Bazı başkanlar ve dolgun bacaklı kızlar!

Bazı başkanlar ve dolgun bacaklı kızlar!

Kahramanmaraş kent merkezinde haftalık olarak yayımlanan Kimlik Gazetesi'nin sahibi ve Yazı İşleri Müdürü Mehmet Fiskeci, refikimiz Maraş Gündem sitesinde yayımlanan; "Başkanı olduğu beldeyi şehirden yönetenler" başlıklı köşe yazısında bazı belde belediye başkanlarına verdi-veriştirdi.

Fiskeci, yazısında şu önemli tespitte bulundu: ""Ne var Allah"ın beldesinde, iki uzun kavak, bir çınar, iki hıyar, üç domates… Bir uyuz it, bir de topal eşek…

Ama kendilerini dinleyecek olursanız, karşısında bir gazeteci gördü mü, vallahi canavar kesiliyor.

En çok da, Ankara"dan gelirler, iki bayan, bir erkek, neymiş gazeteciymiş. Onları ihya ederler, kestikleri yüklü faturayı cilveleşen kızın bacaklarına baka baka öderler, Maraş"tan bir arkadaşları, gazeteci haber amaçlı gittiğinde, abone yapmayı düşündüğünde, kırk dereden su getirerek, “Ölüyoruz, bitiyoruz, mahvolduk!” diye ağlama duvarına dönen belediyeyi yerle yeksan ederler sözleriyle….......

Balıketli, eğildiğinde göğüsleri görünen dolgun bacaklı kızlara gelince kesenin ağzını açarlar, yerele gelince, su bile içirmez, nefes dahi koklatmazlar. Sonra da yerelden medet umarlar, haber beklerler. Kiracıdan dam bekler gibi… Bu millete ve bu güle diken yarar… Pardon deveye diken diyecektim…"

İŞTE FİSKECİ'NİN ACI GERÇEKLERİ DİLE GETİREN YAZISININ TAMAMI

Başkanı olduğu beldeyi şehirden yönetenler…

Çoğunu tanırım, maaşını almaya bile gitmez, muhasebecisi ayağına getirir. Ya bir yamuk yapmıştır, ki beldesine gidecek yüzü yoktur, ya kendisini başkan diye seçenlere verdiği bir hizmet olmamıştır daha adam gibi, ya da beldesinde herşey güllük gülistanlıktır, yerine vekalet eden dört dörtlük yöneticidir,(!) kendisini aratmayan, niye gitsin garibim, oturur şehirdeki işlerini takip eder.

İşini gücünü, ihalesini falan…

Ne var Allah"ın beldesinde, iki uzun kavak, bir çınar, iki hıyar, üç domates…

Bir uyuz it, bir de topal eşek…

Ama kendilerini dinleyecek olursanız, karşısında bir gazeteci gördü mü, vallahi canavar kesiliyor. En çok da, Ankara"dan gelirler, iki bayan, bir erkek, neymiş gazeteciymiş. Onları ihya ederler, kestikleri yüklü faturayı cilveleşen kızın bacaklarına baka baka öderler, Maraş"tan bir arkadaşları, gazeteci haber amaçlı gittiğinde, abone yapmayı düşündüğünde, kırk dereden su getirerek, “Ölüyoruz, bitiyoruz, mahvolduk!” diye ağlama duvarına dönen belediyeyi yerle yeksan ederler sözleriyle…

Yerel gazeteci geldiğinde, bir küçük abone, bir küçük kutlama istendiğinde, “Vallahi yok, olsa ayıp etini ha, vermez miyim hiç! Seni severim bilirsin, aşk olsun yani…” ayakları… Balıketli, eğildiğinde göğüsleri görünen dolgun bacaklı kızlara gelince kesenin ağzını açarlar, yerele gelince, su bile içirmez, nefes dahi koklatmazlar. Sonra da yerelden medet umarlar, haber beklerler. Kiracıdan dam bekler gibi… Bu millete ve bu güle diken yarar… Pardon deveye diken diyecektim…

Şimdi sanacaksınız ki, gittik de, reklam vermediler, abone olmadılar. Hayır, alakası yok. Ankara"dan gelenlerin gazetelerine, başkanların verdikleri habere ve kesilen faturaya baktım da, aklıma düştü…

Be kardeşim, beğenmiyorsan, bu kadar harap ediyorsa seni, imkanların yoksa, yıpranıyorsan, evini-barkını ihmal edip, üstelik de sağlığından oluyorsan, bırak gitsin yakasını… Canından aziz mi? Kıymetli mi, değer mi onca sıkıntıya, ezaya…

Değermiş ki, yedi sülalesini bırakır, belediye başkanlığını bırakmazlar.

Para yok derler, imkân kıt derler, lafa gelince de cart-curt, mangalda kül bırakmazlar. Bir de çok bilmişler ki, aman aman… Bakarsın ortada birşey yok. Fakat gazeteye demeç vermeye kalkışınca, maşallah neler yapmışlar neler! Kendilerinden önceki başkanların yaptıklarını da kendilerine mal ederek, gören de büyükşehiri abad etti sanır.

Televizyon söyledi, Kürtül, Kale ve Yeşilyöre (Hadi buna Tekir"i de ekleyin) belediye başkan aday adaylarının (mevcut başkanların) işi zormuş, seçilme şansları hiç kalmamış, vatandaşları da pek itibar etmiyor, ipine sallamıyormuş.

Bu husustaki düşüncelerimizi tabi ki yazacağız. Kendini allam-i cihan sanan çapsız adamların, yeniden seçilmek gibi hırsı, inadı arkasında acaba ne var?

Aksu Televizyonu iyi ediyor valla… İyi ki artılarını-eksilerini haber yapıyor da, gerçek yüzleriyle karşılaşma imkanı bulabiliyoruz. Başkalarından, özellikle medyadan gizledikleri ikinci yüzlerini yani…

Çünkü, deveye diken yararmış.

MEHMET FİSKECİ
mfiskeci_kimlik@hotmail.com
07 Ocak 2009 Çarşamba

Güncelleme Tarihi: 08 Ocak 2009, 06:04
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner63