MAÇ KRİTİK: Dağlar dağlar, kurban olam yol ver geçem..

MAÇ KRİTİK: Dağlar dağlar, kurban olam yol ver geçem..

İlk etapta tam bir hayal kırıklığı yaşayan Kahramanmaraşspor, devre arasında yaptığı transferlerle takımı güçlendirmesine rağmen; sahasındaki ilk maçta Şanlıurfaspor ile 1-1 berabere kalarak ‘hayal kırıklığı’ müjdesi verdi.

Kahramanmaraşspor… Ne zaman ne yapacağı belli olmayan bir kulüp haline geldi. ‘Ben yaptım oldu’, ‘Söz bizim, alem susmalı’ zihniyetinin her geçen gün hakim olmaya başladığı kulüpte, yapılan onca güzel çalışmalara rağmen ayrıntılarda gizli kalan farklılaştırma hiç kuşkusuz Kırmızı-beyazlı kulübün belli bir zümreye hitap eder haline gelmesine neden oluyor.

40’ncı yılını kutlamaya hazırlanan Kahramanmaraşspor, özellikle son dönemlerde yaz-boz tahtası haline getirilen yönetimler, kamuoyundan uzaklaşmalar, “Aşrı gurbet harap etmiş köyümü, Bülbül ötmüş baykuş konmuş gel hele…” türküsüne tını olmaya başladı. Devamı da “Ben ağayım, ben paşayım diyenler, Kapıları kilitlemiş gel hele gel hele…” olacağa benzese de; mandanın söğüt dalına yuva yapması ve yavrusunu da sineğin kapması hikayesini tam bilmeyenler “Minareden at beni, in aşağı tut beni..” türküsüne de gülerler…

Sezona başlarken “Yeni Yönetim, Yeni Teknik Heyet, Yeni Takım” sloganı işlenmesine rağmen, ilk etap sonuna kadar üç kez yönetim, üç kez teknik adam ve sayısız bir kadro yapılaşmasının yaşandığı Kahramanmaraşspor’un belki uzun vadeli gelişim programı hayat bulacak. Ama, kısa ve orta vadeli programlarına gelince de, beceriksiz siyasi hükümetlerin enflasyon düşürme hesabındaki kısa vadeli ekonomik tedbirlerine benzer bir hali oluyor ya da bizim dikkatimizi öyle çekiyor.

Kuşkusuz ki, kulübün başında şu an daha önce de yönetimlerde yer almış tecrübeli bir isim, Ali Sercan Saraylı var… Saraylı’yı yakından tanıyanlar bu işe ne kadar gönüllü ve sevdalı olduğunu biliyor. Kaldı ki, genç kuşak işadamlarından oluşturulan yönetim de ‘kurumsallaşma’ ve ‘yeniden yapılanma’ adına güzel işler ortaya koyuyorlar. Bunlar, takımın geleceği açısından uzun vadede güzel ve de alkışlanacak olaylar.

**

İlk etap sonunda 18 maçta elde edilen 3 galibiyet, 6 beraberlik ve 9 mağlubiyet ile birlikte atılan 15, yenilen 25 gole karşılık toplanan 15 puanla sondan ikinci sırada yer alan Kahramanmaraşspor’un sezon başındaki ‘zirve’ hedefinde çok büyük bir sapma oldu. “Öldük ama benzimiz sararmadı” düsturuyla yönetimin kolları sıvayarak belirli bir kesimin kamuoyunun yönlendirmeye çalışmasına rağmen ‘dirayetle’ ayakta durması sadece bir umut olarak kaldı.

İlk etaptaki ‘başarısızlık’, ikinci etap için de bir fikir vermeye yeter miydi?

İlk etabın son dönemlerinde yönetimin başındaki ismin ifadesi ile ‘büyüklerin gönderdiği’ teknik adamla anlaşılması ve kamuoyunun ‘derbiler kralı’ olarak bildiği teknik adam Turan Sofuoğlu’nun yeni yapılanma istemi ile birlikte yönetim ikinci transfer döneminde tam 11 futbolcuyu takıma kattı. 2’si kaleci olan 11 futbolcunun takıma kazandırılması bir hava oluştursa da, kuşkular da beraberinde geliyordu. İlk etaba göre daha az maç sayısı ve kora kor mücadelelerin sahnelenecek olması ‘uyum’ sıkıntısını da gündeme taşıyordu.

Güneşin ortayı çıkması ile birlikte kendini hissettiren kardelen misali, Kahramanmaraşspor’dan da bu bekleniyordu. Şanlıurfaspor maçına koşan cefakar ve vefakar taraftarlar, ilk etaptan farklı bir Kırmızı-beyazlı takım ve futbol izlemeyi düşündü. Düşündü de, doğa güçleri belki de engel oldu. Bir gün önceden başlayan karla karışık yağmur, Hanefi Mahçiçek Stadyumu’nun zeminin adeta göl haline getirmiş, futbolcular zaman zaman ayakta durmakta zorlanıyordu.

Sahaya çıkan ilk 11’de 6’sı eski (Teoman, Mehmet Doğan, Serhat, Veli, Ozan, Ömer), 5’i yeni (Aydın, Zeynel, Ersin, Mehmet Zengin, Sinan) futbolcu, uyum konusunda bir sıkıntı göstermediler. Özellikle Aydın’ın savunma sisteminde bir değişikliğe sahne olması, orta sahanın daha güçlü isimlerden oluşması yanında forvet hattında da tecrübe kendini gösterecekti. Evdeki hesap çarşıya uymadı. Ağır saha şartları yanında rakibin beklenenden dirençli olması, ilk çeyrekteki üstünlüğü maçın geneline yansıtamadı. Bir iki cılız atağın ardından konuk ekip de kendini hissettirmeye başladı.
Orta alanda Zeynel’in fizik gücünü bu sahada kullanması, isabetli pasları zaman zaman saman alevi gibi var olan atakları gerçekleştirirken; önce Veli, ardından Mehmet Zengin ve sonrasında Sinan’ın gole yaklaşımları tribünleri heyecanlandırdı. İlk çeyreğin ardından da konuk ekip sahne almaya başladı. Bir yanda Ercan, diğer yanda Kamil ataklarda ‘biz de varız’ı ortaya koyarken, Burhan ve Hayrullah da arkadaşlarına yol gösteriyordu.

Nitekim ilk yarım saat tamamlanmak üzere iken, ani gelişen bir Şanlıurfaspor atağında; Hayrullah’ın soldan ortasına son anda ayak koyan Veli, topun yönünü kornere çevirdi. İlk atış, uzaktaki kale direğinin hemen dibinden Serhat tarafından yeniden kornere döndürüldü. İkinci ve sağdan kullanılan köşe atışında ise genç Teoman’ın belki de zeminin azizliği ile zamansız çıkışına neden olunca, boşta kalan top Abdullah’a çarptı ve filelerle buluştu.

Tribünleri sessizliğe boğan bu golün arkasından Ozan’ın çok aşırı hırsı izlendi. Genç sol kanat oyuncusu, ceza sahası içerisinde kendisine yapılan bir harekete hakem tarafından ‘devam’ denilmesi ile birlikte bir tepkileşme sahneledi. O hırslı tepkileşme sarı kartı getirdi. Bir anda, elektriklenmeye neden oldu. Sonrasında da devre arasında oyundan alınarak yerine İsmail Atalay dahil edildi.

İkinci yarının da ilk dakikalarında bir Kahramanmaraşspor rüzgarı vardı. Ama bu rüzgar da çabuk geçti. Mehmet Zengin’in erken yorgunluğu, oyun şablonundaki ikinci zorunlu değişiklik olarak notlar arasına düşerken; Sinan, Ömer, Zeynel, Taylan kaleyi yoklamaya başladılar. Bu ataklar gelebilecek gol ya da gollerin habercisi olmaya başlarken; zamanın her geçen dakika daralması tribünlerde farklı düşüncelere neden oldu. Maçın son 2 dakikası içerisinde verilen ‘ucuz’ penaltı kararını Veli gole çevirdi ve eşitliği sağladı.

Ağır saha şartlarına rağmen iyi mücadele eden, koordineli ataklar yapmaya çalışan, pas yüzdesi daha yüksek ve iyi ayaklardan oluşan kadro, gelecek maçlar için ümit verdi. Ama sadece bir ümit olarak görünüyor. Diğer takımların elde ettiği sonuçlar, puan cetvelinde Kahramanmaraşspor için bir dezavantaj oluşturur mu? Bunu da hep beraber göreceğiz.

**

Bu arada, rahmetli Barış Manço’nun “Ellerimde büyüttüğüm, Solar iken dirilttiğim, Çiçeğimi kopardın sen, Ellere verdin…” diye başlayan “Dağlar dağlar” parçasındaki nakarat kısmını hatırlıyoruz: Dağlar dağlar, Kurban olam yol ver geçem, Sevdiğimi son bir olsun yakından görem.,.

Hedef belli.. Ama mesafe çok uzak.

(AKŞAM POSTASI GAZETESİ, 19.02.2008) (WWW.KANAL46.TV)

Güncelleme Tarihi: 20 Şubat 2008, 09:19
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner63