Yıldız: Bize İsrail muamelesi yapıyorlar!

Yıldız: Bize İsrail muamelesi yapıyorlar!

Kahramanmaraş gezisinin dünkü ikinci gününde Çoğulhan Beldesi’ne uğrayan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na DP’li Belediye Başkanı Adem Yıldız, hizmetlerini anlattı ve hükümeti şikayet etti. Yıldız; “Hizmet yapmak için çaldığımız kapılar yüzümüze kapanıyor. Gazze’ye acıyorlar ama bize İsrail muamelesi yapıyorlar. Sağolsun CHP’li vekilimiz sorunlarımızın çözümü konusunda bize elinden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyor” diye konuştu.

Afşin’e geçerken Aşık Mahzuni Şerif’in köyü olan Berçenek’e uğrayan Kılıçdaroğlu, Mahzuni Şerif’in anıtını ziyaret etti. Kılıçdaroğlu, köyde düğünleri yapılan Didem Bulut ve Halil Kul ile hatıra fotoğrafı çektirip, geline yarım altın hediye etti. Kılıçdaroğlu, Tanır Beldesi’nde de ‘Ayran Baba’ şelalesinin önünde ayranını içip, yurttaşlarla sohbet etti.

2 satır dilekçe yazıp ayrılmalı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın, “Bu ülkede terör bizim iktidardan çekilmemizle bitiyorsa, biz çekiliriz” sözüne Kahramanmaraş’tan yanıt vererek, “İki satırlık bir dilekçe yazıp ayrılmalıdır” dedi.

Kılıçdaroğlu dün sabah Elbistan’da gazetecilerle kahvaltı etti, Afşin ve Kilis’te halka hitap etti. Kılıçdaroğlu özetle şunları söyledi:

- Sayın Başbakan, ‘Terör bitecekse biz iktidardan çekilmeye hazırız’ demiş. Onu denemenin çok basit bir yolu var. İktidardan çekilsinler bakalım terör biter mi bitmez mi onu görürüz. Başbakan ‘biz çekilmeye hazırız’ diyorsa çok basit yapacağı şey. İki satırlık bir dilekçe yazıp ayrılmalıdır. ‘Ben terörü sona erdiremedim, bu işi beceremedim, tam tersine toplumu böldüm, toplum karpuz gibi ikiye bölündü, ben çekiliyorum. Yeniden ulusal birliği güçlendirecek bir hükümet kurulsun, terörü sona erdirsin, bunlara bu fırsatı veriyorum’ deyip iki satırlık bir dilekçe yazarsa biz de sonucu hep beraber görmüş oluruz. Ama Sayın Başbakan hiçbir sözünün arkasında durmadığı için bu sözünün de arkasında durmayacaktır.

Paşa’ya madalya verdiniz

- 27 Nisan’da e-muhtıra vereceksiniz, 28’inde hükümet karşı çıkacak. Arkasından hemen erken seçim kararı alacaksınız ‘biz darbe mağduru oluyoruz’ diye. Arkasından Yaşar Büyükanıt’ı Dolmabahçe Sarayı’na çağıracaksınız, 2.5 saat konuşacaksınız. Kimin ne konuştuğu belli değil. Arkasından da Büyükanıt’a üstün hizmet madalyası vereceksiniz Bakanlar Kurulu kararı ile. Bu çıkar birliği değil de nedir? Söylediğimin hepsi doğru. Desinler ki ‘söylediklerinden şu cümle yanlış’, diyemezler, bu kadar açık.

- Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ı daha önceki yaptığım açıklamalarda Leman ve Penguen dergilerine havale ettim. İşi boyla çözmek, bunu dile getirmek, boyu uzun olanın aklının kısa olduğunu gösterir. Bunu Sayın Bülent Arınç’ın değerlendirmesi gerekir. Boyunun benden uzun olması, aklının benden uzun olmasını gerektirmez. Demek ki aklı daha kısa.

- Recep Bey şehitlere ağlamaz çünkü onlara ‘kelle’ dedi. Kilis meydanından sesleniyorum; ‘Şehitlere kelle demedim’ desin ona teşekkür ederim. Ama dediyse şehitlerden, yakınlarından ve Türk milletinden özür dile diyorum. Bunların görevi bizi bölmek. AKP bölücü partidir. Milleti vatandaşı böler. ‘Büyük düşünün’ derken de, ‘Büyük götürün’ diyorlar.

- Diyorlar ki, anayasada evet oyu verin. Sizden bir söz daha istiyorum, bunlarda yalan var, talan var, bunlarda her türlü numara var. 12 Eylül’de sandıklara sahip çıkacaksınız, her şeyi çalan sandığı da çalar. Sandığa sahip çıkarsak ülkeye de sahip çıkmış oluruz. AKP’nin sandığa gömüldüğünü de görmüş oluruz. (Mustafa ŞİRİN - Hasan GÖÇER - Ahmet KAYA - Mehmet BULUT - Lütfi YIKAN - Ahmet GÖK / Kahramanmaraş, Elbistan, Altunelma, Afşin, Nurhak / DHA)





Güncelleme Tarihi: 01 Ağustos 2010, 11:18
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner63