GÖRÜŞ: Kahramanmaraş Belediyesi ve denetimler'

GÖRÜŞ: Kahramanmaraş Belediyesi ve denetimler'

Söze hoş bir Karadeniz fıkrası ile başlayalım dedik.

Temel dünya gidişatından pek hoşnut değil… Yanlış işlerden, kayırmacılıktan, yandaş korumacılığından, vurgundan, talandan, yalandan adaletsizlikten v.s. bunalmış ve bu gidişatı hayra varamayacağını görmüş. Sonunda yakın dostlarını çağırarak “ha uşaklar ben vasiyetimi şu kağıda yazdım ve bu zarfın içine koydum.. Hak vaki olurda ölürsem, mezar taşıma bu zarfın içindeki sözlerimi yazın”diye sıkıca tembihlemiş.

Herkeste bir merak; acaba Temel vasiyetine ne yazdı?

Gün gelmiş Temel ölmüş, hemen toplanmış sözü dinlenenler. İmamın önderliğinde zarf açılmış. Temel’in mezar taşına yazılmasını istediği sözler:

//Ula rahatsuzum // dedim inanmadunuz.

//Hastayum // dedum dinlemedunuz.

//Öleceğüm //dedim alay ettunuz.

Söyleyin şimdi ne oldi!...

Bu vasiyeti yazmışlar Temel’in mezar taşına ve eklemişler “ruhuna Fatiha” diye..

Aylardır uyarıyoruz; Belediye Başkanı Mustafa Poyraz’ı, AKP’yi yandaşlarını, beslemelerini ve arkasındaki baronları.

Yapmayın, etmeyin; Kahramanmaraş Belediyesi babanızın çiftliği değil. Devlet idare etmek kabile idaresine benzemez, yasalar var, kanunlar var!

Şehri yontma taş devri görüntüsüne soktunuz, yap-boz uygulamasından dolayı adınız “kaldırım Mustafa” olarak anılır hale geldi. Tüyü bitmemiş yetimin hakkını, milletin malını, kafanıza göre çar çur edemezsiniz… İhaleler kanunsuz ve keyfe göre dağıtılamaz.

Yapılan her ihalenin altında çapanoğlu var; çöp toplama, park bahçe, kaldırım sök yap, bilbord, carefouur ve Necip Fazıl Kısakürek Kültür Merkezi önündeki kavşak rezaleti başta olmak üzere pis kokular yükseliyor.

Belediye Başkan’nın amiri konumundaki yetkililer, bu rezaletlere dur demek yerine her ne hikmetse ayıp örtmekle meşgul oldular. Denetim yapmak ve denetim raporlarını ilgili mercilere göndermek yerine, İller İdaresi Kanunu’nun verdiği yetkileri engelleme ve örtbas etmek için kullandılar.

Bu uygulama sadece belediye için geçerli değil, bütün mahalli idare birimleri için geçerlidir. Tüm bunları belediyenin ve AKP’nin iyiliği için yaptıklarını düşünen idareciler aslında en büyük kötülüğü Belediye Başkanı, yöneticiler ve AKP’ye yapmaktadırlar.

Nasıl mı?

İşte cevabı: Bütün engellemelere rağmen 2010 yılında belediyede yapılan operasyon neticesi iki müteahhit ve bir belediye memuru tutuklandı. Yargılamaları tutuklu olarak devam ediyor.

Peki, bu organize suçun faili sadece o garip memur mu?

Denetim raporlarının yargıya intikalini engelleyen yöneticiler, Sayıştay Denetçilerinin iki aydan beri Kahramanmaraş Belediyesi’ndeki denetim sonuçlarını mutlaka görmüşlerdir.

Başkan Mustafa Poyraz başta olmak üzere görevde olan ve geçmiş dönemde görev yapan birçok Belediye yetkilisine milyonlarca lira zimmet çıkarıldığı kamuoyunda konuşulmaktadır. İşin yargı boyutu ayrı. Bu denetim sonuçları yargıya intikal ettiği zaman kendini derebeyi zanneden sözde idareciler ise hukukun ve adaletin nelere kadir olduğunu göreceklerdir.

Aslında biz aylardır bunları söyleyip uyarılarımızı yaparken, Mustafa Poyraz ve avanelerine en büyük iyiliği yaptık. Lakin bunu anlayacak akıl ve basiret nerede?

20 Ağustos 2010 Cuma günü Başbakan Kahramanmaraş’a geliyor.

Kahramanmaraş mitinginde esip gürleyecek ve evet oyu isteyecek. İstedik ki kente gelerek evet oyu istemeden önce danışmanları kenti turlarken belediyesi, mahalli yöneticileriyle ilgili bir kısım tespitlerimizi yapalım ve uyaralım.

Belki Başbakan partisinin baş harfi olan adaletin nasıl ayaklar altına alındığını dikkate alır. Daha önce bu tür uyarılara kulaklarını kapatmıştı. Ne bilelim belki bu gün duyar.

SAYIŞTAY DENETÇİLERİ NEDEN ZİMMET ÇIKARDI?

Bunun detaylarını ilk Denetim raporu elimize ulaşınca kamuoyu ile paylaşacağız.

Bize olaşan bilgilerden bir kısmı şunlar:

1- İhale yasasının 21. maddesinin f fıkrasına göre davetiye usulü yapılan ihalelerdeki usulsüzlükler.

2- İhaleyi alan firmaların KDV tevkifatı ile ilgili yapılan hatalar.

Şöyle ki: İhaleyi alan firmaların KDV’sinin % 90’ı hak edişlerden kesilerek Belediye tarafından Maliye’ye yatırılması gerekirken, bu oran % 60 olarak kesilmiş ve % 30 gibi bir meblağ Devletin zarar hanesine yazılmış. İşte Belediye yetkililerine çıkan zimmetin bir kısmı bu.

3- İhale alan bir kısım firmaların borcu yok belgesi sahte olarak düzenlenmiş. Oysa bu belgelerin doğruluğu çok basit bir şekilde tespit edilmesi mümkün olduğu halde yetkililer görevini yapmamıştır. Zimmetin gerekçelerinden bazıları bunlar.

Olay sadece zimmetle kalmaz, olayın yargı boyutu da var.

Bakalım Sayın Vali de daha önce ‘Lüzumu mahkeme’ ye lüzum görmediği Mülkiye Başmüfettişinin raporu gibi bu raporu da görmezden gelebilecek mi? Bu raporun gideceği yerler bellidir.

Bekleyip göreceğiz ve takipçisi olacağız. Anlaşılıyor ki bunların yaptığı her icraat kanunsuzdur. Biz aylardır bunu anlatmaya çalıştık, nihayet söylediklerimiz, ilgili Devlet kurumları tarafından tespit edilmeye başlanmıştır.

Yani temel fıkrası gibi….

Ula rahatsızum dedum inanmadunuz….

Öleceğim dedum inanmadunuz…

Şimdi ne oldi?

Evet, sahi şimdi ne oldi?

Hayırlı ramazanlar…

ÖKKEŞ ŞENDİLLER

İrtibat Telefonu: 0.344 225 06 46
e-mail: okkessendiller@hotmail.com

Güncelleme Tarihi: 17 Ağustos 2010, 11:17
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner63