yalan söylüyor. 1995 yılında alınan 10 bin sayaç o. Bizim son aldığımız 63 Euro. Sayın Dündar, siz bana dediniz doğalgaz dışında konuya geçilmeyecek ve belgeler istenecek.

Kılıçdaroğlu: Bakın belgeler var ego yetkilileri tarafından imzalanan.
Gökçek: Ne o ne, 168 Euro var mı?
Kılıçdaroğlu: Efendim 168 Euro değil 168 dolar.
Gökçek: Yalan bir, yakaladık
Kılıçdaroğlu: Efendim anlatacağım Ankara halkının nasıl soyulduğunu anlatacağım.
İstanbul 190, İzmir 180, Samsun 180 ve sadece Ankara 300 dolara alıyor. Neden Ankara böyle, aynı firmadan alıyor, aynı firma denetliyor, aynı firma bakım onarım yapıyor, aynı firma 10 yıl sonra bu saatleri değiştiriyor, aynı firma şimdi de özelleştirmeye ikinci sıradan talip Neden mekanik değil ön ödemeli sayaç alıyorsunuz ve neden o firmaya?”

-“SİZİN EL YAZINIZLA ARANIZDA NASIL PAYLAŞTIĞINIZI GÖSTERİRİM”-

Gökçek, yine Kılıçdaroğlu'nun sözünü “168 meselesine bir gelin” diyerek keserken, Uğur Dündar ise Gökçek'e müdahale ederek “Efendim lütfen size 25 dakika süre vereceğim” dedi.

Gökçek, Kılıçdaroğlu'nun ana konuyu saptırmayı amaçladığını savunarak, “Beyefendiye gelirken taktik verdiler, söylediği 9 konunun 9'unda da yalan söylüyor. Siz kendinizle bizi karıştırıyorsunuz. CHP'li belediyelerle bizi karıştırıyorsunuz. Eğer bu konuları karıştırırsanız CHP'lilerin kendi aralarında işleri nasıl paylaştıklarını sizin el yazınızla ortaya dökerim” dedi. Kılıçdaroğlu ise 2 Nisan 2008'den sonra sayaç alınıp alınmadığını ve ne kadar alındığını sorarken, “Bu sayaçlar mekanik olsaydı Ankara halkı 138 milyon dolar daha az para ödeyecekti. Belediye bu sayacı 300 dolara sattı. Vurgun daha büyük boyutlarda. EPDK 150 dolardan fazlasına sayaç satamazsınız dedi, Gökçek 300 dolara sattı bu nasıl bir mantıktır” sorularını yöneltti.

-GÖKÇEK İDDİALARI YANITLADI-

Gökçek ise 50 tane iddia olduğunu söyleyerek Kılıçdaroğlu'na yanıt verdi. Gökçek şunları söyledi:

“Euro'yu dolara çevirdi, birinci yalanı çıktı ortaya. Kılıçdaroğlu, ne demişti? 168 Euro'ya aldı demişti. Kendisi İstanbul'daki 23 Euro'ya aynı firma satıyor dedi. 145 Euro yolsuzluk yapıyor dedi. Kılıçdaroğlu haberi yok, bunun adı elektronik sayaç. Kılıçdaroğlu, öğrenin; bilmemek ayıp değil öğrenmemek ayıp. Bu kartlı sayaç, muazzam fiyat farkı var aralarında. 23 Euro mekanik sayaç ve 168 dediği sayacı biz 63 Euro'ya aldık. Ön ödemeli ile peşin girer para ve avantajı var. Peşin olarak kullanırsınız ve Türkiye bu konuda önderlik yapar. İnsanlara 168 Euro diyerek insanların gözlerine baka baka yalan söyledi. İkinci konuya geleyim. Gökçek mekanik sayacı 23,5 Euro'ya İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin aldığı sayacı kaça aldı. 18 Euro'ya aldı. CHP'nin adayı olan Karayalçın kaça aldı: ne kadar olursa usulsüzlük yapmıştır. Benim 38 liraya aldığımı 109 YTL'ye aldı. Kendi döneminde.”










Güncelleme Tarihi: 18 Aralık 2008, 14:22
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner63