<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Kahramanmaraş Haberleri</title>
    <link>https://www.kanal46.com</link>
    <description>Kahramanmaraş son dakika haberleri, Onikişubat, Dulkadiroğlu ve Elbistan’dan en güncel gelişmeler Kanal 46’da! Maraş hava durumu, vefat ilanları ve son dakika asayiş haberleri için şehrin en hızlı haber sitesini takip edin.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.kanal46.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 30 Jul 2026 20:36:36 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.kanal46.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Kırşehir Hastanesinde Sağlıkta Yeni Dönem: Biyopsi Yapıldı]]></title>
      <link>https://www.kanal46.com/kirsehir-hastanesinde-saglikta-yeni-donem-biyopsi-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanal46.com/kirsehir-hastanesinde-saglikta-yeni-donem-biyopsi-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kırşehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi, kemik iliği biyopsisi işlemini ilk kez uygulayarak hastaların sevk ihtiyacını ortadan kaldırdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2><strong>KIRŞEHİR’DE SAĞLIK HİZMETLERİNDE YENİ DÖNEM</strong></h2>

<p>Kırşehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi, bünyesindeki tıbbi imkânları genişleterek kentte bir ilke imza attı. Uzman ekipler, kemik iliği biyopsisi işlemini hastanede ilk kez başarıyla uyguladı. Bu gelişme sayesinde hematolojik rahatsızlık yaşayan Kırşehirli hastalar, tanı ve takip süreçlerini başka şehirlere gitmeden kendi illerinde tamamlayacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>İL DIŞI SEVK İHTİYACI ORTADAN KALKTI</strong></h2>

<p>Daha önceki süreçte kemik iliği biyopsisine ihtiyaç duyan hastalar, tedavi ve teşhis amacıyla Ankara ile Kayseri gibi çevre illerdeki hastanelere sevk ediliyordu. Kırşehir Eğitim ve Araştırma Hastanesinin bu hizmeti bünyesine dahil etmesi, hastaların il dışına seyahat etme zorunluluğunu bitirdi. Hastalar artık zaman kaybetmeden teşhis ve takip imkânına ulaşıyor.</p>

<h2><strong>UZMAN DR. UFUK GÖRDÜK İŞLEMİ BAŞARIYLA TAMAMLADI</strong></h2>

<p>Hastanenin Hematoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ufuk Gördük, gerçekleştirilen biyopsi işlemiyle tanı süreçlerinde kritik bir adımı geride bıraktı. Kanser türlerinin ve kan hastalıklarının teşhisinde bu yöntemin önemine değinen Gördük, uygulamanın tıp dünyasında standart ve güvenli bir rutin işlem olduğunu ifade etti.</p>

<h2><strong>SAĞLIK KURUMLARI HİZMET KALİTESİNİ YÜKSELTİYOR</strong></h2>

<p>Hematoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ufuk Gördük, Kırşehir’de sağlık hizmeti standartlarını en üst seviyeye çıkarmayı hedeflediklerini belirtti. Gördük, bölgedeki vatandaşların yaşadıkları şehirden ayrılmadan kaliteli ve nitelikli sağlık hizmeti alabilmesi amacıyla bu tür kritik uygulamaları sürdüreceklerini kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.kanal46.com/kirsehir-hastanesinde-saglikta-yeni-donem-biyopsi-yapildi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 17:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanal46com.teimg.com/crop/1280x720/kanal46-com/uploads/2026/07/kirsehir.jpg" type="image/jpeg" length="44350"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Darende'de 83 Yaşındaki Hasta İçin Hava Ambulansı Havalandı]]></title>
      <link>https://www.kanal46.com/darendede-83-yasindaki-hasta-icin-hava-ambulansi-havalandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanal46.com/darendede-83-yasindaki-hasta-icin-hava-ambulansi-havalandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Malatya'nın Darende ilçesinde solunum yetmezliği yaşayan 83 yaşındaki hasta, hava ambulansı aracılığıyla il merkezindeki tam teşekküllü hastaneye sevk edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2><strong>DARENDE'DE ZAMANLA YARIŞ</strong></h2>

<p>Malatya'nın Darende ilçesinde yaşayan 83 yaşındaki A.F.A., göğüs hastalığı şikayetiyle ilçe devlet hastanesine başvurdu. Darende Hulusi Efendi Devlet Hastanesinde tedavi altına alınan yaşlı hastanın durumunun ağırlaşması üzerine doktorlar, ileri tetkik ve kapsamlı tedavi kararı aldı. Sağlık ekipleri, hastanın il merkezindeki tam donanımlı bir hastaneye nakledilmesi amacıyla acil olarak hava ambulansı talebinde bulundu. Kısa sürede ilçeye ulaşan helikopter ambulans, hastayı alarak Malatya merkezindeki hastaneye hızlıca yetiştirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>İLÇEDE AYNI GÜN İKİNCİ SEVK</strong></h2>

<p>Darende'de aynı gün içerisinde ikinci kez hava ambulansı hareketliliği yaşandı. Sağlık Bakanlığına bağlı hava ambulansı ekipleri, günün erken saatlerinde yine durumu kritik olan başka bir hasta için acil uçuş gerçekleştirdi. Yaşlı hastanın sevkiyle birlikte ekipler, aynı gün içinde Darende ilçesinden il merkezine ikinci kez tıbbi tahliye operasyonunu başarıyla tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.kanal46.com/darendede-83-yasindaki-hasta-icin-hava-ambulansi-havalandi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 17:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanal46com.teimg.com/crop/1280x720/kanal46-com/uploads/2026/07/daren.jpg" type="image/jpeg" length="53579"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Samsun'da Şoför Esnafından Anlamlı Kan Bağışı Kampanyası]]></title>
      <link>https://www.kanal46.com/samsunda-sofor-esnafindan-anlamli-kan-bagisi-kampanyasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanal46.com/samsunda-sofor-esnafindan-anlamli-kan-bagisi-kampanyasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Samsun'da şoför esnafı Kızılay'ın kan bağışı kampanyasına destek verdi. Vali Tavlı tüm vatandaşları düzenli kan bağışında bulunmaya çağırdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>SAMSUN'DA ŞOFÖR ESNAFI KAN BAŞIĞI İÇİN BİR ARAYA GELDİ</strong><br />
Türk Kızılay öncülüğünde hayata geçen "Birbirimize Candan Bağlıyız" projesi, Samsun’da geniş bir katılımla gerçekleşti. Şoför esnafı, toplumsal dayanışmayı güçlendirmek amacıyla gönüllü olarak kan bağışında bulundu. Samsun Valisi Orhan Tavlı da organizasyon alanını ziyaret ederek yürütülen çalışmaları yerinde inceledi ve topluma bağış çağrısında bulundu.</p>

<p>Türk Kızılay İl Merkezi Başkanlığı ve Orta Karadeniz Bölge Kan Merkezi, sürece Samsun Şoförler ve Otomobilciler Odası ile yerel dolmuş hattı derneklerini dâhil etti. Ortaklaşa düzenlenen organizasyon, kentteki sivil toplum kuruluşları ile esnafı aynı amaç etrafında buluşturdu.</p>

<p><strong>KENT PROTOKOLÜ VE ESNAF KAMPANYAYA YOĞUN İLGİ GÖSTERDİ</strong><br />
Etkinlik alanında gerçekleşen buluşmaya kent protokolü ve esnaf temsilcileri geniş katılım sağladı. Samsun Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Hacı Eyüb Güler, Türk Kızılay İl Merkezi Başkanı Onur Çoban ve Orta Karadeniz Bölge Kan Merkezi Müdürü Dr. Muhsin Yıldırım organizasyonda hazır bulundu. Siyasi parti temsilcileri, dernek yöneticileri ve çok sayıda şoför esnafı da bağış sürecine aktif olarak katıldı.</p>

<p><strong>Samsun Valisi Orhan Tavlı, etkinlik sırasında yaptığı açıklamada kan bağışının hayati önemini vurguladı. Tavlı, bağışlanan her ünitenin bir insana yaşam umudu sunduğunu ifade etti. Zor anlarda devreye giren kurumların ve duyarlı esnafın varlığına dikkat çeken Tavlı, organizasyona emek veren herkese teşekkürlerini iletti.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>DÜZENLİ BAĞIŞIN ÖNEMİ BİR KEZ DAHA VURGULANDI</strong><br />
Vali Orhan Tavlı, verilen her damla kanın hastalar için şifa, aileler için ise büyük bir sevinç kaynağı oluşturduğunu belirtti. Konuşmasında toplumun tüm kesimlerini kapsayan bir çağrı yapan Tavlı, vatandaşların bu konuda süreklilik sağlamasını istedi.</p>

<p><strong>Organizasyon yetkilileri de kan ihtiyacının anlık bir durum olmadığını, aksine kesintisiz bir süreç gerektirdiğini hatırlattı. Yetkililer, sağlıklı her bireyin en yakın Türk Kızılay noktasına başvurarak düzenli bağış yapması gerektiğini bir kez daha altını çizerek ifade etti.</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.kanal46.com/samsunda-sofor-esnafindan-anlamli-kan-bagisi-kampanyasi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 17:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanal46com.teimg.com/crop/1280x720/kanal46-com/uploads/2026/07/samsun-1.jpg" type="image/jpeg" length="31928"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kahramanmaraş  Geneli Sağlığı Tehdit Eden Gıdalar listesi açıklandı]]></title>
      <link>https://www.kanal46.com/kahramanmaras-geneli-sagligi-tehdit-eden-gidalar-listesi-aciklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanal46.com/kahramanmaras-geneli-sagligi-tehdit-eden-gidalar-listesi-aciklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığı, Kahramanmaraş ve Türkiye genelinde yürüttüğü gıda denetim sonuçlarını paylaştı. En çok usulsüzlük yapılan ürünler belli oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>GIDA DENETİM SONUÇLARI KAHRAMANMARAŞ VE TÜRKİYE GENELİNDE AÇIKLANDI</strong><br />
Tarım ve Orman Bakanlığı ekipleri, vatandaşların sağlığını korumak amacıyla 81 ilde ve Kahramanmaraş genelinde yürüttüğü kapsamlı gıda denetimlerini aralıksız sürdürüyor. Laboratuvar analizleri sonucunda mevzuata aykırı üretim yapan işletmeleri tek tek tespit eden bakanlık, hileli ürün listelerini kamuoyunun bilgisine sunuyor. Son denetim verileri, gıda sektöründe yaşanan usulsüzlüklerin boyutunu ve tüketicilerin alışveriş yaparken dikkat etmesi gereken noktaları açıkça gösteriyor.</p>

<p><strong>ET VE ET ÜRÜNLERİNDE HİLELİ ÜRETİM ÖNE ÇIKIYOR</strong><br />
Denetim raporları, usulsüzlüklerin en yoğun görüldüğü alanın et ve et ürünleri sektörü olduğunu doğruluyor. Ekipler; Kahramanmaraş'taki yerel pazarlardan Türkiye'nin dört bir yanındaki marketlere kadar geniş bir alanda aldıkları numuneleri inceledi. Analizler; dana eti etiketiyle satılan sucuk, salam, kavurma ve köfte gibi ürünlerde kanatlı eti, sakatat, tek tırnaklı hayvan eti ve hatta domuz eti yer aldığını ortaya çıkardı. Tüketiciler, içerik bilgisiyle uyuşmayan bu hileli ürünler karşısında aldatılma riskiyle yüz yüze kalıyor.</p>

<p><strong>ZEYTİNYAĞI BAL VE SÜT ÜRÜNLERİNE DİKKAT ETMENİZ GEREKİYOR</strong><br />
Bakanlık müfettişleri, temel gıda maddeleri arasındaki zeytinyağı, bal ve süt ürünlerinde de ciddi taklit ve tağşiş örnekleri belirledi. İncelemeler; saf zeytinyağlarına ucuz tohum yağlarının karıştırıldığını, süzme ballara ise glikoz ile fruktoz şuruplarının eklendiğini gösteriyor. Benzer şekilde süt, peynir ve tereyağı gibi ürünlerde süt yağını düşüren, bitkisel yağ ve nişasta ilave eden firmalar da denetim ağından kaçamadı. Bu tür usulsüzlükler hem besin değerini düşürüyor hem de halk sağlığını riske atıyor.</p>

<p><strong>BAHARAT VE TAKVİYE EDİCİ GIDALARDA TEHLİKE SÜRÜYOR</strong><br />
Denetimlerin kapsama alanı sadece temel gıdalarla sınırlı kalmıyor. Ekipler; baharatlarda gıdaya uygun olmayan yasaklı boya maddeleri ve yabancı ot karışımları tespit etti. İnternet üzerinden veya kontrolsüz kanallardan satılan takviye edici gıdalarda ise etikette yer almayan gizli ilaç etken maddeleri ortaya çıkarıldı. Sahte ve kaçak alkollü içeceklerde görülen metanol maddesi ise hayati tehlike oluşturmaya devam ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>BİLİNÇLİ TÜKETİCİ VE SIKI DENETİM SAĞLIĞINIZI KORUR</strong><br />
Tarım ve Orman Bakanlığı, şeffaflık ilkesi gereği mevzuata uymayan firmaları ifşa etmeyi sürdürüyor. Uzmanlar, Kahramanmaraş'taki ve Türkiye'deki tüketicilerin ürün satın alırken sadece fiyata odaklanmaması gerektiğini vurguluyor. Vatandaşların, etiket bilgilerini okuması, güvenilir markaları seçmesi ve şüphelendikleri durumları yetkili mercilere bildirmesi gıda güvenliğinin sağlanmasında büyük önem taşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>KAHRAMANMARAŞ, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.kanal46.com/kahramanmaras-geneli-sagligi-tehdit-eden-gidalar-listesi-aciklandi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 17:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanal46com.teimg.com/crop/1280x720/kanal46-com/uploads/2026/07/alisveris.webp" type="image/jpeg" length="35735"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Erkeklerde Meme Kanseri Belirtileri ve Erken Teşhisin Önemi]]></title>
      <link>https://www.kanal46.com/erkeklerde-meme-kanseri-belirtileri-ve-erken-teshisin-onemi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanal46.com/erkeklerde-meme-kanseri-belirtileri-ve-erken-teshisin-onemi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tekirdağ’da yaşayan 54 yaşındaki İlyas Akman, duş sırasında fark ettiği kitle sayesinde meme kanserini yendi ve mücadelesiyle tüm erkeklere örnek oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>ERKEKLERDE MEME KANSERİ RİSKİNE KARŞI ERKEN TEŞHİS HAYAT KURTARIYOR</strong><br />
Meme kanseri toplumda genellikle kadınlara özgü bir rahatsızlık olarak biliniyor. Ancak tıp uzmanları, bu hastalığın düşük bir oranla da olsa erkeklerde ortaya çıktığını belirtiyor. Tekirdağ’da yaşamını sürdüren 54 yaşındaki İlyas Akman, 2018 yılında kendi dikkati sayesinde bu teşhisi aldı. Banyoda temizlenirken sol göğsünde sıradan olmayan bir sertlik hisseden Akman, herhangi bir ağrı yaşamamasına rağmen vakit kaybetmeden genel cerrahi uzmanına başvurdu. Yapılan mamografi, ultrason ve biyopsi incelemeleri sonucunda kitle tespit eden doktorlar, Akman'ı bir hafta içinde ameliyata aldı. Başarılı cerrahi müdahalenin ardından başlayan 4 aylık kemoterapi süreci, hastalığın gerilemesini sağladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>GENETİK YATKINLIK NEDENİYLE İKİNCİ AMELİYATI TERCİH ETTİ</strong><br />
Kemoterapi tedavisinin tamamlanmasıyla birlikte uzmanlar Akman ailesine genetik tarama testi uyguladı. Test sonuçlarında ailevi genetik yatkınlık ortaya çıkınca, İlyas Akman risk almamayı seçti. Sağ memesinde herhangi bir hastalık bulgusu yer almamasına rağmen, ilerleyen yıllarda aynı süreçleri tekrar yaşamamak adına bir yıl sonra ikinci memesini de aldırdı. Genetik analizlerin doğruluğu kısa süre sonra Akman’ın kız kardeşinde de ortaya çıktı. Benzer rahatsızlığa yakalanan kız kardeşi de doğru tedavi süreciyle sağlığına kavuştu. İki kardeş de günümüzde rutin 6 aylık sağlık kontrollerini aksatmadan yaşamlarına devam ediyor.</p>

<p><strong>KANSER MÜCADELESİNDE YÜKSEK MORAL VE ÇALIŞMA AZMİ</strong><br />
Hastalığı ilk öğrendiği anda kısa süreli bir tedirginlik yaşayan İlyas Akman, durumu psikolojik olarak kabullenmeyi reddetti. Doktorlarının desteğiyle motivasyonunu her zaman yüksek tutan Akman, günlük hayatından ve iş temposundan kopmadı. Tedavi sürecinde hem çiftçilik faaliyetlerini hem de özel sektördeki işini kesintisiz sürdürdü. Hastalığa teslim olmamanın iyileşme sürecini hızlandırdığını vurgulayan Akman, zihinsel olarak güçlü kalmanın tedavinin başarısında büyük rol oynadığını ifade ediyor.</p>

<p><strong>ERKEKLERİN KENDİ VÜCUTLARINI KONTROL ETMESİ GEREKİYOR</strong><br />
Erkeklerin sağlık konusunda kadınlar kadar hassas davranmadığına dikkat çeken İlyas Akman, erkeklerde hastalığın geç fark edilmesi durumunda hayati tehlikenin arttığını belirtiyor. Hastalığın koltuk altı ve lenf bezlerine yayılmadan tespit edilmesi, tedavi başarısını doğrudan etkiliyor. Akman, erkeklerin duş alırken meme uçlarını ve çevresini elle kontrol etmelerini, en küçük bir farklılık veya doku değişimi hissettiklerinde ertelemeden uzman bir doktora başvurmalarını tavsiye ediyor. Erken tanının hayat kurtardığını kendi deneyimiyle doğruluyor.</p>

<p><strong>KANSER HASTALARINA UMUT VE MORAL OLUYOR</strong><br />
Sağlığına tamamen kavuşan İlyas Akman, günlük işlerinin yanı sıra sosyal sorumluluk çalışmalarına da zaman ayırıyor. Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Hastanesi Terapi Merkezi bünyesindeki kurslara katılan Akman, burada el sanatları ürünleri üretiyor. Merkezde tedavi gören diğer kanser hastalarıyla iletişim kuran Akman, kendi iyileşme hikayesini paylaşarak hastalara moral veriyor ve onların mücadele azmini güçlendiriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.kanal46.com/erkeklerde-meme-kanseri-belirtileri-ve-erken-teshisin-onemi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 15:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanal46com.teimg.com/crop/1280x720/kanal46-com/uploads/2026/07/meme-kanseri.jpg" type="image/jpeg" length="19916"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kahramanmaraş'ta Yaz Sıcaklarına Karşı En Etkili Serinleme Yöntemleri]]></title>
      <link>https://www.kanal46.com/kahramanmarasta-yaz-sicaklarina-karsi-en-etkili-serinleme-yontemleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanal46.com/kahramanmarasta-yaz-sicaklarina-karsi-en-etkili-serinleme-yontemleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kahramanmaraş yaz sıcaklarında sıvı kaybına dikkat! Uzmanlar harareti önleyen karpuz, kavun, salatalık, yoğurt ve ayran tüketimini önemle tavsiye ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yaz Sıcaklarında Sıvı Kaybına Karşı Kahramanmaraş’ta Uzmanlardan Hayati Uyarılar</strong><br />
Güneydoğu ve Doğu Akdeniz’in kesişim noktasında yer alan Kahramanmaraş, yaz aylarında oldukça yüksek sıcaklıklara sahne oluyor. Termometrelerin zirveyi gördüğü bu günlerde, vücudun en büyük düşmanı ise sıvı kaybı (dehidrasyon) olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, Maraş sıcağında sağlığı korumanın ve serin kalmanın yolunun doğru beslenmeden geçtiğini belirtiyor.</p>

<p><strong>Kahramanmaraş Sıcağında Vücudu Koruyan En Etkili Besinler</strong><br />
Yaz aylarında terleme yoluyla kaybedilen su ve mineral miktarı ciddi boyutlara ulaşıyor. Kahramanmaraş’ta günlük yaşamı olumsuz etkileyen bu duruma karşı, su oranı yüksek yiyeceklerin tüketilmesi büyük önem taşıyor.</p>

<p><strong>İşte sıcak günlerde sofralardan eksik edilmemesi gereken o besinler:</strong></p>

<p><strong>Karpuz ve Kavun: Yüksek su içerikleriyle hem vücudun hidrasyon ihtiyacını karşılar hem de tatlı krizlerini sağlıklı bir şekilde geçiştirir.</strong></p>

<p><strong>Salatalık: Neredeyse tamamen sudan oluşan yapısıyla harareti anında alan en hafif alternatiflerden biridir.</strong></p>

<p><strong>Maraş’ta Harareti Alan Geleneksel ve Sağlıklı İçecekler</strong><br />
Sadece katı gıdalar değil, sıvı destekleri de bu dönemde hayati rol oynuyor. Kahramanmaraş’ın zengin mutfak kültüründe sıvı dengesini koruyacak harika alternatifler mevcut.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Yoğurt ve Ayran: İçerdikleri mineraller ve probiyotikler sayesinde hem sindirim sistemini düzenler hem de terle kaybedilen tuzu vücuda geri kazandırır. Özellikle buz gibi bir Maraş ayranı, yaz sıcaklarında sıvı dengesini korumak için en doğal ve etkili formüllerin başında geliyor.</strong></p>

<p><strong>Uzmanlar, gün içinde bol su tüketiminin yanı sıra bu besinlerin de düzenli olarak beslenme programına eklenmesi gerektiğinin altını çiziyor.</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>KAHRAMANMARAŞ, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.kanal46.com/kahramanmarasta-yaz-sicaklarina-karsi-en-etkili-serinleme-yontemleri</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 10:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanal46com.teimg.com/crop/1280x720/kanal46-com/uploads/2026/07/kahramanmarasss-4.webp" type="image/jpeg" length="40935"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[100 Can Alan "Ejderha Sıcakları" Geliyor: Kahramanmaraş İçin Kırmızı Alarm!]]></title>
      <link>https://www.kanal46.com/100-can-alan-ejderha-sicaklari-geliyor-kahramanmaras-icin-kirmizi-alarm</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanal46.com/100-can-alan-ejderha-sicaklari-geliyor-kahramanmaras-icin-kirmizi-alarm" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa'da 100 can alan 'Ejderha Sıcakları' Kahramanmaraş'a geliyor! 30 Haziran ve 1 Temmuz için uzmanlardan kritik uyarılar, riskli saatler ve önlemler...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Avrupa'yı Kavuran "Ejderha Sıcakları" Türkiye Sınırında: Kahramanmaraş Alarmda!</strong><br />
Avrupa kıtasında adeta yıkıma yol açan ve yaklaşık 100 kişinin yaşamını yitirmesine neden olan ekstrem sıcak hava dalgası, rotasını Türkiye’ye çevirdi. Meteoroloji uzmanlarından alınan son bilgilere göre, bu tehlikeli hava dalgası özellikle Haziran sonu ve Temmuz başında yurt genelinde etkisini hissettirecek. Bölgedeki sıcaklıkların mevsim normallerinin çok üzerine çıkacağı öngörülürken, uzmanlar 30 Haziran ve 1 Temmuz tarihleri için kritik uyarılarda bulundu.</p>

<p><strong>Kahramanmaraş Temmuza Sıcak Dalgalanmayla Giriyor</strong><br />
Avrupa üzerinden gelen ve "Ejderha Sıcakları" olarak adlandırılan bu ekstrem hava dalgası, Kahramanmaraş'ta termometreleri zirveye taşıyacak. Yetkililer, ani sıcaklık artışlarının yol açabileceği güneş çarpması, dehidrasyon (vücudun susuz kalması) ve ani tansiyon değişimleri gibi ciddi sağlık sorunlarına karşı vatandaşların şimdiden önlem alması gerektiğini belirtiyor.</p>

<p><strong>Kahramanmaraş'ta En Riskli Saatler: 10.00 - 16.00 Arasına Dikkat!</strong><br />
Uzmanlar, gün içinde güneş ışınlarının yeryüzüne en dik açıyla ulaştığı 10.00 ile 16.00 saatleri arasının en tehlikeli zaman dilimi olduğunu vurguluyor. Hayati bir zorunluluk olmadıkça bu saatlerde açık havaya çıkılmaması tavsiye ediliyor. Özellikle açık alanda mesai yapan kuryeler, inşaat işçileri ve pazarcılar ile kronik rahatsızlığı olanların bu zaman diliminde ekstra koruma sağlaması gerekiyor.</p>

<p><strong>Sıcak Çarpması Belirtilerini Hafife Almayın<br />
Aşırı sıcağa maruz kalmanın tetiklediği sıcak çarpması, ölümcül sonuçlar doğurabilen ciddi bir klinik tablo oluşturabiliyor. En sık karşılaşılan belirtiler şu şekilde sıralanıyor:</strong></p>

<p><strong>Şiddetli baş ağrısı ve baş dönmesi</strong></p>

<p><strong>Mide bulantısı ve kusma</strong></p>

<p><strong>Görme netliğinde bozulma</strong></p>

<p><strong>Bilinçte bulanıklık veya ani bayılma hissi</strong></p>

<p><strong>Bu tür semptomlarla karşılaşılması durumunda, kişinin vakit kaybetmeden gölge ve serin bir alana taşınması, vücut ısısının düşürülmeye çalışılması ve acilen en yakın sağlık kuruluşuna ulaştırılması büyük önem taşıyor.</strong></p>

<p><strong>Hassas ve Riskli Gruplar İçin Tehlike Çanları Çalıyor</strong><br />
Yüksek sıcaklıklar herkesi olumsuz etkilese de bazı gruplar için tehdit çok daha büyük. Bebekler, çocuklar, hamileler, yaşlılar ile kalp, solunum ve böbrek yetmezliği olan hastaların günün en sıcak anlarında doğrudan güneş ışığına maruz kalmaması gerekiyor. Bu gruptaki kişilerin ağır fiziksel aktivitelerden kaçınması ve sıvı alımını en üst düzeyde tutması hayati önem taşıyor.</p>

<p><strong>Kalp ve Tansiyon Hastalarına Hayati Uyarılar</strong><br />
Hava sıcaklığının 35 derecenin üzerine çıkması, özellikle kardiyovasküler sistem rahatsızlığı olan bireyler için risk faktörünü katlıyor. Aşırı nem ve sıcaklık vücudun termoregülasyon (ısı dengesi) mekanizmasını bozarak tansiyon dalgalanmalarına yol açabiliyor. Kalp ve tansiyon hastalarının doktor kontrolündeki ilaç düzenlerini asla bozmamaları ve bu kritik günlerde dış ortam aktivitelerini tamamen kısıtlamaları öneriliyor.</p>

<p><strong>Kahramanmaraşlılar Sıcak Hava Dalgasından Korunmak İçin Neler Yapmalı?</strong><br />
Uzmanlar, bu zorlu hava şartlarını en az zararla atlatabilmek için vatandaşlara şu pratik önlemleri almalarını tavsiye ediyor:</p>

<p><strong>Giyim Kuşam: Vücudu sıkmayan, açık renkli, hafif ve pamuklu kumaşlar tercih edilmeli; dışarı çıkarken mutlaka şapka ve güneş gözlüğü kullanılmalı.</strong></p>

<p><strong>Sıvı Tüketimi: Tıbbi bir kısıtlaması bulunmayan her birey, susama hissini beklemeden günde en az 2 ila 2,5 litre su tüketmeli.</strong></p>

<p><strong>Beslenme Düzeni: Ağır, yağlı ve sindirimi zor gıdalardan uzak durulmalı; taze meyve ve sebze ağırlıklı beslenmeye özen gösterilmeli.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Aktivite Saatleri: Spor veya yoğun fiziksel güç gerektiren işler, günün serin saatleri olan sabahın erken vakitlerine ya da akşam gün batımı sonrasına planlanmalı.</strong></p>

<p><strong>Serinlerken Sağlığınızdan Olmayın: Klima Kullanım Rehberi</strong><br />
Yüksek sıcaklıklardan kaçmak için yoğun şekilde kullanılan klimalar, yanlış kullanımda farklı hastalıklara davetiye çıkarabiliyor. Kapalı mekanlardaki klimaların doğrudan vücuda üflememesine dikkat edilmeli ve dış ortam ile iç ortam arasındaki sıcaklık farkı çok yüksek tutulmamalıdır. Ayrıca, cihazların filtre temizliği ve periyodik bakımlarının yapılmış olması, solunum yolu enfeksiyonlarını önlemek açısından kritik bir rol oynuyor.a</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>KAHRAMANMARAŞ, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.kanal46.com/100-can-alan-ejderha-sicaklari-geliyor-kahramanmaras-icin-kirmizi-alarm</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 14:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanal46com.teimg.com/crop/1280x720/kanal46-com/uploads/2026/06/yaniyor.jpg" type="image/jpeg" length="61300"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yaz Tatilinde Yapılan Bu Hata Çocukların Geleceğini Etkiliyor!]]></title>
      <link>https://www.kanal46.com/yaz-tatilinde-yapilan-bu-hata-cocuklarin-gelecegini-etkiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanal46.com/yaz-tatilinde-yapilan-bu-hata-cocuklarin-gelecegini-etkiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlar, yaz tatilinde çocukların ekran süresi, uyku düzeni ve sosyal aktivitelerinin dengeli planlanması gerektiğini belirterek aileleri uyardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yaz Tatili Çocukların Geleceğini Şekillendiriyor! Uzmanlardan Ailelere Önemli Tavsiyeler</strong></p>

<p>Okulların kapanmasıyla birlikte milyonlarca öğrenci yaz tatiline başladı. Uzmanlar ise bu dönemin yalnızca dinlenme süreci olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, doğru planlanan bir tatilin çocukların hem akademik hem de psikolojik gelişimine önemli katkılar sağlayacağını ifade ediyor.</p>

<p>Medline Adana Hastanesi Uzman Psikoloğu Fulda Karaçiçek, yaz tatilinin tamamen plansız geçirilmesinin çocuklarda uyku bozukluğu, ekran bağımlılığı ve motivasyon kaybı gibi sorunlara neden olabileceğine dikkat çekti. Ailelerin bu süreci bilinçli yönetmesinin, çocukların yeni eğitim yılına daha hazır başlamalarını sağlayacağını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Tatilin İlk Günlerinde Esnek Olun Ama Kontrolü Kaybetmeyin</strong></p>

<p>Uzman Psikolog Fulda Karaçiçek, yoğun geçen eğitim döneminin ardından çocukların dinlenmeye ihtiyaç duymasının son derece doğal olduğunu belirtti. Bu nedenle tatilin ilk günlerinde günlük rutinin bir miktar esnetilebileceğini ifade eden Karaçiçek, bu esnekliğin uzun süre devam etmesinin biyolojik saati olumsuz etkileyebileceğini vurguladı.</p>

<p>Özellikle geç saatlere kadar uyanık kalma ve geç kalkma alışkanlığının kalıcı hale gelmesinin, okul dönemine dönüş sürecini zorlaştırabileceğini belirten uzmanlar, yaz boyunca dengeli bir günlük program oluşturulmasını öneriyor.</p>

<p><strong>Ekran Süresi Kontrol Altında Tutulmalı</strong></p>

<p>Yaz tatilinde çocukların en fazla zaman geçirdiği alanların başında telefon, tablet ve bilgisayarlar geliyor. Uzmanlara göre teknolojik cihazların tamamen yasaklanması doğru bir yöntem değil. Ancak kullanım süresinin sınırlandırılması büyük önem taşıyor.</p>

<p>Günün büyük bölümünü ekran karşısında geçiren çocuklarda dikkat dağınıklığı, hareketsizlik, sosyal izolasyon ve uyku problemlerinin görülebileceğini belirten Karaçiçek, ailelerin çocuklarını açık hava etkinlikleri, spor faaliyetleri ve sosyal organizasyonlara yönlendirmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Yaz Tatili Aile İçi İletişim İçin Büyük Bir Fırsat</strong></p>

<p><strong>Uzman Psikolog Fulda Karaçiçek'e göre yaz tatili, aile bireylerinin birlikte kaliteli zaman geçirebilmesi için önemli bir dönem oluşturuyor.</strong></p>

<p>Yıl boyunca okul ve iş temposu nedeniyle sınırlı kalan aile içi iletişimin bu süreçte güçlendirilebileceğini belirten Karaçiçek; birlikte yapılan yürüyüşler, kısa geziler, masa oyunları ve günlük sohbetlerin çocukların kendilerini daha güvende hissetmelerine katkı sunduğunu ifade etti.</p>

<p>Çocukların duygu ve düşüncelerini rahatça paylaşabildiği aile ortamlarının özgüven gelişimini desteklediğini belirten uzmanlar, yaz tatilinin aile bağlarını güçlendirmek için değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.</p>

<p><strong>Sosyal Etkinlikler Çocukların Gelişimine Katkı Sağlıyor</strong></p>

<p><strong>Yaz tatilinde çocukların yalnızca dinlenmesi değil, sosyal yönlerini geliştirmesi de büyük önem taşıyor.</strong></p>

<p><strong>Uzmanlar, arkadaşlarıyla vakit geçiren, grup etkinliklerine katılan ve fiziksel oyunlar oynayan çocukların iletişim becerilerinin daha hızlı geliştiğini belirtiyor.</strong></p>

<p>Ayrıca yaz kursları, spor faaliyetleri, sanat atölyeleri ve kültürel etkinliklerin çocukların yeni deneyimler kazanmasını sağladığı, özgüvenlerini artırdığı ve sosyal hayata uyumlarını güçlendirdiği ifade ediliyor.</p>

<p><strong>Küçük Sorumluluklar Büyük Kazanımlar Sağlıyor</strong></p>

<p><strong>Uzman Psikolog Fulda Karaçiçek, yaz tatilinde çocuklara yaşlarına uygun sorumluluklar verilmesinin gelişimleri açısından önemli katkılar sunduğunu belirtti.</strong></p>

<p><strong>Kendi odasını toplamak, günlük plan hazırlamak ya da ev işlerine destek olmak gibi görevlerin çocuklarda öz disiplin, sorumluluk bilinci ve problem çözme becerilerini geliştirdiğini söyleyen Karaçiçek, bu görevlerin bir ceza değil gelişim fırsatı olarak sunulması gerektiğinin altını çizdi.</strong></p>

<p><strong>Uzmanlara göre çocukların başardıklarını görmesi, özgüvenlerini artırırken yeni beceriler kazanmalarına da önemli katkı sağlıyor.</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.kanal46.com/yaz-tatilinde-yapilan-bu-hata-cocuklarin-gelecegini-etkiliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 13:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanal46com.teimg.com/crop/1280x720/kanal46-com/uploads/2026/06/tatill.jpg" type="image/jpeg" length="55973"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Daha az spor, daha çok uyku: Türkiye’nin 2025 günlük yaşam alışkanlıkları]]></title>
      <link>https://www.kanal46.com/daha-az-spor-daha-cok-uyku-turkiyenin-2025-gunluk-yasam-aliskanliklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanal46.com/daha-az-spor-daha-cok-uyku-turkiyenin-2025-gunluk-yasam-aliskanliklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TÜİK, 2025 Zaman Kullanım Araştırması ile Türkiye’nin 24 saatlik röntgenini çekti. Vatandaşlar günün büyük kısmını uykuya ayırırken, sosyal medya kullanımı 10 yılda iki katından fazla artış gösterdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), merakla beklenen 2025 yılı Zaman Kullanım Araştırması sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Daha önce 2006 ve 2015 yıllarında uygulanan kapsamlı çalışmanın üçüncüsü, Türkiye’de 10 yaş ve üzerindeki bireylerin günlük yaşam alışkanlıklarını ortaya koydu. Araştırma, fertlerin yaş, cinsiyet ve çalışma durumu gibi değişkenlere göre zamanlarını hangi faaliyetlere böldüğünü net rakamlarla gözler önüne serdi.</p>

<h2>UYKUYA GÜNDE ORTALAMA 9 SAAT AYIRIYORUZ</h2>

<p>Verilere göre, Türkiye’de yaşayan bireyler gün içinde en çok zamanı uykuya ayırıyor. Günlük ortalama uyku süresi 8 saat 55 dakika olarak hesaplandı. Kadınlar günde ortalama 9 saat uyurken, erkeklerde bu süre 8 saat 49 dakika seviyesinde kaldı. Hafta içi 8 saat 41 dakika olan uyku süresi, hafta sonlarında 9 saat 28 dakikaya çıkıyor. Uyku faaliyetini 3 saat 15 dakika ile yemek ve kişisel bakım, 2 saat 25 dakika ile iş hayatı, 2 saat 22 dakika ile hanehalkı ve aile bakımı takip ediyor.</p>

<h2>İSTİHDAMDA ERKEKLER, EV BAKIMINDA KADINLAR ÖNDE</h2>

<p>Çalışan bireylerin günlük mesai süreleri dikkat çekici farklılıklar gösteriyor. 15 yaş ve üzeri çalışan nüfus, istihdamla ilgili faaliyetlere günde ortalama 5 saat 41 dakika ayırıyor. Çalışan erkekler günde ortalama 6 saatini işine harcarken, çalışan kadınlarda bu süre 4 saat 58 dakika oluyor.</p>

<p>Ev içi sorumluluklarda ise tablo tam tersine dönüyor. Hanehalkı ve aile bakımına ayrılan sürede kadınlar, günlük ortalama 4 saat 3 dakika ile listenin başında yer alıyor. Erkeklerde ise bu süre 58 dakikada kalıyor. Çalışmayan kadınlar ev işlerine günde ortalama 4 saat 33 dakika vakit ayırırken, çalışmayan erkekler aynı faaliyet için 1 saat 17 dakika harcıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>SPOR VE HOBİLER GERİ PLANDA KALIYOR</h2>

<p>Araştırma, sportif faaliyetlere ayrılan sürenin oldukça kısıtlı olduğunu gösteriyor. Fertler günde ortalama sadece 12 dakikayı spor ve doğa sporlarına ayırıyor. Kadınlar spora 9 dakika, erkekler 16 dakika zaman veriyor. Sporun ardından en az vakit ayrılan faaliyetler ise 26 dakika ile hobiler ve 37 dakika ile gönüllü toplantılar oluyor. 10-14 yaş grubu; uyku, eğitim, hobi ve spor faaliyetlerine en fazla zamanı ayıran yaş grubu olarak öne çıkıyor.</p>

<h2>SOSYAL MEDYA KULLANIMINDA DEVASA ARTIŞ</h2>

<p>Günlük eğlence ve kültür faaliyetleri incelendiğinde televizyon izlemek yüzde 88,8 ile ilk sırada yer alıyor. Onu yüzde 71,7 ile sosyal medya ve yüzde 67,5 ile akraba ziyaretleri takip ediyor. 2015 verileriyle kıyaslandığında en büyük değişim sosyal medya kullanımında yaşandı. 2015 yılında yüzde 33,9 olan sosyal medyada vakit geçirme oranı, 2025 itibarıyla yüzde 71,7’ye fırladı. Aynı dönemde gazete ve dergi okuma oranında ise ciddi bir düşüş gözlendi; bu oran yüzde 39,4’ten yüzde 20,1’e geriledi. Sportif tercihlerde ise futbol oynama oranı azalırken, voleybola olan ilginin arttığı verilere yansıdı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.kanal46.com/daha-az-spor-daha-cok-uyku-turkiyenin-2025-gunluk-yasam-aliskanliklari</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 12:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanal46com.teimg.com/crop/1280x720/kanal46-com/uploads/2026/06/uyku-sorunu.jpg" type="image/jpeg" length="34588"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bayramın İlk Günü Acil Servisler Doldu TaşTI: Bakan Memişoğlu Acı Tabloyu Paylaştı]]></title>
      <link>https://www.kanal46.com/bayramin-ilk-gunu-acil-servisler-doldu-tasti-bakan-memisoglu-aci-tabloyu-paylasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanal46.com/bayramin-ilk-gunu-acil-servisler-doldu-tasti-bakan-memisoglu-aci-tabloyu-paylasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kurban Bayramı'nın ilk gününde acil servisler doldu! Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, kurban keserken yaralanan 13 bin 513 kişinin hastaneye başvurduğunu açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bayramın İlk Günü Acil Servisler Doldu TaşTI: Bakan Memişoğlu Acı Tabloyu Paylaştı<br />
Kurban Bayramı'nın ilk gününde, ibadetlerini yerine getirmek isterken kazayla kendisini yaralayan binlerce vatandaş hastanelere akın etti. Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, bayramın ilk 24 saatinde yaşanan yaralanma vakalarına dair resmi verileri kamuoyuna duyurdu. Bakanlığın yakından takip ettiği süreçte, acil servislerde yoğun bir mesai harcandı.</p>

<p><strong>Binlerce "Acemi Kasap" Hastanelik Oldu</strong><br />
Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu tarafından yapılan açıklamaya göre, bayramın ilk gününde kurban kesimi sırasında meydana gelen kazalar nedeniyle tam 13 bin 513 kişi sağlık kuruluşlarına başvurdu. Ülke genelindeki hastanelerde yaşanan bu yoğunluk karşısında, tüm sağlık birimlerinin koordineli ve hızlı bir şekilde müdahale süreçlerini yönettiği bildirildi. Vakaların ardından hastanelere başvuran vatandaşların tedavileri için acil servis ekipleri teyakkuza geçti.</p>

<p><strong>Bakan Memişoğlu’ndan Önemli Uyarı ve Teşekkür Mesajı</strong><br />
Vatandaşları sonraki günler için de daha tedbirli olmaya çağıran Bakan Memişoğlu, kurban kesim işlemlerinde azami dikkat gösterilmesi gerektiğinin altını çizdi. Görünmez kazalar sonucu yaralanan tüm vatandaşlara acil şifalar dileyen Sağlık Bakanı, mesajında sağlık çalışanlarını da unutmadı.</p>

<p><strong>Bayram tatili boyunca ailelerinden uzakta, fedakârca görev yapan sağlık personeline teşekkür eden Memişoğlu, şu ifadeleri kullandı:</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"Bayram mesaisinde büyük bir özveriyle, kesintisiz hizmet sunan tüm sağlık çalışanlarımıza yürekten teşekkür ediyorum."</strong></p>

<p>Yetkililer, bayram süresince oluşabilecek benzer durumların önüne geçmek amacıyla tüm bölgelerdeki hastanelerin durumunu ve başvuru grafiklerini anlık olarak takip etmeye devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.kanal46.com/bayramin-ilk-gunu-acil-servisler-doldu-tasti-bakan-memisoglu-aci-tabloyu-paylasti</guid>
      <pubDate>Fri, 29 May 2026 23:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanal46com.teimg.com/crop/1280x720/kanal46-com/uploads/2026/05/zinhk.jpg" type="image/jpeg" length="87362"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hantavirüs paniği kıtalararası sıçradı: Gemiden tahliye edilen yolcuda virüs tespit edildi]]></title>
      <link>https://www.kanal46.com/hantavirus-panigi-kitalararasi-sicradi-gemiden-tahliye-edilen-yolcuda-virus-tespit-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanal46.com/hantavirus-panigi-kitalararasi-sicradi-gemiden-tahliye-edilen-yolcuda-virus-tespit-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kanarya Adaları’nda karantinaya alınan MV Hondius gemisinden ayrılan bir yolcuda Hantavirüs saptandı. ABD’ye dönen vatandaşın test sonucunun pozitif çıkması, salgın endişesini küresel boyuta taşıdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İspanya’ya bağlı Kanarya Adaları’nda demirli bulunan MV Hondius isimli yolcu gemisinde başlayan Hantavirüs paniği, sınırları aşarak Amerika Birleşik Devletleri’ne ulaştı. Gemi içerisinde karantina süreçleri ve tahliye işlemleri devam ederken, yetkililerden korkutan açıklama geldi.</p>

<h2>KANARYA ADALARI'NDAN ABD'YE VİRÜS TAŞINDI</h2>

<p>Sağlık ekipleri, MV Hondius gemisinden ayrılarak ülkesine dönen bir ABD vatandaşının rutin kontrollerinde Hantavirüs tespit etti. Hastanın seyahat geçmişini inceleyen uzmanlar, virüsün gemi kaynaklı olduğunu doğruladı. Ekipler, hastayı derhal karantina altına alarak tedavi sürecini başlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>MV HONDIUS GEMİSİNDE TAHLİYE OPERASYONU SÜRÜYOR</h2>

<p>Virüsün ilk tespit edildiği gemideki operasyonları İspanyol yetkililer titizlikle yürütüyor. Sağlık protokolleri çerçevesinde yolcuların büyük bölümü tahliye edilirken, gemide geniş çaplı dezenfeksiyon çalışmaları yapılıyor. Uluslararası sağlık örgütleri, gemiden ayrılan diğer yolcuların da bulundukları ülkelerde sağlık taramasından geçmesini öneriyor.</p>

<h2>HANTAVİRÜS BELİRTİLERİ VE BULAŞMA RİSKİ NEDİR?</h2>

<p>Uzmanlar, Hantavirüsün genellikle kemirgenlerden insanlara bulaştığını ifade ediyor. Şiddetli baş ağrısı, yüksek ateş ve solunum yetmezliği gibi belirtilerle ortaya çıkan hastalık, erken teşhis edilmediğinde ciddi riskler barındırıyor. Sağlık bakanlıkları, özellikle enfekte bölgelerden dönen vatandaşların maske ve hijyen kurallarına uyması gerektiği konusunda uyarılar yayınlıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.kanal46.com/hantavirus-panigi-kitalararasi-sicradi-gemiden-tahliye-edilen-yolcuda-virus-tespit-edildi</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 14:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanal46com.teimg.com/crop/1280x720/kanal46-com/uploads/2025/06/virus.jpg" type="image/jpeg" length="70068"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hantavirüs Türkiye’de var mı? Sağlık Bakanlığı vaka açıklaması ve Ruhi Çenet’in sağlık durumu]]></title>
      <link>https://www.kanal46.com/hantavirus-turkiyede-var-mi-saglik-bakanligi-vaka-aciklamasi-ve-ruhi-cenetin-saglik-durumu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanal46.com/hantavirus-turkiyede-var-mi-saglik-bakanligi-vaka-aciklamasi-ve-ruhi-cenetin-saglik-durumu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Atlantik'i geçen MV Hondius gemisinde ortaya çıkan ve "fare virüsü" olarak bilinen Hantavirüs, yeni bir pandemi korkusu yarattı. Peki, Türkiye'de vaka var mı? Ruhi Çenet'in sağlık durumu nasıl?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Modern tıbbın son yıllarda yeniden merceğine aldığı Hantavirüs, MV Hondius kruvaziyer gemisinde yaşanan vakalarla birlikte dünya gündemine oturdu. Halk arasında "fare virüsü" olarak adlandırılan bu etken, kemirgen atıkları üzerinden insanlara bulaşarak ciddi sağlık krizlerine yol açıyor. Gemide bulunan ünlü içerik üreticisi Ruhi Çenet’in paylaşımları sonrası vatandaşlar "Türkiye'de Hantavirüs vakası var mı?" sorusuna yanıt arıyor.</p>

<h2>HANTAVİRÜS TÜRKİYE'DE GÖRÜLDÜ MÜ?</h2>

<p>MV Hondius gemisindeki olayların ardından Sağlık Bakanlığı verileri ve uzman görüşleri yeniden önem kazandı. Sağlık Bakanlığı, daha önce yaptığı bilgilendirmelerde Hantavirüsün Türkiye’de klinik olarak iki farklı tabloda seyrettiğini açıkladı. Ülkemizdeki vakalar genellikle böbrek fonksiyonlarını etkileyen "renal sendrom" grubunda yer alıyor.</p>

<p>Özellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında artış gösteren bu vakalar, kemirgenlerle temas ihtimali yüksek olan genç erkek nüfusta daha sık rapor ediliyor. Yetkililer, şu an için yurt içinde kitlesel bir salgın riskinin bulunmadığını ancak kişisel hijyenin hayati önem taşıdığını vurguluyor.</p>

<h2>RUHİ ÇENET KARANTİNADA MI?</h2>

<p>MV Hondius gemisindeki yolculuğunu "Ucuz kurtuldum" sözleriyle nitelendiren Ruhi Çenet’in sağlık durumu netlik kazandı. Yolculuğun 24. gününde gemiden ayrılan Çenet, olası bir enfeksiyon riskinden erken uzaklaştığını duyurdu. Edinilen bilgilere göre Çenet karantinada bulunmuyor. Gerekli tüm tıbbi taramalardan geçen ve test sonuçları negatif çıkan içerik üreticisi, günlük yaşantısına devam ediyor. Çenet, gemideki izolasyon önlemlerinin yetersiz olduğunu ve ortak kullanım alanlarının risk oluşturduğunu ifade etti.</p>

<h2>HANTAVİRÜS NEDİR, NASIL BULAŞIR?</h2>

<p>Hantavirüs, fare ve sıçan gibi kemirgenlerin taşıdığı zoonotik bir virüs ailesidir. İnsan sağlığını tehdit eden bu virüsün bulaşma yolları ise şöyledir:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>
 <p><strong>SOLUNUM:</strong> Kuruyan kemirgen atıklarının toz haline gelerek havaya karışması ve solunması en yaygın yoldur.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>TEMAS:</strong> Virüslü yüzeylere dokunulduktan sonra ellerin ağız veya göze sürülmesi enfeksiyona yol açar.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>ISIRIK:</strong> Nadir de olsa enfekte hayvanların ısırmasıyla virüs doğrudan kana karışır.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>GIDA:</strong> Fare dışkısı veya idrarıyla temas etmiş yiyeceklerin tüketilmesi risk barındırır.</p>
 </li>
</ul>

<h2>HANTAVİRÜS BELİRTİLERİ VE HASTALIK TÜRLERİ</h2>

<p>Hantavirüs, bulaştığı kişide genellikle 1 ila 8 hafta içinde belirti gösterir. İlk evrede yüksek ateş, şiddetli kas ağrıları, halsizlik ve kusma gibi grip benzeri semptomlar görülür. Hastalık ilerledikçe iki ana tablo ortaya çıkar:</p>

<ol start="1">
 <li>
 <p><strong>HPS (AKCİĞER SENDROMU):</strong> Hızlı ilerleyen nefes darlığı ve ağır öksürük ile seyreder.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>HFRS (BÖBREK SENDROMU):</strong> Böbrek yetmezliği, bel ağrısı ve vücutta kanama odakları ile kendini gösterir. Türkiye'deki vakalar genellikle bu grupta yer alır.</p>
 </li>
</ol>

<h2>HANTAVİRÜS ÖLÜMCÜL MÜ, TEDAVİSİ VAR MI?</h2>

<p>Hantavirüs için henüz geliştirilmiş özel bir ilaç veya aşı bulunmuyor. Ancak erken teşhis hayatta kalma şansını ciddi oranda artırıyor. Tedavi süreci hastanelerde; yoğun bakım desteği, solunum cihazı takviyesi ve organ fonksiyonlarını dengeleyici prosedürlerle yürütülüyor. Uzmanlar, belirti gösteren kişilerin vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurması gerektiğini hatırlatıyor.</p>

<h3>TÜRKİYE’DEKİ GEÇMİŞ VAKALAR</h3>

<p>Türkiye, Hantavirüs ile ilk kez 2009 yılında Batı Karadeniz bölgesinde tanıştı. Zonguldak ve Bartın merkezli ortaya çıkan vakalar, ilerleyen yıllarda İstanbul, Düzce ve Erzurum gibi illerde de görüldü. 2009-2018 yılları arasındaki verilere göre 251 vaka kayıtlara geçerken, bu vakalarda ölüm oranı yüzde 5 seviyesinde kaldı. Yetkililer, özellikle ormanlık alanlarda ve depolarda çalışan vatandaşları maske ve eldiven kullanımı konusunda uyarıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.kanal46.com/hantavirus-turkiyede-var-mi-saglik-bakanligi-vaka-aciklamasi-ve-ruhi-cenetin-saglik-durumu</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 17:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanal46com.teimg.com/crop/1280x720/kanal46-com/uploads/2024/05/uzmanlardan-yeni-koronavirus-varyanti-flirt-icin-uyari.webp" type="image/jpeg" length="86071"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diş apsesi ağrısına ne iyi gelir? Şişliği anında indiren etkili yöntemler]]></title>
      <link>https://www.kanal46.com/dis-apsesi-agrisina-ne-iyi-gelir-sisligi-aninda-indiren-etkili-yontemler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanal46.com/dis-apsesi-agrisina-ne-iyi-gelir-sisligi-aninda-indiren-etkili-yontemler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diş enfeksiyonuyla başa çıkmak için evde uygulanan pratik teknikler sadece zaman kazandırır. Ağrıyı dindiren yöntemleri ve uzmanların kritik tedavi uyarılarını rehberimizde bir araya getirdik.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ağız sağlığını tehdit eden diş iltihabı, özellikle dayanılmaz ağrılar ve yüzde oluşan şişliklerle yaşam kalitesini düşürüyor. Uzmanlar, enfeksiyonun kesin çözümü için tıbbi müdahalenin şart olduğunu bildirirken, evdeki uygulamaların sadece vakit kazandırdığına dikkat çekiyor.</p>

<p>Dişlerdeki derin çürükler veya diş eti rahatsızlıkları iltihaba zemin hazırlıyor. Enfeksiyonun vücuda yayılmaması için erken teşhis hayati önem taşıyor.</p>

<h2>EVDE GEÇİCİ RAHATLAMA İÇİN NELER YAPILMALI?</h2>

<p>Diş hekimlerine göre, evde yapılan müdahaleler sadece ağrı eşiğini yönetmeye yardımcı oluyor. Ilık su ve tuz karışımıyla yapılan gargaralar, ağızdaki bakteri yoğunluğunu azaltarak bölgeyi dezenfekte ediyor. Ayrıca, yanağın dışından uygulanan soğuk baskı tekniği, hem ödemi indiriyor hem de sızıyı hafifletiyor.</p>

<p>Enfeksiyonlu bölgeyi yemek artıklarından arındırmak ve yumuşak fırça darbeleriyle temizlik yapmak sürecin kötüleşmesini engelliyor. Ancak uzmanlar, bu adımların bir tedavi yöntemi olmadığını önemle hatırlatıyor.</p>

<p><img alt="Takma Dis" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://kanal46com.teimg.com/kanal46-com/uploads/2026/04/takma-dis.jpg" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>İLAÇ KULLANIMINDA BİLİNÇSİZ DAVRANMAYIN</h2>

<p>Diş sızısını dindirmek amacıyla tercih edilen ağrı kesiciler, geçici bir konfor alanı sunuyor. Bu noktada diş hekimleri, kontrolsüz ilaç tüketiminden kaçınılması gerektiğini ve mutlaka bir profesyonel görüşü alınmasını tavsiye ediyor.</p>

<h2>KALICI ÇÖZÜM İÇİN HEKİM MÜDAHALESİ ŞART</h2>

<p>Diş iltihabını tamamen ortadan kaldırmak için klinik ortamda müdahale gerekiyor. Hastanın durumuna göre kanal tedavisi, antibiyotik desteği veya cerrahi operasyonlar gündeme geliyor. Özellikle yüksek ateş, yutkunmada zorluk ve yüz hatlarında belirgin şişlik yaşayan kişilerin acil servislere başvurması gerekiyor.</p>

<p>Düzenli diş muayenesinin önemine değinen sağlık profesyonelleri, yılda iki kez yapılan kontrollerin bu tür ciddi enfeksiyon risklerini büyük oranda ortadan kaldırdığını belirtiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.kanal46.com/dis-apsesi-agrisina-ne-iyi-gelir-sisligi-aninda-indiren-etkili-yontemler</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 14:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanal46com.teimg.com/crop/1280x720/kanal46-com/uploads/2026/04/dis-iltihabi.jpg" type="image/jpeg" length="10416"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul İl Sağlık Müdürü Güner'den Çarpıcı Veri: Bir Yılda 300 Kez Doktora Giden Hasta Var!]]></title>
      <link>https://www.kanal46.com/istanbul-il-saglik-muduru-gunerden-carpici-veri-bir-yilda-300-kez-doktora-giden-hasta-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanal46.com/istanbul-il-saglik-muduru-gunerden-carpici-veri-bir-yilda-300-kez-doktora-giden-hasta-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner, megakentteki sağlık yükünü çarpıcı bir örnekle açıkladı: "Bir yılda 300 kez doktora gidip hastaneyi sosyalleşme aracı olarak kullananlar var."]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner, kentin sağlık haritasını ve muayene verilerini kamuoyuyla paylaştı. İstanbul’un dünyanın sağlık başkenti olduğunu vurgulayan Güner, sistemdeki yoğunluğun nedenlerine ve çözüm yollarına dair önemli uyarılarda bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>MUAYENE SAYISI DÜNYA ORTALAMASININ ÇOK ÜZERİNDE</h2>

<p>İstanbul'un devasa bir sağlık sistemiyle kesintisiz hizmet verdiğini belirten Doç. Dr. Güner, 2025 yılı verilerine göre kentte toplam 207 milyon muayene yapıldığını açıkladı. Kişi başına düşen muayene sayısının 12 olduğunu ifade eden Güner, bu rakamın dünya ortalamasını geride bıraktığını söyledi. İstanbul'un sadece yerli vatandaşa değil, 201 ülkeden yüz binlerce hastaya da şifa dağıttığını kaydeden Güner, "2025 yılında 2 milyon 600 bin ameliyat, 5 milyon kardiyoloji muayenesi ve 90 bine yakın anjiyo işlemi gerçekleştirdik." dedi.</p>

<h2>HASTANEYİ SOSYALLEŞME ARACI OLARAK KULLANIYORLAR</h2>

<p>Vatandaşların sağlık hizmetine erişimde sorun yaşamadığını ancak başvuru tercihlerinde hatalar olduğunu dile getiren Güner, Kocamustafapaşa'da yaşayan bir hastadan örnek verdi. Bir hastanın yılda 300 kez doktora başvurduğunu tespit ettiklerini belirten Güner, "Hastamıza nedenini sorduğumda bunun bir alışkanlık olduğunu söyledi. Maalesef hastaneleri sosyalleşme aracı olarak kullananlar var. Bu durum, gerçek ihtiyacı olan hastaların hizmete ulaşmasını zorlaştırıyor. 'Pazara giderken acile uğrayayım' mantığıyla hareket edenlerle karşılaşıyoruz." ifadelerini kullandı.</p>

<h2>3 BRANŞ DIŞINDA AYNI GÜNE RANDEVU MÜMKÜN</h2>

<p>Sağlık Bakanlığı'nın geliştirdiği performans sistemleriyle muayene sorunlarının büyük ölçüde çözüldüğünü vurgulayan Doç. Dr. Güner, MHRS verilerine dair güncel bilgileri aktardı. 80'den fazla branşta hizmet verdiklerini belirten Güner, "Göz, cildiye ve kardiyoloji dışındaki tüm branşlarda aynı güne randevu verebiliyoruz. Bu üç branşta ise en geç 10 gün içinde randevu oluşturabiliyoruz. Eğer vatandaşlarımız internetteki bilgi kirliliği yerine aile hekimlerine danışsa, hastane başvurularındaki bu gereksiz yoğunluğu yüzde 30 oranında azaltabiliriz." diye konuştu.</p>

<h2>AKŞAM POLİKLİNİKLERİNDE 1 MİLYON MUAYENE BARAJI AŞILDI</h2>

<p>Çalışan vatandaşların sağlık hizmetine erişimini kolaylaştırmak amacıyla başlatılan akşam polikliniklerinin büyük ilgi gördüğünü söyleyen Güner, 2025 Ekim ayından bu yana 1 milyondan fazla hastanın mesai sonrası muayene edildiğini belirtti. Saat 17.00 ile 22.00 arasında verilen bu hizmetin sayısını artıracaklarını ekleyen Güner, acil servislerdeki bekleme sürelerinin 20-30 dakika bandında olduğunu, ancak vatandaşların çoğunun evine 7 dakika mesafedeki aile hekimliklerinde sorunlarını çözebileceğini hatırlattı.</p>

<h2>2026 YILININ İLK 3 AYINDA 61 MİLYON MUAYENE YAPILDI</h2>

<p>İstanbul’daki doğurganlık hızının 1,2 seviyesine gerilediğine dikkat çeken Güner, nüfusun yaşlandığını ve bu durumun gelecekte sağlık yükünü artıracağını ifade etti. 2026 yılının ilk çeyrek verilerini de paylaşan Güner, "Yılın ilk 3 ayında, Ramazan ayına denk gelmesine rağmen 61 milyon muayene, 880 bin ameliyat ve 11 milyon görüntüleme yaptık. Temel amacımız koruyucu sağlık hizmetlerini güçlendirmek olmalı. Aile hekimleri sadece ilaç yazdırma noktası değil, en yakın sağlık danışmanınızdır." dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.kanal46.com/istanbul-il-saglik-muduru-gunerden-carpici-veri-bir-yilda-300-kez-doktora-giden-hasta-var</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 11:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanal46com.teimg.com/crop/1280x720/kanal46-com/uploads/2026/04/istanbul-il-saglik-muduru-doc-dr-guner-1-yilda-300-kere-doktora-giden-hasta-var-isindetayi.webp" type="image/jpeg" length="63680"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kuru öksürük neden olur, nasıl geçer? İşte boğaz gıcığını anında dindiren ev yapımı çözümler]]></title>
      <link>https://www.kanal46.com/bogazda-gicik-ve-kuru-oksuruk-neden-olur-5-dakikada-rahatlatan-dogal-yontemler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanal46.com/bogazda-gicik-ve-kuru-oksuruk-neden-olur-5-dakikada-rahatlatan-dogal-yontemler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Boğazda bitmek bilmeyen o gıcık hissi ve peşinden gelen inatçı öksürük nöbetleri aslında vücudun "buradayım" deme şeklidir. Bilimsel veriler ışığında bu inatçı misafiri uğurlamak ise elinizde.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kış aylarının gelmesiyle birlikte hemen herkesin ortak derdi haline gelen kuru öksürük, aslında vücudun hava yollarını korumak için sergilediği muazzam bir refleksin sonucudur. Boğazda hissedilen o küçük bir toz zerresi veya basit bir tahriş, sinir sistemini ayağa kaldırarak ciğerlerdeki havayı adeta bir fırtına gibi dışarı atar. Uzmanlara göre bu süreç, sadece fiziksel bir tepki değil, vücudun kendini temizleme sanatıdır.</p>

<h2>ÖKSÜRÜK FİZYOLOJİSİ: SAVUNMA MEKANİZMASININ NÖROBİYOLOJİK ANALİZİ</h2>

<p>Öksürük sırasında vücudun sergilediği performans şaşkınlık yaratır. Tek bir öksürük anında, akciğerlerdeki hava hızı saatte 100 kilometreyi aşan bir sürate ulaşır. Beyin sapındaki öksürük merkezinden gelen emirle kaburga kasları kasılır ve ses telleri aniden açılarak hapsolan havayı dışarı fırlatır. Bu inanılmaz hız, solunum yolundaki davetsiz misafirleri uzaklaştırmak için tasarlanan kusursuz bir mekanizmadır.</p>

<h2>KURU VE BALGAMLI ÖKSÜRÜK ARASINDAKİ PATOLOJİK FARKLAR</h2>

<p>Her öksürük aynı değildir ve vücudun verdiği mesajlar farklılık gösterir. Kuru öksürük, genellikle boğazın üst kısmındaki hassasiyetten kaynaklanan, "pat pat" diye tabir edilen sert bir karakter taşır. Balgamlı öksürük ise ciğerlerin derinliklerinden gelen ve biriken sıvıyı tahliye etmeye çalışan daha tok bir sesle kendini belli eder. Doğru tedavinin anahtarı, öksürüğün bu sesindeki gizli mesajı doğru okumaktan geçer.</p>

<h2>KURU ÖKSÜRÜĞE NE İYİ GELİR: KANIYTA DAYALI MÜDAHALELER</h2>

<p>Modern tıp, bazı geleneksel yöntemlerin gücünü bilimsel olarak da onaylar. Bunların başında ise şüphesiz bal gelir. Bal, boğazın iç yüzeyini yumuşak bir örtü gibi kaplayarak sinir uçlarının tahriş olmasını engeller. Özellikle uykudan önce alınan bir kaşık balın, gece gelen öksürük nöbetlerini hafiflettiği ve uyku kalitesini artırdığı klinik çalışmalarla sabitlenmiştir.</p>

<h2>HİDRASYON VE MUKOZA SAĞLIĞI</h2>

<p>Solunum yollarının en büyük düşmanı kuruluğun kendisidir. Vücut susuz kaldığında, boğazı koruyan mukus tabakası incelir ve her nefes alışta sinirler daha fazla tahriş olur. Gün boyu yudum yudum içilen su, boğazı nemli tutarak öksürük eşiğini yükseltir. Ilık içecekler ve bitki çayları ise bu nem dengesini korumada en büyük yardımcınızdır.</p>

<h2>BİTKİSEL İNFÜZYONLAR VE TERAPÖTİK ETKİLERİ</h2>

<p>Doğanın sunduğu bazı mucizeler, öksürükle mücadelede ilaçlar kadar etkilidir:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Ihlamur ve Hatmi:</strong> Boğazda koruyucu bir tabaka oluşturur.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Zencefil:</strong> Boğazdaki ödemi ve yanma hissini azaltır.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Nane:</strong> Mentol ferahlığı ile tıkalı yolları açar ve sinirleri yatıştırır.</p>
 </li>
</ul>

<h2>ARNOLD SİNİRİ VE KULAK-ÖKSÜRÜK REFLEKSİ</h2>

<p>Pek bilinmeyen ilginç bir detay ise kulak yolu ile öksürük arasındaki bağlantıdır. Kulak yolundaki hassas bir sinir ucu olan Arnold siniri, boğazla aynı sinir hattını paylaşır. Bazen sadece bir kulak çubuğu kullanımı bile beyinde "boğazda bir şey var" algısı yaratarak şiddetli öksürük krizlerini tetikleyebilir.</p>

<h2>KURU ÖKSÜRÜĞÜN KLİNİK ETİYOLOJİSİ VE HASTALIK İLİŞKİLERİ</h2>

<p>Eğer öksürük inatçıysa ve haftalarca sürüyorsa, altında yatan başka bir sebep olabilir. Mideden yukarı sızan asit (reflü), fark edilmeyen bir astım türü veya tansiyon ilaçlarının yan etkileri kuru öksürüğün en yaygın gizli nedenleridir. Şehir hayatının getirdiği toz ve kuru hava da bu tabloyu ağırlaştıran etkenler arasındadır.</p>

<h2>NE ZAMAN TIBBİ YARDIM ALINMALI?</h2>

<p>Öksürük her ne kadar doğal bir süreç olsa da bazen vücudun yardım çığlığıdır. Eğer öksürük 8 haftayı geçtiyse, nefes darlığı eşlik ediyorsa veya yüksek ateş varsa mutlaka bir uzman görüşü alınmalıdır. Unutulmamalıdır ki; 1 yaşından küçük bebeklere bal verilmesi hayati risk oluşturur ve bu konuda çok dikkatli olunması şarttır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Kuru Oksuruk Nedir Neden Olur Ve Nasil Gecer Kanal46" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://kanal46com.teimg.com/kanal46-com/uploads/2026/04/kuru-oksuruk-nedir-neden-olur-ve-nasil-gecer-kanal46.webp" width="1280" /></p>

<h3>MERAK EDİLEN SORULAR</h3>

<p><strong>Kuru öksürüğü en hızlı ne keser?</strong> Boğazı yumuşatacak bir tatlı kaşığı bal veya nane içerikli pastiller, anlık rahatlama için en pratik yollardır.</p>

<p><strong>Geçmeyen kuru öksürük hangi hastalığın belirtisidir?</strong> Genellikle reflü, astım veya geniz akıntısı gibi kronik durumların habercisi olabilir.</p>

<p><strong>Kuru öksürük için hangi bitki çayı içilmeli?</strong> Yumuşatıcı etkisiyle bilinen ıhlamur ve hatmi çiçeği çayları, öksürüğü dindirmede en büyük destekçinizdir.</p>

<p><strong>Geceleri gelen öksürük krizi nasıl durdurulur?</strong> Yastığı biraz yükseltmek, odayı nemlendirmek ve yatmadan önce boğazı sıcak bir içecekle yumuşatmak geceyi huzurlu geçirmenizi sağlar.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.kanal46.com/bogazda-gicik-ve-kuru-oksuruk-neden-olur-5-dakikada-rahatlatan-dogal-yontemler</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 17:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanal46com.teimg.com/crop/1280x720/kanal46-com/uploads/2026/04/kuru-oksuruk.webp" type="image/jpeg" length="89164"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çay mı Kahve mi Daha Popüler? İşte Dünyayı İkiye Bölen O Kültürel Miras]]></title>
      <link>https://www.kanal46.com/cay-mi-kahve-mi-daha-populer-iste-dunyayi-ikiye-bolen-o-kulturel-miras</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanal46.com/cay-mi-kahve-mi-daha-populer-iste-dunyayi-ikiye-bolen-o-kulturel-miras" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hangi içecek yaşam tarzınızı yansıtıyor? Doğu'nun huzuru çay ile Batı'nın enerjisi kahve arasındaki derin kültürel farkları ve tarihsel serüveni hemen keşfedin.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya genelinde her gün milyarlarca fincan tüketilen çay ve kahve, sadece birer içecek tercihi değil, aynı zamanda toplumların karakterini yansıtan devasa birer simge olarak dikkat çekiyor. Doğu'nun dinginliğini temsil eden çay ile Batı'nın dinamizmini simgeleyen kahve, asırlardır süregelen rekabetiyle toplumsal bağları ve çalışma disiplinlerini şekillendiriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>ÇAY VE KAHVENİN TARİHSEL YOLCULUĞU NASIL BAŞLADI?</h3>

<p>İçeceklerin coğrafi serüveni, toplumların bugün neden farklı tercihlere sahip olduğunu gözler önüne seriyor. Asya topraklarında doğan çay, dünyaya huzur veren bir soluk gibi yayıldı. Japonya'daki çay törenlerinden Anadolu'daki akşam sohbetlerine kadar bu içecek, her zaman duraklama ve birliktelik anlarını temsil etti. Çay, acele etmeden, doğayla uyum içinde ve paylaşarak tüketilen bir ritüel olarak Doğu kimliğinin ayrılmaz bir parçası haline geldi.</p>

<p>Kahvenin hikayesi ise Etiyopya'nın yüksek platolarında başlayıp Avrupa limanlarına uzanan hareketli bir rotayı izledi. Özellikle Sanayi Devrimi ile birlikte kahve, modern dünyanın ihtiyaç duyduğu temel enerji kaynağına dönüştü. Zihni diri tutan ve hızlı hazırlanan yapısıyla kahve, şehirli insanın ve yoğun iş temposunun en sadık yardımcısı oldu.</p>

<h3>BATI TOPLUMLARINDA KAHVE KÜLTÜRÜNÜN ETKİLERİ NELERDİR?</h3>

<p>Batı dünyasında kahve, bireyselliği ve üretkenliği merkeze alan bir yaşam tarzının doğuşuna öncülük etti. İtalya'da işçilerin hızlıca ayılmak için ayakta tükettiği espresso, endüstriyel hızın bir sonucu olarak ortaya çıktı. Bu alışkanlık zamanla ABD'de "al götür" (to go) kavramını doğurdu ve kahveyi bir zaman kazanma aracına dönüştürdü. Kahve, modern insanın günlük koşturmacasındaki yakıtı olarak kabul gördü.</p>

<p>Avrupa tarihindeki kahvehaneler ise entelektüel tartışmaların ve siyasi fikirlerin filizlendiği merkezler olarak öne çıktı. Bu mekanlar, çay evlerindeki sakin sohbetlerin aksine, yaratıcılığın ve toplumsal dönüşümün tetiklendiği dinamik alanlar olarak tarihe geçti.</p>

<h3>DOĞU VE BATI ARASINDAKİ İÇECEK TERCİHLERİNİN NEDENLERİ</h3>

<p>Toplumların çay veya kahve seçimi, çoğu zaman ekonomik hamleler ve siyasi kararlarla şekillendi. Örneğin İngiltere'nin bugün bir çay ülkesi olması tesadüf değildir. Dönemin politik şartları gereği sömürgesi altındaki Hindistan'da çay üretimini teşvik eden İngiltere, halkın alışkanlıklarını bu yöne kaydırdı. Türkiye'de de Cumhuriyet sonrası uygulanan tarım politikaları, çayı milli bir içecek haline getirdi.</p>

<p>Çay tüketen toplumlar genellikle kolektif ve uzun süreli sosyal bağlara önem verirken, kahve odaklı toplumlar hız ve bireysel performansı benimsiyor. Türkiye'de ise bu iki kültür iç içe geçiyor; sabahları kahve ile güne başlanırken, günün geri kalanını çay mühürlüyor.</p>

<h3>GÜNÜMÜZDE ÇAY VE KAHVE KÜLTÜRÜ NASIL DEĞİŞİYOR?</h3>

<p>Küreselleşme ve teknolojiyle birlikte çay ile kahve arasındaki keskin sınırlar artık giderek bulanıklaşıyor. Geleneksel çay ülkelerinde her köşe başında açılan yeni nesil kahveciler bu değişimi kanıtlıyor. Modern dünyada artık çay seven toplumlarda bile "al götür" bardakları sokakların doğal bir parçası haline geldi.</p>

<p>Bu değişim, sadece ne içtiğimizi değil, zamanı nasıl yönettiğimizi de gösteriyor. Geleneksel çay evlerinin yerini alan modern kafeler, sakinliği ve hızı aynı anda sunuyor. Her iki içecek de köklerinden kopmadan, günümüzün hızlı temposuna başarıyla uyum sağlıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.kanal46.com/cay-mi-kahve-mi-daha-populer-iste-dunyayi-ikiye-bolen-o-kulturel-miras</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 14:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanal46com.teimg.com/crop/1280x720/kanal46-com/uploads/2026/04/dx-pg-cay-mi-kahve-mi-daha-populer-ve-bu-iki-icecegin-kulturel-farklari-nelerdir.webp" type="image/jpeg" length="38531"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mutfakta Yeni Dönem: Etikette 'Krema' Yazıyorsa Dikkat! Artık Yasaklandı]]></title>
      <link>https://www.kanal46.com/mutfakta-yeni-donem-etikette-krema-yaziyorsa-dikkat-artik-yasaklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanal46.com/mutfakta-yeni-donem-etikette-krema-yaziyorsa-dikkat-artik-yasaklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığı, süt içermeyen bitkisel karışımların "krema" adıyla satılmasını yasakladı. Standart dışı ürünler artık raflarda sadece "kremsos" ismiyle yer alabilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Tarım ve Orman Bakanlığı, gıda etiketlerinde tüketiciyi yanıltan ifadelerin önüne geçmek amacıyla Türk Gıda Kodeksi Krema ve Kaymak Tebliği üzerinde kritik bir değişikliğe imza attı.</strong></p>

<p>Özellikle içeriğinde bitkisel yağ barındıran ve gerçek süt kreması vasfı taşımayan ürünlerin, "krema" algısıyla satışa sunulması dönemi resmen sona erdi. Bakanlık, halkın doğru gıdaya ulaşması için etiket kurallarını yeniden belirledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>BİTKİSEL KARIŞIMLARA "KREMSOS" İSMİ GELİYOR</h2>

<p>Bakanlık yetkilileri, Türk Gıda Kodeksi standartlarına uymayan ancak yemek ve tatlılarda krema alternatifi olarak kullanılan ürünlere yönelik yeni bir düzenleme getirdi. Bu kapsamda, hayvansal süt yağı içermeyen karışımların ambalajlarında artık "Krema" ibaresi kullanılamayacak.</p>

<p>Tüketicinin yanıltılmasını engellemeyi hedefleyen yeni kurala göre; bu ürünlerin üzerine tanımlayıcı isim olarak "Kremsos" yazılması zorunlu hale geldi. Ambalaj tasarımları, vatandaşın gerçek krema ile bitkisel içerikli bu karışımları ilk bakışta ayırt edebileceği şekilde değişecek.</p>

<h2>GIDADA ŞEFFAFLIK DÖNEMİ BAŞLADI</h2>

<p>"Gıdada bilgi kirliliğine geçit yok" mesajını veren Bakanlık, ürün içerikleri konusunda şeffaflık vurgusu yaptı. Bitkisel bazlı karışımların süt kremasıymış gibi pazarlanmasının engellenmesiyle, vatandaşın ne tükettiğini net bir şekilde bilmesi hedefleniyor. Bu hamle ile hem haksız rekabetin önüne geçiliyor hem de toplum sağlığı korunuyor.</p>

<h2>TÜKETİCİLER İÇİN MOBİL İHBAR HATTI</h2>

<p>Yeni düzenleme ile birlikte market raflarındaki denetimlerini sıkılaştıran Bakanlık, vatandaşlara da önemli bir çağrıda bulundu. Tüketicilerin, standartlara uymayan veya etiketi yanıltıcı olan ürünleri fark etmeleri durumunda "Güvenilir Gıda" mobil uygulaması üzerinden bildirim yapmaları istendi. Yetkililer, gelen her ihbarın titizlikle inceleneceğini ve kurallara uymayan işletmelere yaptırım uygulanacağını bildirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.kanal46.com/mutfakta-yeni-donem-etikette-krema-yaziyorsa-dikkat-artik-yasaklandi</guid>
      <pubDate>Sat, 28 Mar 2026 11:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanal46com.teimg.com/crop/1280x720/kanal46-com/uploads/2026/03/fiyat-etiket-market-aa-1771999.webp" type="image/jpeg" length="98126"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yaşlanma Hangi Yaşta Hızlanır? Bilim İnsanlarından Ezber Bozan Araştırma]]></title>
      <link>https://www.kanal46.com/yaslanma-hangi-yasta-hizlanir-bilim-insanlarindan-ezber-bozan-arastirma</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanal46.com/yaslanma-hangi-yasta-hizlanir-bilim-insanlarindan-ezber-bozan-arastirma" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilimsel veriler yaşlanmanın her an aynı hızda ilerlemediğini kanıtladı. Uzmanlar, vücuttaki biyolojik yıkımın ve sistemsel değişimlerin özellikle iki kritik yaş eşiğinde ivme kazandığını belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bilim insanları, insan ömrü boyunca devam eden yaşlanma sürecine dair yerleşik paradigmaları değiştirecek yeni bulgular elde etti. Uzun yıllar boyunca yavaş ve istikrarlı bir seyir izlediği düşünülen yaşlanmanın, aslında belirli dönemlerde büyük sıçramalar yaparak hızlandığı kanıtlandı.</p>

<h2>YAŞLANMA SÜRECİNDE KRİTİK EŞİKLER: 40 VE 60 YAŞ</h2>

<p>Araştırma sonuçları, biyolojik yaşlanmanın dalgalı bir grafik çizdiğini ortaya koyuyor. Uzmanlar, özellikle 40’lı yaşların ortası ile 60’lı yaşların başlangıcını "kritik kırılma noktaları" olarak tanımlıyor. Bu iki dönemde protein üretimi, hormonal denge ve enerji metabolizması gibi hayati fonksiyonlar ani bir değişim sürecine giriyor. Vücudun savunma mekanizmaları ve hücresel yenilenme hızı, bu yaş aralıklarında doğrusal akıştan saparak daha hızlı bir gerileme kaydediyor.</p>

<h2>VÜCUTTA MEYDANA GELEN RADİKAL DEĞİŞİMLER</h2>

<p>Metabolizma ve bağışıklık sistemi üzerinde yoğunlaşan çalışmalar, bu kritik dönemlerde yaşanan değişimlerin belirtilerini net bir şekilde sıralıyor. Hücresel düzeydeki bu dönüşümler, bireylerin fiziksel sağlığını ve dış görünüşünü doğrudan etkiliyor.</p>

<p><strong>YAŞLANMANIN HIZLANDIĞI DÖNEMLERDE GÖZLENEN TEMEL DEĞİŞİMLER ŞUNLARDIR:</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>
 <p>Hücrelerin kendisini yenileme kabiliyetinde belirgin azalma.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kas kütlesi ve kemik yoğunluğunda yaşanan hızlı kayıplar.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bağışıklık sisteminin dış etkenlere karşı zayıflaması.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Cilt dokusunda elastikiyet kaybı ve derinleşen kırışıklıklar.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bazal metabolizma hızının düşmesiyle birlikte kilo kontrolünün zorlaşması.</p>
 </li>
</ul>

<p>Uzmanlar, genetik miras ve yaşam alışkanlıklarının bu süreci etkilediğini ancak biyolojik eşiklerin genel popülasyonda benzerlik gösterdiğini vurguluyor. Sağlıklı beslenme ve düzenli fiziksel aktivite, bu kritik dönemlerin etkilerini minimize etmede anahtar rol oynuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.kanal46.com/yaslanma-hangi-yasta-hizlanir-bilim-insanlarindan-ezber-bozan-arastirma</guid>
      <pubDate>Thu, 26 Mar 2026 17:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanal46com.teimg.com/crop/1280x720/kanal46-com/uploads/2026/03/yaslanma-hangi-yasta-hizlanir-bilim-insanlarindan-ezber-bozan-arastirma.jpg" type="image/jpeg" length="72925"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstilacı Menenjit Nedir, Öldürür mü? 2026 Menenjit Belirtileri ve Korunma Yolları]]></title>
      <link>https://www.kanal46.com/istilaci-menenjit-nedir-oldurur-mu-2026-menenjit-belirtileri-ve-korunma-yollari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanal46.com/istilaci-menenjit-nedir-oldurur-mu-2026-menenjit-belirtileri-ve-korunma-yollari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İngiltere'de can alan istilacı menenjit vakaları sonrası endişe büyüyor. Peki, hızla yayılan bu tehlikeli enfeksiyonun belirtileri neler ve aşı korunma sağlar mı? İşte hayati öneme sahip tüm detaylar.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İngiltere’nin Canterbury kentinde bulunan Kent Üniversitesi’nde ortaya çıkan menenjit vakaları, kamuoyunda büyük tedirginlik yarattı. İki gencin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan salgın sonrası sağlık ekipleri en üst düzey alarm durumuna geçti. Hastanede tedavisi süren 11 kişi yakından takip edilirken, uzmanlar hastalığın "istilacı" formu hakkında kritik uyarılarda bulunuyor.</p>

<h2>İSTİLACI MENENJİT NEDİR?</h2>

<p>Menenjit, beyin ve omuriliği koruyan zarların iltihaplanması sonucu oluşan ciddi bir enfeksiyon tablosudur. İstilacı (invaziv) menenjit ise bakterilerin doğrudan kan dolaşımına karışarak tüm vücuda yayılması anlamına gelir. Bu durum, organ yetmezliğine ve ani can kayıplarına yol açabilen oldukça riskli bir süreci tetikler. Hastalığa genellikle meningokok, pnömokok ve haemophilus influenzae isimli bakteriler sebebiyet verir.</p>

<h2>MENENJİT BELİRTİLERİ NELERDİR?</h2>

<p>Hastalık tablosu genellikle çok hızlı ilerler ve saatler içinde ağırlaşır. En yaygın klinik bulgular şunlardır:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>
 <p>Aniden yükselen ateş ve şiddetli baş ağrısı,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Boyun hareketlerini kısıtlayan ense sertliği,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Işığa karşı aşırı duyarlılık (fotofobi),</p>
 </li>
 <li>
 <p>Zihin karışıklığı, sürekli uyku hali ve kusma.</p>
 </li>
</ul>

<p>İstilacı türde bunlara ek olarak deri üzerinde basmakla geçmeyen mor lekeler, hızlı nefes alıp verme ve ellerde soğuma gözlenir. Bebeklerde ise bıngıldak şişliği ve durdurulamayan ağlama en belirgin işaretler arasında yer alır.</p>

<h2>HASTALIK NASIL BULAŞIR VE RİSK GRUPLARI KİMLERDİR?</h2>

<p>Enfeksiyon; öksürük, hapşırık veya ortak eşya kullanımı gibi yakın temas yollarıyla insandan insana geçer. Özellikle üniversite yurtları gibi kalabalık ve kapalı alanlarda yaşayan 18-21 yaş arası gençler, en yüksek risk grubunu oluşturur. İngiltere’deki son salgında da hayatını kaybedenlerin bu yaş aralığında olması dikkat çekiyor.</p>

<h3>MENENJİT AŞISI KORUR MU?</h3>

<p>Uzmanlar, hastalıktan korunmanın en etkili yolunun aşılama olduğunu vurguluyor. Türkiye’de de erişilebilir olan aşı seçenekleri şunlardır:</p>

<ol start="1">
 <li>
 <p><strong>MenACWY Grubu Aşısı:</strong> A, C, Y ve W suşlarına karşı geniş kapsamlı koruma sağlar.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>MenB Grubu Aşısı:</strong> En tehlikeli türlerden biri olan B tipi meningokok bakterisine karşı bağışıklık geliştirir.</p>
 </li>
</ol>

<h2>HANGİ DURUMLARDA ACİL MÜDAHALE GEREKİR?</h2>

<p>Yüksek ateşle birlikte seyreden ense sertliği, bilinç kaybı veya ciltte oluşan döküntüler görüldüğü anda vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurmak hayati önem taşır. Erken teşhis ve hızlı antibiyotik tedavisi, kalıcı hasarların ve can kayıplarının önüne geçen tek yöntemdir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.kanal46.com/istilaci-menenjit-nedir-oldurur-mu-2026-menenjit-belirtileri-ve-korunma-yollari</guid>
      <pubDate>Mon, 16 Mar 2026 10:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanal46com.teimg.com/crop/1280x720/kanal46-com/uploads/2026/03/istilaci-menenjit-nedir-oldurur-mu-2026-menenjit-belirtileri-ve-korunma-yollari.jpg" type="image/jpeg" length="70163"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Zayıflama İğnesini Bırakanlar Dikkat: Verilen Kilolar Katlanarak mı Dönüyor?]]></title>
      <link>https://www.kanal46.com/zayiflama-ignesini-birakanlar-dikkat-verilen-kilolar-katlanarak-mi-donuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanal46.com/zayiflama-ignesini-birakanlar-dikkat-verilen-kilolar-katlanarak-mi-donuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni bilimsel veriler, GLP-1 bazlı zayıflama ilaçlarını bırakanların verdikleri kiloyu hızla geri alabildiğini kanıtladı. Uzmanlar, geri alınan kilonun yağ ağırlıklı olması riskine karşı uyarıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bilim dünyası, son yılların popüler zayıflama yöntemlerinden olan enjeksiyon tedavilerinin uzun vadeli etkilerini mercek altına aldı. Yapılan son araştırmalar, kilo verme iğnelerini bırakan hastaların kısa sürede eski formlarına dönme riskiyle karşı karşıya olduğunu gösteriyor.</p>

<p><strong>KİLOLARIN ÜÇTE İKİSİ BİR YILDA GERİ GELİYOR</strong></p>

<p>Cambridge Üniversitesi araştırmacıları, Mounjaro ve Wegovy gibi popüler ilaçları kullanan 3 bin 200’den fazla kişinin verilerini inceledi. eClinicalMedicine dergisinde yayımlanan sonuçlar, tedaviyi sonlandıran bireylerin bir yıl içerisinde verdikleri kilonun yaklaşık yüzde 60’ını geri aldığını kanıtlıyor. Araştırma verilerine göre, hastalar uzun vadede toplam kilo kaybının ancak yüzde 25’lik kısmını korumayı başarıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>KAS KAYBI SAĞLIKLI DENGEYİ BOZABİLİR</strong></p>

<p>Bilim insanları, tedavi sürecinde kaybedilen kütlenin yaklaşık yarısının kas dokusundan oluştuğuna dikkat çekiyor. İlaç kullanımı kesildiğinde vücudun hızla yağ depolamaya başladığını vurgulayan uzmanlar, bu durumun yağ-kas dengesini tedavi öncesinden daha kötü bir noktaya taşıyabileceğini belirtiyor. Uzmanlar, kas kaybının yerine yağ dolmasının metabolik sağlığı olumsuz etkileyebileceği konusunda hastaları uyarıyor.</p>

<p><strong>TOKLUK HİSSİ GİDİNCE İŞTAH PATLAMASI YAŞANIYOR</strong></p>

<p>GLP-1 reseptör agonistleri sınıfındaki bu ilaçlar, vücuttaki doğal hormonları taklit ederek beyne tokluk sinyali gönderiyor. Araştırma yazarlarından Brajan Budini, ilaç desteği kesildiği anda iştah üzerindeki baskının ortadan kalktığını ifade ediyor. Budini, kontrol mekanizması devre dışı kaldığında hastaların hızla eski yeme alışkanlıklarına döndüğünü ve bunun da ani kilo artışını tetiklediğini kaydediyor.</p>

<p><strong>DOKTOR VE HASTA RİSKE KARŞI HAZIRLIKLI OLMALI</strong></p>

<p>Çalışmanın bir diğer yazarı Steven Luo, bu ilaçların ömür boyu kullanımının ya da bırakılma aşamasının çok titiz yönetilmesi gerektiğini savunuyor. Luo, ilaç tedavisi sonlandırıldığında hem doktorların hem de hastaların yaşanacak kilo artışı riskine karşı önceden yaşam tarzı stratejileri geliştirmesi gerektiğini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.kanal46.com/zayiflama-ignesini-birakanlar-dikkat-verilen-kilolar-katlanarak-mi-donuyor</guid>
      <pubDate>Thu, 05 Mar 2026 13:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanal46com.teimg.com/crop/1280x720/kanal46-com/uploads/2026/03/zayiflama-igneleriyle-ilgili-carpici-arastirma-869h.webp" type="image/jpeg" length="18161"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
