GÖRÜŞ: Başbakan'ı kaç kişi dinledi?

GÖRÜŞ: Başbakan'ı kaç kişi dinledi?

Dün Kahramanmaraş önemli bir misafirini ağırladı; Başbakan Sayın R.Tayyip Erdoğan’a ev sahipliği yaptı.

Tabi dün yayınlanan yazımızı sayın Başbakan'ın okuma şansı olamadı, zamanı da yoktu. Olsa bile okutmazlar. Aman duymasın, diye…

Neyse…

Miting alanında, basın için ayrılan yerdeyim ve gazeteci dostlarla sayın Başbakanı izliyorum.

Ancak, ondan önceki izlenimlerime gelince…

Son günlerde, moda haline gelen gülsüyü serpme bize de sirayet etmiş olmalı ki, hortumlarla, birkaç noktada vatandaşın üzerine gülsuyu serptiler. Sıcakta kavrulmasınlar, serinlesinler, mis gibi koksunlar diye…

Trabzon Bulvarı’nın, Kervan Pastanesi’nden başlayan kavşağından, Müftülük Meydanı bitiminde, vuku bulacak muhtemel rahatsızlıklar için ambulanslar ve itfaiye hazırdı.

Yani, bu düşünce doğruydu ve yerindeydi. Tebrik ederim.

Platformdaki görevliler sürekli anonslar geçiyor, halkı galeyana getiriyor, kalabalığın dolmasını bekliyorlar. Vatandaşı oyalamak adına…

Mesaj şu; “Kralların değil, kuralların egemen olduğu bir Türkiye için evet…”

Saat 17.40 sularında AK Parti il başkanı Fatih Erkoç geliyor platforma.

Konuşacak. Her ne kadar kalabalığın ortasından cılız bir “Yuuuuuhhhhh!” sesi çıksa da, hayli ateşli ve heyecanlı şekilde konuşmasını sürdürdü, bir sözü hoşuma gitti: “Bu halka, sizlere göbeğini kaşıyan adamlar ve bidon kafalılar diyenlere hayır diyelim!

Özel güvenlik görevlileri güvenlik tedbirlerini almışlar, apartman tepelerine mevzilenmişler. Başbakanın can güvenliği önemli bizim için. Çünkü o bizim şeref konuğumuz. O’nun kılına zarar gelsin istemeyiz.

Yüksek tonda müzik ve anonslarla vakit geçirilirken, vatandaşın sabırsız bekleyişi sürüyor. Herkeste heyecan. Başbakanı görebilmek için sabırsızlık had safhada.

Hava sıcak, 43 derece, millet gölgeliğe sığınmış. Bulvarın güneşte kalan bölümü, Sayın başbakan gelene kadar boştu, (saat 16.30) Kaldı ki sayın başbakan saat 17.00’de miting alanına geldi ve platformdaki yerini aldı.

Ondan önce misafirler halkı selamladılar. Bakan Mehmet Şimşek de gelmiş.

Milletvekillerimiz TBMM Başkanvekili Sayın Nevzat Pakdil, sayın Prof. Dr. Mehmet Sağlam, Sayın Av.Veysi Kaynak, Sayın Cafer Tatlıbal, Sayın Avni Doğan, Sayın Fatih Arıkan ve Belediye Başkanı Sayın Mustafa Poyraz…

Ama sonra platformun arkasına geçtiler.

Sayın Başbakan geldi, konuşmasına başladı, fakat yanında milletvekillerimiz yok.

Gazeteci arkadaşlarımız da merak etti; “Sayın başbakan platformda konuşurken, milletvekilleri ve belediye başkanı neden yanında değildi?”

Bir kısmı; “Neden yanına alsın ki, halkın, özellikle Kahramanmaraşsporlu taraftarların tepkisinden korktu, başına geleceği bildiği için onları platformun arka odasında tuttu!”

Bu iddiaya katılır ya da katılmazsınız, ama yabana atılacak iddialar değil.

Çünkü daha öncesi var bu olayın. Birkaç yıl önce Nurdağı otoban yolunun açılışında, ”milletvekillerinden memnun musunuz?” diye sorduğunda, kalabalık bir güruh “hayır!” ve “yuuuuuuhhhh!” diyerek siyasetçilere, yerel yöneticilere olan tepkisini ortaya koymuştu.

Başbakan bundan çekindiği için platforma çağırmamış olabilir.

Başbakan’a sevgi seli müthiş. İlgi korkunç derecede büyük. Başbakan da halkın dilini kullanmasını iyi biliyor, ikna yeteneğini kullanarak onların gönlünü fethetmesini biliyor.

Zaten vatandaş da; “Kahramanmaraş seninle gurur duyuyor!” diyerek bu sevgisini ispata çalışır gibiydi.

Sayın Erdoğan da; “Ben de sizlerle gurur duyuyorum, Kahramanmaraş’ın edelerini sevgiyle-saygıyla selamlıyorum” deyince, tezahüratın boyutu daha da büyüdü.

Sonra tarihimizden kesitler sundu, tarihi kahramanlarımız yanında ozanlarımızı, onlara ait bazı parçaları, edebiyatçılarımızı söyledi tek tek…

Merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nu hatırladı, hatırlattı, böylece BBP’lilerin de gönlünü almayı bildi.

Sayın Başbakan miting alanında yaklaşık bir saat kaldı. Hatipliğini konuşturdu, halktan 12 Eylül’deki referandum için evet istedi, neden evet oyu vereceklerinin sebeplerini anlatarak, üzerine düşeni yerine getirdi.

Peki, miting alanında kaç kişi vardı?

Bana göre, sayın başbakan kalabalığı pek beğenmedi. Yüz ifadesinden bunu anlıyorum. 6 milletvekili çıkartmış, yerel seçimlerde yüzde 66 oy vermiş bir şehirden bu kadar az kalabalık beklemiyordu ki, sanıyorum şok yaşadı. Benim adım da Mehmet Fiskeci ise, bunu hissederim, fark ederim. Bunun için siyasetçi, siyaset bilimcisi ve psikolog olmaya gerek yok. Bunun hesabını sorar mı, sorar…

Gazeteci arkadaşlarımla konuştum, halka sordum, boşalan fabrikalara, resmi dairelere, belediyelere ve köyden-kentten, ilçelerden gelenlere rağmen, parmakla saysanız 10 bin kişiden fazla yoktu. Bir de ben, etti 10.001… Ötesi yok… Acaba neden?

Başbakan Sayın Erdoğan uyanık siyasetçi. Müthiş gözlemci. Kalabalığın müthiş olmadığını fark etti. Fark edince acaba ne düşündü ve bu az kalabalığı neye bağladı? Morali ondan mı bozuktu? Acaba bu kadar az kalabalık bekliyor muydu?

Tabi ki beklemiyordu ama üstüne basa basa söylüyorum, yazıyorum ki arkadaşlarım ve mitingi izleyenler de aynı düşüncede, kalabalık 10 bin kişiden bir fazla değildi. Sebebi…

Bunu biliyorum, sebebini yani.

Pazartesi de buna değinirim.

KONUK YAZAR:
MEHMET FİSKECİ


E-MAİL: [email protected]

Güncelleme Tarihi: 21 Ağustos 2010, 07:49
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner63