Milli mücadelemizin 9’uncu günü...

Milli mücadelemizin 9’uncu günü...

Maraş’ın 22 gün 22 gece süren destanlaşan kurtuluş harekatının bugün 9.uncu günü. Yazdığı kitaplarla Kahramanmaraş’ın tarihine ışık tutan Yazar Yalçın Özalp destanın yaşanmasında büyük rolü olan Arslan Bey’in dilinden milli mücadelenin 9.’uncu gününü yazdı.


Kahramanmaraş’ın tarihi ile ilgili yaptığı araştırmalar sonucu 40 yıllık birikimini ‘Er kişi, kadınlar ve sübyanların dilinden milli mücadelemiz’ adlı eserinde toplayan Tarihçi Yazar Yalçın Özlap, kitabını daha bastırmadan bir bölümünü Manşet Gazetesi okuyucuları için paylaştı. İçerisinde 246 gazi röportajının yer aldığı kitabında ‘Arslan Bey’in hatıratı’ bölümünde Arslan Bey’in dilinden milli mücadelenin 9. gününü kaleme aldı.


Geçtiğimiz hafta sözde Ermeni soykırım iddialarını ret edenlere para ve hapis cezasını öngören yasayı senatolarında kabul eden Fransızlara da net bir cevap vermiş oldu. İşte Arslan Bey’in dilinden milli mücadelenin 9. günü;


“Dokuzuncu günü Fransızlar Maraş’a büyük bir ikmal kuvveti gönderdi. Bu kuvveti görmek üzere karargâhın arkasında yüksek bir yere çıkmıştık Düşmanın açtığı ateşte postamız Hüseyin yaralandı. Hanesine nakledildi. Düşman orasını da topa tuttu. Hüseyin'in evinin avlusuna iki mermi düştü. Allah esirgedi. Ufacık hanesine veya bahçesine isabet etseydi yaralının da, bizim de gittiğimiz gündü. Kuvvay-i Millîye Hastanesinde Doktor Haldun Beyin himmetleriyle bacağı alçıya kondu. Bacağı kesilmekten kurtarıldı. Tapu Baş Kâtibi (şimdi emekli olan) Hüseyin (Aksadır) Elbistan ve Süleymanlı kuvvetleri şehre girdiklerinde, Elbistanlı Muin Ağa Kâşifli Camisinde, Sinan Hamit ve Salih Kazancı ile Sait de Çarşı Karakolunda iki geceden beri vazife yapıyorlardı. Süleymanlı kuvvetleri Evliya kuvvetlerine iltihak ettiler. Maraş da tabii olarak, iki cephe hâlini almıştı. Şark Cephesi Kılıç Ali idaresine girmişti. Kılıç Ali gelecek düşman kuvvetine karşı ihtiyatta bulunan ve General Karet'in karargâhı ile Kışla üzerinde mühim vazifeleri olan Bertiz ve Yenicekale kuvvetlerini kendi cephesine aldı. Bir kısmını da Bertiz kuvvetleri kumandanı olarak Elbistan'dan gelen Eczacı Lütfü ve Kadıoğulları evlerine sevk etmişti. Pazarcık, garp cephesinden aldığı Bertiz ve Yenicekale kuvvetleriyle iş göremiyordu. O günlerde Kılıç Ali Evliya'nın arkası arkasına kiliseleri düşürdüğünü görünce, gayrete geldi. Kılıç Ali kuvvetleri Fransız topluluklarının bulunduğu Kümbet Kilisesine, Bulgurcuoğlu’nun evine taarruz ediyorlardı. Birçok şehit verdikleri hâlde muvaffak olamıyorlardı.


Harbin dokuzuncu gününde Evliya kuvvetleri Bahtiyar Yokuşu civarındaki Dikiş Yurduna taarruz etti. Yurt sükût etti. Kırkı kadın olmak üzere 400‘den fazla düşman kuvveti firarla Katolik Kilisesi’ne giderken yolda imha edilmiştir. Nahırönü’ndeki makineli tüfek kumandanı her tarafa ateş püskürüyordu. Halkın maneviyatını yükseltiyordu. Düşman Hatuniye cihetine ateş açıyor, o civarda yangınlar çıkarıyordu. Ermeni Mektebi, Protestan Kilisesi ve civardaki kuvvetlerin birleşip Kümbet Kilisesi ve Eytamhanesine kadar irtibat temin etmeye çalıştıkları anlaşılıyordu. Diğer taraftan yukarı bedestene geçerek Tuz Hanı ve Kırklar Kilisesindeki kuvvetleri birleştirdikleri, oradan Şeyhadil’e doğru sarktıkları, oradan da Arasa'ya (Şimdiki Kıbrıs Meydanı) doğru ilerledikleri aşağı bedesteni işgal ederek Taşhan’daki kuvvetleriyle birleştikleri, bu suretle harbin şiddetlendiği ve çarşılarda da yangınlar başladığı görüldü. Hatuniye Mahallesinde Medine oğlu Abdullah Çavuş'un Katolik Kilisesini yakmak için çalışması ve şehit olması, düşmanın oradaki taarruzuna karşı kuvvetin zayıf olması dolayısıyla Şıh Mahallesini tehdit eyledikleri malûmdu.” Kaynak: Manşet Haber Merkezi


Güncelleme Tarihi: 30 Ocak 2012, 22:51
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner23

banner63