Seviye daha da düşecek

Seviye daha da düşecek

Yerel seçim kampanyası hız kazanırken, bugüne kadar fazla görmediğimiz bir “seviye düşüklüğü”ne tanık oluyoruz. Biri “meydanlara gel” diyor, diğeri “televizyona gel” diyor.

Bu çocukça itişmenin çevresine de yine “sokak çocuğu” üslubundan alınmış laf oturtmalar ekleniyor.

Bunda şaşılacak bir şey yok. Planı, programı, projesi olmayanların, halka anlatacak bir şeyi olmayanların “maganda” muhabbeti ve “sen gel, hayır sen gel” itişmesiyle durumu idare etmekten, kendi seçmenini heyecanlandırmaktan başka ne yapacaklar ki.

***

Erdoğan, Başbakan olarak bu seçimde sadece yerel yönetimler düzeyinde değil ülkenin geneliyle ilgili olarak “hesap vermek”le yükümlüdür.

Verilmesi gereken “hesap”ta ekonomik krizin tırmanması karşısında en tepkisiz kalan hükümetlerden biri olmanın yarattığı ek sorunlar da vardır.

Başbakan, bu “hesabı vermek”ten kaçmak, o yüzden bir gün “çözüm söyle” derken ertesi “sen kendi işine bak” diyerek işi mahalle kavgası düzeyine indirmek zorundadır.

Karşısında bugüne kadar hiçbir hükümete nasip olmamış nitelikte bir muhalefet olduğundan bu “seviye düşürme” taktiğine de devam edecektir.

Baykal da, “neden AKP’li belediyeler gitmeli, yerlerine CHP’li belediyeler gelmeli” sorusuna cevap veremediği için aynı “seviye düşürme” oyununun gönüllü oyuncusudur.

“Sosyal demokrat belediyecilik” diye bir tezi olmayan CHP, çarşaf ve Kur’an kursu “açılımları” gibi gösteriler dışına çıkamıyor. Ankara ve İstanbul’daki büyükşehir adaylarının yarattığı rüzgâr CHP yönetimine yetiyor. Bu iki ilde sağlayacağı oy artışıyla “seçimi kazandık” gösterisi yapacak, sonra huzur içinde koltuklarına sarılmaya devam edeceklerdir.

***

İki liderin projesizliği yerel yönetici adaylarının çoğuna da yansımakta, kampanya “su-metro” kelimelerinin dışına çıkamamaktadır.

Yönetmek istedikleri şehirlerle ilgili bir “hayali” olan aday sayısının azlığı adaylar konuştukça daha da dikkati çeker bir hal alıyor, bu da sonuçta iktidar partisinin lehine işliyor.

Böyle durumlarda seçmende “diğerinin bir fikri yok ama bunu hiç olmazsa tanıyoruz” pratikliği çalışır.

Başka bir Ankara, başka bir İstanbul, başka bir Diyarbakır fikri ve hayali olmayanların yapabilecekleri ancak “kayıkçı kavgası”dır, onlar da bu rollerini ustalıkla yapmaktadırlar.

Okay Gönensin
VATAN

Güncelleme Tarihi: 02 Mart 2009, 15:13
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner63