İnsanoğlunun en şaşırtan davranışı

İnsanoğlunun en şaşırtan davranışı

Ülkemizin bayram atmosferine girdiği şu günlerde tarihten hoş bir anekdotu paylaşmak istiyorum sizlerle.

Daha önce okuyanlar bu vesile ile hatırlamış olurlar, ilk kez okuyanlar dilerim hayat felsefelerini sorgulama fırsatı bulurlar.

Niyetimiz, bayram vesilesiyle eş-dostla geçireceğimiz zamanların tadını doyasıya çıkarmak ve yaşanan her anı en güzel şekilde değerlendirmeye katkıda bulunmaktır.

Eflatun'a iki soru sormuşlar.
Birincisi; "İnsanoğlunun sizi en çok şaşırtan davranışları nelerdir?"
Eflatun tek tek sıralamış:
- Çocukluktan sıkılırlar ve büyümek için acele ederler. Ne var ki çocukluklarını özlerler.
- Para kazanmak için sağlıklarını yitirirler. Ama sağlıklarını geri almak için para öderler.
- Yarından endişe ederken bu günü unuturlar. Dolayısıyla ne bu günü ne de yarını yaşarlar.
- Hiç ölmeyecekmiş gibi yaşarlar. Ancak hiç yaşamamış gibi ölürler.
Sıra gelmiş ikinci soruya;
"Peki, sen ne öneriyorsun?"
Eflatun yine sıralamış:
'Kimseye kendinizi sevdirmeye kalkmayın.' Yapılması gereken tek şey sadece kendinizi sevilmeye bırakmaktır.
Sonu yok bu işin.
İşadamı Sakıp Sabancı vefat etmeden önce kendisini yoğun bakımda en son görenlerden biriydim. Makineye bağlı yaşamını sürdürüyordu ama geri dönüşü olmayan yolculuk başlamıştı. Tıbben durumu umutsuzdu. Henüz yaşam ünitesi ile bağı kesilmemişti ama hastanenin üst katlarında yakınları cenaze programının ayrıntılarını belirlemişti.
O an bir kez daha düşündüm paranın satın alamayacağı şeyleri. Asıl zenginliğin ne olduğunu 'Ömür denilen hayat takviminin ne kadar kısa olduğunu'

Geçtiğimiz günlerde Liberal Demokrat Parti’nin Eski Genel Başkanı, renkli siyasetçi ve işadamı Besim Tibuk’u izledim Siyaset Meydanı’nda; Ayağında spor ayakkabısıyla gelmişti yayına. Özetle, yaşı 70’i geçmiş Karun kadar zengin işadamı dostları olduğunu, ilerleyen yaşlarına rağmen 5-10 sene sonra üretime geçecek yatırımlarla uğraştıklarını söyledi. Ben bıraktım bu işleri, kalan ömrümün tadını çıkarmaya çalışıyorum dedi.

Hayatın asıl amacının ne olduğu ve insanın neden yaratıldığı bağlamında bu sözleri elbette sorgulayabilirsiniz. Ama bilinen bir gerçek var ki, kısa süren insan yaşamının sonunda bir ölüm realitesi bekliyor herkesi.

-Ve yaşamı, bir gün ölecekmiş gibi kurgulamak ve her bayramın son bayram olabileceğini de unutmamak gerekiyor.
Eflatun’un da söylediği gibi, hiç ölmeyecekmiş gibi yaşarken, hiç yaşamamış gibi ölmemek gerekiyor. Eşeğin ölünce semer, insan ölünce eser bıraktığı düşüncesinden hareketle, yaşamda bir iz, şu kubbede hoş bir seda bırakmak gerekiyor.

Gerçek zenginlik neymiş biliyor musunuz? Çok şeye sahip olmak değil, en az şeye ihtiyaç duymakmış.

Dostlarınızı ihmal etmeyiniz. Bayramları bireysel ve toplumsal açıdan terapik bir iklime çevirme fırsatını kaçırmayınız.

Her bakış son bakış, her görüşme belki de son görüşmedir.

Tüm okuyucularımızın Kurban Bayramını en içten duygularla tebrik ediyorum.
Nice bayramlara huzur içinde erişmeniz dileğiyle.

Prof. Dr. Osman Özsoy
Haber 7

Güncelleme Tarihi: 06 Aralık 2008, 12:14
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner23

banner66

banner63

banner67